cinsel istismar

nurse
Ne instagram storylerinizi karartmak çözümdür,nede paragraf gibi yazdığımız cümleler. Eğer sihirli bir değeneğim olsaydı veya tek dilek hakkım olsaydı annelik güdüsü belkide bilmiyorum. Beyinlerinde cinsel yaklaşım beliren sapıkların nefessiz kalarak ölmesini isterdim.

müslüme

nurse
Melek olan minik can..
Öyle bir öfke,öyle bir korku varki içimde. Dilimden çıkan en kötü dualar,en ağır hakaretler içimi soğutmuyor. Bu dünyaya çocuk getirmek gerçekten çok korkunç. Acaba benim çocuğumun başına gelirmi diye düşünmeyen anne baba yoktur herhalde. Zaten gelecek korkusu olan panik bi insanım bu haberler beni dahada hasta ediyor,dahada b.k oluyorum. Şimdi olduğu gibi uyuyamıyorum,ağlıyorum ağlıyorum. O minik şey acaba soğuktan mı öldü, açlıktan mı,acıdan mı? Aile fertlerinin içi yanmıyor mu? Gerçekten bu gidiş nereye ya? Allah cezanızı versin,soyunuz kurusun inşallah. En kötüsüde ne biliyormusunuz. Bunlar duyduklarımız. Birde hiç duyulmayan istismarlar var,hala devam eden ve yeni başlayacak olan.

yazarların başına gelen doğaüstü olaylar

nushirevan
Hazine arayan bir arkadaş somun ekmek büyüklüğünde eski bi sandıkçık bulmuştu. Soruşturduğunda cumhuriyetin ilk dönemlerine ait olduğu tespit edilmiş ama beklenilen kadar ederi olmadığı anlaşılmıştı. Üzerinde osmanlıca yazılar bulunan sandığın içinde çürümüş çaput ve kağıt parçaları ve metal ev gereçleri (kaşık, tarak vs) varmış. Hazineci ya bu arkadaş, birisi 250 lira veririm demiş bakmış ki antik bişey değil satmış bunu bu adama. Gel zaman git zaman bu arkadaşla yıllar sonra buluştuğumuzda sordum bu sandığı, sattığı adamın zengin olduğunu söyledi pişmanlıkla. Meğer bu sandık konuşuyormuş! Adam da sandıkla konuşmak için paranormal olaylara düşkün insanlardan para topluyormuş, iyi de para kaldırmış. Sandığı elime aldığımda böyle birşey hissetmediğim için merak ettim. Adamı buldum, randevu vermek için 250 lira istedi (adam her randevuya ilk ödediği parayı istemiş ironik olarak) Sarı basın kartımı gösterdim, aba altından sopa gösterdim bir iki dakikalığına kabul etti sandığı dinletmeyi. Elime aldım sandığı, söylendiği gibi kulağıma dayadım. Bir şey duymayacağımı bilerek, biraz da az önceki tehditten dolayı sinirli bir şekilde dinlerken sandığın içinden "bırak!" Diye bir fısıltı duydum. "Hö?! Bu ne lan?!" filan derken "bırak beni! Git burdan!" dedi. İrkildim elimden bıraktım koltuğun üzerine. "Noluyor ya?" Dedim tekrar kulağıma dayadım. "Seni öldürürüm!" Dedi. Tüm bildiklerimi unuttum, gerçekten irkildim. Tam o sırada telefonum çaldı. Normalde randevu verilenlerin telefonları dışarıda bırakılıyormuş ama benimki kavga dövüş olduğundan cebimde açık kalmıştı. Telefon çalarken aynı anda sandıktan "dıgıdık dıgıdık" sinyal sesleri gelmeye başladı. Ancak O anda tezgahı çözdüm! Bizim uyanık görüntüsü ürkütücü eski bir sandığın içine mikrofon koymuş, işbirlikçisi de müşterinin nabzına göre şerbet veriyor haspam! "Hadi çarşınız pazar olsun!" Dedim ve çıktım. Doğaüstü olay sayılır mı bilmem ama olayın kıyısından döndü gibi oldum, paylaşayım dedim.

dijital para

nushirevan
Kumardan farkı yoktur. Geçen acıktım, dedim "bi avm'de oturayım bişeyler tıkınayım". Orada da usül sıra verildikten sonra isminizle çağrılması malum. "Abüziddin Beeeey sparişinüz hazırrr!" gibi.. O sırada ismimi duyabilmek için tezgaha yakın bir köşeye oturunca, yandaki iki gencin konuşmalarına da şahit olmuş bulundum. Laf dinlemeyi severim ama bu seferki gerçekten istemsizdi (bkz:bgv)

Yaşları en fazla 20-21.. Birinin üzerinde "Fiyyu" diye bir üniforma var, ötekisi belli ki öğrenci, sırt çantası defter filan vardı yanında. Neyse efendim, öğrenci olan anlatıyor: Bir serhat varmışmış, bir program geliştirmişmiş, sen para yatırıyormuşsunmuş, program senin adına dijital parayı al sat yapıyormuşmuş. Hiç bir şey yapmana da gerek yokmuşmuş. İlk ay epeyce kazanmışmış ama ikinci ay para pul olmuşmuş. Bizim öğrenci kılıklı bu sistemde 35 bin TL'sini koymuşmuş, şimdi hepsi uçmuşmuş...

35 bin TL size nasıl geliyor okurken bilmem ama bana gayet mantıklı bir yatırım aracı gibi geliyor sözlük. Sadece mantıklı yatırımlar için tabi. Fiyuu üniformalı gencin kaybı aynı sistemde 5 bin tl imiş de, öğrenci kılıklı olan "5 bin para mı yanına koyim ben 35 bin kaybettim" demeye hamburgerciye gelmişler anlaşılan. Hiç tecrübe etmeden 35 binlik birikimi çat! diye yatıranların aracıdır dijital para. 10 yıl önce "ossasuna-barcelona maçında barça garanti" deyip evini arabasını iddia kuponuna yatıran enişteden farkın kaldı mı senin? Ya ortada büyük bir tezgah var, ya da bu ikili süzme gerizekalıydı.. Çok geçmeden ne olduğunu anladım. Hamburgerin tanesi 19 TL ancak ikili menü alırsan 27 TL filan oluyor. Baktım bunlar 19+19 'dan iki tane ayrı ayrı hamburger almış kaybettikleri paradan bahsediyorlar. Demek ki bir tezgah yok, sizin hamurunuza su katılmamış bilader..

babaya mektup

nurse
Franz kafka'nın eseri
Modern klasikler dizisinin 82. Kitabı.
Bugün elime aldım,nasıl bir kitapmış derken bitirmek üzereyim. Zaten incecik,bir solukta bitirilecek bir kitap. Okurken çok etkilendim. Bir babanın bu denli gaddarlığı içimdeki merhamet duygusunu coşturdu.
Acaba benim çocuğuma verdiğim tepkiler,cezalarda bu denli mi diye düşünmedim değil. Merak ettim okuyup bu kadar etkilenen var mı acaba?
1

ebeveynlerin tuhaf korkuları

nurse
Benim kızım saç lastiklerini bileğine falan takıp oynamayı çok seviyor. Özellikle o renkli maydanoz lastiğine benzeyen lastiklerle. Her uyuduğunda bileğinde lastik falan var mı diye bakıyorum. Yakında lastikleri atacağım yani. Paranoyağa bağladım iyice.

sırtından hançerlenmek

mahur
Ummadığın zamanda, ummadığın insanlar tarafından aldatılmak, kandırılmak. Heleki bu hançeri tutan bizim değer verdiğimiz, kanımızdan canımızdan birisiyle hançerin zehri ta ciğerimize işler. gelsin uykusuz geceler.
Her insan, herşeyi yapabilir algısıyla yaşayabilirsek daha az yara alırız. Önemli olan bizim bu hezimet sonunda ki duruşumuz. İnsan ile insansı hayvan arasındaki fark ortaya başka türlü nasıl çıksın!

aldatılmak

serendipity
(bkz:kandırılmak)
(bkz:ihanet etmek)
(bkz:şerefsizlik)
(bkz:ana sütü bozuk olmak)
(bkz:aldatan aldatılır)
(bkz:sırtından hançerlenmek)

Kişisi, konusu farketmeksizin; sözünde durmamak üzere verilen vaadler söz konusu olunca, aslında hiç gelmeyecek olan o zamanın vakti saati gelince aslında gerçekleşmemiş hiçbir zaman da aslında gerçekleşmeyecek olması, daha özütü kandırılmaktır.

