confessions

nushirevan

1. nesil Yazar - - Yazar -

  1. toplam entry 1683
  2. takipçi 16
  3. puan 0

yüzüklerin efendisi

nushirevan
Dizisi olan "rings of power" beğenilmeyen eser. Olayı baştan anlatayım. Peter Jackson abimiz, Yüzüklerin Efendisi üçlemesi ile büyük bir sükse yapıyor. Kısmen Hobbit üçlemesi ile de devam ettiriyor evreni. 6 tane film var anlayacağınız. Arada bir sürü pc, mobil, ps vs. Oyunları da çıkıyor. E zaten sittin sene önce Tolkien bir külliyat neşretmiş.. Haliyle ortada hatırı sayılır bir fan kitlesi oluşuyor. Kitabı okuyanlar inisiye olanlar, filmleri izleyenler kalfa, diziye başlayanlar çırak gibi görülüyor bu evreni takip edenler arasında. Öyle tipler var ki, adamın işi gücü yok, 25-30 yılını vermiş kitaplara, araştırmalara. Youtube kanalı açmış, efendim "Sauron kimdir?", "Güç Yüzükleri Nelerdir?" veya Balrog'un Koç Yumurtaları gibi detay denizinde boğuyor ilgi duyanları. Herkesler hocam diyor, abi çekiyor filan..

Yıllar sonra amazon, milyar dolarlık bir proje üretiyor. Haliyle bu kitlede beklenti yüksek. Amazon ortaya karışık, vasat üstü bir emek çıkarıyor. Bizim bu abiler, yıllar sonra orta dünyayı görmenin keyfini çıkarmak, dizinin keyfine varmak yerine b*k atmakla meşguller. Tamam dizi efsane değil, başarılı olduğu da söylenemez ama eleştirildiği kadar da kötü sayılmaz. Peki bu üstten bakışlar, beğenmemeler neden? Bir düşünün: 30 yılınızı veriyrosunuz esere.. Sonra birileri çıkıyor, seni de yok sayarak sağdan soldan dizi senaristi bulup evrene dizi halinde devam ediyor. "Yıllarım boşa mı gitti? Ben üstadı azamım" triplerindeki bu adamlar ne yapsınlar? "Fena değil" bile diyemiyorlar. Kibrin geldiği noktaya bakar mısınız? Bölüm incelemelerini takip ediyorum, her detaya bir problem buluyorlar. 5. Bölüm itibariyle Elf kralı "ağacımız ölüyor. Sebebi galadriel sandım yolladım, değilmiş. Mithril bizi kurtarabilir" minvalinde bir açıklama yapıyor. Bizim bu abiler diyor ki "Mithril olmasa elf soyu tükenecekmiş! Ne yaptınız siz?!"

Birader elf kralı öyle mi dedi? Adam derdin çaresini o kadar bilemiyor ki, Sauron'un peşindeki prensesi bile uzaklaştırıyor diyardan. Üstelik kesin yargı da bildirmiyor, "kurtarabilir" diyor adam bir umut.. Ama bizim abiler o kadar önyargı ile izliyorlar ki çarenin mithrilden fitil yapmak olduğunu bile söylediler.

Bu sadece bir örnek. Arkadaşlar, bu bir televizyon dizisi. Sinema filmi gibi belirli bir kitleyi hedef almıyor, tüm gruplara hitap etmenin peşinde. Dolayısıyla eserden de kopuyor, evreni de büküyor, karakterleri de baştan yazıyor keyfine göre. İzleyin, keyfine varın. Orta Dünya'yı resmetmiş adamlar. Sadece hayal ettiğiniz Numenor'u eklemişler ve daha bir çok ilk. Şu diziye artık b*k atmayı bırakın da detaylarda neler verilmiş onları yakalayalım. Sauron'un parmağını kesen Narsil'i gördük kimsenin umrunda değil. Tamam en iyi siz biliyorsunuz, siz külliyatı hatmetmişsiniz, sizsiniz en büyük. Bi susun da izleyelim artık.

olayı yanlış anlayanlar

nushirevan
Komşum. Toki'de, küçük bir yerleşim biriminde yaşıyorum. Kızlarım (3 tane)la birlikte markete gidip abur cubur aldık. Marketten çıkarken ne göreyim? 3 tane köpek, biri 7-8 öteki 5-6 yaşlarında iki küçük kızın elindeki ekmeği almak için hamle yapıyorlar. "Hat! Hüt! Höteeeyt!" diye bağırdım durdular. Ancak elindeki ekmeğe de niyetlenmişler, biraz da büyük boyutlu olduklarından tehditlerim işe yaramamış olacak ki çocukların üzerlerine gelmeye bu kez yavaş adımlarla devam ediyorlar. Kendi kızlarımın ellerini bırakmadan, küçük kızların abla olanına "kardeşinin elinden tut, yavaşça gel benim kızların arasına gir" dedim. Öyle yaptı, köpek yaklaşmayı durdurup sadece seyretti. Yola devam edeceğim, baktım çocuklarla aram açılınca köpekler yeniden hamle yapmaya kalktı. Ablaya dedim ki "evin nerede? Oraya bırakalım seni, bunlar acıkmış" Çocuk "evimiz yukarıda" dedi. Ben de o sırada yerden taş alır gibi yapınca köpekler uzaklaştı. "Hadi selametle.." dedim, kızlarımın ellerini bırakmadan eve geldim. 10 dakika sonra kapım çaldı. Adamın biri geldi "sen hayırdır benim kızıma 'gel seni evime götüreyim' diyorsun?" dedi. Haydaaaa.. Dedim ki "yanlışın var, kızlarına köpek saldıracaktı ben engel oldum. 3 tane kızım da yanımdaydı, evinize kadar eşlik edelim dedim" Adam dönüp kızına sordu, kız da aynen teyit etti. Bin bir mahcubiyetle "zaman kötü abi kusura bakmayın" dedi ayrıldı gitti. "İyilikten maraz doğar" dedikleri bu olsa gerek.
3
nurse nurse
Bu tür olaylar insanı, iyi olmaktan nefret ettiriyor.
nushirevan nushirevan
Allah'tan bu olaylar marketin kapısının önünde oluyordu da kamera kayıtlarında köpeklerle çocukların arasına girdiğimin kayıtları var. Çocuk teyit etmese, kamera kayıtları olmasa ortadaki ithama karşı verebileceğim bir ispat olmayacak. Allah korusun
nurse nurse
Gerçekten çok korkunç bir ihtimal. Geçmiş olsun hocam. Peki çocuk neden evde babasına gerçeği söylememişte sizin kapınıza gelince söylemiş.

gazi mustafa kemal atatürk

nushirevan
Hutbelerde anlatılıp anlatılmayacağı tartışılan ilk cumhurbaşkanımız.

Hutbeler; müslümanlara kuranın emirlerinin anlatıldığı, peygamberlerden tavsiyeler verildiği, iyi ve kötü hasletlerin izah edildiği yerlerdir. Bu yüzden dini ilgilendiren her konu, sırası geldiğinde hutbelerde de anlatılabilir.

Kendi el yazısını okumanın, tırnak içinde paylaşmanın bile "hakaret" addedildiği dönemde ne kadar anlatabilirsiniz orası ayrı mevzu. 5816 kanununun yoruma açık bırakılması, imamların hutbelerde anlat(a)mamalarına neden bile gösterilebilir. Neden anlatılmasın yoksa..

cami

nushirevan
"siyaset olmaz" denilen yer. Bunu diyenlerin tarihi de bilmediğine eminim. İslam tarihinde camiler, öncelikli olarak devlet işlerinin konuşulduğu yerlerdi. Hz.peygamber döneminde kuba mescidinin, millet meclisinden farkı yoktur mesela. Zaten cami, kelime anlamı bakımından da toplanılan yer, bir araya gelinen yer demek. Burada devlet işleri konuşulur, sosyal meseleler tartışılır, hatta sadece muhabbet etmek için bile bir araya gelinirdi.

Zaten anlaşılmayan nokta şu: Açın tedavüldeki din kültürü ve ahlak bilgisi kitaplarına bakın. Diyor ki "din; insanı hem dünya hem ahiret mutluluğuna eriştirmek için yaratıcı tarafından vahiy yoluyla gönderilen kurallar ve tavsiyeler bütünüdür" Ne diyor? "Hem dünya hem ahiret.." yani dünyevi meseleler de din çatısı altındadır ki bunun örneklerini kuran'da miras hukuku, evlilik hukuku, ticaret hukuku vs. gibi dünyevi meselelerle ilgili ayetlerde görebiliyoruz. Yani neymiş? Din, sadece ahiret için değil, yaşadığımız dünyayı da kapsıyormuş. Dünya siyasetten, siyaset de dinden ayrı düşünülemez bu yüzden.

O yüzden "camide siyaset olmaz" demeye kalkışmadan önce, camilerin kadim vazifeleriyle ilgili tarih kitaplarını şöyle bir karıştırın derim ben. Ha, şu söylenebilir: Camilerde 'sadece' siyaset olmaz. Bir mahalle camisi, imamı ve cemaatiyle birlikte o mahalledeki yardıma muhtaçların ihtiyacını gidermek, zorda kalana yardım etmek ve kişilerin sosyal problemlerini çözmeye çalışmakla da mesuldür mesela. Oturup sadece siyaset konuşulmaz ama bütün bu meselelerin arasında, üslubunca siyaset de konuşulabilir.

gülşen

nushirevan
Zaman zaman aykırı çıkışlar yapan pop müzik şarkıcısı. Bugün itibariyle "sapıklığı imam hatipli olmasından" dediği için, "halkı kin ve düşmanlığa teşvik etmek, kışkırtmak" suçundan tutuklandı ve cezaevine gönderildi.

Sesinle, sanatınla zirvede kalmak varken, poponla, memenle ve çatal dilinle bir yerlere gelmeye çalışırsan olacağı buydu.

Hep söylüyorum, yine söyleyeceğim. Sanat, ideolojiler üstüdür. Sanatını, ideoloji satmak için kullanırsan, katma değer vergisi döner dolaşır seni bulur. Gerçekte görüşü ne olursa olsun, bu milletin kahir çoğunluğunun beğendiği, benimsediği sanatçılar vardı. Barış Manço mesela.. Hiç gördünüz mü bir ideojiye yamandığını?

Ancak günümüzde sanat lobilerin elindedir. Toplumları peşinden sürükleyecek figürler yaratıp onlara beyanatlar verdirmek için kampanyalar yapar, telkinler uygular, teşvik ve motive ederler. Amaçları çoğunlukla ahlâkî çöküntü yaratmak olsa da, son dönemlerde siyasete de sirayet ettiler. LGBT bayrağı açanı değil, açtıran iradeyi tutuklamak, alkışlayan yoz zihniyeti cezalandırmak gerekiyordu. Yoksa Gülşen sadece konu mankeni burda..

cüneyt arkın

nushirevan
85 yaşında Vefat haberi gelen efsane oyuncu. Allah rahmet eylesin. Z kuşağı pek bilmez; 99 yılında "babacan" diye bir program yapmış, anadolu'yu gezdiği programda tarladan, topraktan soğan sökmüş, üzerindeki toprağı silip kütür kütür elma gibi yemiştir. Herkesin aklında Malkoçoğlu kaldıysa da benim aklımda bu görüntü kaldı.

herkesin birbirine benzediği bir dünya

nushirevan
Anlaşılan o ki böyle bir dünya var. Akşam akşam oturmuş beyaz tv'de çıkan B sınıfı filme bakıyordum. Final destination olarak bilinen, Son durak filminin ikincisi yayınlanıyordu. Filmde bir anda; şu anda amazon'da yayınlanan the boys dizisindeki "starlight" karakterini gördüm. Son durak filmlerinin eski olduğunu hatırladığımda bu kadının, dizideki oyuncunun aynısı olma ihtimalinin olmadığını anladım. Dedim ki "herhalde filmde oynayan kadının kızı, imdb'ye bi bakayım"

Efenim, son durak 2 filminde oynayan kişi keegan connor tracy imiş. Aha da bu abla:


Bu da The boys dizisinin starlight'ı erin moriarty.



İnanılmaz bir benzerlik var. Diziyi izleyenler, şöyle açıp tekrar eski filmi izlerlerse ne demek istediğimi daha iyi anlayacaktır. Zira berbat oyunculuk 2003 yılında ne ise, 2023 yılında da aynı. (bkz:bgv)

instagram

nushirevan
Vergisiz online alışveriş uygulaması. Bir şeyler satmak için dükkan kiralamanıza, ticaret odasına kaydolmanıza, vergi levhası asmanıza gerek yok. Açıyosun bi instagram hesabı, filan ürün satılık diyorsun, whatsapp'la da eft yaptırdın mı tamamdır. Devir değişti tabi.

Yalnız bir şeyler satanların fiyat soranlara "fiyat bilgisi dm'den iletildi" yazmalarına bi anlam veremiyorum. Ne var yorumlarda "300 lira, sana 295 olur gardaş" yazsan da biz de fiyatını bilsek? 100 tane yorum var, hepsi fiyat soruyor. Hepsine de aynı mesajla cevap veriyorlar, ben üşenirdim.

küresel ısınma nedeniyle ilk memeli türün tükenmesi

nushirevan
Tükenme nedenine kurban olasıca bir fare türünün yok olma tehlikesi ihtimalidir. Çünkü diğer bazı hayvanların, küresel ısınma gibi büyük ölçekli dertleri yok soylarının tükenmesi için.

Bakınız bu hayvan Kenya doğal parkında hayatını devam ettirmekte olan afrika beyaz gergedanı.



Fotoğraf 2019 yılına ait. O yıllarda bu hayvanlardan dünya üzerinde sadece 4 tane kalmıştı. Cinsel gücü arttırdığına inanılan boynuzları yüzünden, hunharca avcılar tarafından avlandılar. Bu yüzden başlarına askeri birlikler yerleştirildi. 7/24 çalışma esasıyla çalışan bu askerlerin, avcılara karşı "vur emirleri" de ceplerinde.

2022 yılı itibariyle 4 hayvanın 2'si doğal nedenlerle hayatını kaybetti. Şimdi dünya üzerinde bu hayvan türünden sadece 2 tane kaldı. Her ne kadar biri erkek biri dişi de olsa, artık soylarını devam ettirecek kadar genç de değiller.

Bilim adamları, laboratuvarlarda büyütülmek üzere her iki hayvandan da örnekler aldılar. Çalışmalar umut veriyor ama bu hayvanlar öldüklerinde, onları tekrar canlı görebilmemiz için en iyi ihtimalle 20 yıla ihtiyaç var.

bir anlık saflıkla yapılan gaflar

nushirevan
İlk defa misafir olarak gittiğim bir evde, cool görünmek için altın varaklı tabaklarda gümüş çatalla ikram edilen lüks baklavayı "baklava sevmiyorum pek, çay yeterli" deyip reddetmem ve aradan geçen bir saat sonra koyulaşan sohbette 3 gün önce 1 tepsi baklavayı nasıl gömdüğümü ballandıra ballandıra anlatmam ve ardından gelen "hassss..." iç sesi.

küresel ısınma sorunsalı

nushirevan
Sorunsal değil, maalesef bir gerçektir. Üstelik geri dönülemez düzeyde bozduğumuz bir yapı bozukluğu bu. Doğanın kendini yenilemesi için fırsat vermeyen insanoğlu, vakit çok geç olduğunda anlayacak nerede yanlış yaptığını. İklimleri tamamen farklı 3 nokta söyleyeyim: Kahire, Antalya, İstanbul. Küresel ısınma, 20 yılda Kahire iklimini Antalya'ya, Antalya iklimini İstanbul'a taşıyacak. Ekvator çizgisinin çapı daha da genişleyecek ve kutuplara gidip global su dengesini sağlayan okyanusaltı akıntıların rotaları değişecek. Bu da kutupların erimesinden, tsunamilere kadar bir çok soruna neden olacak. Zaten bu insanoğlunun vurdumduymazlığını anlamak mümkün değil. Küresel ısınmayı yavaşlatabiliriz ama bu kıyamet senaryosu, ölmeyi kendine yakıştıramayan insanoğluna uzak geliyor anlaşılan. Tıpkı, Ukrayna-Rusya savaşından dolayı, küresel gıda krizi bas bas bağırırken, kimsenin önlem adına harekete geçmemesi gibi. Küresel ısınma uzun vadeli bir senaryo ama gıda krizi çok daha yakın. Ne ülkemizde, ne de dünyamızda bir avuç insan dışında kimse bunun önüne geçmek için mücadele etmiyor. Akaryakıt fiyatlarını konuştuğumuz günleri, su fiyatları artmaya başladığı zaman unutacağız.

Mesela yaşadığınız yerlerde göl, gölet var mı bilmiyorum. Bir süredir suyun çekildiğini ve kıyı şeridinde açıklık meydana geldiğini görmüşsünüzdür. Ne orman bakanlığı ne de yerel idareler, bu açıklığı yeşil örtü ile yeniden doğaya kazandırmayı düşündüler mi? Herkesin fikri, suyun tekrar geleceği öngörüsü. Gelse bile yeşile zararı olmazdı, üstelik sudaki oksijen miktarı da artmış olurdu. O golün bir daha eskisi gibi dolmayacağı fikrini kabul etmemenizi anlarım ama balçığa bakıp "ah vah" edecek olanlar sorumluluk sahibi makamlar olmamalı.

darbe

nushirevan
Sadece askeri olarak gerçekleşmez. Misal bir sabah uyanırsınız, atm'ler, pos cihazları çalışmıyor.. Bankalar telefonlara yanıt vermiyor.. Yok sistem bozuk, yok elektrik yok, yok data kaybı.. Ekmek alacak paranız kalmıyor.. Neler olabileceğini, toplumsal gerginliği sadece hayal edin. Bugün "çaya zam gelecek" dedikodusu yayılıyor da millet zincir marketlere hücum edip çuval dolusu çay almaya çalışıyor. Nakit sıkıntısı çeken, kirasını, taksidini ödeyemeyen vatandaş neler yaşar neler.. Top, tüfek darbenin imgelerinden olsa da, muhtemel finansal bir darbe türü de vardır.

erşan kuneri

nushirevan
Kelime şakaları ve küfüre dayalı bir mizah, artık eskide kaldı. Gülen varsa buyursun. Yok "erdem atletik diye ben niye köfteci dükkanı açıyorum?" Sorusuna daha çok gülüyorsanız durum komedisi daha ağır basıyor olabilir mizah kotanızda. Üzerinde baya uğraşılmış bir iş Erşan Kuneri. Ama verilen emeği hak ediyor mu bir komedi işi olarak? Orası tartışılır. Eğer prodüksiyonu puanlıyor olsaydık 8 veya 9 alabilirdi. Yok komediyi puanlayacak olursak 6, hadi Kooperatif Kemal'den ötürü 7.. Daha fazla da değil.

rusya-ukrayna savaşı

nushirevan
Sebeplerinden bağımsız olarak, her iki tarafın da haklı duruma düşebileceği pozisyonlar barındıran iki ucu tükürüklü değnek. Şimdi X ve Y ülkesi var. Y ülkesine Z ülkesi gelip, "X sana saldırabilir, al sana silah!" diyor. Çünkü X çoğu zaman bu pasif agresif bir tavır içinde Y'ye karşı. Aslında hepimiz biliyoruz ki Z aslında X'ye düşman,Y'yi de maşa olarak kullanıyor. Y bu pozisyonu kendince kabul ettiği anda, savaşın fitilini ateşlemiş oluyor.

X diyor ki "Y silahlandı, kime ve neye karşı? Kabul etmiyorum ve daha fazla silahlanmadan, tehdit gücünü arttırmadan ben saldırıyorum!"

Y diyor ki "Ben ülkemi savunacağım, senin askerlerin benim topraklarıma girerse öldürürüm!"

Z diyor ki "Koçum benim Y! ben hep senin arkandayım, vur!"

Tahmin edebileceğiniz gibi X=Rusya, Y=Ukrayna, Z= Nato (abd)

Rusya, Ukrayna'nın Nato tarafından silahlandırılmasından bir anlam çıkarmakta haklı. Öte yandan ukrayna'nın da özgür bir devlet olarak elbette silahlanabilme özgürlüğü var. Rusya'nın bir vilayeti gibi, uzaktan kumanda edilmeyi kabul etmeme iradesi ortaya koymuş. Her iki taraf da haklı! Örneğin önümüzde bir Yunanistan örneği duruyor. Yunanistan, parasıyla silah satın alabilir ve envanterini güçlendirebilir. Ama bunu z'den hibe edilen silah ve mühimmatlarla, Türkiye sınırında yapması manidar. Türkiye sınırına yine Z destekli askeri yığınak yapıyor. Şimdi biz kalkıp Dedeağaç'a girersek, Rusya gibi işgalci mi olacağız? Haksız olan Z, yani Nato, yani neo-amerikanlar! Tavrımızı bundan yana koymalıyız bu mücadelede. "Ne ukrayna'dan ne rusya'dan vazgeçmeyiz" doğru stratejidir bu yüzden. Çünkü asıl düşman kuklacı z!
0 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol