Güven Sözlük - Güncel Başlıklar ve Entry'ler

karl popper

mahur mahur · 22.09.2026 10:51 · 638 · #78768
“Demekki herşey Karl popper yüzündenmiş.” Dediğim felsefeci. Bir işe nasıl ile Başlarsan öyle gider. Eğri oturalım ama doğru konuşalım.
Upvote 0
Downvote 0
0

ankara

nickbulo_67 nickbulo_67 · 08.09.2026 23:47 · 7244 · #78764
Ülkenin başkenti ve Türkiye'nin en kalabalık 2. Şehrimiz. Anıtkabir, Ankara Kalesi, Augustus Tapınağı, Etnografya Müzesi ile de meşhurdur ayrıca.
Upvote 1
Downvote 0
1

Kaybolan gençlik

derdimend derdimend · 17.04.2026 02:03 · 1644 · #78760
Kaybolan Gençliğin Pusulası: Kur’an

Rabbimiz, alemlere rahmet olarak gönderdiği Peygamber Efendimiz (s.a.v.) aracılığıyla insanlığa en büyük nimeti lütfetti: Kur'an-ı Kerim.

Bu kitap öyle bir kitap ki bize varoluşumuzun gayesini, yaratılışımızın hikmetini öğretti.

Bu kitap öyle bir kitap ki hayatın ancak imanla anlam kazanacağını, İnsanın ancak Allah'ı kullukla yücelebileceğini bizlere haber verdi. 14 Asırdır biz müminler zihin dünyamızı, gönül dünyamızı işte bu kitapla inşa etmeye çalışıyoruz. Onun peşi sıra gitmeye çalışıyoruz.

Yine bu kitap öyle bir kitap ki o bizim hidayet rehberimizdir, kurtuluş reçetemizdir.

Kur'ân-ı Kerim öyle bir kitap ki, kâinatın Efendisi Efendimiz Muhammed Mustafa Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem'in bizlere en büyük emanetidir. O ki, ilk ve son haccı olan veda haccında bütün insanlığa şöyle seslenmişti.

“Size sımsıkı sarıldığınız müddetçe asla dalalete düşmeyeceğiniz iki şeyi bırakıyorum.” demişti. Birincisi Allah'ın kitabı Kur'an-ı Kerim. İkincisi de Peygamber'inin sünneti.

Kur'an-ı Kerim böyle bir kitap. Peygamberimizin bize en büyük emaneti. Yine Kur'an-ı Kerim Zihnimizi, gönül dünyamızı aydınlatmaya çalıştığımız, onun ışığında ilerlemeye çalıştığımız bir kitap.

Kur'an-ı Kerim öyle bir kitap ki, müminin hüznünü, sevincini, varlığını, yokluğunu ibadete dönüştüren bir kulluk kitabıdır.

Müminin hüznünün niçin olması gerektiğini Allah rızası için bir mümin kardeşinin kalbine sevinç ilka etmesi gerektiğini biz Kur'an'dan öğreniriz. Müminin varlığını, yokluğunu, hayatı ve ölümü bütün bunları bizlere öğreten bir kulluk kitabıdır Kur'an-ı Kerim.

O halde kulu Cenab-ı Allah Ayetleriyle şekillendirir.

İşte geldiğimiz noktada özellikle gençlerimizin ve hepimizin bir hidayet rehberine Kur'an-ı Kerime sarılmaya, Cenab-ı Hakk'ın ayetleriyle şekillenmeye ihtiyacı var.

Kur'an-ı Kerim yine aynı zamanda bizleri her türlü esaretten kurtaran bir özgürlük kitabıdır. Bizleri küfürden, nifaktan, şirkten, günahtan, masiyetten arındıran bir özgürlük kitabıdır Kur'an-ı Kerim.


Yine Kur'an-ı Kerim bizleri yüceltmek için gelen bir kitaptır.

Kur'an-ı Kerim bizleri aziz ve yüce kılmak için gelen bir kitaptır. Tarih boyunca baktığımızda Kur'an'la birlikte hayat sürenler Kur'an-ı hayatlarının süreçlerine dahil edenler hep yücelmişlerdir.

Allah Kur'an'la nice milletleri ve toplumları aziz kılarken hayat süreçlerinden, yaşam süreçlerinden Kur'an'ı bir kenara bıraktıkları için de nice milletleri bir bir alçaltmıştır, zelil kılmıştır.


Bu noktada bir hadis-i şerifi paylaşmak isterim. Biliyorsunuz ayet-i kelimelerin nüzul sebebi vardır.

Hadislerin de vurut sebebileri zikredilir hadis kitaplarında. Bir gün Hazreti Ömer radıyallahu anh Mekke civarındaki usfana gider. O sırada Mekke'de yönetici olarak tayin ettiği Nâfi vardır. Ona sorar. Der ki, ''Buraya bu insanların işlerini deruhte etmek üzere kimi görevlendirindin?'' der.

Nâfi der ki, ''İbni Ebi Evza'yı görevlendirdim.'' ''Hazreti Ömer tanıyamaz. Kimdir o?''. Der.

''O azatlı bir köledir.'' der. Hazreti Ömer anlayamaz. Der ki başkasını bulamadın mı der. Neden onu bu insanların sorumluluğuna tevdi ettin dediğinde. Nafi (r.a) şöyle cevap verecektir:


“O Allah'ın kitabını çok iyi bilir. Haramı helali çok iyi bilir. O yüzden onu tayin ettim.” deyince Hz.Ömer radıyallahu anh Allah Resulü ne kadar da güzel söylemiş diyecek ve şu hadisi hatırlayacak:


“Allah bu kitapla nice milletleri ve toplumları yüceltirken sırt döndükleri yaşam süreçlerinden çıkarttıkları için de nice toplumları alçaltır ve zelil kılar.” (Müslim, İbni Mace)

Dolayısıyla Kur'an-ı Kerim bizi yüceltmek için gelen bir kitaptır.

Rabbim Kur'an-ı Kerim ve Sünneti Seniyye ile yücelen bir toplum eylesin bizleri. Amin.

Rabbim gençlerimizi Kuran’ı Kerim ile her türlü esaretten, kötülüklerden, heva ve heveslerinin peşine düşmekten kurtarsın, özgür kılsın. Amin.

Rabbim Teala gençlerimize ve bizlere Kur'an'ın izinde, Kur'an'ın gölgesinde, Kur'an'ın ve sünneti seniyyenin rehberliğinde bir hayat lütfetsin. Amin.
Upvote 1
Downvote 0
1

Hüzünlü bej

Nurse Nurse · 09.04.2026 13:34 · 1879 · #78759
Şu sosyal medya fenomenlerinin bi el atmadıkları renk kalmıştı. Saf, temiz ve şık görünen bu renkten ne istiyorlar. Hayret bir şey..
Upvote 1
Downvote 0
0

sonuna kadar dinle

derdimend derdimend · 09.04.2026 10:46 · 1674 · #78758
“Dinlemek” sanıldığı kadar kolay değildir. Öncelikle sabır gerektirir. Üstelik karşınızdakinin ne demek istediğini kesin olarak anlamak ise çaba ve tecrübe ister. Çoğu kişi, daha ilk birkaç cümleyi duyar duymaz karşısındakinin ne demek istediğini anladığını sanır. Daha derdimizi anlatmaya vakit bulamadan karşımızdakinin, “Evet, ne demek istediğini biliyorum” dediğini kaç kez duymuşuzdur.

Halbuki anlaşmanın altın kuralı, karşıdakinin söylemek istediklerini dinlemektir. Demek istediğini tam olarak anlatmasına fırsat vermektir. Ama gönüllü olarak! Ancak bu şekilde, buna karar vererek, başkalarının sözünü kesmek gibi çok kötü bir alışkanlıktan kurtulabiliriz. Ayrıca, çoğunlukla konuşmanın sonunda bir yerde bulunan asıl bilgiyi, muhatabımızın meramını öğrenme imkânı buluruz.

Dinlemeyi beceremeyişimiz, hayat tarzımızın ve ruh halimizin de göstergesidir. Muhatabı dinlememek, küçük görme, acelecilik, üste çıkmaya çalışmak, umursamazlık, saldırganlık gibi birçok huyun yansımasıdır. Dinlemek ise, olgunluğun, kendine güvenin göstergesidir.
Upvote 2
Downvote 0
0

eşiği unutursan eşiklerden düşersin

derdimend derdimend · 09.04.2026 10:43 · 2558 · #78757
Entry görseli


Hayri Efendi, yaşadığı tüm hadiselerin ardından aynı cümleyi; kendine hatırlatır gibi, biraz da yüksek sesle telaffuz ederdi: “Eşiği unutursan eşiklerden düşersin. Allah eşiği unutturacak bir işi başımıza vermesin.”

“Ah be evlatçığım” dedi, “Zaman öyle bir zaman olmuş ki insanlar tüm ömürlerini, sonucu koca bir hiç olan koca davaların ümitleriyle harcayıp sonunda aradıklarını bulamayanların düştüğü o koca boşluğa düşüyorlar. Her sabah kapının eşiğinden çıkarken bu yüzden niyet ederim işte. Dilerim ki her işim, her işiniz Allah'ın rızasına uygun olsun. Çünkü niyetimiz rıza olmazsa kalp kırmak da hak yemek de çalıp çırpmak da çok kolay olur. Niyetimiz Allah rızası olmazsa ne gençler hayatın ilk tatlarını duymaya başlayan insanın sevincini ve ne de ihtiyarlar rahat bir yaşlılığın verdiği huzuru duyarlar. Gayesiz bir şekilde yaşayıp anlık hadiselerin girdabında içi boş hüzünler ve mutluluklar yaşarlar. Ah be evlatçığım! Rabbim bize eşiklerde iken niyetimizi sağlam tutmayı unutturmasın. Çünkü eşiği unutursan eşiklerden düşersin. Ben bugün eşiklerden düşmüş bir genç gördüm. Hüznümdendir bu halim. Ve gencin düşüp gittiği eşiktendir tüm hüznüm…”

Akşam Ezanından Önce Evde Olmak - Rümeysa Oğuz
Upvote 2
Downvote 0
1

Hüzünlü bej

mahur mahur · 08.04.2026 00:17 · 1879 · #78756
Çok yakın bir zamanda Risk almak istemeyen insanlar için kullanılmaya başlanmış bir tabirdir. bu renk ve tonları bir evin içini dışını tüm eşyaları hatta arabaları bahçe sokakları sarmasıyla bir iç mimarın tanımlamasıyla ortaya çıkmış her şeyi bu renge bulayarak sözde kendinin daha zengin daha elit daha kültürlü daha ve daha fazlası olduğunu kanıtlamak için kullanılmaya başlandı ve böyle bir algı oluşturularak yayılmaya devam ediyor.
Upvote 0
Downvote 0
0

Türkiye’de ırkçılık

mahur mahur · 07.04.2026 23:39 · 2458 · #78755
İlk bakışta asla kabul etmediğimiz “yok canım ne alakası var” dediğimiz ayrımcı görüştür. Bizim ülkemizde ırkçılık deyince aklımıza Amerikan filmlerindeki beyazların siyahlara veya ikinci dünya savaşında Almanların yahudilere yaptığı ırkçılık gelir. Bizim ülkemizde böyle bir şeyin olmadığını gururla söyleriz, savunuruz. Lakin ülkemizde En bariz olan ırkçılık kendi Müslüman kardeşlerimizedir. Aslında biz batıya tapınırcasına hayranlık duyarken kendimize ayna tutan Müslüman kardeşlerimizden oldukça nefret ederiz. kimse iranlıları, Arapları özellikle suriyelileri sevmez. Hadi bunlar dışarda ya içerideki kendi insanlarımız daha ciddi bir sorundur; Kürtleri beğenmezler, romanları insan yerine bile koymazlar. Müslümanlar seküler kesimi, seküler kesim Müslümanları haz etmez. Sözde çağdaş kesim kendi haricîndekileri cahil olduğunu iddia eder. yada Müslümanım diye geçinenler yaradandan ötürü yaratılanı sevme fikrini sadece çıkarını sevme sevdasına dönüştürmüştür. Ama bu son kısım sanırım ayrımcılığa yada ötekileştirmeye giriyor olmalı.
Upvote 0
Downvote 1
0

iletişim

mahur mahur · 07.04.2026 23:22 · 1801 · #78754
Canım ülkemin en eksik olduğu konulardan biridir. Okuma yazmadan önce tüm çocuklara iletişim dersleri mecbur kılınmalı. Hatta tekrar tekrar geliştirerek tüm öğretim hayatlarında dersler devam etmeli, iş hayatında veya sosyal hayatta ara ara dersler verilmeli. Kimisi var susar. Kimi var çok konuşur; konuşurken yıkar döker. Susma yada her konuşma bir iletişim değildir. Eğerki bu konu gerçekten önemsenseydi birçok problem kendiliğinden ortadan kalkardı. Gerektiği yerde gereken kadar konuşmak ortama insana göre konuşmak günümüzde edinilmesi gereken büyük bir erdem hatta bir ihtiyaçtır.
Upvote 2
Downvote 0
0

Kendini beğenmişlik

mahur mahur · 07.04.2026 23:11 · 3114 · #78753
İnsanın kendinin yükseldiğini sanmasıyla alçalmasının tezahürü. Gerçekten ruhen yükselseydi zaten alçak gönüllülüğe doğru yol alması gerekirdi.
Upvote 0
Downvote 0
0