türkçe'ye "yaşam bilgeliği üzerine aforizmalar" olarak çevrilmiş arthur schopenhauer kitabı.
"ithalat yapmayan bir ülkenin insanları ne kadar mutluysa, mutluluğu dışarıda aramayan insanlar bir o kadar mutludur" mealinde bir söz geçiyor bu kitapta.
sebep sürekli yalnız olmam mıdır nedir, kitapta yazan çoğu şeye "ben de zaten öyle düşünüyorum" deyip duruyorum.
bu adamla benzer düşüncelere sahip olacağım hayatta aklıma gelmezdi. demek okuduğum kitaplar bir işe yaramış. artık düşünebilmeye başladıysam demek ki. gerçi ben yazar olabileceğimi pek düşünmüyorum orası ayrı...
türkiye'de yoktu azerbaycan'dan aldım
Faka mi bastın sen.. üzülme kendi düşen ağlamaz
yatılı okul
Sabahleyin evde ailenle kahvaltı hayali kurarken arkadaşlarla çorba içtiğimiz güzel günlerdi.
beyaz zambaklar ülkesinde
Kitabın arka kapağında şöyle yazar:
"Bu kitap tüm yoksulluğa, imkansızliklara ve elverişsiz doğa koşullarına rağmen, bir avuç aydının önderliğinde; askerlerden din adamlarına, profesörlerden öğretmenlere, doktorlardan iş adamlarına kadar, her neslekten insanın omuz omuza bir dayanışma sergileyerek, finlandiya'yı, ülkelerini geri kalmışlıktan kurtarmak için nasıl büyük bir mücadele verdiklerini, tüm insanlığa örnek olacak bir şekilde gözler önüne sermektedir. Halkların destansı özverisiyle yoksulluktan kurtularak ekonomik, politik ve kültürel olarak nasıl mükemmel bir ülke yaratilabilecegini gösteren, okurlara dudak ısırtan ölümsüz bir eser"
"Bu kitap tüm yoksulluğa, imkansızliklara ve elverişsiz doğa koşullarına rağmen, bir avuç aydının önderliğinde; askerlerden din adamlarına, profesörlerden öğretmenlere, doktorlardan iş adamlarına kadar, her neslekten insanın omuz omuza bir dayanışma sergileyerek, finlandiya'yı, ülkelerini geri kalmışlıktan kurtarmak için nasıl büyük bir mücadele verdiklerini, tüm insanlığa örnek olacak bir şekilde gözler önüne sermektedir. Halkların destansı özverisiyle yoksulluktan kurtularak ekonomik, politik ve kültürel olarak nasıl mükemmel bir ülke yaratilabilecegini gösteren, okurlara dudak ısırtan ölümsüz bir eser"
afrodisias
AraGüler in yolunu kaybetmesi sonucu tesadüfen bulduğu söylenen 1964 lü yıllarda ki antik şehir
21 ekim dünya gazeteciler günü
Ülkemizin menfaatleri, milletimizin çıkarları doğrultusunda gerçeklerin peşinden koşarak, toplumu aydınlatan tüm gazetecilerin 21 Ekim Dünya Gazeteciler Bayramı'nı kutluyor,
ebediyete intikal eden gazetecilerimizi rahmetle anıyorum.
21 Ekim Gazeteciler günü kutlu olsun
ebediyete intikal eden gazetecilerimizi rahmetle anıyorum.
21 Ekim Gazeteciler günü kutlu olsun

yazarların rezil olduğu anlar
hani her dönem müfettiş okula gelirdi.Kafasına göre bir sınıfa girerdi.
olay yeri; sınıf
Ders; ingilizce
Konu; Simple present tense
Hiç gelmiyecekmiş gibi kaynattığımız derse, ansızın müfettiş ve yanında müdürümüz derse girdi.Sonra müfettiş en arka sıraya geçti.hocamız kaldığı yerden anlatmaya devam etti.oysaki dersin bitmesine Son 10 dakika kalmıştı.Müfettiş ayağa kalktı.iki adım yürüdü.bana nişan alarak;
"Do you like ......?" diye sordu.
ne sorduğunu daha hatırlamıyorum.
bi halt anlamıyorum ki cevaplayayım.Sustukça tekrar tekrar, yavaş yavaş sormaya başladı.soruyu tekrar ettikçe, müdürün ve hocanın bakışları sertleşti.En sonunda müfettiş şöyle sordu.
"yes or no"
Cevap verdikten sonra müfettiş kahkaha atarak çıktı.
Rahatlamıştım.Oysaki eyşan hocamın "aferim sana.Kimsenin veremeyeceği cevabı verdin salak."diyene kadar.
or
olay yeri; sınıf
Ders; ingilizce
Konu; Simple present tense
Hiç gelmiyecekmiş gibi kaynattığımız derse, ansızın müfettiş ve yanında müdürümüz derse girdi.Sonra müfettiş en arka sıraya geçti.hocamız kaldığı yerden anlatmaya devam etti.oysaki dersin bitmesine Son 10 dakika kalmıştı.Müfettiş ayağa kalktı.iki adım yürüdü.bana nişan alarak;
"Do you like ......?" diye sordu.
ne sorduğunu daha hatırlamıyorum.
bi halt anlamıyorum ki cevaplayayım.Sustukça tekrar tekrar, yavaş yavaş sormaya başladı.soruyu tekrar ettikçe, müdürün ve hocanın bakışları sertleşti.En sonunda müfettiş şöyle sordu.
"yes or no"
Cevap verdikten sonra müfettiş kahkaha atarak çıktı.
Rahatlamıştım.Oysaki eyşan hocamın "aferim sana.Kimsenin veremeyeceği cevabı verdin salak."diyene kadar.
or