sözlük yazarlarının söylemek istedikleri

memosh usta
bugün ben susacağım, kutsiye bozoklar kadar güzel şeyler söyleme yeteneğim olmadığı için de özür dilemeyeceğim.

korkulara ulaşmıyor umudun sesi
amansız kuytularda gizli yiğitlik
ve ışıklı düşlerdir dillendirilmeyen
güneşli bir dize çalmak zamanında
çiçekli bir gülüşte yaşamak dürüstçe
ve asi sabahlara onunla açmak gözlerini

sıkı tut korkunun soluğunu avuçlarında
bak yiğitlik sevdaya bir adımlık yol
yaşamak direnmektir yangın yüreklim
biz ki yaşamaktan hiç korkmamışız

gecenin koynunda kalsın ihanet
merhabaları patlasın devrimci direncin
ve onun türküsü şavkısın yiğit meydanlarda...

kent enstitüleri

memosh usta
akp'nin izmir büyükşehir adayı nihat zeybekçi'nin kuracağı bir şeyler, bişiylermiş.

16 yıllık akp iktidarındaki genel manada insanımızın yozlaşmışlığını, çaresizlikten ne zavallı hallere düşürüldüğünü ve insanımızın her sınıf insanınında en kirli halleriyle genilleyen lumpenliğin tespitini bir tek ben yapmıyorum sanırım. artık bu bilimsel bir gerçeklik.

bu iktidar zamanında, köyler ve şehirler de bu lumpenlikten en acı şekilde nasibini aldı. artık köyler köy değil, kentler ise hiç kente benzemiyor. akp eliyle getirilen bu çarpıklığa rağmen daha bunlar kentin ne şeysini ne kuracaklarmış?

köy enstitüleri

memosh usta
güzel ülkemizin başına gelmiş en iyi şeydi. kurucusu, fikir babası, bakanı, öğretmeni ve hatta kazma kürek işçisi, can yücel'in babası hasan ali yücel'dir.

bu aydınlık içindeki insan bu okulların açılış törenlerinde ilk tüzük maddesini bütün okul ahalisi önünde okuturdu. o tüzük maddesi de aklımda kaldığıyla şöyledir;

''şayet okul idarecilerinden, öğretmenlerinden, müstahtemlerinden her hangi bir kişi, bir öğrenciye fiziki bir şidette bulunursa, öğrencinin aynı şiddetle kendisini savunma hakkı vardır.''

bu eğitim maddesi kadar ilerici bir eğitim maddesi, hiç bir evrensel okul geleneğinde görmediğim aydınlık içinde bir maddedir.
bu okullardan mezun bir çok insanımızla tanışma fırsatım oldu. o insanlar, felsefeden, çatı tamir etmeye kadar her şeyi bilirlerdi.
emeği geçenlere bu vesileyle büyük teşekkürleri borç bilirim.

istanbul konserleri

memosh usta
ferhat tunç'un 1989 yılında çıkarttığı kasedin adıdır. ben ferhat tunç şarkılarını çok severim. fakat sevdiğim her şarkısını mutlaka, istanbul konserlerinin kaydıyla oluşturduğu bu muhteşem albümünden dinlerim. tek bağlamayla muhteşem çalar ve söyler ferhat usta.
eğer tunç'un bu albümü olmasaydı, o güzel şarkılarındaki, tarif edemediğim eşsiz lezzeteki bir sosun eksiliğini hep duyacaktım.
7

sigarayı bırakma düşüncesi

realist
Uzun vade de düşünülür ise yalnızca düşünme aşamasında kalandır. Sigara kişisel bir bağımlılıktır. Öncelikle bahaneleri ortadan kaldırmak iyi bir başlangıçtır.
Sigara strese iyi gelmez. Öyle olsa idi sigara içmeyenler de stres yaşamazlardı.

cahillik

owl
Yanlış olan bilgisini terketmeyip dayatan ve bu süreçte doğruyu söyleyen kişiyi sinir krizi geçirme noktasına getiren kişiye “cahil” denir.

Öğrenememiş olmak cahillik değildir.cahillik birşeyleri yanlış yapıp veya öğrenip bunu terk etmemekte ısrarcı olmaktır.

Cehalet erdem veya mutluluk değildir tamı tamına bir “felaket” dir.

tülay german

society
dört yaşındayken şarkı söylemeye başlamış, 1935 doğumlu türk ses sanatçısı. yaşayan bir efsanedir ve müziği bırakalı çok uzun seneler olmuştur. fransızca çalışmaları şahanedir, dere geliyor dere'yi onun sesinden fransızca dinleyince insanı hafiften gülümsetir.

archangel

owl
Edit: koordinatörlükten önce hazırladığım uzun zamandır taslaklarımda olan bir türlü paylaşamadığım unuttuğum nick altı.Kusura bakma mesai arkadaşım. (bkz:swh)

Kamahamuhahaha gibi bir ismi vardı eskiden.Kabile reisi adına benziyordu.Şimdi cinli çüklü bişeymiş yazarımızın yeni adı (bkz:archangel)

Alkışlarla gecikmeli olsa da cennete alalım.(cehennem derdim de kıyamadım.Çarpılırsın olm öyle şeyler yapma.) (bkz:swh)

serdivan

society
malum sebeplerden gittiğim ziyaretlerin hepsinde nefret ettiğim sakarya ilçesi. kocaeli'de yarım yamalak büyüyen bir tokat'lı olduğum için mi yoksa gerçekten kötü bir ilçe olduğu için mi sevmiyorum bilemiyorum. sanırım düz sevmiyorum, kötü bir yer.

bir alttaki yazara soruyorum

society
yaşadığımı her daim hissediyorum. tüm acılarımda ve tüm sevinçlerimde bana bunu hatırlatıyor ve öldüğümde yaşayacağım ebedi karanlıktan daha güzel olduğunu hatırlatıyor bana yaşamayı hissetmek. sonuçta kötülükler bile benim parçam olmalı, olacak.

patates mi soğan mı? şaka şaka. bir film senaryosu yazacak olsan bu ne hakkında olurdu?