Bu duyguyu, yani hem iş hem aşk hem siyasi hem ticari her konuda yaşayan herhangi bireyden biri olarak biliyorum ki kimsenin ahı kimsede kalmaz. Mazlumun ahı yeri göğü titretir. Yaptığını yaşamadan ölmezsin.
Çünkü karma bunu gerektirir.

Yapılan kötülüğün boyutuna göre ve kişisine bağlı olarak en çok rastlanılan türü ise bu tarz durumlarda en yakının da seni aldatacak olmasıdır.

(bkz:hayat devam ediyor)
(bkz:beddua saatini beklemek)

sırtından hançerlenmek

serendipity
Ekmeğini bölüştüğün, iş yaptığın, sırlarını paylaştığın, beraber ağlarken beraber de gülmeye çalıştığın kişi veya kişilerden yenilen kazıktır.

Deyim yerindeyse; tabiri üstünde tüten dumanıyla beraber adeta yaşattığı acı “hançer acısı” niteliğindedir.

En sevdiceğinden, en yakın arkadaşından, en iyisi veya en iyi ki si dediklerinden gelince tadından yenemeyip, üstüne isot serpiştiriverir.

Yaşadığı acılarla bilinen admininiz olarak saygıdeğer ben olan benimin rutin düzene binen yaşadığı her an yaşamakta olduğu sorunsallardan biridir.

Bela beraberinde diğer belaları getirirmiş.

Şimdi o hançerlerin, mızrakların yenisi eskisi karışık, yerinden söküp atıp yaraları iyileştirme vakti.

Ben iyileşiyorken hatta artık iyileşmişken kaynar kazana düşen hainlerimin çöküşlerini, hatta ölüşlerini zevkle izliyor olacağım.
(bkz:ya admin bizi sinemeya götür)
(bkz:intikam soğuk yenir)

muasır medeniyetler seviyesine çıkmak için öneriler

nurse
Söylenecek o kadar öneri varki fakat kim uyacak kim dinleyecek diye düşününce hepsini içinde tutası geliyor insanın. Geçenlerde yurt dışından teyzem geldi. Haydi bir türk kahvesi içelim dedik koyuca bir muhabbete girdik. "Yeğenim almanyadan kurtulmak,vatanımıza gelip yaşamak istiyoruz ama buradaki kültür seviyesi o kadar gerideki. Sanki arada yarım asır var. Almanyadan gelince buradaki insanların birbirleriyle iletişime bile geçemediğini görüyorum" dedi. O kadar haklıki neresini savunayım,neresinden kurtarayım diye düşündüm.. tamam çok cömertiz,çok samimi,misafir perver vs sayabileceğim bir milyon şey var. Fakat sorunlarımızı çözemiyoruz, problemlerimizi dile getiremiyoruz,getirsekte dinleyen yok,dinleyen olsada çözüm üreten yok. Sadece bir kişinin sistemi düzeltmeye çalışması yetmiyor ne yazıkki. Yinede pes etmek olmaz ama durum çok vahim. Kendimi George Orwell "hayvan çiftliğindeki" aptallaştırılan,yalanlara inandırılan hayvanlar gibi hissediyorum.
1

hüzünlü mü neşeli mi olduğu belli olmayan şarkılar

nushirevan
"hey on beşli on beşli, tokat yolları taşlı" diyecektim ama son zamanlarda radyolarda çokça duyduğum "denizin dibinde hatçam"dır.


Yukarıdaki sanatçı her ne kadar şarkının adına "dalga dalga" dediyse de yaptığı tek acayiplik bu değil elbette. Hüzünlü bir hikayeye sahip şarkının göbek havasında söylenmesi daha acayip olan. Burdur menşeli türkünün hikayesinde, evli bir kadının evlerinin yakınlarında dolaşan bir çobana aşık olması ve birlikte kaçması rivayeti var. Kocası onları kaçarken görmüş ve aşklarına saygı duyup havaya tüfekle ateş açmış, kimseyi vurmamış. Hatta soran köylüye "peşlerinden kurşun attım ama vuramadım" diye de yalan uydurmuş. Gözü yaşlı adamın hikayesi dilden dile söylenirken bu türküye dönüşmüş. Hani millet dalga dalga diye hoplayıp zıplarken eserin ardındaki derinliği de bilin istedim sözlük.

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol