sigarayı bırakmak

mahur
Etrafına saçtığı kötü kokulardan; sonrasında üstüne başına eline saçına, sakalına sinen ağır hatta tiksindirici kokulardan, ağzına dişine yerleşen görüntü bozukluklarından derhal kurtulmak isteyen her bireyin yapması gerekendir.

televizyonda ne var

nushirevan
İstirahat günümde gündüz kuşağı denen saat dilimlerinde denk geldiğim kadın programları. Ev hanımlarının çıldırmaması büyük marifet vallahi. Sabahtan başlıyor, öğleden sonrasına kadar aralıksız ahlâk yoksunu münferit olaylar devam ediyor. Akrabalar birbirini kaçırmış, arkadaşlar birbirine kazık atmış, torun atasını öldürmüş, ötekinin kızı kötü yola düşmüş, delikanlılar madde kullanmış, evli kişiler yasak ilişkiye başlamış ne kadar kötü örnek varsa ekranı doldurmuşlar. Akşam da kadın cinayetleriyle dolu haber bültenleri, haberlerden sonra da aldatmalı entrikalı diziler.. Akıl sağlığının bozulması için ne varsa yapılmış. Şu zamanda sağlıklı düşünebilen ev hanımlarını tebrik etmek gerek. Reytinglere bakıyorum, bu tür programlar oldukça da ilgi görüyor. Ama ilgi görmesinin sebebi, başlarında ambulans olduğu halde trafikte kaza geçirip can çekişenleri görmek için kendi arabamızı yavaşlatmamızla aynı sebepten. Aykırı, vahşi içgüdümüzü besliyoruz. İlkel benliklerimizin gelişiminin önünü kapatıyoruz. Medeni toplumların bunun tam tersini yapmak lazım oysa ki.. ben olsam müge anlı gibi programların tam tersini yapardım. Misal birbirine iyilik yapanları göstermek lazım, vergisini tam ödeyen örnek bir vatandaşı tespit edip ödüllendirmek lazım, doğru yetiştirilen ve başarılı olan çocukların ebeveynlerini konuşturmak lazım. İzlenir mi? Elbette izlenmez ama eğik bir dalı düzeltmek için düz tutmak değil, tersine bükmek gerekir.
1

matrix resurrections

nushirevan
Matrix üçlemesinin devam filmi olarak açıklanan yeni film.


İnsanlar hakkında teoriler kasıyor film hakkında. Yok şöyle olacak yok böyle olacak. Arkadaşlar, filmin ana yapısını anlamadan bunu çözemezsiniz..

Örneğin makinelerin insanları pil gibi kullandığı insan tarlalarının olduğu, son insan şehri denilen zion'un göründüğü dünya da matrix'in bir parçası. O da gerçek değil yani bu konuda baştan anlaşalım. Sistem matrix evrenini, bu sistemin backup'ı olarak da zion'u yaratıyor. Şimdi bakıyorum da çoğu yorum, bu zion'un varolduğu, insan tarlalarının olduğu dünyayı gerçek addediyor. Bu da serinin hâlen anlaşılamadığının kanıtı olsa gerek. Neo'nun gerçek dünya denilen yerde sentinellere müdahale edebilmesinin nedeni de, oranın da sistemin bir parçası olduğundan. Biz aslında gerçek dünyayı hiç göremedik. Makineler, çoktan insanlar dışında enerji kaynağı bulmuş olabilirler. Bunu da mimar, neo ile görüşmesinde söylüyor zaten. Tüm bunlara rağmen, halen matrix 4'te, insanların nasıl kurtulacağına dair zion teorileri havada kalıyor. Matrix 4 eğer yeni bir matrix ise, zion da yeni bir zion çünkü.. "Zion zaten 4 kez yok edildi" dedi mimar la azıcık düşünün.

pes etmek

nushirevan
Umudunu kaybetmektir.

1950'lerde Harvard'ta oldukça vahşi görünen bir deney yapılır. Dr.Kurt Richter ve ekibi, farelerin suda ne kadar dayanabileceklerini görmek için bir deney yaparlar.



Araştırmalarına göre fareler, ortalama 15 dakika çırpındıktan sonra pes edip suda boğulmaktadırlar. Bu defa araştırmacılar, farelerin 15 dakikada boğulmadan önce bir dinlenme molası vermesine, nefeslenmelerine izin verirler. Sonra tekrar suya bırakırlar. Bu defa fare ne kadar mı dayanır?

60 saat! Evet, 15 dakikada pes edip boğularak ölen farelere, bir daha nefes alabileceklerine dair bir umut veren dinlenme molası, farelerin dayanma gücünü de tam 60 saat arttırmıştır.

İnsanlar da daha önce imkânsız saydığı şeyleri, test ettiğinde yapabildiğini sayısız kez keşfetti. Önemli olan umudunu yitirip yitirmemekti. Pes etmek, umudunu kaybetmekle kardeştir.

Pes etmeyin. Sabah kalkmakta zorlanmamızın sebebi, vücudumuzun beynimizle olan bir aldatmacasıdır. Çünkü bir önceki gün beklentilerimizi karşılamayan, rutin bir hayat tarzı ile beyin vücuda "amaaan kalkmayıver yine benzer bir gün olacak" der. Bu yüzden kalkarken zorlanırız. Oysa bir okul gezisi zamanını hatırlayın, gece ne kadar geç yatmış olsanız da enerjik kalkarsınız. Bunun sebebi sizi neyin beklediğini bilmiyor olmanızdır. Eğer her güne yeni bir gün mottosuyla başlarsanız asla pes etmezsiniz.

sosyal medya kullanmayan insan

nushirevan
Kimi zaman benim gibi hukuki süreçlerden bıkan insandır. Belirli verileri bir araya getirip, konjönktürel yapıya göre komplo teorisi kastığım twitter hesabımı sırf bu yüzden kapattım. Teorilerimin çoğu tutunca, yargının "hayırdır bilader sen bu olaylar gerçekleşmeden önce nasıl biliyorsun bunları? Yoksa işin içinde misin?" sorusuyla karşılaştım. Bir suikasti 1 hafta öncesinden tahmin etmek mümkün değilmiş yargımıza göre. Ne yapayım? Kapattım gitti.. Ha, eksikliğini hissediyorum özellikle iletişim kurmak istediğim zaman ama bir daha öngörülü olmanın cezasını çekemem.

sosyal medya kullanmayan insan

serendipity
Henüz pastane köşelerinde sevdiceğine muhallebi yedireceğini düşünen masum, kaf dağı yerlisi şahsiyettir.
Ara ara detoksunu yapmakta fayda görüyor olsak bile alışkanlık kazanan büyük kütle ve kitle için bırakıyor olması sigarayı bırakmaktan daha zor bir süreci olduğunu bilmekte fayda var.

dolmak

serendipity
Duygusal birikmenin yüklem görmüş hali olan ögedir.

Duygusal birikme diyorum evet, bazen sizin bazen başkalarının belki de ayağınıza takılan o çok saçma çakıl taşına bile birikmiş, gücenmiş olabilirsiniz. En son damlası bahanesidir işin.

Birikmeye değdi diyeceğimiz hiçbir şey olmadığını, kafanızın ayyukaya çıktığını gördüğünüzde; özellikle boşa giden vaktinize acıdığınızda göreceksiniz ki gerçekten değmez. Gitmez, bitmez dediğiniz ne varsa bitecek ve gidecek. Hiçbir sıkıntı kalıcı misafir değildir. Yeter ki ağırlamasını ve sonrasında uğurlamasını bilin!
(bkz:geçmez dediğim acılar bir tozdan ibaretmiş)

erdoğan gel temiz sayfa açalım derse görüşürüm

serendipity
Bir küçük enişte beyanıdır. Siyasal sağcı islamcı modelinden muhalif kanadıyla oy toplamaya çalışan, henüz parti kurmuş Ahmet Davutoğlu beyanıdır.
Zira kendisine ve partisine saygısızlık ve gafta bulunduğunu düşündüğüm ciddi bir ağızdan çıkan sözdür.
Zannımca anketlerin de sonuçlarını az çok göz önünde bulundurduğumuzda henüz bu kanaate varmasının altında eski partisine zeytindalı uzattığının ancak samimi olmadığının da göstergesidir.

15 eylül 2021 beşiktaş borussia dortmund maçı

serendipity
Beşiktaş ve Alman Dortmund arasında gerçekleşen maçtır.
Bir Beşiktaşlı olarak şampiyonalar liginde kıyasıya oynayan bir Beşiktaş'a karşın terminatör Dortmund karşısında 2-1 mağlup olunmuştur.
Verilmeyen bir penaltı gözümden kaçmadı değil ama nasip, Süper ligin bu sene ki performans ve transferlerine baktığımızda yine şampiyonun Beşiktaş olacağını söylemem gülünç olmaz diye düşünüyorum.

sigarayı bırakmak

serendipity
İçmeyen bir kesimi düşünün bu konuda ki kendilerini zira düğün halay başçılığıyla övündürüp, bu konuda gurur abideleri olmasıyla arşı ala-yı inletirler.
Neyse ne diyordum;
İçmeyenler var efenim, haklısınız içmeyin de zaten bu zımbırtıyı! Allah öyle bir noktaya getirtip te yeşilaycılıktan Hallice bu kardeşinize bile arda arda hiç ara vermeksizin, on beş dal evet evet on beş dal sigarayı içirtebiliyor. Sonrası kafa pilot tabi!
Sonra o meşhur nikotinin tatlış uyuşturucu etkisiyle yeni, eski farketmeksizin tanışanları, hatta akraba olanları bile var nasıl “bırakın” dedirten bir sorunsalın ana haber başlığıdır oysa ki…
Bırakın efendim, özel alanlarınıza müdahale edilmiyorsa kimsenin içtiğine içeceğine karışmayın.
Bu kafalar milyonluktan katrilyonluğa yatay geçiş yapmıyorsa bilin ki bazen o nikotinciklerin beyindeki muhteşem aşk dansıyla mümkün olabiliyor.
Siz siz olun efendim, bırakmaktan çok başlamamayı hedef güdün. Yoksa bırakmak için çok geç olabiliyor.
(bkz:kamu spotu)
(bkz:dumasız hava sahası)
(bkz:sigara içmeyin)
(bkz:sigara sağlığa zararlıdır)
(bkz:hayat çok zor be admin)
(bkz:sevdiğim kız abi deyince)

merhaba

serendipity
Çoğu başlangıçlara gebe bir selamlama sözcüğü olsa bile özünde masumane yatan emellerin aslında pek te masumane olmadığını da anlatan daha doğrusu başlatan sözcüktür kendileri.

Öhömm öhömm
Uzun bir sürecin ardından çok özlediğim sözlüğüme kocaman bir merhaba diye avazım çıktığınca bağırmak istiyorum.
Daha konuşacak, okuyacak çok satırlarımız var vesselam
(bkz:çok özlemek)
(bkz:saygılar)

suveyda

nushirevan
Bugün itibariyle gösterime giren bir Mesut Uçakan filmi.



Konusu ise kısaca şöyle: Hadim adındaki 11 yaşındaki bir çocuk, dedesi gibi hafız olmak istemektedir. Ancak bu amacı, harf inkılâbı yapan genç cumhuriyette herkesin kafasını karıştıracaktır.


Film, anlaşılacağı üzere harf inkılâbı üzerinden bir sistem eleştirisi getiriyor.
Örneğin fragmandaki köy kahvesinin adının değiştiği sekansta, "artık mecbur bu harfleri kullanacağız" dendikten sonra cevaben mantıklı bir soru geliyor: "tamam da eskisi de kalaydı ya?" Doğrudur çünkü. Eğer bir radikalizm amacı gütmüyorsa Bu tür dönüşümler pattadanak yapılmaz. Ad değiştiren kanalları düşünün. Yeni gelen logolarını eski logoların altına koyarlar, zamanla oranlar değişir ve eski logo kaybolur. Garanti bankası demiyorsunuz bu yüzden. Bankanın adı bbva olduğu halde garanti bbva olarak telaffuz ediyoruz. Bir süre sonra muhtemelen bu da değişir. Yine fragmanda görülen "ben hafız olmak istiyom" kısmında, cumhuriyet öğretmeni "çocuklarınızı okula gönderin hakim olsunlar, asker olsunlar, memur olsunlar" diyor köylüye. Hadim'in sorduğu soru, tam bir sistem eleştirisi çünkü. Hadim "ben hafız olmak istiyom" diyor çünkü sistemin onu hafız yapabilecek donanımı ve insan kaynağı yok.
hakim olan pastoral doku, sizi filmin içindeki döneme çekiyor. Diyaloglar ve oyunculuklar zaman zaman sırıtsa da Sinematografik açıdan gayet başarılı buldum. Puanım: 6.5/10

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol