Can bula cânânını
Bayram o bayram ola
Kul bula sultânını
Bayram o bayram ola
Hüzn ü keder def ola
Dilde hicab ref ola
Cümle günah af ola
Bayram o bayram ola
Tevhîd ede şevk ile
Hakk'ı seve şevk ile
Tasdîk inerse dile
Bayram o bayram ola
Dildeki Rahmân olur
Dertlere dermân olur
Âzâde fermân olur
Bayram o bayram ola
Lütfî'ye lutf u kerîm
Erişe Rahm-i Rahîm
Ber murâd ede fehîm
Bayram o bayram ola
Alvarlı Efe Hazretleri...
Güven Sözlük - Güncel Başlıklar ve Entry'ler
aşermek
Ye ekşiyi doğur hatceyi
Ye tatlıyı doğur hakkıyı .. ne kaa şair bir toplumuz. Aşermeye bile bi senfoni bi dokunuş. Ah şu teyzelere bi fırsat verilseydi..
Ye tatlıyı doğur hakkıyı .. ne kaa şair bir toplumuz. Aşermeye bile bi senfoni bi dokunuş. Ah şu teyzelere bi fırsat verilseydi..
hayırlı bayramlar
''Nerde kaldı o eski bayramlar!'' veryansınını etmemize sebep, istemsiz çoğumuzun aklına ''ah ederek'' gelmesine sebep olsa da özellikle müslümanların birbirlerinin dini bayramlarına denk geldiği günlerde kullanılan dilek cümlesidir.
Bu vesileyle tüm sözlük camiamızın mübarek Ramazan Bayram'ını kutlar, hayırlara vesile olmasını dilerim.
El öpmeye gelirsiniz diye akşamdan harçlıklarınızı ve kaseler dolusu şekerlerinizi hazırladım. Sözlük sitesinden giriş yapınca antrede duran varaklı dresuar üstünde duran şekerlerinizi almayı unutmayınız.
Sevgiler..
Bu vesileyle tüm sözlük camiamızın mübarek Ramazan Bayram'ını kutlar, hayırlara vesile olmasını dilerim.
El öpmeye gelirsiniz diye akşamdan harçlıklarınızı ve kaseler dolusu şekerlerinizi hazırladım. Sözlük sitesinden giriş yapınca antrede duran varaklı dresuar üstünde duran şekerlerinizi almayı unutmayınız.
Sevgiler..
kitap önerileri
Monte Kristo kontu - Alexandre Dumas
kilo almak
Her ay düzenli olarak yaptığım aktivite..
hayırlı bayramlar
afyon'dan hayırlı bayramlar.
hayırlı bayramlar
bayramlarda kullanılan temenni cümlesi.
Ayrıca güven sözlük ailesi olarak kutlayacağımız ilk dini bayram için temennimiz.
Tüm sevdikleriniz ile mutlu huzurlu bayramlar dileriz.
nice bayramlar görmek dileğiyle, bol heceli bayramlara sözlük.
Ayrıca güven sözlük ailesi olarak kutlayacağımız ilk dini bayram için temennimiz.
Tüm sevdikleriniz ile mutlu huzurlu bayramlar dileriz.
nice bayramlar görmek dileğiyle, bol heceli bayramlara sözlük.

gulurkensandalyedenduseneksicininkafasindakibere
aramıza yeni katılan tazecik 2.nesil yazar.
ariflerden öğütler
Prof. Dr. Muhammed Ratib Nablusi Hoca'dan:
En şiddetli hastalıklardan biri sinsi hastalıktır. Belirtileri görülen yahut hissedilen türden değildir. Yakalandığınızda çok ciddi zarar verir.
Bu hastalığın adı “nimete alışma hastalığı” dır. Dört şekilde kendini gösterir.
1- Allah'ın nimetlerine alışmak. Adeta nimet değilmiş gibi görmeye başlamak. Nimetin nimet olduğunu hissetmeyip müktesep hak gibi görmek.
2- Evine giren kişinin ailesini sağ salim görmeye alışması. Onları iyi halde görüp bunun için Allah'a hamdu sena etmemek.
3- Alışverişe gidip market arabasına dilediğini koyup ücretini ödeyerek evine dönerken nimeti vereni ve ona şükretmenin gerektiğini zerre miktar hissetmemek. Bunu gayet normal bir durum olarak görüp adeta en tabii hakkı gibi telakki etmek.
4- Her sabah güven içinde uyanıp sağlığı yerinde bir şikayeti ağrısı sızısı olmadan kalktığında Allah'a hamd etmemek.
