confessions

nushirevan

1. nesil Yazar - - Yazar -

  1. toplam entry 1511
  2. takipçi 16
  3. puan 0

turkovac

nushirevan
2 senedir dünyanın anasını ağlatan Covid19 belasına karşı üretilen yerli aşı. Bayrak direği ipini üretmekle övünen türkiye'den, global bir pandemiye aşı üreten Türkiye'ye evrilmek mutluluk verici.

2. ve 3. Dünya ülkelerinin umut kaynağı olduk böylece

tuvalet

nushirevan
Evin ihtiyaç giderdiğin bir bölümü.

Tanıdık bir ağabey var, zaman zaman hasbihal ederiz. Konular çoğu zaman felsefi çatıda ilerler. Geçen konuştuğumuzda, insanlığın medeniyet yolculuğuna dair şeylerdi. İlk duyduğumda komik gelen, düşününce "hakkaten lan.. sanki.." dediğim bir tespit yaptı. Ona göre insanlık medeniyet yolunda ilerleyişine ateşin kullanılması, tekerleğin icadı, paranın kullanılmasından internetin tesadüfen bulunuşuna kadar hep üstüne koyarak ilerlemişti. Tüm bu yolculuktaki ana motivasyon, insanın öz saygısıydı. Daha iyi bir hayat, daha iyi bir toplum hep bu öz saygıya hizmet ediyordu. İnsan kendini saygıdeğer görüyordu ve daha iyi bir yaşam standardı için sürekli bir mücadele halindeydi. Komik gelen tespit ise şuydu:

"İnsanın medeniyet yolculuğundaki ilk geri vitesi, dışarı tuvaletinden vazgeçip, evin içine sıçmaya karar vermesi ile başladı" (bkz:bgv)

Yatak odasının yanına konumlandırdığı bir odacığa, kendi dışkısını bırakan insanlık, öz saygısını da bu şekilde törpülemiş. Kendinin saygıdeğer olduğuna inancını, bu basit mimarlık hilesiyle kaybetmiş.

Önce güldürüyor, sonra "N'alaka?", nihayet "hadi be.. öyle gibi sanki" dedirtiyor.

Pis bi mevzu ama paylaşmak istedim sözlük.

eski futbolcu

nushirevan
Yorumculuk yaparak kariyerini devam ettirmektedirler. Sporculuk zamanına göre epey kilo almış haliyle, hafif beyazlaşan saçlar eşliğinde spor kanallarında konuşmaktadırlar. Giyim kuşamlarına, ezelden yorumcu olanlara göre daha dikkat ederler. Futbolun teknik kısımlarından çok, saha içindeki atraksiyonlardan, motivasyondan bahsederler. Konu tıkandı mı, 90'lı yıllardan anılar anlatıp geyiğin dibini döverler. Sahada konuşurken görmediğimiz için, ekranda "R" leri basa basa kahvehane ağzı kullanınca ekrana kilitlenir kalırız. Sinirlenirse canlı yayında küfür etmekten, cringe olmaktan çekinmezler. Aidiyet duyduğu takım taraftarlarına oynar, destek görmezse fena satarlar. Süper lige yeni çıkmış takımlarda, deneme yanılma yollu teknik direktörlük yaparlar.

ticareti yapılacak en karlı işler

nushirevan
Cevap: Erkeklere özel don satılan iç çamaşırı

21.yy'ın en tutan işleri konsept işler oldu. Misal simit mi üretiyorsun, simidin sarayını kuracaksın. Kahve mi satıyorsun, bardağına isim yazdıracak özel kafeler açacaksın. Et mi satıyorsun, tuzu dirseklerinden döküp ete şaplak atacaksın.

20. Yy'da bir girdiğinde herşeyi bulabildiğin, her b*kun püsürün olduğu işletmeler revaçtaydı. Ancak avm'ler çoğalınca, bu defa belirli ve tek bir sektörde ürün üreten ancak bu ürünü piyasa fiyatından pahalıya satarak kaliteli olduğunu iddia eden firmalar türedi. Lokmacısıydı, kahvecisiydi, etçisiydi, çiğ köftecisiydi vs. Ortalık konsept firmalarla doldu.

Konsept fikir cepte mi? Tamam. Gelelim don mevzusuna (bkz:bgv)

Biz erkekler, alışveriş yapmayı sevmeyiz kadınlar gibi ama yapmak gerektiğinde de aslanlar gibi gider yaparız. Tek bir istisna ile.. Don, iç çamaşırı alırken kedi oluyoruz maalesef.. Evet, bunu kabul edelim abiler. Konsol oyun almaya giderkenki motivasyon ile boxer almaya gittiğin o beyaz tezgahın önündeki üniversite öğrencisi olup aynı zamanda para kazanan o tezgahtar kızın önünde don seçmekte zorlanıyoruz. İşimiz bir an önce bitsin de, defolup gidelim havasındayız. Belki üzerinde şirinler motifli boxer almak istiyorum ama o tezgahtar kızın müstehzi bakışına maruz kalacağım diye alamıyorum. (Şaka bi yana şirinler sadece örnekti beni yargılamayın, power rangers'lı da olabilir (bkz:bgv))

Haliyle bunu alışveriş yapan hanımlara; eşine, annene, kız kardeşine filan bırakıyorsun. Onlar n'apıyor? Gidip şalvardan bozma, pötikareli "seher" don alıyor yerli üretim..

Şimdi fikir şu:

Bir iç çamaşırı mağazası olacak, evet konsept mağaza. 20 liralık mala 50-100 tl değer biçeceksin tıpkı nusret, starbucks gibi..

Bitti mi? Hayır. Mağazada sadece erkek çalışanlar olacak. Asla kadın çalışan olmamalı ki aynı sorunla karşılaşmayalım. Buna cinsiyetçi de diyebilirsiniz ama belli sektörlerde bu ayrım elzem hale gelmiş olabilir.

Son olarak, fikrin bomba tarafını açıklıyorum: Evet, kadın çalışan olmayacağı gibi, kadınların da mağazaya girişi yasaklanacak. Dışarıdan içerisi görünmeyen mağazaya sadece erkek müşteri kabul edilecek. Kadınlar içeride ne olduğuyla ilgili meraktan kudurabilir zira biz de kadın kuaförlerinin arka kısımlarını hiç göremedik mesela. Kapıya eşler mi geldi? "Ablacım kadınlar giremiyor mağazamıza" diyeceksin. "Aaa! Öyle şey olur mu? Sizin yaptığınız faşizm!" filan diyip ayrılacaklar ama o erkek yüzde yüz geri dönecek mağazaya..

Erkeklerin don seçme özgürlüğü engellenemez. (bkz:bgv)
4
gulurkensandalyedenduseneksicininkafasindakibere gulurkensandalyedenduseneksicininkafasindakibere
Mükemmel fikir, maddi manevi destekçinizim 😂
nushirevan nushirevan
Hahah teşekkürler sayın yazar :)
can can
Zevkle okudum.
nurse nurse
Gerçekten çok güldüm 😅

whatsapp grupları

nushirevan
Çoğu zaman bilginin tek elden çok kişiye ulaşması açısından faydalı gördüğüm özelliktir. Ancak faydalarının yanında zararları da vardır.

Misal bir arkadaşın, hiç hazzetmediğin birini eklemiştir gruba. Art arda konuşursan, sanki göz göze gelmiş gibi olacaksındır. O yazdıktan sonra birilerinin cevap vermesini bekler, ondan sonra yazarsın ki, "baak ben senle ilgilenmöyorom" havası olsun.

Bunun tam tersi de olabilir. Çok iyi anlaştığın kafa dengi arkadaşlarla gruptasındır. Aklına çok iyi olduğuna inandığın bir şaka gelir, yaparsın. Last seen'i takip etmekten gözlerin ağrır. Allahım o tepki neden gelmez? Neden? Komik değil miydi ki? diye düşünmeye başlarsın. Nihayet birileri "ehe he" yazar da avunursun. Sonra biraz zaman geçer, bir başkası aynı şakayı yapıverir. Sen sanki bunu hiç dememişsin, o şakayı yapmamışsın gibi, patenti sana ait olan şaka adam tarafından öyle bir satılır ki, ekran gülmekten ağlayan sarı emojilerle dolar. "Ulan demin ben yapmadım mı o şakayı, o zaman niye gülmediniz lan?" diye haykırmak istersiniz ama olmaz. "Hüç tepkü vermüycem, bakalum anlayacaklar mu?" diyip küsersiniz kendi kendinize..

Eğer grupta tanımadığın insanlar varsa, profil fotoğrafına bakıp hayatı hakkında bir analize girişirsin. "Haaa bak deniz kenarında çekmiş fotoyu, demek ki tatile gitmiş geçen yaz görüyonnu?" dersin.

Doğum günü, vefat haberi, bayram, mübarek günler ve geceler derken ömür törpüsüne dönüşür. Bir kişi "filanca ölmüş" demeyegörsün.. 72 kişi altına "Allah rahmet eylesin" yazarken, 16 kişi "sadece Allah rahmet eylesin demiyim, ecük farklı olsun" diye düşünerek "Mekânı cennet olsun, rabbim kalanlara sabr-ı cemil nasip eylesin" derler fiyakalı.. Ne ölen kişinin yakıni vardır grupta, ne bu taziyeleri iletecek biri..

Geç gelen tepkiler.. artık bildirimler mi kapalıdır, interneti mi bitmiştir, oyun mu oynuyodur bilmem. Gruba birisi sabah saatlerinde bir şey yazmış, gece 2 buçukta cevap yazıyor öteki. Tiri lili tiri lili diye gecenin bir yarısı kalkıp, geç tepki veren hıyarağasına söversin uykunu kaçırdığı için.

Yazıyor... sorunsalı.. Bir şey sorarsın, karşıda görünüyor adam "yazıyor.." diye. Bekle allah bekle.. yazar da yazar, yazar da yazar. Sanırsın ki birazdan orhun abideleri gibi lök! diye koyacak önüne paragrafı.. Ne gezer? Cevap "peki.." Ulan giris-gelişme-sonuç içeren koca bir destan attım sana bu mudur tepki? Cevap "peki tamam" olur.

Megabayt düşmanı videolar. Yemin ediyorum, 30 saniye video çekiyorum, gönder deyince orasını kırp burasını kırp kısacık bişey gidiyor gruba. Millet bi gönderiyor 5 dakika 45 saniye maşallah! Bi de 1080p mi çekmiş, 4k mı itelemiş ne yaptıysa indirmek için 10 dakka bekliyorsun. Gelen ne? Abdurrahman Önül'den Bilal-i Habeşi ilahisi, altında "hayırlı cumalar" ulan sen!.. La oğlum se.. Aha.. Ne düy.. Neyse sakinim..

yazarların evde beslediği hayvanlar

nushirevan
Dün itibariyle 3 lepistes 2 çöpçu balıklardır. Köyde eski bir akvaryum vardı. Yıkadım temizledim, içine süs filan aldım, dooğru akvaryumcuya.. Japon balıklarından çok çektiğim için "hocam şöyle birbirinin kuyruğunu kanadını yemeyecek, efendi efendi suyunda yüzecek bir kaç balık önerir misin?" diye sordum. Adam "ulan ben bunu nasıl kazıklarım, ooh ay sonu çıktı" bakışını attıktan sonra adını bilmediğim isim tamlamalı balık adlarını saydı. Fiyatları tuzlu gelince, balık dünyasının suriyelileri gibi davranılan lepistes'lere göz diktim. Ucuz işçilik, tam verim.. Neyse motoruydu, bitkisiydi filan derken aldık bunları eve koyduk. Hanımla bir süre "hangi sehpanın üzerine yakışır" efendime söyleyim "balkon camına mı koysaydık?" filan derken, "çocuklar neticede ilgilenecek" deyip onların odasına koyduk. Çok da güzel yaratıklar, 3 farklı renk.. Şimdilik sevdik. Siyasi görüşlerini bilmiyorum ama suyu bulandırmada maharetli görünüyorlar. Kimisi "metilen mavisi dök" diyor, kimisi "metileni çok dökmüşsün aga" diyor. En sonunda karar kıldım, "metilen isteyen var mı beyler?" diye bağırıyorum akvaryuma. Lepistesler ilgilenmiyor, çöpçu dipten bakıyor "çek aga bize bi 35'lik" der gibi. İnşallah uzun yaşarlar.

sözlük yazarlarının kaleminden şiirler

nushirevan
(bkz:#75824) numaralı giri'de biraz duygusal yazmış olabilirim. Belki de yazmamam gerekirdi. Hastalıklar, hem bu dünya hem de ukba için birer imtihandır. İş odur ki imtihanı geçmeye gayret edelim, sınavı tamamlayalım. Eklemlerim tutmaz olduğu bir dönem şu şiiri yazmıştım:

Eyyub'tan katre kadar ibret almadım sanma
Bilmem şifa dilemek sabırdan imtina mı?
Hikmetinden de sual olunmaz derler ama
Rahmetinden ötürü bitmez mi imtihanı?

Kana boğuldu yine karanlık dehlizlerim
Seccade görmez oldu eğilmeyen dizlerim
Allah'a ayan ama kullarından gizlerim
Sanki yıllardır bünye sıhhate aşina mı?

Şişme ey nefsim şişme, var bunun da kötüsü
Eklemden fakirsen de sağlam tut menisküsü
"Bilemedim ben" dedi, hekim ordinaryüsü
Her hasta onuldu da benimki mutena mı?

Bakma; etmem şikâyet, kabullendim hilkati
Şükretmeli bugüne, sürse de meşakkati
O lütfu hoş olanın, kahırda hakikati
Ya Şafi kabul eyle aciz hamdüsenamı

ey yazar dök içini

nushirevan
Birbirinin tedavisini imkânsiz kılan hastalıklarım var. Birini tedaviye götürdüğümde, öteki aşılmaması gereken o sınırı aşmak zorunda kalıyor. Ötekini tedavi ettirsem, beriki kalıcı hasar alıyor ve tedavi edilemez hale geliyor. 2 tane majör, 3'ten fazla da "hani şu 10 binde 1 kişide görülebilecek tarzda" enteresan rahatsızlıklarım var. Hepsini vereceğim son nefese kadar beden kafesindeki maphus arkadaşlarım olarak görüyorum. Yoksa bu hayat çekilmez olurdu. Buna da şükür.
2
nurse nurse
Çok geçmiş olsun demek geçirseydi keşke her hastalığı ama yinede biz geçmiş olsun diyelim
nushirevan nushirevan
Sağolun sizlerden uzak olsun

oksijen

nushirevan
2021 yılı netflix yapımı bir fransız bilim kurgu filmi.



Kroyojenik uyku kapsülünde uyanan kadının, hapsolduğu yerden kurtuluşu, kaybettiği hafızasını tekrar kazanmaktan geçmektedir. Bu yaşam mücadelesinde tek muhatabı prosedürleri yöneten "milo" adlı bir yapay zekâdır.







