“Güvensizlik bir zayıflık belirtisidir.”
– Indira Gandhi
Güven Sözlük - Güncel Başlıklar ve Entry'ler
horoz
Komşumuzun edinmesiyle tanıştığımız hayvandır. Hayvanın bir sesi var girtlakliyorlarmis gibi cikiyor. Marlon bronda'nun horoz takliti yapmis hali desem iyi bir benzetme olur. Birde derler ki vakitsiz öten horozun başını keserlermiş. Yok öyle birşey gün doğumu, batımı, öğlen, ikindi, akşam her vakit sahnede. kendi ötüşünü pek bir beğeniyor olmalı ki bize dinletmeye doyamıyor. Rahatsız olduğumdan falan değilde mazallah sesi kısılırda bir daha hiç ötemez olur, ondan endişeleniyorum. Inanki ben ona üzülüyorum hep.
saiki kusuo no psi nan
"Saiki Kusuo'nun Felaket yaşamı" adında, fantastik komedi türündeki bir anime. Oldukça eğlenceli bu animeyi biraz tanıyalım:

Kusuo, inanılmaz güçlerle doğmuştur. telepati,telekinezi,pirokinezi, zihin kontrolü, manipülasyon ve daha bir çok doğaüstü yeteneklerle sıradan bir okulda, sıradan bir hayat sürmek istemektedir. Asosyal bir hayat tarzını benimseyen kusuo'nun tek isteği, dikkat çekmeden, sıradan insanların arasında özgür bir hayat yaşamaktır. Ancak sahip olduğu güçler o kadar büyüktür ki, onları kullanmak zorunda olduğunda, kafasında gücünü minimize eden cihazlarla gezmektedir. Ailesi onun bu üstün yeteneklerini zamanla kabullenmiştir ama başka hiç kimse bilmemektedir.
Kusuo, bir yandan garip okul arkadaşları ile gücünü saklayarak ilişki kurarken, bir yandan da 4.duvarı yıkarak izleyiciye hikayesini anlatmakta. Öyle ki, karakterler kendi aralarında konuşurken veya kusuo onların düşündüklerini duyarken, zihninden kendi kendine cevaplar veriyor ve ortaya oldukça komik diyaloglar çıkıyor.
Sıradan süper kahraman projelerinin aksine, karakterimiz yavaş yavaş kendini geliştirmek yerine zaten akıl almaz derecede güçlere ilk baştan sahip. O kadar güçlü ki, global seviyede manipülasyonlar Kusuo için sadece bir antreman zorluğunda. Örneğin kusuo doğuştan pembe saçlı. Kimsenin bunu garipsememesi için dünya çapında bir zihin kontrolü gerçekleştiriyor ve renkli saçların normal olduğu algısını zihinlere zerkediyor. İnsanlar renkli saçlara yönelince, pembe saçlı kusuo, tam da istediği gibi sıradanlaşıyor.
Elbette güçleriyle birlikte bu güçlerin zayıf noktaları da, kusuo'nun sosyal ilişkilerinden sonra sahip olduğu ikinci problem. Örneğin görünmez olabiliyor ama başka biri temas ettiğinde görünür hale gelebiliyor. Veya ışınlandıktan sonra gücünü yeniden toparlaması için kısa bir zamana ihtiyacı olabiliyor.
İlk bölümün sonuna kadar sabrederseniz, ikinci bölümden sonra su gibi akıyor. İyi seyirler

Kusuo, inanılmaz güçlerle doğmuştur. telepati,telekinezi,pirokinezi, zihin kontrolü, manipülasyon ve daha bir çok doğaüstü yeteneklerle sıradan bir okulda, sıradan bir hayat sürmek istemektedir. Asosyal bir hayat tarzını benimseyen kusuo'nun tek isteği, dikkat çekmeden, sıradan insanların arasında özgür bir hayat yaşamaktır. Ancak sahip olduğu güçler o kadar büyüktür ki, onları kullanmak zorunda olduğunda, kafasında gücünü minimize eden cihazlarla gezmektedir. Ailesi onun bu üstün yeteneklerini zamanla kabullenmiştir ama başka hiç kimse bilmemektedir.
Kusuo, bir yandan garip okul arkadaşları ile gücünü saklayarak ilişki kurarken, bir yandan da 4.duvarı yıkarak izleyiciye hikayesini anlatmakta. Öyle ki, karakterler kendi aralarında konuşurken veya kusuo onların düşündüklerini duyarken, zihninden kendi kendine cevaplar veriyor ve ortaya oldukça komik diyaloglar çıkıyor.
Sıradan süper kahraman projelerinin aksine, karakterimiz yavaş yavaş kendini geliştirmek yerine zaten akıl almaz derecede güçlere ilk baştan sahip. O kadar güçlü ki, global seviyede manipülasyonlar Kusuo için sadece bir antreman zorluğunda. Örneğin kusuo doğuştan pembe saçlı. Kimsenin bunu garipsememesi için dünya çapında bir zihin kontrolü gerçekleştiriyor ve renkli saçların normal olduğu algısını zihinlere zerkediyor. İnsanlar renkli saçlara yönelince, pembe saçlı kusuo, tam da istediği gibi sıradanlaşıyor.
Elbette güçleriyle birlikte bu güçlerin zayıf noktaları da, kusuo'nun sosyal ilişkilerinden sonra sahip olduğu ikinci problem. Örneğin görünmez olabiliyor ama başka biri temas ettiğinde görünür hale gelebiliyor. Veya ışınlandıktan sonra gücünü yeniden toparlaması için kısa bir zamana ihtiyacı olabiliyor.
İlk bölümün sonuna kadar sabrederseniz, ikinci bölümden sonra su gibi akıyor. İyi seyirler
seyfi dursunoğlu
Benzemez kimse sana yarışmasında az da olda z kuşağına kendini tanıtmıştır. İyi ki yapmıştır, eski sanatçıların nasıl kaliteli olduğunu bu kuşağa göstermiştir. İyi bir sanatçıydı, mekanı cennet olsun.
gayrimenkul
Araba gibi masrafı olmayan, eskime gibi derdi olmayan taşınamayan mal, mülk, taşınmaz. Arsa, konut vs bu kapsama girer.
masumlar apartmanı
Her şeyi sabunla yıkayan temizlik hastası kadın oyuncusunu görünce şaşırtmayan dizi. Daha kötüsünü gördü bu gözler.
alıngan
Kişinin kendisinde fark edemeyeceği insanı özelliklerden biridir. Alıngan insanlar, Kendilerini hassas ve içli olarak tanımlarlar. Aslında arada oldukça büyük farklar vardır. Hassas insanlar o kadar nahifçe düşünürler ki gerçekten alındıkları birşey olsa bile sizin kırılmanızdan korkarak bunu yüzünüze çarpmazlar. en fazla uygun bir dille, karşısındakini kırmadan kendilerini ifade ederler.
Alınganlık aslında özgüven problemleri olan insanların bir özelliğidir. Eskilerin deyişiyle öküz altında buzağı aramak. mesela evinize gelen alıngan bir insana "hoşgeldin" desen "biz yabancı miyiz", diye alınabilir. "hoş geldin" demesen, "bir hoşgeldin bile demedi", diye de bütün gün somurtabilir. Kısaca Sonunda insana "ne halin varsa gör" dedirtir. Çok ciddiye alınmamalı, "doktor kendi haline bırakın" dedikleri bir insan cinsiyle karşılaştığınızın farkına varıp akışına bırakırsanız belki o rahatlamaz ama bilin ki siz rahatlarsınız. Alınganlığın tam tersi vurdumduymazlık desen ayrı bir macera. Şahsen vurdumduymazlar beni daha çok yıpratır.
Alınganlık aslında özgüven problemleri olan insanların bir özelliğidir. Eskilerin deyişiyle öküz altında buzağı aramak. mesela evinize gelen alıngan bir insana "hoşgeldin" desen "biz yabancı miyiz", diye alınabilir. "hoş geldin" demesen, "bir hoşgeldin bile demedi", diye de bütün gün somurtabilir. Kısaca Sonunda insana "ne halin varsa gör" dedirtir. Çok ciddiye alınmamalı, "doktor kendi haline bırakın" dedikleri bir insan cinsiyle karşılaştığınızın farkına varıp akışına bırakırsanız belki o rahatlamaz ama bilin ki siz rahatlarsınız. Alınganlığın tam tersi vurdumduymazlık desen ayrı bir macera. Şahsen vurdumduymazlar beni daha çok yıpratır.
uyanış büyük selçuklu
trt'nin tarih konseptli yeni dizisi. Adından da anlaşılacağı üzere sultan melikşah, nizamülmülk, ömer hayyam ve hasan sabbah çokgeninde dönecek olan dizide, yine alışılagelen "ııaaah!" sesleri eşliğinde bol kılıç çekmeler, şahin sesi eşliğinde slow motion at sürmeler, efendime söyleyim "imdüü!" diye başlayarak günümüz türkçesiyle konuşmalar, bol aşk meşkli karakterler mevcut. Bir dönem at üstünde bir ömür çürüten kanuni'yi zevk düşkünü bir harem müdavimi gibi gösterdiler de, kendisine sancak kaldıran oğlu mustafa'yı mazlum şehit ilan etmişlerdi. İster misin şimdi şarap düşkünü meczup ömer hayyam sana evliya, siyasetname gibi bir eseri kazandıran nizamülmülk mevki makam, güç düşkünü oluversin? Hepsinin ötesinde fetönün selefi hasan sabbah var karakterler arasında. Bakalım onu nasıl anlatacak bülent arınç'ın trt'ye kazandırdığı kadrolar..
Selçukluyu biraz okuyanlar bilir ki; muhterem babası sultan alparslan başta olmak üzere tüm gücü, cihat motivasyonu ile donanmıştı. Yine bilinir ki, islam ordularının bir fenotipi, stereotipi vardır. Malazgirt savaşında Alparslan'ın beyaz kefen giydiği ve sabah namazını ordusuna bizzat kıldırdığı rivayet edilir.

Şu tiplere bakın. Yazıyı kaldır yerine vikings yaz sırıtmaz.
Ayrıca [ebkz]50944[/ebkz]
Selçukluyu biraz okuyanlar bilir ki; muhterem babası sultan alparslan başta olmak üzere tüm gücü, cihat motivasyonu ile donanmıştı. Yine bilinir ki, islam ordularının bir fenotipi, stereotipi vardır. Malazgirt savaşında Alparslan'ın beyaz kefen giydiği ve sabah namazını ordusuna bizzat kıldırdığı rivayet edilir.

Şu tiplere bakın. Yazıyı kaldır yerine vikings yaz sırıtmaz.
Ayrıca [ebkz]50944[/ebkz]
masumlar apartmanı
kırmızı oda adlı yapımla birlikte, Türkiye'deki psikolojik dizi serüvenini aynı anda başlatmış yapımdır. bez bebeklerden, akasya durağından, cennet mahallesi gibi iq'su düşük yapımlardan, psikolojik alt yapılı dizilere geçtiysek, Türk dizi izleyicisi adına mutlu olabiliriz. En azından psikolojik olarak rahatsız olduğumuzu kabul edebilir, içselleştirdiğimiz karakterlerle birlikte rehabilite olabiliriz.
etki ajanı
Kitle iletişim araçları (gazete, tv, sosyal medya, internet vs) yoluyla, toplumu belli bir amaca yönlendirmeye çalışan, üzerlerinde sosyo-psikolojik etki bırakmak amacıyla faaliyetlerde bulunan ve bunu yaparken belli istihbarat servisleri aracılığıyla kontrol edilebilen sivil itaatkârlardır. Gazeteci, sanatçı veya bilim adamı gibi kisvelerle toplum arasında casus kimliklerini görünmez kılarlar. Türkiye'deki çoğul varlıkları ile istihbarat terminolojimizde kendine yer edinmiştir.
Bir bakarsınız; unutulmuş, hafızalardan silinmek üzere olan sanatçıların sivri siyasi çıkışları olur. Kimi zaman bu gündem olmak içinse de, çoğunlukla hizmet ettiği lobinin emrindedir. Yapısı itibariyle doğrudan bir istihbarat servisi görüntüsü vermez. Örneğin unutulmuş bir sanatçıya bir reklam ajansı kariyerini yeniden yükseklere taşıma sözü verir. Güven sağlamak amacıyla, maddi ve manevi olarak destekler. Kariyeri düzelmese de, meşhur olduğu zamanlardaki gibi refah seviyesi yüksektir ve sanal alemde ilgi görüyordur. İşte istihbarat servisleriyle desteklenen bu reklam ajansı, bir zamanların ham çökelekli meşhurlarına siyasi açıklamalarda bulundurur. Çoğu zaman tavsiyedir ve tıpkı fetö mağdurlarında olduğu gibi, minnet borcu akli melekelerine galip gelebilmektedir. Sanatçı sivri açıklamalar yapar ve gözaltına alınır, hatta hapse düşebilir. Reklam ajansına bu durum iki şekilde fayda sağlar. Ajans hem mağdur üzerinden prim yaparak hizmet ettiği lobinin fikrini güçlendirir hem de sanatçı eskisinden intikam motivasyonu yüksek bir militan devşirir.
Bir sosyal medya fenomenini, Türkiye'nin gündemi ile ilgili taraflı açıklamalarını görürseniz, bilin ki bu arkadaş "bilerek veya bilmeyerek" bu çarkın bir dişlisi olmuştur. Sosyal medya fenomenliği, her ne kadar şöhret amacı gütse de temelde para kazanma motivasyonu vardır ve para kazandıran her iş mübahtır. Bu yüzden, etki ajanlığına, yani yönlendirici casusluk faaliyetine müsait yapıdadırlar.
Gazetecilik zırhı, hem etki alanını geniş tutmak hem de mağdur yaratmak için idealdir. Belli bir ideolojiye mensup olmadığından, bugün ak dediğine yarın kara demesini kimse garipsemez. Öte yandan, eğer yukarıdaki sanatçı gibi suç teşkil eden faaliyetlerde bulunursa "gazetecilik", "ifade özgürlüğü" gibi global kalıplara rahatlıkla sığabilir. Türkiye'nin en çok izlenen muhalif sunucusu yıllar içerisinde bu şekilde servet kazanırken, etki ajanlığı ifşa olunca narenciye tipli bu arkadaş "huzur istiyorum" diyerek emekli bile olabilir.
Bir bakarsınız; unutulmuş, hafızalardan silinmek üzere olan sanatçıların sivri siyasi çıkışları olur. Kimi zaman bu gündem olmak içinse de, çoğunlukla hizmet ettiği lobinin emrindedir. Yapısı itibariyle doğrudan bir istihbarat servisi görüntüsü vermez. Örneğin unutulmuş bir sanatçıya bir reklam ajansı kariyerini yeniden yükseklere taşıma sözü verir. Güven sağlamak amacıyla, maddi ve manevi olarak destekler. Kariyeri düzelmese de, meşhur olduğu zamanlardaki gibi refah seviyesi yüksektir ve sanal alemde ilgi görüyordur. İşte istihbarat servisleriyle desteklenen bu reklam ajansı, bir zamanların ham çökelekli meşhurlarına siyasi açıklamalarda bulundurur. Çoğu zaman tavsiyedir ve tıpkı fetö mağdurlarında olduğu gibi, minnet borcu akli melekelerine galip gelebilmektedir. Sanatçı sivri açıklamalar yapar ve gözaltına alınır, hatta hapse düşebilir. Reklam ajansına bu durum iki şekilde fayda sağlar. Ajans hem mağdur üzerinden prim yaparak hizmet ettiği lobinin fikrini güçlendirir hem de sanatçı eskisinden intikam motivasyonu yüksek bir militan devşirir.
Bir sosyal medya fenomenini, Türkiye'nin gündemi ile ilgili taraflı açıklamalarını görürseniz, bilin ki bu arkadaş "bilerek veya bilmeyerek" bu çarkın bir dişlisi olmuştur. Sosyal medya fenomenliği, her ne kadar şöhret amacı gütse de temelde para kazanma motivasyonu vardır ve para kazandıran her iş mübahtır. Bu yüzden, etki ajanlığına, yani yönlendirici casusluk faaliyetine müsait yapıdadırlar.
Gazetecilik zırhı, hem etki alanını geniş tutmak hem de mağdur yaratmak için idealdir. Belli bir ideolojiye mensup olmadığından, bugün ak dediğine yarın kara demesini kimse garipsemez. Öte yandan, eğer yukarıdaki sanatçı gibi suç teşkil eden faaliyetlerde bulunursa "gazetecilik", "ifade özgürlüğü" gibi global kalıplara rahatlıkla sığabilir. Türkiye'nin en çok izlenen muhalif sunucusu yıllar içerisinde bu şekilde servet kazanırken, etki ajanlığı ifşa olunca narenciye tipli bu arkadaş "huzur istiyorum" diyerek emekli bile olabilir.
simidimde susamdın
Zeki Müren'in kendi şiiridir. Genelde çoğu kaynakta "şarkı sözü" olarak gösterilmiş. Fakat benim bildiğim kadarıyla hiçbir zaman bestelenmedi. Zeki Müren şiir olarak çok içten yazdı, çok içten okudu.
Aşağıdaki şarkıda da bir karma yapılmış editleme ile. Lakin başarılı olmuş:
Şiir:
Simitle susam, birbirinden ayrılmayan iki şey gibi geldi bana
Ve yılar önce, yepyeni bir duyguya kapılarak bu iki nesneyi birleşik olarak düşündüm.
Aslında tabi, gaye yine aşk...
Simidimde susamdın...
Yıldızları gökyüzünde sever aşıklar
Ben, hepsi düşsünler isterim, tek tek...
Muradım seni dilemek...
Ağaçlar hiç çiçeklenmesin
Tüm aylar şubat olsun
Sen yağmuru severdin
Bana ıslak bir günde neler verdin...
"Rüzgarlar göz pınarlarımda buz
Kış aşk mevsimidir" derdin
Hırçın geceler kollarımda titrerdin
Simidimde susamdın sabahları
çayımda şeker gün doğarken
Dön ne olur, henüz erken...
Katıksız ekmek boğazımda düğüm
çayı buruk içiyorum
O, bana vadettiğin gün var ya,
O gün, sen gelsen de ölüversem diyorum.
Yıldızları gökyüzünde sever aşıklar
Ben, hepsi düşsünler isterim, tek tek...
Muradım seni dilemek...
Aşağıdaki şarkıda da bir karma yapılmış editleme ile. Lakin başarılı olmuş:
Şiir:
Simitle susam, birbirinden ayrılmayan iki şey gibi geldi bana
Ve yılar önce, yepyeni bir duyguya kapılarak bu iki nesneyi birleşik olarak düşündüm.
Aslında tabi, gaye yine aşk...
Simidimde susamdın...
Yıldızları gökyüzünde sever aşıklar
Ben, hepsi düşsünler isterim, tek tek...
Muradım seni dilemek...
Ağaçlar hiç çiçeklenmesin
Tüm aylar şubat olsun
Sen yağmuru severdin
Bana ıslak bir günde neler verdin...
"Rüzgarlar göz pınarlarımda buz
Kış aşk mevsimidir" derdin
Hırçın geceler kollarımda titrerdin
Simidimde susamdın sabahları
çayımda şeker gün doğarken
Dön ne olur, henüz erken...
Katıksız ekmek boğazımda düğüm
çayı buruk içiyorum
O, bana vadettiğin gün var ya,
O gün, sen gelsen de ölüversem diyorum.
Yıldızları gökyüzünde sever aşıklar
Ben, hepsi düşsünler isterim, tek tek...
Muradım seni dilemek...
erik ağacı
Alman kökenli amerikalı yazar Ellen Marie Wiseman'in kitabıdır. Erik ağacıyla başlayan ve sona eren sürükleyici hikaye birbirini seven alman kız ve yahudi erkek arasında geçiyor. ikinci dünya savaşı dönemi almanya'sini her iki yönden de yaşanılanları tarafsız bir şekilde anlatmayı başarmistir. yazar, her iki halkın bir takim ihtitaslar ve hırslar yüzünden nasıl harcandığı yalın bir dille anlatabilmiş. hikaye gercek anılardan beslendiği için son derece etkili bir anlatıma sahip olmuştur.
masumlar apartmanı
trt'nin yeni dizisi. gerçek bir hayat hikayesi olan “masumlar apartmanı“, dr. gülseren budayıcıoğlu'nun “madalyonun içi” romanından uyarlanmıştır.
dizinin kısaca konusu esas kız esas oğlan ve oğlanın üç kız kardeşinin etrafında dönmekte. kız kardeşlerin çocukluklarında yasanan travmalar sonucu kizlar bircok ruhsal probleme sahipler. dizi oldukca ilginç olduğu için insanı içine alıyor. ilk bolumunu izledim ve beğendim ama bir daha izlemeyi düşünmüyorum. dizi reklamsız ( youtube'dan izledim) tam 2 saat 40 dakika. çok fazla tv seyretmeyen birisi olarak bana çok ama çok fazla geldi. bu kadar çok ekrana bakmak bende sadece zonklayan bir kafa bıraktı. bu kadar uzun süre hem sıkıcı hem zaman kaybı. dizide emek veren herkesin emeğinin ziyan olmasından başka bir şey olamaz. nasıl olurda insanlar bu kadar uzun süre oturupta böyle dizi izliyorlar, neyinden zevk aliyorlar benim aklim almadı. bir saat bile sürmeyecek konuyu sakız gibi çekip çekip çürütmek sonrada alın siz buna layıksınız, demek istemiş olabilirler.
dizinin kısaca konusu esas kız esas oğlan ve oğlanın üç kız kardeşinin etrafında dönmekte. kız kardeşlerin çocukluklarında yasanan travmalar sonucu kizlar bircok ruhsal probleme sahipler. dizi oldukca ilginç olduğu için insanı içine alıyor. ilk bolumunu izledim ve beğendim ama bir daha izlemeyi düşünmüyorum. dizi reklamsız ( youtube'dan izledim) tam 2 saat 40 dakika. çok fazla tv seyretmeyen birisi olarak bana çok ama çok fazla geldi. bu kadar çok ekrana bakmak bende sadece zonklayan bir kafa bıraktı. bu kadar uzun süre hem sıkıcı hem zaman kaybı. dizide emek veren herkesin emeğinin ziyan olmasından başka bir şey olamaz. nasıl olurda insanlar bu kadar uzun süre oturupta böyle dizi izliyorlar, neyinden zevk aliyorlar benim aklim almadı. bir saat bile sürmeyecek konuyu sakız gibi çekip çekip çürütmek sonrada alın siz buna layıksınız, demek istemiş olabilirler.
banshee
Kelt folklorunda doğaüstü yaratık. Gece vakti bir banshee'nin hüzünlü yas ağlayışını ya da yüksek sesle dövüşünü işitmenin, aileden bir kişinin öleceginin habercisi olduğuna inanılırdı.
kaddiş
Yahudilikte, bütün sinagog ayinlerinin ana bölümlerinin ardından aramca okunan hamd duası.