Dikkat !!!!!
Sen bu durumlardan birisini yaşıyorsan tehlike altındasın. Evine girdiğinde… Allah sana anne baba yahut eş çoluk çocuk nimeti vermişse, Sağlıklı ve iyi bir durumda isen Allah tealaya bol bol hamdet, şükret. Hayatının nimetlere alışmanı sağlamasına izin verme.
Sen hayatını bu yüceler yücesi Allahü Tealaya hamd ve şükre alıştır.
Nasılsın diye sorduklarında "Aynı be ne olsun" deme. Sen sayamayacağın nimetler içindesin. Allah teala sana onları yeniliyor. Güncelliyor. Hem de hergün.
Sana hamd ve şükrü de farz kılmış. Niceleri o güne senin sahip olduğun nimetlerinden mahrum başlamıştır.
Nicesi güven içindeyken o gün korkarak kalkmıştır. Nice çalışan o gün işsiz kalmıştır. Nice zengin o gün fakir düşmüştür. Nice gözü gören o gün kör olmuştur. Nice sağlıklı insan o gün sağlığını kaybetmiştir. Sana ise nimetler yenilenmiştir.
O zaman de ki:
Allah'a hamd olsun. Salih ameller ancak onun nimetiyle tamamlanabilir.
En şiddetli hastalıklardan biri sinsi hastalıktır. Belirtileri görülen yahut hissedilen türden değildir. Yakalandığınızda çok ciddi zarar verir.
Bu hastalığın adı “nimete alışma hastalığı” dır. Dört şekilde kendini gösterir.
1- Allah'ın nimetlerine alışmak. Adeta nimet değilmiş gibi görmeye başlamak. Nimetin nimet olduğunu hissetmeyip müktesep hak gibi görmek.
2- Evine giren kişinin ailesini sağ salim görmeye alışması. Onları iyi halde görüp bunun için Allah'a hamdu sena etmemek.
3- Alışverişe gidip market arabasına dilediğini koyup ücretini ödeyerek evine dönerken nimeti vereni ve ona şükretmenin gerektiğini zerre miktar hissetmemek. Bunu gayet normal bir durum olarak görüp adeta en tabii hakkı gibi telakki etmek.
4- Her sabah güven içinde uyanıp sağlığı yerinde bir şikayeti ağrısı sızısı olmadan kalktığında Allah'a hamd etmemek.
Dikkat !!!!!
Sen bu durumlardan birisini yaşıyorsan tehlike altındasın. Evine girdiğinde… Allah sana anne baba yahut eş çoluk çocuk nimeti vermişse, Sağlıklı ve iyi bir durumda isen Allah tealaya bol bol hamdet, şükret. Hayatının nimetlere alışmanı sağlamasına izin verme.
Sen hayatını bu yüceler yücesi Allahü Tealaya hamd ve şükre alıştır.
Nasılsın diye sorduklarında "Aynı be ne olsun" deme. Sen sayamayacağın nimetler içindesin. Allah teala sana onları yeniliyor. Güncelliyor. Hem de hergün.
Sana hamd ve şükrü de farz kılmış. Niceleri o güne senin sahip olduğun nimetlerinden mahrum başlamıştır.
Nicesi güven içindeyken o gün korkarak kalkmıştır. Nice çalışan o gün işsiz kalmıştır. Nice zengin o gün fakir düşmüştür. Nice gözü gören o gün kör olmuştur. Nice sağlıklı insan o gün sağlığını kaybetmiştir. Sana ise nimetler yenilenmiştir.
O zaman de ki:
Allah'a hamd olsun. Salih ameller ancak onun nimetiyle tamamlanabilir.
seyahat
farklı kültürlerin tanınması, yeni lezsetlerin keşfedilmesi için kendi yaşam alanının dışına araştırma yaparak yakın bölgeler başta olmak üzre gezmek eylemi.
[url] http://enyakinnerde.com/[/url]
[url] http://enyakinnerde.com/[/url]
40 yıllık evli mehmet bey ve fazilet hanımın hikayesi
40 yıllık evli Mehmet Bey ve Fazilet Hanım'ın hikayesi eşler arasında eleştirinin dozunun nasıl ayarlanabileceğini gösteren hoş bir örnek:
Mehmet Bey, eşine sürekli negatif eleştiri yapma hatasına düşerken eşi Fazilet Hanım'ın örnek davranışıyla bu yanlış tutumundan vazgeçebilmiş. Fazilet Hanım, kendisine güzel sözler söyleme adeti olmayan eşine bir gün, karşılıklı olarak beğendikleri ve beğenmedikleri yönlerini birbirlerine söylemelerini önermiş ve önce kendinden başlayarak, “Bende gördüğün olumsuz özellikleri sayar mısın?” diye sormuş. Eşinde gözlemlediği hataları bir çırpıda sıralayan Mehmet Bey'in sözlerini şöyle aktarıyor Fazilet Hanım:
“İlk olarak, biraz önce kapının arkasında gördüğü örümcekten başladı ve açtı ağzını yumdu gözünü. Ceviz kabuğunu bile doldurmayacak bir sürü ayrıntıya, küçük meselelere girdi. Üstelik saydıklarının çoğunda benim hatam yoktu. O kadar çok şey sıraladıktan sonra yorulduğundan olsa gerek 'Daha sayacağım çok şey var ama bu kadarı yeter' diyerek sustu.
Daha sonra kendisine 'Hiç darılma, şimdi ben de senin suçlarını sayacağım. Bak, ben senin sözünü hiç kesmedim; sen de susarak dinle' dedim. Benim de onun hatalarını sayacağımı düşünüyordu. 'Allah senden razı oldun' dedim önce. 'İçki içmedin, kumar oynamadın, çocuklarımızı açıkta bırakmadın, evini ihmal etmedin. Beni dövmedin, kovmadın. Allah senden bin kere razı olsun; benim ki bu kadar' dedim ve sustum.
Mehmet Efendi hiç ses etmedi, kafasını yere eğdi. Mahcup oldu ve kalkıp gitti. O an sadece utandı, hiçbir şey değişmeyecek sandım ama daha sonra bu konuşmamızın çok faydasını gördüm. Yıllardır bana 'Allah razı olsun' dememiş olan eşim, 'Allah razı olsun' demeye başladı.
Güzel tavırlarımı gördüğünde teşekkür etmeyi ihmal etmedi.” Eşinin bitmeyen eleştirilerine aynıyla karşılık vermeyen, bilakis onu hiçbir şekilde itham etmeyip güzel yönlerini açığa çıkararak bunları ona ifade eden Fazilet Hanım'ın tavrı eşine de örnek olmuş. Güzel sözler duyan eşi ona da iltifat edip teşekkürünü belirtmeye başlamış. Fazilet Hanım yaşadığı bu acı tecrübeden hareketle evli çiftleri birbirlerinin güzel yanlarını görmeye, eleştiri değil takdir ifadelerini çokça dile getirmeye davet ediyor.
Muhabbet Olsun - Neslihan Beyhan
Mehmet Bey, eşine sürekli negatif eleştiri yapma hatasına düşerken eşi Fazilet Hanım'ın örnek davranışıyla bu yanlış tutumundan vazgeçebilmiş. Fazilet Hanım, kendisine güzel sözler söyleme adeti olmayan eşine bir gün, karşılıklı olarak beğendikleri ve beğenmedikleri yönlerini birbirlerine söylemelerini önermiş ve önce kendinden başlayarak, “Bende gördüğün olumsuz özellikleri sayar mısın?” diye sormuş. Eşinde gözlemlediği hataları bir çırpıda sıralayan Mehmet Bey'in sözlerini şöyle aktarıyor Fazilet Hanım:
“İlk olarak, biraz önce kapının arkasında gördüğü örümcekten başladı ve açtı ağzını yumdu gözünü. Ceviz kabuğunu bile doldurmayacak bir sürü ayrıntıya, küçük meselelere girdi. Üstelik saydıklarının çoğunda benim hatam yoktu. O kadar çok şey sıraladıktan sonra yorulduğundan olsa gerek 'Daha sayacağım çok şey var ama bu kadarı yeter' diyerek sustu.
Daha sonra kendisine 'Hiç darılma, şimdi ben de senin suçlarını sayacağım. Bak, ben senin sözünü hiç kesmedim; sen de susarak dinle' dedim. Benim de onun hatalarını sayacağımı düşünüyordu. 'Allah senden razı oldun' dedim önce. 'İçki içmedin, kumar oynamadın, çocuklarımızı açıkta bırakmadın, evini ihmal etmedin. Beni dövmedin, kovmadın. Allah senden bin kere razı olsun; benim ki bu kadar' dedim ve sustum.
Mehmet Efendi hiç ses etmedi, kafasını yere eğdi. Mahcup oldu ve kalkıp gitti. O an sadece utandı, hiçbir şey değişmeyecek sandım ama daha sonra bu konuşmamızın çok faydasını gördüm. Yıllardır bana 'Allah razı olsun' dememiş olan eşim, 'Allah razı olsun' demeye başladı.
Güzel tavırlarımı gördüğünde teşekkür etmeyi ihmal etmedi.” Eşinin bitmeyen eleştirilerine aynıyla karşılık vermeyen, bilakis onu hiçbir şekilde itham etmeyip güzel yönlerini açığa çıkararak bunları ona ifade eden Fazilet Hanım'ın tavrı eşine de örnek olmuş. Güzel sözler duyan eşi ona da iltifat edip teşekkürünü belirtmeye başlamış. Fazilet Hanım yaşadığı bu acı tecrübeden hareketle evli çiftleri birbirlerinin güzel yanlarını görmeye, eleştiri değil takdir ifadelerini çokça dile getirmeye davet ediyor.
Muhabbet Olsun - Neslihan Beyhan
süt kardeşler
Aynı anne ve babanın çocuğu olmayıp ama aynı anneden süt içen çocuklar süt kardeşi olur.
enderun usulü teravih namazı
ENDERUN TERAVİHİ NEDİR?
Enderûn Usûlü Teravih adıyla bilinen ve Itrî diye bilinen Buhurîzâde Mustafa Efendiye dayandırılan teravih namazı, Osmanlı iç teşkilatında sarayda, saray cami ve mescitlerinde, Hırka-i Saadet'te, selatin camiler başta olmak üzere büyük camii ve dergâhlarda uygulanan bir ibadet geleneğidir. Enderûn Usûlü Teravih 'in makamları Klasik Türk musikisinin en önemli ismi olan Itrî tarafından düzenlenmiştir.
Yüzyıllardır başta saray olmak üzere İstanbul camilerinde dergahlarında ev konaklarında iyi eğitim almış güzel sesli musikişinas hafızlar tarafından kıldırılan teravih namazının her dört rekatının Türk Musikisi'nin teamül haline gelmiş makamlarında eda edile gelmiştir.
Enderun'da başlayan bu tertipte, farklı makamların nağmelerinin insan ruhu üzerindeki tesirleri düşünülerek sıralama yapılmıştır. Böylelikle ibadetteki coşku, ferahlık; okumalardaki ahenk, dualardaki samimiyet ve ihlas sürdürülerek, otuz üç rek'at olan bu ibadet bitimine kadar sıkılmadan zevk ve huşu içinde eda edilmiş oluyor.
Bütün sünnet namazları tek başına kılınırken, teravih namazı sünnet olmasına rağmen cemaatle kılınır. Teravih namazının cemaatle kılınmasının iki büyük hikmeti vardır.
Birincisi; müminleri kaynaştırıp cemaat yapmak
İkincisi; Kur'an kültürünü yaymaktır.
ENDERUN TERAVİH NAMAZI NASIL KILINIR KAÇ REKATTIR?
Osmanlı sarayında doğan ve günümüze kadar sürdürülen köklü geleneklerden Enderun Usulü Teravih, öncelikle müezzinin namaz öncesi getirdiği kamet ile yatsı namazının hicaz veya uşşak makamında kılınacağı belirleniyor.
Ardından teravih namazının ilk dört rekâtı neva makamı, ikinci dört rekâtı hüseyni makamı, üçüncü dört rekâtı bestenigâr makamı, dördüncü dört rekâtı eviç makamı, son dört rekâtı ise acemaşiran makamlarında kılınarak tamamlanıyor.
Osmanlı döneminde, insanların kulağı bu makamlara öyle duyarlıymış ki, namaza geç gelen kişi, imamın makamından kaçıncı rekâtta olduğunu anlayabiliyormuş.
YEDİ FARKLI MAKAMLARLA KILINAN ENDERUN TERAVİH NAMAZI
İmamın takip edeceği makamlar, her dört rekâtta bir Ramazan'ın ruhuna uygun, namazın huşusunu artırmak amacıyla değişiyor. Dinlenme anlamına gelen tervihalarda ise, eğitimli ve güzel sesli müezzinler topluluğunca ilahilerin okunması âdetine "Cumhur Müezzinliği" deniyor.
Osmanlı sarayında doğan ve günümüze kadar sürdürülen köklü geleneklerden Enderun Usulü Teravih, öncelikle müezzinin namaz öncesi getirdiği kamet ile yatsı namazının hicaz veya uşşak makamında kılınacağı belirleniyor.
Ardından teravih namazının ilk dört rekâtı neva makamı, ikinci dört rekâtı hüseyni makamı, üçüncü dört rekâtı bestenigâr makamı, dördüncü dört rekâtı eviç makamı, son dört rekâtı ise acemaşiran makamlarında kılınarak tamamlanıyor.
Osmanlı döneminde, insanların kulağı bu makamlara öyle duyarlıymış ki, namaza geç gelen kişi, imamın makamından kaçıncı rekâtta olduğunu anlayabiliyormuş.
Enderûn Usûlü Teravih adıyla bilinen ve Itrî diye bilinen Buhurîzâde Mustafa Efendiye dayandırılan teravih namazı, Osmanlı iç teşkilatında sarayda, saray cami ve mescitlerinde, Hırka-i Saadet'te, selatin camiler başta olmak üzere büyük camii ve dergâhlarda uygulanan bir ibadet geleneğidir. Enderûn Usûlü Teravih 'in makamları Klasik Türk musikisinin en önemli ismi olan Itrî tarafından düzenlenmiştir.
Yüzyıllardır başta saray olmak üzere İstanbul camilerinde dergahlarında ev konaklarında iyi eğitim almış güzel sesli musikişinas hafızlar tarafından kıldırılan teravih namazının her dört rekatının Türk Musikisi'nin teamül haline gelmiş makamlarında eda edile gelmiştir.
Enderun'da başlayan bu tertipte, farklı makamların nağmelerinin insan ruhu üzerindeki tesirleri düşünülerek sıralama yapılmıştır. Böylelikle ibadetteki coşku, ferahlık; okumalardaki ahenk, dualardaki samimiyet ve ihlas sürdürülerek, otuz üç rek'at olan bu ibadet bitimine kadar sıkılmadan zevk ve huşu içinde eda edilmiş oluyor.
Bütün sünnet namazları tek başına kılınırken, teravih namazı sünnet olmasına rağmen cemaatle kılınır. Teravih namazının cemaatle kılınmasının iki büyük hikmeti vardır.
Birincisi; müminleri kaynaştırıp cemaat yapmak
İkincisi; Kur'an kültürünü yaymaktır.
ENDERUN TERAVİH NAMAZI NASIL KILINIR KAÇ REKATTIR?
Osmanlı sarayında doğan ve günümüze kadar sürdürülen köklü geleneklerden Enderun Usulü Teravih, öncelikle müezzinin namaz öncesi getirdiği kamet ile yatsı namazının hicaz veya uşşak makamında kılınacağı belirleniyor.
Ardından teravih namazının ilk dört rekâtı neva makamı, ikinci dört rekâtı hüseyni makamı, üçüncü dört rekâtı bestenigâr makamı, dördüncü dört rekâtı eviç makamı, son dört rekâtı ise acemaşiran makamlarında kılınarak tamamlanıyor.
Osmanlı döneminde, insanların kulağı bu makamlara öyle duyarlıymış ki, namaza geç gelen kişi, imamın makamından kaçıncı rekâtta olduğunu anlayabiliyormuş.
YEDİ FARKLI MAKAMLARLA KILINAN ENDERUN TERAVİH NAMAZI
İmamın takip edeceği makamlar, her dört rekâtta bir Ramazan'ın ruhuna uygun, namazın huşusunu artırmak amacıyla değişiyor. Dinlenme anlamına gelen tervihalarda ise, eğitimli ve güzel sesli müezzinler topluluğunca ilahilerin okunması âdetine "Cumhur Müezzinliği" deniyor.
Osmanlı sarayında doğan ve günümüze kadar sürdürülen köklü geleneklerden Enderun Usulü Teravih, öncelikle müezzinin namaz öncesi getirdiği kamet ile yatsı namazının hicaz veya uşşak makamında kılınacağı belirleniyor.
Ardından teravih namazının ilk dört rekâtı neva makamı, ikinci dört rekâtı hüseyni makamı, üçüncü dört rekâtı bestenigâr makamı, dördüncü dört rekâtı eviç makamı, son dört rekâtı ise acemaşiran makamlarında kılınarak tamamlanıyor.
Osmanlı döneminde, insanların kulağı bu makamlara öyle duyarlıymış ki, namaza geç gelen kişi, imamın makamından kaçıncı rekâtta olduğunu anlayabiliyormuş.
arife
Bayramdan bir gün önceki gün.