Güven Sözlük - Güncel Başlıklar ve Entry'ler

06.02.2023

99 depreminde babamın bir arkadaşı bütün ailesini kaybetmiş, hep anlatırdı. O kadar uzak o kadar imkansız gelirdi ki yaşanılan şeylere anlam veremezdim. Empati kuramazdım bir nevi. 6 şubatta hayalini kuramadığım şeyi yaşadık. Uyku düzenim alt üst olmuştu geceleri hep uyanıktım. Deprem başladığında yaşadığım yere 100 kilometre civarı uzaklıktaki arkadaşımla konuşuyordum. O bağırmaya başladığında ben hala ne olduğunu idrak edememiştim. O kadar uzun sürdü ve o kadar şiddetliydi ki kıyamet kopuyor sanmıştım. Normalde depremden korkmazdım soğuk kanlıydım ama deprem anında dilim tutuldu, ölmeyi bekledim. Yerini dolduramayacağım kayıplarım oldu. Bu bölgede yaşayan herkesin en az bir tanıdığı öldü zaten. Üstünden 3 yıl geçti dile kolay, 37 ay, onlarca hafta. Hala konusu açıldığında herkes ilk defa anlatıyormuş gibi anlatıyor yaşadıklarını. Kayıplar tekrar anılıyor, tekrar yaşıyoruz sanki her şeyi. Çok doluyuz bu konuda atlatabilmiş de sayılmayız. Umarım tekrarları yaşanmaz, umarım ders almışızdır. Vefat edenlerin mekanları cennet olsun.
Upvote 0
Downvote 0
0

Fatmanur öğretmen

nurse nurse · 05.03.2026 00:39 · 3 · #78691
Konuyu zihnimde evirip çeviriyorum sonsuz bir kısır döngüde asılı kalıyorum. Hani büyüklerimiz küçük hiperaktif çocuklar görünce, anne sütü içmeyen bebekleri, asi ruhlu ergenleri, örf ve adetleri terk etmiş gençleri görünce derler ya "eskiler böyle miydi?" Tamamen değilsede eskilerdede bir çok aykırılık vardı ama kimse işitmiyor,şahit olmuyordu. Eskilerdede anne sütü içmeyen bebekler beslenme yetersizliğinden ölüyordu ama kimse beslenme yetersizliği,dehidratasyon diyip sosyal pediatri polikliniğine yönlendirmiyordu. Aniden öldü diyorlardı... Kan davası diyorlardı,namus diyorlardı 15 yaşındaki duygularını zirvede yaşayan o zamanın "deli kanlıları" o zaman ergen yoktu tabi. Köyünü memleketini terk edip almanyaya gidenler çok mu örf adet biliyordu acaba? Bizim ailenin yarısı alman. Sorsan en müslüman en dindar en doğruları bilen en vatanını seven bizleriz. Ama 2 kuruş daha fazla kazanmak için koştur koştur ülke değişmiş, para almak için bolca çocuk dünyaya getirmiş birde karşımızdakiyle müslüman olma şartıyla dünya evine girmişiz... ama büyüklerimiz eskiden daha çok dürüstlük vardı diyor. Vallahi şuanli gençler almanyaya gidip evlenecek,çalışacak kadar yaman değil. şimdi şunu söylemeye çalışıyorum şuanki bulunduğumuz çağ her durumu analiz ediyor,sebebini araştırıyor ve muhakkak çözüm aranıyor. 5 çocuktan biri aşırı hareketliyse hemen bilinç altına,aile soyağacına,dna sına, kan tahlilleri kadar bakılıyor. Bir kusur bulunur ise hemen onarılıyor diğer 4 çocuk gibi olması için çabalanıyor.
Şuanki aile yapısı çocuğunu iyi analiz et, takip et,eksiklik veya kusur görürsen onar formantında ve bu formatta olmak zorunda. Eğer bu formatta olmazsa elinden kayıp gidiyor. İçine kapanıyor herşeyi orada yaşıyor. Yaşıyor. Yaşıyor .. o kadar yalnız yaşıyorki başkalarının yaşamı ona rahatsızlık veriyor. Ve canlar yanıyor.

Öncelikle eskiyi yad eden cağnııııım nineler dedeler unutun eskiyi. Eski zamanda internet vardıda siz mi kullanmıyordunuz? Veya robor süpürge vardıda siz mi tercih etmediniz. Şuanki zamanda bu şartlar altında değerlendirmenizi yapın lütfen. Tavsiyeleriniz bu çağa uygun tavsiyeler olsun.
2. Olarak biz anne babalar çocukların ensesinden düşmeyeceğiz çünkü biz ensesinden düşersek hemen başkaları binecek o enseye. 5 yaşındaki çocuğun youtube da ne işi var arkadaş! Çıldırıyorum gerçekten. Hiç unutmam kızım 5 yaşındA youtube kesinlikle izletmiyorum. Birgün ağlaya ağlaya gelip çok korktuğunu kuzeninin (oda 5 yaşında) ona youtubedan bi video izlettiğini ve videoda kadının kafasının koptuğunu ve kanların aktığını anlattı. Sinirden o kadar ağladımki. Ben bin bir emek veriyorum kötülüklerden korumak için bir başka çocuk 5 saniyede hiç ediyor her şeyi..

Kısacası kısır döngünün başını ilgisiz anne baba alıyor sonrasıyla elalem ne der cümlesinden tutun bizim çocuğumuz yapmaz cümleleri, peygamberimizin sünneti olan sünnet etme eylemini bir taç takma törenine çevirenler, bir kereden bir şey olmaz zihniyeti ve para kazanma hırsı ile devam ediyor. Bana kalsa bunların hepsi o jelibonlardan,hazır gıdalardan. Sene olmuş 2026 hala içinde ne olduğu tartışılan sosislerden, anne sütüne en yakın mama seçilip 2 hafta sonra toplatılan mamalardan, oynarken öldürmek keyif veren oyunlardan, bomboş geçen zamandan neyse konu nerelere geldi.

Mekanı cennet olsun hocamızın.
Upvote 1
Downvote 0
1

ankara

nurse nurse · 04.03.2026 00:12 · 199 · #78689
Havasının soğukluğu insanların kalbine işlemiş olan ve bana gri rengini anımsatan adını anonca ruhumda bir sıkıntıya neden olan şehir. Deprem sonrası inanılmaz göç aldı, bünyesinde bulunan bol sayıda okul,hastane vb resmi kurum bereketliliğinden bol miktarda memur barındırıyor. melez bir toplum yapısı var ve kaynaklarının yetersizleştiğini düşünüyorum mesela Bir başkente yakışmayacak ulaşım aksaklıkları var. Otobüsleri çok eski ve ulaşım alternatifleri çok az bunların yanı sıra çok güzel tabiat parkları ve bol miktarda avm var.
Upvote 3
Downvote 0
0

Doğrubakveşükret

derdimend derdimend · 03.03.2026 23:33 · 19 · #78687
Entry görseli


Kadın kocasının çalışma masasına oturdu, eline kalemi aldı ve yazmaya başladı; Geçen sene kocam safra kesesinden ameliyat oldu ve safra kesesi alındı.

Aylarca yataktan kalkamadı. 30 senedir çalıştığı kitapevindeki işinden ayrılmak zorunda kaldı ve yaşı 60 olmuştu.

Aynı sene babası vefat etti.

Oğlumuz trafik kazası geçirdiği için tıp bölümü lisans imtihanında başarısız oldu.

Kadın sayfanın sonuna şunu yazdı; Ey gidi uğursuz, kötü sene!

O anda kocası çalışma odasından içeri girdi ve hanımının yanına gelip yazdıklarını okudu.

Sonra hızla odayı terk etti. Ancak bir kaç dakika sonra döndü. Eline kalemi aldı ve o da hanımı gibi kağıda bir şeyler yazdı;

Geçen sene ALLAH teala beni uzun zamandır çektiğim safra kesemdeki şiddetli ağrılardan kurtarıp şifa verdi.

60 yaşına geldim, hastalığım tamamen iyileşti ve şu anda ağrılı, sızılı hiç bir hastalığım yok.

Yakında yeni kitabım bitip baskıya girecek.

Babam 95 yaşına kadar dinç bir şekilde, yatağa düşmeden, kimseye muhtaç olmadan, ağrısız, sızısız vefat etti.

Oğlum trafik kazasından sağ salim kurtuldu. Hiçbir yerinde bir sakatlık kalmadan iyileşti.

Adam sayfanın sonuna şunu yazdı; Ey kendisinde Rabbimden pek çok ikram ve nimet gördüğüm hayırlı sene!
----------------
ALLAH teala insanlara bol bol ikram ve ihsanlarda bulunur ama insanların çoğu olaylara şaşı baktığı için şükürden gafil olarak nankörlük eder.

Sen de olaylara şaşı bakıp da nankörlük etme, doğru bak ve şükür et!
Upvote 4
Downvote 0
2

Yaş alımıyla gelen güncellemeler

26 yaşımdayım, hangi ara bu kadar büyüdüm bilmiyorum. Günlüğüme Baktığımda Her yeni yaşım istediğim şeyleri getirmekle beraber farklı sıkıntılar da getirmiş. Ayrı ev istemişim oldu ama bu şekilde olsun istemezdim. Kendi ayaklarımın üstünde durmak istemişim oldu ama zorunda kalmak istemezdim. Gitmek istemişim hep oldu ama geri geldim. Geçmişte yazdığım şeyleri okuduğumda dertlendiğim şeylere gülüyorum. Satırlardaki enerjimi özlüyorum. Her yeni yaş iyi kötü bir şeyler getiriyor ve gidiyor.
Upvote 2
Downvote 0
0

2026 iran abd savaşı

3. Dünya savaşını başlatacağı düşünülen savaş. İlk günden beri gündemi takip ediyordum anlam veremediğim şeyler oldu. Bir grup İnsan işgal altında olmayı kutladı, bir grup insan sokaklara döküldü. Üst düzey yöneticileri çok kısa sürede öldü. Arap devletlerinin çoğu abd tarafında durdu. İran, asla sempati duyduğum bir topluluk değil fakat Bütün farklılıkları, sorunları bir kenara koyup, abd, israil karşısında tüm kalbimle zaferini dilerim.
Upvote 2
Downvote 0
0

2026 iran abd savaşı

mahur mahur · 03.03.2026 13:42 · 49 · #78684
İran Dışişleri Bakanın yorumuyla “ Trump'ın vadettiği kurtuluş” gerçekte böyle görünen savaş.
Entry görseli

Amerika ve İsrail’in İran’daki bir kız İlkokulu’na düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden 160'tan fazla çocuk için kazılan mezarların fotoğrafı. Savaşın gerçek yüzü.
Upvote 3
Downvote 0
0

06.02.2023

nurse nurse · 02.03.2026 23:08 · 30 · #78682
Ah o gün gitsin gelmesin,takvimlerden silinsin. Gaziantebe taşınalı henüz 1 ay olmuştu ve taşındığımız eve ailemizden birilerinin gelme fırsatı hiç olmadığından nerde oturduğumuzu hiç kimse bilmiyordu.. o gün kızımın doğum gününü kutlamış,çıkıp karda saatlerce oynamış eğlenceli bir pazar günü geçirmiştik. Gün sonunda Uyumaya geçerken kızım uyanıp ağlamaya başladı. "Anne korkuyorum,içimde kötü birşey olacak hissi var sanki"dedi. Biraz konuştum,dualar okuduk,kıkırdadık, sarıldık mutlu mutlu uyudu. Kısa süreli bir tayin durumu olduğundan 1+1 ev tutmuştuk ve kızımı gardırobun önünde yatırmak zorunda kalıyordum. Odamızda minik birde kitaplığımız vardı ihtiyacımız olan her türlü eşyayı koyduğum... uykum çok hafiftir benim. Belki anneliğin kazandırdığı bir durumdur bilmiyorum. Eşimin yatağı salladığını sanarak uyandım. Hiçkimsede hareket yok herkes uyuyor. Minik bir sarsıntı. Eşimi uyandırdım hemen. "DEPREM OLUYOR!" YATAKTA DURUYORUZ BİRAZDAN DURACAK EMİNİM. DURMUYOR, DURMUYOR DAHADA ŞİDDETLENDİ İÇERİDEKİ ODADAN BİRŞEYLER DÜŞTÜ, PENCERE AÇILDI VE GÖKYÜZÜNDE YILDIRIM GİBİ BİR IŞIK GÖZÜME ÇARPTI.DERKEN HEMEN HANZADEYİ YATAĞIMIZIN KENARINA ÇEKİP,üstüne kapandım. Kelime-i şehadet getirip cenazemizi ailemin nasıl bulacağını düşündüm. Dur artık yeteeeer diye bağırdığımı hatırlıyorum. Sonra korkma kızım biz buradayız diyip kızıma sarılışım. Kitaplığın sırtıma devrilişi.. hala durmuyor çıldırıcam,merkez üssü bu mahallemi acaba diyorum. 2.kez yıldırım çakıyor. Ve yavaşlıyor. Eşim "durdu! Çabuk aşağı iniyoruz hemen " dedi. Işıkları açtık ev korkunç halde. Bardaklar,çanaklar,bavullar... yüksekte ne varsa yerde.. eşim kedimiz elsayı bulmaya çalışırkenn ben elime geçen kılık kıyafet,çubuk kraker ve su alıp kapıya yöneldim. Kızım feryat figan "elsayı bırakmayalım, elsa ölürr" "annecim o kendini korur bak bulamıyoruz çok iyi saklanmış. " diyerek sakinleştirmeye çalışsamda çığlık çığlığa ağlayarak aşağı indik. Merdivenlerde tekrar sarsıntı başladı ve nihayet bina kapısına yetiştik. Binadaki en son inen biz olduk. Arabaya bebekli anneleri aldık ve şimdi ne yapacaktık. Gerçekten kurtuldukmu. Sanki ayağım yere basmıyor boşlukta yürüyorum gibi günlerce ayağım boşluğa düşüyor gibi oluyordu.Mahşerin fragmanını yaşadık. Arabada otururken utanıyor yanına bir çöp alamayan ailelerden çekiniyordum.. market yok,fırın yok sabah dağıtılan o 1 adet simiti yiyemedim. Ya sonra bir şey bulamazsak? Ben bu çocuğu nasıl doyururum? ÖĞLEN OLMUŞTU BİLE.. EŞİM KIZILAY ÇALIŞANI HEMEN SAHAYA ÇIKTILAR BATTANİYE DAĞITMAYA. BİZDE İŞ YERİNDE BEKLİYORUZ. KURUM AMİRİ KURUMU BOŞALTMA KARARI ALDI. CAMLAR ÇOK BÜYÜK TEKRAR Bİ DEPREM OLURSA ÇOK RİSKLİ OLACAĞINDAN. HANZADEYİ TUVALET İHTİYACINI GİDERMESİ İÇİN 2.KATA ÇIKARDIM. ÇIKARKEN BEYNİM VE KALBİM ARASINDA BİR SAVAŞ.. SAKİN OL BİR DAHA DEPREM OLMAYACAK, BİTTİ... KIZIM ELLERİNİ YIKARKEN ÖĞLEN SAATLERİNDEKİ yaşanam 2. sarsıntı başladı. Ve ben aklımı yitirdim, çok hatırlayamıyorum wcdeki iki çocuğu aşağıya indirdim. Birileri elimden tutup benide çekti. Kendime geldiğimde kaldırımda oturuyordum. Ve ben 1 yıl binaya giremedim, tek başıma mutfağa bile gidemedim, ölen akrabalarımız,vatandaşlarımız, ölmeyip sözde hayatta kalan insanlar bu gecenin en acılı şahitleri... ben her gece uyurken deprem olurmu diye düşünmek istemiyorum artık,çocuğumu yatağa uzatırken üstüne düşme ihtimali olan birşey var mı diye bakmaktan yoruldum.. kesinlikle çok daha büyük acılar yaşayan insanlar var. Ben her yıl 5 şubatta telefon televizyon tüm haber kaynaklarını kapatıyor, yaşadıklarımızı tekrar izlemekten çok korkuyorum. Rabbim bir daha yaşatmasın Ve artık konutlarımız bu afete dayanıklı inşa edilsin..
Upvote 3
Downvote 0
3

Yaş alımıyla gelen güncellemeler

mahur mahur · 02.03.2026 22:07 · 36 · #78681
kabul edilmesi hiç sorulmadan direk gönderilen otomatik zorunlu güncellemelerdir.
-saçlarda birkaç tel beyazlık (ilk anda şok sonra kabulleniş)
- birkaç kilo sonra devamıda gelen bir yükseliş eğrisi
-yüzde bir “bu da geçer ya hu” profili
-her şeyi oluruna bırakma içgüdüsü
- evden daha az çıkma isteği
- daha az sosyallik daha çok rahatını düşünme
- daha sabırlı, daha istikrarlı bir yaşam
- hedeflere daha kolay ulaşabilme kolaylığı
Upvote 3
Downvote 0
0

erzurumspor

Moriresolo Moriresolo · 01.03.2026 00:44 · 33 · #78679
2025/26 sezonunda tff 1. lig'in tozunu attıran, 28. hafta itibarıyla yakaladığı 11 maçlık yenilmezlik serisiyle ligin kimyasını bozan ayrıca sadece sahada değil sosyal medya ekibiyle de iyi işler çıkaran efsane süper lig aday takımı
Upvote 2
Downvote 0
0

2026 iran abd savaşı

mavikaranlik mavikaranlik · 28.02.2026 14:47 · 49 · #78678
isral'in de dahil olmasıyla orta doğu da beklenen savaş. 28.02.2026 tarihiyle başladığı kabul edilebilir. önceki -2025 iran-israil- savaşında olduğu gibi kısa süreli bir gösterişten ibaret olup sonlanmasını beklemekteyim.
Upvote 2
Downvote 0
0