karoser

tdk beyi tdk beyi · 23.03.2019 07:10 · 187 · #60453
Otomobilde, mekanizmayı oluşturan motor, makine, tekerlek ve şasi gibi bölümlerin dışında kalan, görünen dış bölüm.
Upvote 0
Downvote 0
0

kendi yağımızla kavrulmak

kerim kerim · 18.03.2019 13:18 · 924 · #51037
kendi yağımızla kavruluyoruz

Kimsenin etlisine sütlüsüne karışmayıp kendi yağında kavrulanlarla yuvarlanıp gidenlerin çoğunlukta olduğu bir ülkede yaşıyoruz! Bir kısmımız ise kavrulanlar ve yuvarlananlar arasında bir yerlerde bulunuyoruz.

Kendi yağımız ne demek? Neden kavrulmayı veya yuvarlanmayı tercih ediyoruz? Bütün bunlara verilecek bir cevap da mutlaka vardır. Vel hasılı kelam sevgili kardeşim, sen hangisini tercih ediyorsun? Mutlaka senin de yuvarlandığın ya da kavrulduğun günler olmuştur. Benim kendi yağında kavrulanlar ile yuvarlanıp gidenler için zaman zaman endişelendiğim de olmuştur! Özellikle yuvarlanıp gitmek nedense teslimiyeti ve vaz geçmişliği çağrıştırıyor. Bu nedenle olmalı ki çok içime sinen bir kavram değildir. Yuvarlanıp gitmek yerine her şeyi kontrol altına alamasak da alabildiklerimizi almakta fayda vardır. Her zaman her şeyi kontrol altına alamayabiliriz ama tamamen teslimiyet de başımızı gözümüzü bir yerlere çarpmaya neden olabilir.

Aslında bizim insanımızın çoğunluğu kendi yağında kavrulmayı tercih eder. Kurban bayramında kesilen kurbanları bile kendi yağı ile kavurmayı tercih eder ki bundan dolayıdır! Bu nedenle olmalı ki kendi yağı ile kavrulmak ve yuvarlanıp gitmek gibi kalıplaşmış ifadeleri sık kullanıyoruz. Biraz da “iyiyim” ya da “kötüyüm” diyemeyeceğimiz durumlarda bize bir kapı açar. Böylelikle en zor soruya, “nasılsın” sorusuna “kendi yağımızla kavrularak” ya da “yuvarlanıp giderek” cevap vermeyi tercih ediyoruz. Çünkü “Nasılsın?” sorusu kendi dikkatimizi üzerimize çeken, ilgilenen ve denetleyen bir tutum takınmamıza da yardımcı olur. Bu durumda kendimizden bir haber vermiş olacağımız için kavrulup yuvarlanıyoruz. Peki, karşımızdaki ne yapıyor? “Ha, iyiymiş” kavrulup yuvarlanıp gidiyormuş, bir sıkıntı yok” deyip muhabbete devam ediyor. Sormak istiyorum, bunun neresi iyi? Kavrulup yuvarlanıp gitmeye karşı bu kayıtsızlığımız daha ne kadar sürecek!

Kimsenin etlisine sütlüsüne karışmama meselesine gelince bu mesele daha derin bir meseledir! Oysa milletçe etliye de sütlüye de olan ilgimizi sağır sultan bile duymuştur! Niye yalan söylüyoruz? Bir toplu yemek organizasyonu gördüğümüzde oradaki etliye karışmak için hep birlikte bir çaba göstermiyor muyuz? Ya da sütlü bir tatlı gördüğümüzde daha yok mu diye bakan bakışlarımızı nasıl unutacağız! Kısaca ben şöyle bir bakıyorum! “Şöyle bir bakmak” da nasıl olur diye merak etmiyor da değilim! Konuyu dağıtmamak adına “şöyle bir bakmak” konusunu es geçiyorum! İleride hatırlatırsanız bu konuya tekrar girebiliriz. Evet, bence de kavrulup yuvarlanıp gidiyoruz ama çok zaman etliye de sütlüye de karışıyoruz. Hatta süte bal da katıp karıştırıyoruz. Buna en önemli delil de toplu yemek organizasyonlarına gösterdiğimiz ilgi ve alakadır. Ha, elbette geleneksel Konya pilavına ilgi göstermek için birçok sebebimiz var. Kim kiminle oturuyor! Ya da kim kiminle oturmuyor! Garsonun nereli olduğundan başlayıp ortak bir nokta bulduktan sonra “yeğenim, bu masaya iyi bak” demek için gösterilen çabalar sofrada bulunanların sosyalleşmesine ciddi katkıları olmaktadır. Geleneksel Konya Pilavı dedim de Bamya çorbasından helvasına, deniz üstü ya da altı etli pilava uzanan kaşıkların dili olsa da konuşsa…

Şimdi yemeyi içmeyi bırakalım da sadete gelelim! Bugün çocuklarımızı tehdit eden her türlü sorun geleceğimizi de tehdit etmektedir. Çünkü geleceğimiz çocuklarımızın ve gençlerimizin iyi yetiştirilmiş olmasına bağlıdır. Bu nedenle onların eğitimine, yetişmesine ve gelişmesine yönelik imkânların geliştirilip artırılması gerekmektedir. Özellikle toplumsal problemlerin çözümünde yöneticiler kadar sivil inisiyatiflerin de katkısı ve desteğine ihtiyaç vardır. Bunun için de kendi zamanımızdan fedakârlık yapıp taşın altına elimizi koymadıkça problemlerin kendiliğinden çözülmesini beklemeyelim. Sadece sosyal medyadan paylaşımlar yapmak da çözüm için yeterli olmayacaktır. Artık kendi yağımızla kavrulmayı bir kenara bırakıp meşru sınırlar içerisinde elimizden geleni yapmalıyız.
Entry görseli
Upvote 6
Downvote 0
2

coronavac

Nurse Nurse · 15.01.2021 23:51 · 607 · #75516
Sinovac ilaç şirketi tarafından üretilen CoronaVac eski bir aşı üretim tekniği olan inaktif virus yöntemi ile üretildi. Nedir bu inaktif yöntemi? Eski bir yöntem olan inaktif virüs tekniği enfekte özelliği yitirilmiş virüsün enjekte edilmesiyle vücudun hastalığa bağışıklık kazanması hedefleniyor. Birçok aşıda bu yöntem kullanılıyor.

Güvenilirlik konusunda çok şüphem olduğunu söyleyebilirim. Özellikle vaka sayılarındaki oynama ile tüm güvenim sarsıldı. Ama bir devlet adamı elinde kalan sağlıklı sağlıkçılardan aşılamayı başlatıyorsa elindeki sağlıkçıları koruyacağından emindirde yaptırıyordur diye düşünüyorum.. Bugün aşımı oldum, hiçbir farklı etki hissetmiyorum. Arkadaşlarımdan kemik ağrısı,baş ağrısı,halsizlik belirtilerini yaşayan olmuş. Psikolojiktir o psikolojik.
Upvote 2
Downvote 0
0

yağmurda yürümek

muskulpesent muskulpesent · 09.12.2018 03:11 · 404 · #25128
şu sıralar terapi gibi gelen yegane eylem. özellikle akşam saatlerinde yağmur yağdığını gördüğümde koşa koşa dışarı çıkıp ıslanana kadar yürümek, kendimi dinlemek, günlük stresten, sorunlardan ve çevremden uzaklaşmak içinde bulunduğumuz yaşam şartlarında belkide en güzel rahatlama biçimi.
sessiz sokaklarda, yağmur çiselerken kafayı kaldırıp gökyüzünü izlemek ve sevilen şarkıdan bir şeyler mırıldanmak...
Upvote 4
Downvote 0
0