confessions

nushirevan

1. nesil Yazar - - Yazar -

  1. toplam entry 1410
  2. takipçi 14
  3. puan 0

kuantum

nushirevan
Z kuşağının avengers endgame veya dark gibi diziler sayesinde "yaw bu nasıl bişiymiş?" Diye merak edip araştırmalara giriştiği bilim dalı. Aslında bilim felsefesi de denilebilir ama artık günümüzde bazı deneyler yapılabildiği için bir bilim dalı.

Öyle bir dünya ki, bildiğiniz bütün fiziği, matematiği unutun. Bizim dünyamızda 1+1=2'dir ancak kuantum evreninde 1+1= sonsuzdur.. 2 de olabilir 3 de. Bildiğimiz, genel geçer mantık kurallarının alabildiğine zorlandığı bir dünyadır kuantum mekaniği. Evrendeki madenin enerjiden oluşan tüm atomlarının birbirleri ile sonsuz iletişim halinde olduklarını ve hatta yüce bir bilinç sahibi olduklarını iddia eder.

Schrödinger'in Kedisi adlı deneyde, bir kutuda bir zehir ile yalnız bırakılan bir kedi vardır. Kimyasal düzenek, belli bir süre sonra harekete geçecek ve kediyi öldürecektir. Kuantuma göre, kutuyu açıp bakana dek, kedinin 2 farklı sonucu vardır. Kedi hem hayattadır, hem de ölmüştür. Bu sadece kedinin kutudaki %50 var olma şansı ile ilgili değildir. Schrödinger denen bu abi, kimyasal tepkime yapan maddeyi, yani atomaltı bir müdahalenin, büyük bir canlının kaderine yön vermesi için yapar bu deneyi. Mikro evrenin, makro evrene müdahale edip, kaderine yön verebildiğinin kanıtı gibidir.

Peki kedi nasıl olur da hem canlı, hem ölü olabilir? Bunu bir benzetme ile anlatalım:

Pinokyo eğer "birazdan burnum uzayacak" derse ne olur? Eğer burnu uzamazsa yalan söylemiş olacağından burnu uzar. Yok, burnu uzarsa doğru söylemiş olacağından burnunun uzamaması gerekir. Bize paradoks gibi görünen şeyler, kuantum evreninin ta kendisi olabilir.

İnceledikçe içine düşeceğiniz, mantık duvarlarınızı yıkabilecek, beyin yakan, atomaltı bir evren.

Ve en önemlisi, metafiziği de açıklayabilen tek bilim dalı.

ceviz ağacı

nushirevan
Bulunduğu bölgeye sülfür gazı salgılayan, bu yüzden çevresinde başka bitki yetişmesine fırsat vermeyen ağaç. Sülfür, havadaki diğer gazlardan daha ağır olduğu için dibe çöker ve dibine yatanı sersemletir derler. Şimdi anlayabildiniz mi "ben bir ceviz ağacıyım, gülhane parkında" şarkısındaki "ne sen bunun farkındasın ne de polis farkında" dizelerini (bkz:bgv)
1
nurse nurse
Çok ilginç

ozan güven

nushirevan
Karısını dövdüğü iddia edilen oyuncu.


Kadına şiddet söz konusu olduğunda ortalığı yangın yerine çeviren sosyal medya ahalisi, zanlı kendi cenahlarından olduğunda sus pus olduklarını da görmüş olduk. Önce ismail küçükkaya şimdi de ozan güven.. Hani kadının beyanı esastı? Hayır kurbanların ellerinde darp raporları da var ama nedense "yok canım yapmamıştır" diye kestirip atılıyor. Neden? Çünkü onlar; laik türkiye'nin aydın, kemalist ünlüleri.. sizin çifte standardınızı seviyim

sosyal medya

nushirevan
Bugün itibarıyle cumhur başkanımızın "denetlenecek, kontrol altına alınacak, yoksa kısıtlanacak" minvalinde açıklamaları ile yeni bir düzenleme geleceği ilan edilen mecra. Şahsen olumlu buluyorum. Sosyal medya kimliksiz şahısların suç işleme veya teşvik etme platformu olmamalı. X kişisi Y kişisine hakaret suçu işliyor, y hakkını aramak için adalete başvurduğunda yargı, sosyal medyadan bilgi istiyor. Başta abd olmak üzere, dünyanın bir çok yerinde ofis açan ve bu talepleri yerine getiren mecra (örneğin twitter) mesele Türkiye'de olunca bilgi vermiyor. Söven sövdüğü ile kalıyor. Tamam sosyal medya bir özgürlük alanı ama evrensel özgürlük tanımıdır "başkalarının hakkına girmeme" şartı. Bu meselenin etik boyutu. Bir de ekonomik boyutu var. Sosyal mecralar, kullanıcılar üzerinden kamyon yükü para kazanıyorlar. Yine diğer ülkelere bu faaliyetleri için vergi öderken, mesele Türkiye olunca ödemiyorlar. Sadece bu mu? Elbette hayır, bir de meselenin sosyal durumları var ki, sadece bu bile kısıtlanma sebebi olmalıydı. Terör örgütleri bu mecralardan organize olabiliyorlar. Çünkü denetim yok. Hatırlayın Ankara Gar'da bir patlama olmuştu. Faillerden birisinin saatler öncesinde bombasının reklamını bile yaptığı ortaya çıktı.

Ancak "ak parti dünyanın en doğru işini de yapsa alkışlayacak değiliz" diyenleri temsil eden bir güruh (bkz:kronik istemezükçüler) yine sosyal medya yasasına karşı olduklarını beyan ediyorlar. Hadi kişisel meseleri görmeyelim, devletin bu meselede para kaybediyor bilader? Hani "Mevzubahis vatansa, gerisi teferruattır"dı? Özgürlük böyle bir şey değil sözlük. Adamın biri bana küfredecek, ben onu bulamayacağım, dava edemeyeceğim öyle mi? Yumurta bir hesabın ana-avrat sövüp ortadan kaybolma özgürlüğünü savunanlar, ya sövmekten keyif alan bi korkak, ya sövülmekten zevk alan bir namusuzdur. Net!

bütün acılar gelir geçer

nushirevan
hayatta gerçekten acı şeyler yaşayanların kalpleri bu acıyla yanmış ve sonunda patlamıştır. bu sebeple gerçek acıyı yaşayan insanlardan isyan duyamazsınız. başına gelen her talihsizlikte ortalığı yıkan, her şeye isyan edenlerse büyük ağaçların dibinde yeşeren yaban otlari gibidirler. ne kendi gölgeleri olur ne de kendi meyveleri...

dark

nushirevan
3.sezonu ile beynimizi pelte eden dizidir. Zaman yolculuğu, standart dizi izleyicisi için zaten anlamakta zorlanacağı bir konuyken, araya paralel evrenler fenomenini de dahil ettiler. "Bu kadarını anlayabilirler, daha da zorlayalım" demiş olmalılar ki aynı kişilerin farklı zaman ve farklı evrendeki hallerini bir araya getirerek ortaya 6 tane aynı kişi çıkartarak, kimin dünyası hangi zamanda sorularıyla zaman ve mekan mevhumundan izleyiciyi soyutlatmıştır. Aynı kişiliklerin, farklı zamanlarda, farklı evrenlerdeki versiyonu yetmiyomuş gibi bi de bunların dönüşmüş başka kişilikleri ile hepten çorba olmuş bir dizi ile karşı karşıyayız. Benzer bir deneyimi lost bize sunmuştu ama oradaki hikaye örgüsündeki mantık hataları dark'ta yok Allah'tan.. ilmek ilmek örülmüş senaryo belli ki. İlk sezonda izlediğimiz detayların, hikayeye katkı verecek şekilde 3.sezonda nüans olarak karşımıza çıkması tesadüflerle açıklanacak şey değil. einstein bu rosen köprüsünü görse ogs'sini hgs'sini kombine öder, çıkar üstüne "şampiyon başakşehir" bayrağı asar, kendini zamanın sularına bırakırdı.

finalde thanos'un parmak şıklatmasına bağladılar. Bizim ikili melek oldu iyi mi?

sineklerin tanrısı

nushirevan
Kitabından önce filmini seyrettiğim eserdir. fareler ve insanlar da bunun tam tersini yaptım. Herneyse.. Gerisi spoiler =>

Filmin şüphesiz en vurucu yeri, artık bir ölüm kalım mücadelesine dönüşen iktidar kovalayan çocukların, yetişkinlerin gelmesiyle "hayırdır gençler? bi sıkıntınız mı var?" Diye sorması ve az önce birbirini öldürmeye çalışan çocukları sarsıp gerçek dünyaya geri getirmesidir. O sorudan sonra çocuklar bile birbirine bakıp "har bi lan naabıyoz biz?" Triplerine girmişti. İzlerken gerim gerim gerilmiştim, yetişkinlerin sorusu beni de sarstı, "harbi la neyi paylaşamıyorlar ki?" Diye sorgulamıştım çocuk kafayla

the invisible man

nushirevan
2020 yapımı bilim kurgu-korku kategorisindeki film.



Öncelikle spoilerımsı sorularım var:
1- Filmin adını görünmez adam koymasanız olmuyor muydu? Hikayenin bir yerinde pekâlâ "hayalet" hikayesini yedirebilirdiniz. Bilim kurgu diyonuz bi de.
2- Şu meryem uzerliye benzeyen kadından başka başrol mu bulamadınız? Gerçi iyi oynadı, oyunculuğuna sözüm yok ama delirdikçe hürreme dönüştü (bkz:bgv)
3- Sonu çok tahmin edilebilir değil miydi, ecük kafa yoraydınız olmuyo muydu?

Efenim, filmimiz her ne kadar bilim kurgu korku kategorisinde yer alsa da, aslına bakarsanız gerilim ve suç kategorisinde yer almalıydı. Kurgusal bilim söz konusu ama daha çok kadına şiddet teması üzerinden bir suç hikayesine benziyor.


Oldukça yavaş bir tempoda başlayan film, giderek ivme kazanıyor. İlk yarım saatte kapatmadıysanız, kalan kısımda iyi vakit geçirebilirsiniz.

Bir hanım kızımız var. Über zengin bir deha ile birlikte yaşıyor. Şiddet eğilimi yüzünden bir gece yarısı adamı terkediyor. Korkusu yüzünden evden dışarı çıkamamaya başlıyor. Bir süre sonra da kocasının ölüm haberi geliyor. Kocasından kalan milyonlarla beraber korkusunu da yenmeye başlarken, beklenmedik şeyler olmaya başlıyor. Kadın görünmez bir varlığın onu takip ettiğinden ve onun dahi bilim adamı kocası olduğundan emin oluyor. Bundan sonra "yok senin psikolojin bozuk hayatım" ile "valla kocam lan, görünmezliği bulmuş hayvan" arasındaki mücadeleye dönüşüyor film. Kadını takip eden bir şey var mı, varsa bu kocasının kendisi mi hayaleti mi? Ve ondan, aslında ne istiyor?

İyi seyirler

sadece ebeveynlerin anlayabileceği detaylar

nushirevan
Bazen fizik, kimya, biyoloji adına ne derseniz diyin, bilimi bile ters köşeye yatırabilen detaylardır.

Hemen deney kısmına geçelim:

Üzerine döküldüğünde sıkıntı çıkarabilecek iki meteryal buluyoruz. Örneğin vişne suyu ve masa örtüsü gibi.

Öncelikle bir miktar suyu bu masa örtüsüne gelişi güzel döküyoruz. Masa örtümüzun bir kısmı kirleniyor. Kirlenen kısımların yüzeysel ölçümlerini yapıyoruz.

Sonra aynı miktarda sıvıyı, bir çocuğun eline verip onu yalnız bırakıyoruz. Bir süre sonra göreceksiniz ki o elindeki ve masa örtüsünü kirleteceği sıvının miktarı olağanüstü bir şekilde artmış. Yarım çay bardağı, olmuş sana damacana! Sıvı öyle bir dökülmüş ki, önceki miktarından kat be kat fazla görünmektedir.

Sonuç: Masa örtüsü ve vişne suyu gibi iki materyal, bir yetişkinin ellerinde fiziğin öngördüğü şekilde davranmaktadır. Ancak aynı materyaller bir çocuğun eline geçtiğinde ve denek yalnız bırakıldığında, bilinmeyen bir şekilde sıvı miktarı artar ve etki alanı inanılmaz boyutlarda genişler. Fizik bu fenomene bir anlam veremez.

Ama nenelerimiz "gebermeyesiceeeeğ!" Der (bkz:bgv)
1
nurse nurse
:))

park

nushirevan
İnsanların meteopol hayatından biraz olsun kurtulup, iki nefes alabilmek için beton hayatının arasına sıkıştırdığı metrekare ile sınırlı yeşil alan. Genellikle çocukları oynatmak kullanılan, emekli amcaların milleti seyrettiği, kimsesizlerin banklarını gece sahiplendiği, apartman çatılarına mecbur kalan kuşların doğal hayatlarını yaşayabildiği için cıvıltıyla dolu, suyu parayla satılan şehirde bedava çeşmesi ile çölde vaha gibidir. Ancak bizdeki park mantığı, rekreasyon ve peyzaj mantığı tam olarak oturmuş değil. Çünkü parklar, zaten insanların sıcak yaz günlerinde özellikle gölgelikler ve doğal hayat için uğradığı mekanlar. Oysa yürüyüş yolları, kaldırımlar, suyu 5 tl'ye satan büfe, kokuşmuş tuvaletler, ağaçların etrafını saran taşlar, bankların üzerindeki belediyenin adı bile insana şehir hayatını unutturmuyor. central park veya hyde parktan alınacak çok ders var ama henüz o seviyeye gelmemiz için çok fırın ekmek yememiz gerekiyor.




Büfe, kaldırım taşı, yürüyüş yolları görebilen var mı?

vurdumduymaz

nushirevan
Antiloplardır. Aslanın biri sürünün zayıf halkasını avlarken, diğer antiloplar bu talihsiz yol arkadaşlarının yanından geçip giderler. Mahşer günü gibi hepsi kendi canının derdine düşer. Oysa birlik olsalar, aslandan zayıf bile olsalar aslandaki cesareti kırabilirlerdi. Aslana av güdüsünü arttıran şeydir arkadaşını aslan yerken tabana kuvvet kaçan antilop vurdumduymazlığı..
0 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol