Güven Sözlük - Güncel Başlıklar ve Entry'ler

ciğerdelen

mahur mahur · 15.10.2021 13:51 · 998 · #76226
safiye erol'un, 1946 yılında yayınlanan, en meşhur romanıdır. Hikayenin kahramanları cangüzel ile Turhan Tuna'nın aşklarını, yaşadıklarını anlatır. aynı zamanda romanda Rumelideki dedelerinin destanlarını hikayeleştirip bize hikayenin kahramanı yazmış gibi sunulur. Romanın içinde cangüzel'in hikayesi ve yedi peçeli'nin hikayesi şeklinde iki kısım bulunur.
Ciğerdelen ismi, Osmanlı Devleti'nin Rumeli topraklarında 17.yüzyılda elinde kalan son kalesi olan Ciğerdelen Kalesi'nin adından alınmıştır. Osmanlı'nın son kalesi ciğerdelen birçok yiğidin başını verdiği ananın yarin gönlünü dağladığı yerdir. Bir rumeli serhadlerinin, şeyhlerin torunu olarak beni içine aldı ve onlarla helalleşmemi sağladı. Ciğerdelen herkesin hayatında belki bir an, belki de bir acı olarak var olmaya devam ediyor.
Upvote 2
Downvote 0
1

her dilde çeviri yapmak

can can · 15.10.2021 02:51 · 1515 · #76225
Özelliğini yeni keşfettiğim yazarken anında uğraşmadan (...) 3 Nokta Google çeviri sistemi.
Örnek.
Güven sözlük.
dictionnaire de confiance (Fransızca)
Trust dictionary (english)
Vertrauenswörterbuch (Almanca)
قاموس الثقة (Arapça)
Upvote 4
Downvote 0
2

chehre

nushirevan nushirevan · 15.10.2021 02:29 · 820 · #76224
2021 yılı yapımı bir hint filmi. Okunuşundan da anlaşılacağı gibi "çehre, yüz" demek. Zaten hint dilleri ile türkçe dili arasındaki ortak kelimeleri bir deftere yazsanız, en az iki ortalı çizgili defter almak zorunda kalırsınız. Ortak dil ailesinden geldiğimiz besbelli.

Dağıtmayayım, filmden bahsedeyim.

Entry görseli


Film, genç bir iş adamının karlı dağlarda mahsur kalmasını ve yaşlı bir arkadaş grubunun malikanesine sığınmasıyla yaşadığı olayları anlatıyor. Tanrı misafirine gayet kibar davranan bu grup, gecenin ilerleyen saatlerinde bir oyun oynamayı teklif ediyor. Genç adam kabul ediyor ama oyunun bir mahkeme canlandırması olduğunu ve kendinin de sanık sandalyesine oturacağını öğrendiğinde olaylar çok garip bir hal almaya başlıyor.

Entry görseli


Rumi Jaffery'nin yönettiği filmin başrolünde, hint filmlerinin tarık akan'ı Amitabh Bachchan var. Yine tanıdık yüzler de eşlik ediyor bu abiye.

Suç ve gizem kategorisinde değerlendirebileceğimiz film, alışılagelmiş hint filmlerinden değil. Her 20 dakikada bir giren "embele dembele" hint kliplerinden 1 veya 2 tane filan var 2 buçuk saatlik filmde. Hiç koymayacaklarmış da, teamüller gereği eklemişler onu da bgv

Bir kere film Amitabh amcanın eski bir tahtta oturarak "çehre" kelimesini bolca içeren bir şiirle başlıyor. Atmosfer o kadar garip ki, birazdan arkadan 12.yy tapınak şövalyeleri çıkacak gibi duruyor. Filme adını veren "çehre" kelimesinin de filmin konusuyla zerre alakası yok. Hani neredeyse Amitabh amca şiir okumuş, boşa gitmesin diye filme ekleyince filmin adı da çehre olmuş gibi.

İlgi çekici bir hikâyesi var. Gizem unsuru filmi izlettiriyor. Ancak bazı noktalarda beklediğiniz hamleler gelmeyince, olaylar oldukça tiyatral kalmış. 2 saat boyunca film, genel konsepti üzerine ilerlerken son 10 dakikada öyle bir bocalıyor ki, yönetmen "lan 2 saat olmuş çabuk bitirelim hanunagoim!" demiş gibi.. adalet üzerine atılan tiradlar ve hindistandaki hukuk garabetleri için verilen mesajlar hoştu ama 15 dakikalık tek sekans olduğu için gözümüze gözümüze de sokuldu.
spoiler (tıkla)
Öyle ki Amitabh amca hakime bakarken gözleri sağa doğru kayıyor ve text'i bir yerlerden okuduğu bariz belli oluyor.

Filmi yarısında kapatmadım, ileri sarmadım. Oturdum "öf ya yapmayın bunu" diye diye izledim. Pek beğendiğim söylenemez, puanım: 4/10
Upvote 3
Downvote 0
1

işsizlik maaşı

Nurse Nurse · 14.10.2021 23:55 · 2246 · #76221
4 yıldır çalışmış olduğum hastaneden istifa edeceğim tazminatımı alamayacağım en azından işsizlik maaşından yararlanmak istiyorum. Ben kendi isteğim ile çıktığım için hiçbir şekilde yararlanamıyor muyum? Bir bilginiz varmı acaba?
Upvote 2
Downvote 0
0

dolandırmak

mahur mahur · 14.10.2021 12:53 · 953 · #76219
yıllar önce şahsıma teşebbüsse de bulunulan ama başarısız olan durum. Eskiden dolandırıcılıklar bile yüz yüze olurdu. Kapı çaldı, kapıda gençten bir satıcı. Deterjan satıyormuş. Elinde bir kutu, toz şeklinde çamaşir deterjanı. Alır mısınız?, dedi. bende “istemem”, dedim ama dedi içimden Hediyeler çıkıyor; araba, televizyon, telefon gibi birçok çok küçüklü büyüklü hediye saydı. Bende tabiki boş bulundum “evet” dedim. Tam hatırlamıyorum ama fiyatta çok yüksek değildi. Satıcının kendisi hemen açtı görelim bakalım ne kazandınız dedi. Kutudan çıka çıka oldukça basit bir bileklik çıktı. Benim o anda jeton düştü. İçine bes belli sen koymuşsun asla almam ben bunu dedim. Şans bu dedi ama beni zor durumda bırakmayın kuyuyu açtınız almak zorundasınız bende öğrenciyim zor durumdayım diyerek ısrar etti. Baktım olacak gibi değil polis çağıralım o zaman dedim. Topladı çantasını gitti hemen.
Upvote 4
Downvote 0
2

kin

mahur mahur · 14.10.2021 12:45 · 1521 · #76218
Yine Netflix'in sanat için değil para, ticaret için yaptırmış olduğu film. Ortalamayı tuttursun yeter, hergün birkaç film, dizi izleyen seyirciyi yeni bir şeyler de var bak mantığıyla oyalamak.
Upvote 2
Downvote 0
1

popüler kültür

nushirevan nushirevan · 13.10.2021 12:26 · 3238 · #76216
Dönem dönem herkesin konuştuğu, toplu bir görüş içine girdiği olaylar veya durumlar. Genellikle sinema ve diziler veya reklam filmleri, veyahut meşhur birinin yaptığı viral hareket olabiliyor. Bir iki sene önce la casa del papel izleyicileri salvador dali maskesi giyiyor ve ciao bella şarkısını mırıldanıyordu. Örneğin şu sıralar herkesin gündeminde siquid game var. Tam bir çılgınlığa dönüşmüş olabilir. Geçen gün futbol programında "siquid game'de olsaydık kim ölürdü?" yü tartıştılar. Hani neredeyse izlemeyeni sokakta dövecekler, öyle vahim durum.
Upvote 4
Downvote 0
2

yabancı filmlerin türkçeye tercüme sorunu

nushirevan nushirevan · 13.10.2021 01:28 · 1740 · #76215
Sadece ismiyle değil, kullandığı terminolojide de devam eden sorundur. Birçok örneği var ama size bilindik bir dublaj farkından bahsedeyim.

Entry görseli


geleceğe dönüş filmi çıktığında dr.emmett brown meşhur zaman makinesini tanıtırken şu cihazı tanıttı:

Entry görseli


İlk dublaj versiyonunda bu cihazın adı "akı kapasitörü" idi. "Akı" fizikte ve matematikte kullanılan bir terim. Zaman makinesinin enerji devinimi için de gerçeğe yakın kullanılan bir fantastik öge ismiydi. Ama medya patronlarının çoğu, halkın zeka ve bilgi seviyesini minimum tutmakla kazanacağını düşünür. Film yeniden dublajlandığında cihazın adı "akım kapasitörü" oluverdi. Hatta okulun tepesine düşen yıldırımdaki enerjiyi zaman makinesine aktarmakla da "akım" sözcüğü ile "enerji akışı" arasında bir bağ oluşturduklarını falan da düşünmüş olabilirler. Oysa "akı kapasitörü" bir trafodan farklı olarak, makinenin zamanda yolculuk yapabilmesini sağlayan bir cihazdı. Zamansal vektörler işin içine girdiğinde "akı" terimi, gayet işlevseldi. Hatta bu sayede, merak edip temel fiziğin ötesine bakma ihtiyacı hissetti benim neslimden kimileri. Öyle ki bu ilgi, kuantum fiziği fenomeniyle de oldukça ilgi çekici bir hobiye dönüştü benim için. Peki cihazı "akım kapasitörü" olarak duyan nesil ne yaptı dersiniz? Hiç. Neden mi? Çünkü sadece akımdı işte. Cep telefonunun şarj cihazı da aynı işe yarıyordu. Neden araştırsındı ki?

Bu soruna salt bir dublaj sorunu olarak bakamazsınız. Bazı terimler, senarist ve yönetmenin sizi yönlendirmek istediği alan için özenle seçilmiş olabilir.
Upvote 4
Downvote 0
0

seçmen

nushirevan nushirevan · 12.10.2021 23:41 · 828 · #76214
Ülkesini kendi adına yönetecek kişileri seçme hakkına sahip olan kişi. Ancak bu hak, sadece ileri demokrasiler için geçerli. Çünkü bizim ülkemizde seçimler, seçmenin istediği doğrultuda olmaz. Bizde seçmene 2-3 seçenek sunulur, bunlar arasında tercih yapması istenir. Seçeneklerinizin olması, özgür iradeniz olduğunu göstermez. Seçmene seçenek sunulması özgürlük değil, dayatmadır. Çünkü seçmen, seçeneğini kendi yaratmalıdır.

Bizim ülkemizi ele alalım:

Sosyal devlete inanan, muhafazakâr bir seçmen olduğunuzu düşünün. Muhafazakâr olduğunuz için ak partiyi düşünüyorsunuz ama zengini koruyan politikalarıyla partinin sosyal devlet anlayışı size uymuyor.

Ya da devletini seven bir solcusunuz. Solcu olduğunuz için chp uygun görünüyor ama yönetimdeki mandacı zihniyet ve organik bağ oluşturulan terör örgütü partisiyle olan sıkı ilişkiler, Atatürk'ün milliyetçilik ve devletçilik ilkesiyle çelişiyor.

Milliyetçilik demişken.. Varsayalım bu defa vatanına gönülden bağlı, milliyetçi bir kürtsünüz. Mhp çatısı altında "sen de bizim kardeşimizsin" diyorlar ama dahi anlamındaki ayrı yazılan "de" yaralıyor kalbinizi. Hiç bir zaman onlardan biri olamayacaksın doğduğun coğrafyadan ötürü.

İdeolojiyi bir kenara bırakıp, "ulen ekmek aslanın ağzında" diyerek rasyonalizme yanaşıyorsun. Bakıyorsun ki önünde iyi parti var. Hop! Amerikadaki fetöcü hainler bu partiye destek yağdırıyor sosyal medyadan..

Sağa sola bakınıyorsun, Ahmet hoca bakıyor "hay maşallah atom karınca" diyorsun ama meclis kürsüsündeki vallahlı billahlı bağlılık yemini geliyor gözünün önüne.. "kendi davasına ettiği yemini bozana güvenilmez" diye düşünüyorsun.

"Başka kim kaldı?" derken tonton bir gence dönüyor yüzün. Adamın ekonomi bilgisi de var, "hah bu!" derken fetöcü khk'lılara vaatlerde bulunarak, nato ve ab boyunduruğuna, imf prangasına sinyal çakarak o da kendini soğutuyor.

"Lan yok mu başka?" diyor seçmen, bulduğu tüm diğer alternatifler yüzde 1'i zor geçiyor.

Zaten seçim sistemi de aslen bir sistem sayılmaz. Çünkü kelimenin özündeki anlam, sonuç elde etmeye yarayan düzenler bütünü demek. Yani sonuç elde edemiyorsan, zaten buna sistem denmiyor. Seçmen tutup yüzde 0,1'lik bir partiye oy atma tercihini gerçekleştirse bile, meclis çatısı altında tercihinin sonucu görünmüyor. Bir baraj altında kaldığından, onun tercihi sanal seçenekler arasındaki yüzdelik dağılımdaki orana yansıtılıveriyor. Ne oldu? Bizim seçmen, seçemedi. E oy vermese? Suç. Boş oy atsa? Suç. Siyaset seçmene alternatif sunamıyor diye seçmen iradesini meclise yansıtamayacak mı? Otursun oturduğu yerde o da.. Kararsız, salak zaten canımı sıktı bgv
Upvote 2
Downvote 0
2

ilk iş günü

nushirevan nushirevan · 11.10.2021 16:56 · 1283 · #76213
Genellikle işverenin gözüne girmek için "yok mu iş yapayım?" diye aceleci davranıldığı, ancak çalışanların "yaparsın daha sen şimdilik izle bizi" diye avuttuğu, bu avutmanın sonunda hayvan gibi iş yükünün sinyal verdiği gündür. İlk iş günü, özel sektördeki en rahat gündür, köleliğin başlangıcıdır.
Upvote 5
Downvote 0
4

ilk iş günü

Mirpua Mirpua · 11.10.2021 14:01 · 1283 · #76212
Herkesin birbirini tanıdığı ettiği ortamda yeni olmaktır. Hiçbir şey bilmeden dolanmaktır. Boş boş oturmaktır. Ve biraz asosyal biriyseniz bolca utanmaktır. Utanıyorum sözlük.
Upvote 3
Downvote 0
2