Güven Sözlük - Güncel Başlıklar ve Entry'ler

Hüzünlü bej

mahur mahur · 08.04.2026 00:17 · 6 · #78756
Çok yakın bir zamanda Risk almak istemeyen insanlar için kullanılmaya başlanmış bir tabirdir. bu renk ve tonları bir evin içini dışını tüm eşyaları hatta arabaları bahçe sokakları sarmasıyla bir iç mimarın tanımlamasıyla ortaya çıkmış her şeyi bu renge bulayarak sözde kendinin daha zengin daha elit daha kültürlü daha ve daha fazlası olduğunu kanıtlamak için kullanılmaya başlandı ve böyle bir algı oluşturularak yayılmaya devam ediyor.
Upvote 0
Downvote 0
0

Türkiye’de ırkçılık

mahur mahur · 07.04.2026 23:39 · 12 · #78755
İlk bakışta asla kabul etmediğimiz “yok canım ne alakası var” dediğimiz ayrımcı görüştür. Bizim ülkemizde ırkçılık deyince aklımıza Amerikan filmlerindeki beyazların siyahlara veya ikinci dünya savaşında Almanların yahudilere yaptığı ırkçılık gelir. Bizim ülkemizde böyle bir şeyin olmadığını gururla söyleriz, savunuruz. Lakin ülkemizde En bariz olan ırkçılık kendi Müslüman kardeşlerimizedir. Aslında biz batıya tapınırcasına hayranlık duyarken kendimize ayna tutan Müslüman kardeşlerimizden oldukça nefret ederiz. kimse iranlıları, Arapları özellikle suriyelileri sevmez. Hadi bunlar dışarda ya içerideki kendi insanlarımız daha ciddi bir sorundur; Kürtleri beğenmezler, romanları insan yerine bile koymazlar. Müslümanlar seküler kesimi, seküler kesim Müslümanları haz etmez. Sözde çağdaş kesim kendi haricîndekileri cahil olduğunu iddia eder. yada Müslümanım diye geçinenler yaradandan ötürü yaratılanı sevme fikrini sadece çıkarını sevme sevdasına dönüştürmüştür. Ama bu son kısım sanırım ayrımcılığa yada ötekileştirmeye giriyor olmalı.
Upvote 0
Downvote 0
0

iletişim

mahur mahur · 07.04.2026 23:22 · 85 · #78754
Canım ülkemin en eksik olduğu konulardan biridir. Okuma yazmadan önce tüm çocuklara iletişim dersleri mecbur kılınmalı. Hatta tekrar tekrar geliştirerek tüm öğretim hayatlarında dersler devam etmeli, iş hayatında veya sosyal hayatta ara ara dersler verilmeli. Kimisi var susar. Kimi var çok konuşur; konuşurken yıkar döker. Susma yada her konuşma bir iletişim değildir. Eğerki bu konu gerçekten önemsenseydi birçok problem kendiliğinden ortadan kalkardı. Gerektiği yerde gereken kadar konuşmak ortama insana göre konuşmak günümüzde edinilmesi gereken büyük bir erdem hatta bir ihtiyaçtır.
Upvote 0
Downvote 0
0

Mecburiyet

mahur mahur · 07.04.2026 23:08 · 213 · #78752
Bize sorulmadan, bizim yerimize karar verilmiş tüm olgular. Bu dünyada yaşamak bana başlı başına bir mecburiyet geliyor. Her sabah uyanmak ve yaşamak…
Upvote 0
Downvote 0
0

Mecburiyet

Nurse Nurse · 04.04.2026 08:10 · 213 · #78751
Sanırım en dayanamadığım duygu. Mecburen yapılan şeyler keyif vermiyor,anlamını yitiriyor ve bir görevden farksız hale geliyor. Bardağın dolu tarafından bakmak lazım. Bu mecburiyetlerin insana kazandırdığı şeylere odaklanmalı insan.. olgunluk,tecrübe,ideallerin gerçekleşmesi,ideallerin yarısının gerçekleşmesi veya çok azının gerçekleşmiş olması, başarı,yarı başarı, az miktarda başarı bile başarısızlıktan iyidir ve bardağın dolu tarafı sayılır.
Upvote 2
Downvote 0
1

Mecburiyet

Mirpua Mirpua · 03.04.2026 02:11 · 213 · #78750
Yetişkinliğin en zor taraflarındandır. İnsana hayatı sorgulatır. Çoğu şey anlamını yitirir. İdealler, hedefler, sözler bi yana yaşamak için yapılması gereken çoğu şeydir.
Upvote 2
Downvote 0
1

muhsin yazıcıoğlu

derdimend derdimend · 25.03.2026 16:52 · 475 · #78749
Entry görseli


Rabbim rahmet eylesin - 25.03.2009

"Eğer Anadolu'da rahat oturmak istiyorsak; o zaman Türkiye, Bosna'da olmak mecburiyetindedir, Kafkaslar'da olmak, Ortadoğu'da olmak mecburiyetindedir. Devir, bir dev gibi doğrulmak devridir.. Zengin toprakların fakir ve ezik bekçileri olarak kalmak yerine, bu coğrafyanın başı dik ve varlıklı sahipleri olarak yeniden dev gibi doğrulalım.."

| Şehit Muhsin Yazıcıoğlu
Upvote 3
Downvote 0
0

beşvakitnamaz

Nurse Nurse · 25.03.2026 16:17 · 209 · #78748
50 vakitten bu sayıya indirilen 5 vakit namaz , dinin direği sayılır ve aynı zamanda islamın şartlarından biridir. Bi hocamızın şu sözünü hiç unutmam " Namazı terk eden insan Allahın huzuruna çıkmamayı tercih ettiğini sanır oysa rabbim ona huzuruna gelmeyi nasip etmez"
Upvote 3
Downvote 0
0

hırs

mahur mahur · 25.03.2026 12:15 · 272 · #78747
İnsanın gözünü kör, kulağını sağır, kalbini taş eden duygular. Seline kaptırırsanız sizinle yanınızdakileride sürükler götürür. Kanınızı emer, iliğinizi sömürür. İçiniz boşalıncada geriye hırstan başka bir şey kalmaz. birde ahiret hırsı vardır ki kibirden sizi önünü görmez hale getirir. Kibir batağında yuvarlanırken Kimseyi beğenmez olursunuz. yaptığınız her ibadetle kalbinize şifadan öte zehir akar.
Upvote 0
Downvote 0
0

beşvakitnamaz

derdimend derdimend · 25.03.2026 11:25 · 209 · #78746
Entry görseli


Her gün beş vakit namaz kılmanın pek çok hikmetleri vardır. Biz burada yalnız şu kadarını arzedelim:

İnsan sabahleyin sanki yeni bir hayata kavuşmuş, karanlıktan aydınlığa çıkmış olur. Yeni bir çalışma gayreti içine girmiş olur. İnsana bu hayat ve çalışma gücünü veren ve insana başarı sağlayacak olan ancak Yüce Allah'dır. Bundan dolayı insan, bu hayat nimetine şükretmek ve bunu bir hayırla sona erdirmek için mübarek sabah namazını kılmakla yükümlü tutulmuştur.

İnsan sabahtan aksama kadar hayatın nimetlerinden yararlanıyor. Bu zaman içinde devamlı olarak maddi bir çalışma gayreti gösteriyor. Bu bir başarı eseridir. İşte bu başarıya şükretmek ve bu başarının ruhları duygusuzluk ve katılık içinde bırakmasına engel olmak için de öğle ile ikindi namazları farz kıIınmışlardır.

Akşamın yaklaşması ile, sona ermeye yüz tutan bir günlük yaşayışın ve çalışmanın, ruha zevk veren bir ibadetle sona ermesi, bir mutluluk ve şükür nişanı ve bir kulluk görevi olacağından akşam namazı kılınmaktadır.

İnsan daha sonra uyku âlemine can atacaktır. Ölümün bir çesidi olan bir bakımdan da huzur ve istirahat devresi sayılan bu âleme varmadan önce, bir günlük hayata kutsal bir ibadetle son vermek, bir de, o ölüme benzer âleme ilâhî bir zevk ve uyanıklıkla geçmek, yaratıcımızın mağfiretine sığınmak iyi bir sonuç olacağından da yatsı namazı kılınmaktadır.

Sonuç: Gerek insanın ve gerek çevresindeki bütün varlıkların hayatlarında, doğmak, büyümek, duraklamak, yaşlanmak ve sonra da ölüp gitmek gibi değişik beş safha meydana gelmektedir. Artık büyük bir nimet olan bu safhalara bir karşılık olmak ve insanın maddi çalışmaları ile manevi çalışmaları arasında bir denge kurabilmek için, beş vakitte kılınan namazlardan daha yüksek ve daha faziletli bir çare bulunamaz. Bizleri bu kutsal ibadetle yükümlü olmak şerefine ulaştıran, ikramı çok bol mabudumuza ne kadar şükretsek yine azdır.

Büyük İslam İlmihali - Ömer Nasuhi Bilmen (rah.a)
Upvote 2
Downvote 0
1

#Annevebabanıüzme

derdimend derdimend · 23.03.2026 17:22 · 319 · #78745
Bugün bir Anne’nin şu sözleri aklıma takıldı. “Bana zorunda olduğunuz için değil, Anneniz olduğum için bakın”

Şimdiler de böyle oldu galiba. Zorlama bir sevgi, zorlama bir samimiyet, yalandan bir evlatlık. Sahi kimdi bu bakmakta kendimizi zorladığımız, zorla katlandığımız kişi?

Bu kişi bir zamanlar sen zayıf, güçsüz, sürekli ağlayan ufak bir çocukken, senin için sabahlara kadar uykusuz kalan, beşikte hiçbir şeyden habersiz yatarken yüzüne konan sineği kovacak halin kuvvetin bile yokken seni koruyan, yediren içiren Annen idi. Evet o zorla katlandığımız, bize bütün gönlünü ayıran ama bizim ona yanımızda bir oda bile ayırmadığımız Annemizdi bu kişi... Tabi şimdi büyüdün, güç kuvvet sahibi oldun, evlendin, aile oldun; artık Annene ihtiyacın kalmadı. Arada bir sorarım, bayramlarda yanına giderim, arada da para veririm sonra hayırlı evlat diye gezerim ortalıkta...

Gönüller’i kırık Anneler bırakmayın arkanızda. Eşi vefat etmiş tek kalan Annelere bakıyorum neredeyse hepsi tek bırakıldıkları için gönülleri kırık. Ama evlatlarına olan sevgisinden, şevkatinden, yuvaları bozulmasın diye onlara bir şey söyleyemiyorlar, kırık bir gönülle, tek başına yaşıyorlar. Sen ortalıkta eşinle, çocuklarınla hayırlı evladım diye mutluyum diye gez bakalım....

"Biz insana"...Bana şükredin, anne babanıza da teşekkür edin diye vasiyet ettik. Dönüş banadır. (Lokman Suresi 31/14)

Peygamber Efendimiz(sallallahu aleyhi vesellem) bizleri şöyle uyarmıştır; "Allah-ü Teala'nın rızası, anne ve babanın rızasındadır. Allah-ü Teala'nın gazabı, anne babanın gazabındadır.
Upvote 2
Downvote 0
0