Oxygen tek mekân gerilim filmi olarak fena değil. Puanım:6/10

kullanılmayan giysileri ne yapmalıyız

nushirevan
Sosyal yardım derneklerine bağışlayabiliriz. Üstelik sadece giysiler değil mobilyalar için de aynı şeyi söyleyebiliriz. Evde çocuğun sığmadığı, oldukça yeni bir çocuk yatak odası takımım vardı. Daha önce letgo 'dan satardım ama bu defa ihh'yı aradım. Fotoğrafını çekip gönderdim ve "gelin alın" dedim. 2 saat sonra il görevlisi ve yanında adamları ile birlikte gelip "Allah kabul etsin" deyip komple söküp götürdüler. Yetmedi, bi de yeni doğum yapmış suriyeli bir annenin evine yerleştirirken de fotoğraflarını çekip gizlice bana attılar. Annenin sevinci görülmeye değerdi. Eğer bölgenizde bu gibi sosyal yardım kuruluşları yoksa, bölgenizin en büyük camiisine gidip cemaatin girmediği o diğer kapıya bırakabilirsiniz. Çünkü imamlar da bu gibi görevlerde veya bu görevlerde olan kişileri tanıyorlar.

suskunlar

nushirevan
Türk dizi tarihinin ilk 3, hadi ilk 5 sıralamasına girebilecek kalitedeki drama serisidir. Karantina süresinde yeniden başlayayım dedim. Her bölüm çok derin aforizmalar veriyor dizi. Bir de türkçe katili bir diziymiş:
- Gelicen mi?
- gelmicem
- napıcan?
- bakıcam aga!
- neye bakıyon neye neye?!
- sormıycan o zaman
- aynen..

yaşamak

nushirevan
Bir rüya halidir. Ebedi hayata inananların, 70-80 yıllık bir zaman dilimine kıymet biçmesi ancak rüyalarda olabilir.

Ne diyor Metin Altıok

"insan usul usul ölmek için gelir dünyaya
başlar her gün biraz daha insan olmaya
ve ölürken usul usul ne tuhaf;
aşık olur, kedi besler, isim verir eşyaya"

aşı reddi

nushirevan
Bir haktır. Elbette insanlar aşı olup olmama konusunda bedenleri konusunda özgürlük sahibidirler. Ancak özgürlüğün tanımında olduğu gibi, bir başkasının özgürlük alanına müdahale kabul edilemez. Bunun adı özgürlük değil faşizm olur.

Günümüzde, koronavirüs belasından sonra geliştirilen aşılar var. Türkiye dahil, bir çok ülke aşı programlarında oldukça ilerledi ve hatta bir kaçı bu konuda çoktan sonuca vardılar bile.

Devletimiz de bu aşıların yapılmasını tavsiye ve teşvik ediyor. Elbette dileyenin aşı olmama özgürlüğü var. Kendi tercihidir, bir şey diyemezsin. Ancak senin aşı olmaman, hasta olmamak için aşı olanın hakkını korumuyorsa, devlet de bir takım önlemleri almakla yükümlüdür. Bilimsel olarak hastalığın önlenmesine karşı bir aşı geliştiriliyor ve dünyanın en büyük otoriteleri bunu kabul ediyorsa, sırf senin "çip takacaklar, kısır bırakacaklar" paranoyan yüzünden, aşı olanın hakkını yedirmeyiz kardeşim! Devlet yarın öbürgün, "aşı olmayan toplu taşımaya binemez" derse mesela, buna "faşizm!" diye bağıracak hatırı sayılır "şuursuz" bir kitle yok değil. Anlamadıkları şu:

- Evet, sen bütün dünyanın kabul ettiği tedaviyi reddedebilirsin ama bu reddin sonuçlarına da kendin katlanırsın.

Devlet bedava tedavi ediyor mesela.. Aşı reddi için başvuranın teşhisinde korona tespit edilirse, tedavisi tıpkı dünyanın geri kalanında olduğu gibi ücretli olsa bu da mı faşistlik olacak? Oldu, ben gideyim %97 koruma sağlayan aşımı olayım, sen benim o %3'lük risk oranımı, sırf paranoyan yüzünden zorla! Oldu canım, başka?
0 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol