confessions

nushirevan

1. nesil Yazar - - Yazar -

  1. toplam entry 1439
  2. takipçi 14
  3. puan 0

sübliminal mesaj

nushirevan
Görünenin ardında, bilinçaltına gönderilmek istenen mesajdır. Yüzeysel bakıldığında görünmez, derinlemesine bakıldığında hemen fark edilir. Komplo teorilerinin argümanını oluşturan temel öğelerden biridir.



Tamam bu örnek olmadı ama sen anladın (bkz:bgv)

beyin

nushirevan
Duyu organlarının ötesinde bir gerçeklik kapasitesine sahip organ. Bize göre gerçek, duyularımızın bize söylediği şeylerdir genelde. Su sıcak mı? Sorusunu duyu organlarımızla test edebilir ve gerçegi öğrenebiliriz. Ancak duyuların her zaman yanılma payı vardır. Elinizi soğuk sudan çıkarıp ılık suya batırdığınızda su sıcak hissedilir. Ancak beyniniz az önceki deneyiminizden dolayı, duyu iletiminin aksi yönde suyun aslında ılık olduğunu kavrayabilir. Yine cam bir bardağa koyulan kalemin dışarda kalan kısmı kırılmış gibi durabilir. Işığın suda kırılma payı olduğunu bilen beyniniz, kalemin gerçekte kırık olmadığını size söyler. Kötü kokulu bir bölgeye gittiğinizde burnunuzun direği kırılır, çok rahatsız olabilirsiniz. Ancak orada yaşamaya başladığınızda bir süre sonra kokuyu alamaz hale gelirsiniz çünkü beyniniz koku algınızı bu yaşam koşullarına adapte edip gerçeklik algınızı yine değiştirmiştir.

Şimdi aşağıya rakam ve harflerden oluşan bir metin yazacağım ama beyniniz onu okuyabilecek:



bu mesaj zihnimizin ne kadar harikulade,etkileyici seyler yaptiginin kanitidir.baslangicta okumak zordu,fakat simdi bu satiri zihniniz kafa yormadan otamatik okuyabiliyor...degilmi?gurur duyabilirsiniz sirtinizin sivazlanmasini hakediyorsunuz...

müjde

nushirevan
başkan erdoğan 'ın cuma günü açıklayacağını söylediği haber. Gönül istiyor ki "koronaya yerli aşı ürettik" veya "karadenizde 500 milyar dolarlık petrol bulduk" filan desin..
1
nushirevan nushirevan
Allah'tan başka bir şey isteseymişim :)

instagram'da canlı yayın açmak

nushirevan
"X canlı video başlattı" diye bildirim aldığın, açtığında demode müzik eşliğinde otobanın şeritlerini sayabileceğin etkinlik. Öylesine manasız, öylesine boş işler. Canlı yayın açacaksan fikrini beyan et, faydalı bir şey paylaş ne bileyim en azından manzara olsun bilader, D300 karayolunu kim naapsın?!

üç nokta

nushirevan
... şeklindeki noktalama işaretidir. Birçok amaçla kullanılır ama en yaygın olanı, eksik bırakılan cümlenin sonuna eklenir.

"Ben sana yapacağımı bilirdim ama ..." gibi.

Sosyal medyada ise iletinin duygu durumunun daha derin ifade edilmesi için kullanılır.

"İyi ki varsın Eren ..." gibi.

Ben genelde üç nokta kullanmıyorum, bir noktadan sonra can sıkmaya başlıyor (bkz:bgv)

naim süleymanoğlu

nushirevan
naim filmi ile kendini ve bulgaristan zulmünü, beleneyi hatırlatmış rahmetli türk sporcu. Filmi sinemada izleme fırsatı bulamamıştım. Malum sitelere düşünce vakit ayırdım. Zaten ayla ve müslüm'ün yapımcısından deyince, filmin genel atmosferini ve tarzını anlayabiliyorsun ama bu kez derdi olan bir filmi izlemek güzeldi. Göçmen soydaşlarımıza yapılan mezalimi yeniden hatırlamak ve onları yâd etmek tekrar içimizi acıttı.



İzlemek isteyenler için spoiler'sız bir özet geçeyim:

Film Naim'in gözünden anlatılıyor. Yaşadıkları, tecrübeleri ile çevresini analiz etmesi, yaşadığı dönüşümü gayet iyi anlatılmış. Biyografik bir film olmasına rağmen, hikaye olarak da gerçeğin ve kurgunun arasında gidip geliyorsunuz. Naim'i oynayan çocuk da sanki doğumundan itibaren rahmetiğin filmi çıksın da oynayım diye beklemiş gibi. Cuk oturmuş. İlk tecrübesi olmasına rağmen de gayet iyi iş çıkarmış oyunculukta.

Filme getirebileceğim sadece iki kötü eleştiri var. Birincisi klişeler. Film klişeleri hiç es geçmiyor. İlla ki hotel mutfağında bir asyalı şef olmak zorunda değil mesela. İkincisi de, başka filmlerde başrol veya yardımcı olabilecek kalitede oyunculardan kimisi, filmde 5 dakika ancak görünüyor. Sanki oyuncu sendikasına "naim'in filmini çekiyoruz kim geliyor?" demişler de "paranın önemi yok, rolün ağırlığının da önemi yok yeter ki oynayım" demişler gibi. Figüran oynayan noname oyuncu yok. Hepsinin de kaşesi var normalde.

yurtdışı anıları

nushirevan
Belçika'da küçük bir banliyö kasabası olan Berchem'de kalıyorum. Prosedür gereği, belediyeden oturum alabilmek için kiraladığım evde polisin denetleme yapması lazım. Tam da ramazan ayı, orucum. Emirdağ'lılar Kıraathanesi (Afyon) gördüm. İçeri girip selam verdim, selamımı kimse almadı. Bir anlam veremedim. Gayet kibar bir dille polis istasyonunun adresini sordum. Yine kimse cevap vermedi. Doğrudan çay ocağına gidip elemana sordum bu defa. Hatta yanlış anlaşılma olmasın diye de "oturum için beklediğimi" de ayrıca belirttim. Cevap "git burdan kardeşim, burası Emirdağ'lıların" oldu. Yine anlam veremedim ama "tamam ya işte ben de türküm, bir yardımcı olun şu karakol nerede tarif edin de gidip kendimi kaydettireyim" dedim. Yok dedi, olmaz dedi, git dedi sadece. Zaten orucun son demleri, dedim ki "ne yapayım polisle görüşmek için camı çerçeveyi mi indiriyim burda?" Doğal olarak ahali ayaklandı ve çizgi filmlerde görebileceğiniz bir şekilde kapı dışarı edildim. Kendimi sokakta kaldırımda buldum. İki ayak yanaştı. Kafamı bi kaldırdım 80-90 yaşlarında yaşlı bir kadın. Belçika'da konuşulan dil ya fransızcadır, ya da hollandaca. Her iki dilde soru soruyor bana. Bende de hollandaca çat pat ama ingilizce deniz derya. Döndüm dedim ki "polis istasyonunu arıyorum ancak adresi bilmiyorum, kimse yardım etmedi" Kadın kahvenin içine tiksinir bir şekilde baktı, döndü bana ingilizce "beni takip et seni götüreyim" dedi. Meğer bu fransızca hocasıymış, ingilizceyi de bu yüzden biliyor. Neyse efendim karakola geldik, teşekkür ettik ayrıldık. İftar zamanı çoktan gelmiş ama boğazımdan bi gram su geçmemiş. Zaten dayakvari bir şey yemişim, sokaklara düşmüşüm. Üstüne bir de 2 kilometrelik yolu kaplumbağa hızında gelmişim perişanım. Derin bir nefes alıp içeri girdim ve dedektifi sordum. "Mesai bitti beyfandi.." tarzı bir cevap aldım. Oysa dedektifin bana zaten mesai dışında randevu vermiş olduğunu kendisine kağıt üstünde gösterdim. "Üff püff" ede ede telefonla çağırdı. Üst kattan biri indi hollandaca "mesai bitti ne çağırıyon?" diye kızı fırçalıyor. Döndü bana bir şeyler höykürdü. Ben yine ingilizce randevumuzu hatırlattım ve kendisinin neden gelmediği ile ilgilenmedigimi, sadece prosedürün tamamlanmasını istediğimi söyledim. "Hoop!" dedi, "burası londra mı? ingilizce konuşuyorsun?" dedi. Nevrim dönmüş zaten, "e peki burası amsterdam mı sen hollandaca konuşuyon dingil?!" dedim. "Dingil"i türkçe söyledim bgv Tabi dedektifle ben birbirimize horozlanıyoruz. O "olm bak git" diyor ben de "rozetini çıkar dışarı gel" diyorum. Sesim yükseldi diye mi "dingil"i mi duydu noldu bi türk polis memuru indi araya girdi. İlgili dedektifin alkolik olduğu için resmi uzaklaştırma aldığını söyledi. Buna rağmen, bedava bira olduğu için karakoldaymış dingil.. "Dosyamla ilgilenen dedektifi değiştirin" dedim, sağolsun türk polis hemen değiştirtti. Yarım saat sonra da bir başka dedektif gelip kira kontratımı filan denetledi. Yanında da türk polis var. Ama bi baktım, o sevecen hümanist polis gitmiş yerine sanki duvar gibi bir adam gelmiş. Göz teması kurmuyor, selam almıyor.. Dedim ki "herhalde dedektifin yanında 'türk türkü koruyor' denmesin diye böyle yapıyor"

Meğerse o da Emirdağ'lıymış. Mahalleye girince benim olayı öğrenip bana karşı tavır almış.

Bu olay yüzünden Afyon Emirdağ'lılardan hiç hazzetmedim. Neden sonra Belçika'dan ayrılma kararı aldım. Giderken herkesle helalleşeyim dedim. Elbette Emirdağ'lılar Kıraathanesi'nden dayak yemeden gitmek olmaz dedim bgv İçeri girdim ve ahaliye gittiğimi, yanlışım varsa özür dilediğimi ve herkesle helalleşmek istediğimi "istemeye istemeye" söyledim. Plot twist derler ya hani, herkes kalktı yerinden bir ilgilendiler, kahveler kurabiyeler, ikramlar, aman efendimler, canım ciğerimler.. "Herhalde bunlar yine dayak atacak, tadına varıyorlar" dedim ama işin aslı öyle değilmiş. 2 yıl nefret ettiğim Afyon Emirdağ halkı beni öyle bir yanılttı ki, yediğim dayağı da helali hoş ettim.

Meğer benim bir türk vatandaşından kiraladığım daire, daha önce dağdan gelen pkk'lılar için bir sığınak gibi bir şeymiş. Hatta ev sahibi tc vatandaşı şerefsiz de, dağ kadrosunun avrupaya geldikten sonra tutunmaları için kol kanat geriyormuş bu hainlere.. Türkiye sınırötesi operasyonlar yapınca, teröristler avrupaya gelemez olmuş. Bizim ev sahibi de "ev boş kalmasın" diye beni almış eve. Tabi Afyon Emirdağ'lılar milliyetçi adamlar. Benim gibi esmer, kavruk adamı görünce terörist sanmışlar. Tabi bu hainlere yağmurlu havada su yok. Üstüne bi de karakolu soruyorum, bunlar "la bu hainler buradaki karakola da mı saldıracak?" diye ses çıkarmamışlar. O günkü gariplik ondanmış.

Neden sonra kendimi ve dünya görüşümü paylaştım da ev sahibinin durumundan habersiz olduğumu da anladılar. Tren istasyonuna kadar eşlik ettiler. Helalleştik.

Sen de hakkını helal et Emirdağ.. Büyüksün.

bunları biliyor musunuz

nushirevan
"Vahşi doğada, av konumundaki hayvanların göz bebeğinin ufku daha iyi taramaya imkan veren yatay, avcı konumundaki hayvanların gözünde ise odaklanmayı kolaylaştıran dikey bir yarık formundadır"



Kaynak: Sıradışı Bilgiler

yasak olan şeyleri yapmanın verdiği dayanılmaz haz

nushirevan
Mantığın, nefse yenik düşmesinden mütevellit duyulan haz. Misal sağlık bakanı fahrettin koca sabah twitter'da akşam televizyonlarda "maske, mesafe, hijyen" uyarıları yapıyor di mi? Yetmiyor, müezzinler hocalar vakit ezanlarından sonra aynı uyarıları tekrar ediyor. Devlet dört koldan "aman hasta olmayın" diyerek kurallar koyuyor, hırdavatçıya gitsen bile dezenfektan kullanıyorsun. Biz ne yapıyoruz? Mesire yerlerini, parkları, bahçeleri, sahilleri tıka basa dolduruyoruz. Ne sosyal mesafe kalıyor, ne maske, ne de hijyen. "Korona var" diyerek dirsek tokuşturan dayıların, mangalda birbirlerine yedikleri kaburgayı ikram ettiklerini gördü bu gözler. Müstahak bize müstahak.. Korona da geliiir, ebola da geliiir, gelir yani bu kafayla.

kurban bayramı

nushirevan
Her kurbanda hayvanseverlik kasan ve "kurban vahşettir" diye propaganda yapan derneğe, omurga eksikliği yaşatan bayramdır.



Tabi tabi ya.. Ne demek? Elbette, aha hazır:

2
nurse nurse
Bir anne şevkati yükseldi. O çocuğu niye ağlatıyorsunuz bakim
nushirevan nushirevan
:)
0 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol