Güven Sözlük - Güncel Başlıklar ve Entry'ler

akran zorbalığı

obsesif obsesif · 12.12.2019 16:01 · 926 · #72568
akran istismarı şeklinde de adlandırılan, birçok çocuğun yaşamının erken dönemlerinde karşılaştığı fiziksel veya duygusal örselenme olup bir çocuğun benzer yaş grubundaki başka bir çocuğa sosyal, sözel, duygusal ya da fiziksel boyutta olan şiddetidir.

zorbalık yapan çocuk diğerini kimi zaman fiziksel kimi zaman duygusal yönden "zayıf" görüp tahakküm etmeyi ya da acı çektirmeyi amaçlar. zorba tutumlar şu şekilde sıralanmış ve örneklendirilmiştir:

- küçümseyici söylemler.
- dalga geçmeler.
- arkadan yapılan dedikodular.
- eşyalarına el koyma.
- kendisine yiyecek aldırma.
- ödevini yaptırma veya dışlama.
- görmezden gelme.

bu süreğen durumların son noktası ise fiziksel ya da cinsel boyutta olan saldırganlıktır. bazen herkesin göreceği şekilde bazen gizli yapılabilir. kimi zaman akran zorbalığı tehdit de içerir. akran zorbalığı, yapan kişi tarafından herkese karşı değil belli kişilere karşı yapılabilir. bunun yanında siber zorbalık da akran zorbalığı arasına dahil olarak adından sıkça söz ettirmektedir. özellikle ergenlerde ortaya çıkan siber zorbalıkta sosyal medya ortamlarını kullanarak iftira, tehdit veya mahrem kişisel bilgilerin paylaşımı ile intihara sebebiyet verecek oranda psikolojik travmaya yol açmaktadır.

akran zorbalığı kısa vadede her iki taraf için de oldukça yıkıcı etkiler oluşturan ancak uzun vadede bazı çocukların hayatında ve kişilik düzeyinde kalıcı tahribata neden olabilecek travmatik bir durumdur. araştırmalara göre zorbalığa maruz kalan kişilerde strese bağlı olarak ortaya çıkan bedensel rahatsızlıklardan başlıcaları baş ağrısı, mide ağrısı, konsantrasyon güçlükleri, uyku ve yeme ile ilgili problemlerdir. psikolojik düzeyde ise depresyon, sosyal anksiyete, saldırganlık davranışlarında artış, öz saygı düşüklüğü, intihar riskinde artış, travma sonrası stres bozukluğu gibi bozukluklar görülmekte ve yaşanmaktadır. aynı zamanda hem kurban hem de zorba durumundaki öğrencilerin akademik başarısının daha düşük olduğu, okula daha az bağlandıkları gibi sonuçlara da rastlanmaktadır. iş yerinde olan türüne ise günlük dilde yaygın kullanılan bir biçimde "mobbing" denilmektedir.
Upvote 5
Downvote 0
1

murakabe

mahur mahur · 12.12.2019 13:25 · 122 · #72567
Lugat manasıyla "gözetleme" demektir. Hakikat ehline göre murakabe, kulun tüm hallerinde Allah'ın kendisinden haberdar olduğunu bilmesinin devamlı hale gelmesi demektir.
Upvote 3
Downvote 0
1

deprem

obsesif obsesif · 12.12.2019 02:44 · 1132 · #72565
"yer kabuğunun derin katmanlarının kırılıp yer değiştirmesi veya yanardağların püskürme durumuna geçmesi yüzünden oluşan sarsıntı" şeklinde tanımlanan ve daha sık bilinen bir doğal afet çeşidi. bunun yanında sel, heyelan, hortum, fırtına, kasırga, tabii yangınlar da sık bilinmektedir ülkemizde fakat şu anki konu deprem olduğu için depremin psikolojik durum ve etkilerini konuşmak daha mantıklı. en son ise dün gerçekleşmiştir ülkemizde maalesef. bunlar şiddetli depremler olmasalar da yine de kimi insanlarda stres, kaygı, panik vb. duyguları yoğun bir biçimde yaratarak ruhsal travmaya yol açıyorlar.

tabii yolla meydana gelen toplum bazlı olaylardan biri olan depremde insanların az bir kısmında stres etkeni daha ağır ve yıkıcı olmaktadır. buna bağlı olarak da bu kişiler o anda olağanüstü bir dehşet ve korku yaşamaktalar ki travmatik duygu ve etkiler ise bu kişileri ömürlerinin sonlarına denk ciddi düzeyde etkilemektedir. bu yüzden şiddetli ve yıkıcı depreme veya depremlere maruz kalan kişiler aradan yirmi, otuz, kırk ya da elli yıl geçmesine rağmen uykuya dalmaya çalıştıklarında dahi içlerine yoğun bir korku düşmektedir. sempatik sinir sistemi ile alarm sistemleri de sürekli devrede olduğu için uykuya dalmakta güçlük çekerler ve sürekli tetikte olurlar. her an kaçabilecekleri bir pozisyona kendilerini getirerek sürekli önlem almaya çalışırlar ve bedenleri de sempatik sinir sistemi, amigdala ve alarm sistemlerinin de etkisiyle ön önlem alma durumuna göre kendini hazır etmektedir.

bu kişilerin dışında pek çok insan inandıkları dinin veya inancın kendilerine vermiş olduğu güven ve inanç doğrultusunda bu felaketi "kader" olarak veya "fay hattına kızamam ya!" diye yorumlamakta ve telafi mekanizmalarını harekete geçirmektedirler. bu gibi toplum odaklı travmalarda herkes bu olayı aynı anda yaşadığı ve deneyimlediği için ve kayıp da fazla olmasına rağmen sosyal destek ağı daha fazla hissedildiği için bu olayın kişilerde yol açtığı travmatik etkiler kısa süre içinde geçiyor, iyileşiyor. bedensel ve ruhsal sistem bir şekilde bunu onarıyor. doğal afetler gibi toplumsal travmaların başa çıkılmasında sosyal destek varsa "sana da oldu, bana da oldu" kısmı işi kolaylaştırıyor. bir arada olmanın getirdiği görece güven hissi var ancak elbette hepsine destek gerekiyor.
Upvote 4
Downvote 1
2

seboreik dermatit

nushirevan nushirevan · 12.12.2019 01:41 · 388 · #72564
Özellikle saç diplerinde meydana gelen, yağlanma ve kabuklanma sonucu saç döken illet bir egzama türü. Vücudunuzda aktif bir mantar türünün tezahürüdür. %100 tedavisi olmamakla birlikte, yaşam kalitenizi yükseltecek ürünler piyasada mevcut.

Bak şurada bahsettim: [ebkz]50830[/ebkz]

Bakın "dünyada zor tedavi edilen hastalıklar, ilaç firmalarının laboratuvarlarından çıkar" derler. Kanserin çözümü olsa bile bu o kadar devasa bir pazar ki, ilaç lobisini ekarte edip "tedavi şudur" diyebilecek babayiğit daha anasının karnından doğmadı. Bu da bahsettiğim bu hastalıklara bir örnek. Piyasada en az 200 TL 'den başlayan kortizon içerikli ilaçlar çözüm değil, bu lobinin ekmek kapısıdır. Öte yandan derdi veren Allah dermanını da veriyor işte. Bi bakıyorsun, milyar dolarlık bir pazar beklentisini bim raflarında eyüp sabri tuncer adlı, sıvı el sabunu görünümlü şampuan çözüveriyor.
Upvote 3
Downvote 0
1

mangala

mahur mahur · 11.12.2019 23:15 · 183 · #72563
Türk zeka ve strateji oyunudur. ilk öğretim dahil olmak üzere turnuvalar düzenlemekteymiş. Çok eski bir oyunmuş. Ama ben yeni duydum. Bizim çocuklar banada öğretti. Oldukça zevkli, ama küçücük çocuklara yenilmek hiç hoş olmuyor.
Boynuz kulağı geçer
Upvote 2
Downvote 0
0

doctor sleep

nushirevan nushirevan · 11.12.2019 19:56 · 84 · #72562
Entry görseli


2019 yapımı fantastik/gerilim türündeki film. Yine bir stephen king eserinden uyarlaması olmakla birlikte, sinemada bir külte dönüşen the shining'in de devamı niteliğinde. Henüz seyretmemiş olanlar için söylüyorum; olayları daha net anlayabilmek için ilk filmi izlemelisiniz. Çünkü bu ikinci filmde birinciye çok gönderme var, hatta ilkini izlemeyenler için filmin finali "bu da nerden çıktı şimdi?" Hissi uyandırabilir.

Entry görseli


Filme gelecek olursak "spoiler" vermeden bir fikir sahibi olmanız için bir kaç şey söylemem gerekiyor:

İlk filmde piskiletiyle hayalet ikizlere nanik yapıp, cildi çürük incire dönmüş cıbıl neneye hallenen küçük andy, büyümüş koca adam olmuş. Normal bir hayat yaşamaya çalışıyor ama geçmişi peşini bırakmıyor. Nihayet masum hayatları korumaya çalışırken geçmişi ile yüzleşmek zorunda kalıyor.

spoiler (tıkla)
Bu kısımda bir eleştirim olacak. Şu [ebkz]71440[/ebkz] giri'de söylediğim üzere ilk film, artık kronikleşen "king romanlarını sinemaya çevirirken b*k etme" hastalığından kurtulamamıştı. Evet, Jack Nicholson'un müthiş performansı olmasa, King hayranları tarafından muhtemelen yerin dibine sokulacaktı. Çünkü King, iyi ile kötünün mücadelesini bir mekân (otel) üzerinden anlatmaya çalışmıştı romanında. The Shining, her ne kadar fantastik öğelerle bezenmiş olsa da temelde Andy'nin babasının psikopatlığı üzerinden yürüdü. Nicholson'ın daha otelde göreve başlamadan önce yaptığı mülâkat sahnesine bakarsanız, adamın zaten normal olmadığını hissediyorsunuz. Eğer adam manyaksa, mekanın özelliği de hafifliyor doğal olarak. İzleyici "adam zaten manyaktı, hepten balatayı kopardı" diyor filmde. İşte bu problemi ikinci film çözüyor. İyi ve kötü mücadelesi, malum otelde son buluyor ve mekânın şerefi âdeta iade ediliyor. The Shining, ışıldama, parıltı gibi tercüme ediliyor. İlk filmde bu doğa üstü yetenek, üstün körü geçiliyor. Ama ikinci film, bunun üzerine adeta bir evren kuruyor. Bu temayı al, marvel gibi nesiller boyu devam edecek hikaye yaz gitsin yani o derece.


İlk filmi aşağı çektiğini söyleyen çok yorum var eleştirmenler tarafından ama ben katılmıyorum. İlk film, ne kadar başarılı olsa da King'in yansıtmak istediğini izleyiciye aktaramamıştı. Bu film bunu yapıyor. Ben ayrı ayrı değerlendirilmesini tercih ederim.
Upvote 4
Downvote 0
0

kontil

mahur mahur · 11.12.2019 11:45 · 182 · #72560
Bir parazit olan kıl kurdu tedavisinde kullanılan ilaçtır. Çok yaygın bir hastalık olan kıl kurdu çocuklarda çok sık rastlanır. Kontil çocuklar için şurup, yetişkinler için ise çiğneme tableti şeklinde kullanılır. Kıl kurtları
Kucuk çocuklarda özellikle geceleri yumurtalar çatlarken son derece sıkıntılı anlar yaşamasına sebebiyet verir. Elleri sık sık yıkamak başlıca onlemler arasında yer alır.
Upvote 3
Downvote 0
0

kendine ait bir oda

mahur mahur · 11.12.2019 00:34 · 422 · #72558
virginia woolf'un bir eseridir. Sayfalarının kısalığının aksine oldukça derin bir kitap. Beni oldukça düşündürdü ve yazmaya teşvik etti. Keşke kendisi hayatta olsaydı da sorularımı iletebilseydim. Kurmaca yazmak isteyen her yazarın kendine ait bir odası yani mutlaka yalnız kalabileceği bir mekanı olmalı diyor. Ayrıca yıllık en az 500 pound civarında bir geliri olması gerektiğini savunuyor. Şimdilerde. “500 paund” ne kadardır neye denk gelir hiç bilmiyorum. Yani yazarın kastettiği sanırım yazar olmak isteyen bir kadının veya erkek de olabilir geçim sıkıntısı çekmemeli, eğer gerçekten yazmak istiyorsa rahat bir yaşama sahip olmalıdır diye diretiyor. Birçok Türk yazar biliyorum ki geçmişte geçim derdiyle gece gündüz çalışmış; öğretmenlik, tercümanlık daha nice binbir çeşit işler yapmış. Ama bu sırada vapurda, otobüste, her nerdeyse durmadan, yorulmadan, dinlenmeden yazmış, okumuş. Hatta Virginia Woolf' un kendisi de diyor ki Jane Austen yazılarını kendi evinin solonunda yazarmış ve birçok misafirleri olurmuş. Hatta Yeğeni anılarında hangi ara kitaplarını yazdığına şaşırdığını paylaşmış.

Kendi zamanının kadınlar açısından ne kadar şansız olduğundan dem vuruyor. Bir kadının refakatçisi olmadan üniversite kütüphanesine giremediğini anlatıyor. Günümüze bakarsak heralde bizi çok kıskanırdı. Her kitap her yazar bizim emrimize amade, ulaşamayacağımız bir kaynak yok sayılır. Her şey elimizin altında ama yazmayı bırak, okuyan kaç kişi var ?

Kronolojik olarak kadın yazarlardan bahsetiyor. Onların iyi olduğundan, yazmayı denediklerinden ama hiç birinin bir derinliğe ulaşamadığını söylüyor. Hepsi bir yerde takılıp kalmışlar ve kendilerini geliştirmemişler. Birde eğer bir Shekspir'in bir kız kardeşi olsaydı o zamanda daha tiyatronun kapısına varamadan ölüp gideceğini iddia ediyor. Maalesef o günün şartlarına bakılınca doğru söylüyor gibi görünüyor. Ama şimdi modern zamanlarda durum bu şekilde değil ve herkes olmasada birçok kişi birçok olağana sahip ama hala bir “Shekspirella” ortalarda yok. O zamanki kadınlar gibi dertlerimizde mevcut değil Tek derdimiz aksama ne pişirsem olmuş. Mevzu çok derin: ama biz yüzeyseliz. Sanırım o zamanlardan beri pek birsey değişmemiş bir çok şey değişmiş gibi görünsede kadınlar hep şikayetçi ve memnuniyetsiz...
Upvote 5
Downvote 0
3

bayonet

kaanphotography kaanphotography · 10.12.2019 18:23 · 332 · #72556
Objektifi değiştirilebilen fotoğraf makinelerinin objektif bağlanan kısımlarına verilen isim.
Her markanın bayoneti kendine özeldir, özel dönüştürücüler olmadan bir markanın objektifi diğerine uymaz.
Örneğin Canon objektifi doğrudan Sony'e takamazsınız. Sigma, Tamron, Tokina gibi üreticiler her bayonet için özel objektif üretmektedir; örneğin Sigma 180mm f2.8 OS'nin Canon ve Nikon için ayrı modelleri vardır.
Çok kullanılan gövde üreticilerinin bayonet tipleri: Canon EF (tam kare Canon objektifler için), Canon EF-S (APS-C Canon objektifler için), Nikon F (DSLR için), Nikon 1 (1 serisi aynasızlar için), Pentax K (DSLRlar için), Pentax Q )Q serisi aynasızlar için), Sony A (DSLR ve SLTleri için), Sony E (NEX serisi için), Olympus/Panasonic m4/3, Samsung NX, Fuji X, Sigma SA, Leica M, Leica R.
Upvote 3
Downvote 0
0

kum gibi

mahur mahur · 10.12.2019 15:27 · 188 · #72555
Söz ve müziği Ahmet kaya' ya ait dinlemeye bikmadigim şarkılardan biridir.

YouTube video


Martılar ağlardı, çöplüklerde
Biz seninle gülüşürdük
Martılar ağlardı, çöplüklerde
Biz seninle gülüşürdük

Şehirlere bombalar yağardı her gece
Biz durmadan sevişirdik
Şehirlere bombalar yağardı her gece
Biz durmadan sevişirdik

Acımasız olma şimdi bu kadar
Dün gibi, dün gibi, çekip gitme
Bırakta, sarılayım yaklarına
Kum gibi, kum gibi, ezip geçme

Acımasız olma şimdi bu kadar
Dün gibi, dün gibi, çekip gitme
Bırakta dolanayım ayaklarına
Kum gibi, kum gibi, ezip geçme

Sonbahar damlardı, damlarımıza
Biz seninle sararırdık
Sonbahar damlardı, damlarımıza
Biz seninle sararırdık

Aydınlansın diye şu kirli yüzler
Biz durmadan şavaşırdık
Aydınlansın diye şu kirli yüzler
Biz durmadan şavaşırdık

Acımasız olma şimdi bu kadar
Dün gibi, dün gibi, çekip gitme
Bırakta sarılayım ayaklarına
Kum gibi, kum gibi, ezip geçme

Acımasız olma şimdi bu kadar
Dün gibi, dün gibi, çekip gitme
Bırakta dolanayım ayaklarına
Kum gibi, kum gibi, ezip geçme
Upvote 3
Downvote 1
2