Denemeden, çabalamadan daha işin başından vazgeçenler.
Emrivaki yapanlar
Sahte tavır takınanlar
Taklitçiler
ilgi çekebilmek adına çeşitli maymunluklar yapanlar
Popüler kültüre göre giyinenler, okuyanlar, izleyenler vb. şeklindedir.
Güven Sözlük - Güncel Başlıklar ve Entry'ler
15 mart 2019 yeni zelanda cami saldırısı
yayınladığı manifestoda türkleri de hedef almayı unutmayan kansız bir caninin gerçekleştirdiği eylemdir. ölmemiş, yakalanmış. arkasından neler çıkacak, bizlere ulaşacak mı yoksa üzeri kapatılacak mı birlikte göreceğiz.
mozaik
Mimari yapıların yer, duvar ve kubbelerine, sıva yaşken küp şeklinde küçük renkli cam ya da taş parçalarının, bir yüzleri dışarıda kalacak şekilde, yan yana gömülerek yapılan resim tekniği.

levent gültekin
İslamcı yazar diyorlar buna ama baya baya münafıktır kendisi.
taş kağıt makas
İkinci dünya savaşı zamanında, bir grup arasında karar vermekte güçlük olduğunda başvurulan basit bir yöntem olarak ortaya çıkmış, zamanla bir oyun haline gelmiştir.
Her ne kadar bir oyun olsa da, aslında bu el hareketleri bir alegoriden ibarettir:
Taş: Komunist Sovyetler diktatörü Stalin'in yumruğunu temsil eder.
Kağıt: Nazi Almanya'sının diktatörü Hitler'in klasikleşen selamıdır.
Makas: Sömürgeci İngiltere'nin savaş bakanı Churchill'in zafer işaretidir.
3'ün 2'li kombinasyonu, oyunu iki kişi oynuyorsa size %50 kazanma şansı verir. Taş, makası ezer. Kağıt, taşı kaplar. Makas, kağıdı böler. Üçe kadar sayılır ve elinizin en son yaptığı hareket sizin hamlenizi belirler. Aynı hareketler, beraberlik anlamındadır. Beraberlik bozulana dek oyuna devam edilir. El hareketiniz ne olursa olsun, aynı olmadığı müddetçe bir kazanan ve bir kaybeden olacaktır. Anlaşmazlık olan durumlarda, yazı-tura veya kısa çöp çekme oyunlarından sonra, ikili mücadelede eleme yöntemi ile seçiçi olana karar verilebilen klasikleşen bir oyundur.
Ancak bir istisna ile.. Oyun 3 kişi ile oynanırsa, ihtimaller arasında paradoks doğar. Eğer üç oyuncu, 3'e kadar saydıktan sonra her biri farklı bir el hareketi ile tamamlarsa, oyuncular birbirini yenmelerine rağmen ortaya sonsuz bir döngü çıkar.
...Taş, makası ezer.
Kağıt, taşı kaplar.
Makas, kağıdı böler.
Taş, makası ezer.
Kağıt, taşı kaplar.
Makas, kağıdı böler....
Dünyanın en adil karar verme oyunu, bir kararsızlık döngüsüne girer.
Her ne kadar bir oyun olsa da, aslında bu el hareketleri bir alegoriden ibarettir:
Taş: Komunist Sovyetler diktatörü Stalin'in yumruğunu temsil eder.
Kağıt: Nazi Almanya'sının diktatörü Hitler'in klasikleşen selamıdır.
Makas: Sömürgeci İngiltere'nin savaş bakanı Churchill'in zafer işaretidir.
3'ün 2'li kombinasyonu, oyunu iki kişi oynuyorsa size %50 kazanma şansı verir. Taş, makası ezer. Kağıt, taşı kaplar. Makas, kağıdı böler. Üçe kadar sayılır ve elinizin en son yaptığı hareket sizin hamlenizi belirler. Aynı hareketler, beraberlik anlamındadır. Beraberlik bozulana dek oyuna devam edilir. El hareketiniz ne olursa olsun, aynı olmadığı müddetçe bir kazanan ve bir kaybeden olacaktır. Anlaşmazlık olan durumlarda, yazı-tura veya kısa çöp çekme oyunlarından sonra, ikili mücadelede eleme yöntemi ile seçiçi olana karar verilebilen klasikleşen bir oyundur.
Ancak bir istisna ile.. Oyun 3 kişi ile oynanırsa, ihtimaller arasında paradoks doğar. Eğer üç oyuncu, 3'e kadar saydıktan sonra her biri farklı bir el hareketi ile tamamlarsa, oyuncular birbirini yenmelerine rağmen ortaya sonsuz bir döngü çıkar.
...Taş, makası ezer.
Kağıt, taşı kaplar.
Makas, kağıdı böler.
Taş, makası ezer.
Kağıt, taşı kaplar.
Makas, kağıdı böler....
Dünyanın en adil karar verme oyunu, bir kararsızlık döngüsüne girer.
homicidial
kalemiyle dikkatimi çeken, bizlere çok şey katacağını düşündüğüm yazarımız. hoş gelmiş.
alhambra61
[ebkz]50349[/ebkz] entrysiyle aramıza sert ve başarılı bir giriş yapan yazarımız. ilgiyle takip ediyor olacağım. hoş gelmiş.
nushirevan
sözlüğün çalışkan yazarlarından birisi olacağını ilk günden belli eden 2. nesil yazarımız, hoş gelmiş.
nushirevan
Nickname'i içerisinde “revan” görünce hemen şu meşhur şarkının sözlerini mırıldanmama sebebiyet vermiş 2. Nesil yazarımızdır.
Kanrevan içindeyim yarimin peşindeyim
Cennetin izindeyim kurtar ne olur
Aşk ağır yükler bindirdi küçülen omuzlarıma
Kalplernizden kaçtım hep varıp gitim en karanlıklara
Yağmur ıslak mazeretler yükledi büyüyen yangınıma
Cehennemden düştüm hep beni hiç görmediler...
Cehennemi bilmem ama kendisini sözlük sitemizde görmemek imkansız! İyi ki gelmiş ayaklarını kalemine sağlık, daha nice yazılarınızı bizimle görebilmek ümidiyle...
Hoş geldiniz!
Kanrevan içindeyim yarimin peşindeyim
Cennetin izindeyim kurtar ne olur
Aşk ağır yükler bindirdi küçülen omuzlarıma
Kalplernizden kaçtım hep varıp gitim en karanlıklara
Yağmur ıslak mazeretler yükledi büyüyen yangınıma
Cehennemden düştüm hep beni hiç görmediler...
Cehennemi bilmem ama kendisini sözlük sitemizde görmemek imkansız! İyi ki gelmiş ayaklarını kalemine sağlık, daha nice yazılarınızı bizimle görebilmek ümidiyle...
Hoş geldiniz!
siyahfes
tecrübeli sözlük yazarı olduğunu düşündüğüm yazar, hoş gelmiş.
kerim
başlık ve entrylerini dört gözle bekleyeceğim yazar, ilgimi çekti. hoş gelmiş.
sinestezi
"Eş zamanlı" ve "algılama" kelimelerinin yunanca karşılığı olan sinestezi; duyu organlarının çevresini iç içe algılayarak, sahibine karmaşık duygular yaşattığı, yetenek gibi görünse de yaygın kanıya göre bir rahatsızlık.
Ben de ileri seviye bir sinestetim ama bu nanenin aslında nasıl işlediğini biraz anlatayım:
Doğduğunuzda beynin duyu algıları arasındaki nöron bağlantıları eşsizdir. Ancak bunu kontrol edebilecek iradeye henüz sahip değilsinizdir.
Görmek için gözü, duymak için kulağı, koklamak için burnu, tatmak için dili ve hissetmek için ten'inizi kullanma ihtiyacınız; bu kabiliyetlerinizin zamanla birbirinden ayrılarak beyinle çok daha güçlü bir şekilde çalışmasını sağlar.
Duyu organlarının her biri, beyin sinapsları arasında çok güçlü bağlar oluştururken, birbirleri arasındaki var olan ilişkiyi de zamanla köreltir.
Bizim durumumuzda durum, yeni doğmuş bir bebeğin beyninin nöronik ağlarına benziyor. Duyu organlarının beyinle olan iletişimi, birbirleriyle olan ilişkilerinden zayıfsa sinestetsinizdir.
Daha anlaşılır olması için şunu deneyin:
Gözlerinizi kapatıp sesli bir şekilde "yeşil erik.. yeşil erik.." diye tekrarlayın.. Biraz sonra ağzınıza neredeyse tadı gelir gibi olacak. Salgı bezleriniz, beynin hatıra bölümünden o tadı dilinize değmesini sağlayacak ama bir erik kütürdetmek gibi olmayacak tabi..
Hah! İşte biz o eriğin tadını hepten alabiliyor, üstüne tuz olsun diye de "demir" diyoruz mesela :)
Ben de ileri seviye bir sinestetim ama bu nanenin aslında nasıl işlediğini biraz anlatayım:
Doğduğunuzda beynin duyu algıları arasındaki nöron bağlantıları eşsizdir. Ancak bunu kontrol edebilecek iradeye henüz sahip değilsinizdir.
Görmek için gözü, duymak için kulağı, koklamak için burnu, tatmak için dili ve hissetmek için ten'inizi kullanma ihtiyacınız; bu kabiliyetlerinizin zamanla birbirinden ayrılarak beyinle çok daha güçlü bir şekilde çalışmasını sağlar.
Duyu organlarının her biri, beyin sinapsları arasında çok güçlü bağlar oluştururken, birbirleri arasındaki var olan ilişkiyi de zamanla köreltir.
Bizim durumumuzda durum, yeni doğmuş bir bebeğin beyninin nöronik ağlarına benziyor. Duyu organlarının beyinle olan iletişimi, birbirleriyle olan ilişkilerinden zayıfsa sinestetsinizdir.
Daha anlaşılır olması için şunu deneyin:
Gözlerinizi kapatıp sesli bir şekilde "yeşil erik.. yeşil erik.." diye tekrarlayın.. Biraz sonra ağzınıza neredeyse tadı gelir gibi olacak. Salgı bezleriniz, beynin hatıra bölümünden o tadı dilinize değmesini sağlayacak ama bir erik kütürdetmek gibi olmayacak tabi..
Hah! İşte biz o eriğin tadını hepten alabiliyor, üstüne tuz olsun diye de "demir" diyoruz mesela :)
kerim
Müslümanların yüce kitabının kutsal ön eki olan 'kerim' nicknameni gelir gelmez aynı değerlilikte sunduğu entryleriyle belli eden değerli yazarımızdır. Bizlere gönlünün yüceliğinden kopup daha ne içerikler sunacak heyecanla bekliyor olacağız.
Hoş geldiniz.
Hoş geldiniz.
homicidial
Nickname'inin olduğu kadar kaleminin de aynı keskinlik ve öldürücü darbelikte net olduğunu düşündüğüm sevgili 2. Nesil yazarımızdır. Ayağının tozuyla kırk yıldır sanki buradaymış gibi gelen enerjisini sizler de hissettiniz değil mi sevgili yazarlar?
Hoş geldiniz efendim!
Hoş geldiniz efendim!
