Güven Sözlük - Güncel Başlıklar ve Entry'ler

uyku apnesi

Nurse Nurse · 30.09.2021 04:20 · 194 · #76171
Apne kelimesinin anlamı solunumun bir süreliğine durması anlamına gelir. Uyku apnesi, uykuda solunumun durması anlamına gelir. Bu durma olayı birkaç saniye sürer genelde. Geniz eti,kilo, stres,kronik birkaç hastalık uyku apnesine neden olarak gösterilebilir. Uyku apnesi genelde uykudan deli gibi öksürerek uyanmanıza neden olur ve bu durum büyük bir risktir. Solunum yolunuza kaçan tükürük gözlerinizi yuvalarından çıkarırcasına öksürtür ve hiç masum bir hareket sayılmaz.

Geçen ay 1 gecede 4 defa apne yaşadığımı bilirim. Sonra ölürüm korkusundan uyuyamadığımı ve uykusuz sabahlarla merhabalaştığımı.. Durum vaziyet böyle olunca internetteki o bilgi kirliliğinde kulaç atar buldum kendimi..

Şunuda söylemek isterimki apne yaşayan insanlarda
-ritim bozukluğu
-erken uyumasına rağmen dinlenememişlik hissi
-horlama
-hafıza sorunları özellikle unutkanlık
-sinirlilik
- baş ağrısı
-tansiyon yüksekliği
-konsantrasyon eksikliği gözlemlenebilirmiş..
Upvote 4
Downvote 0
2

dolandırmak

nushirevan nushirevan · 29.09.2021 17:45 · 312 · #76167
İki akşam önce edilgen olarak dahil olduğum hadise. Hayatımda ilk defa dolandırıldım. Aslında bu yazıyı yazarların başına gelen ilginç olaylar başlığına yazacaktım ama bu olay hem o kadar ilginç değil hem de o başlığın altını tek başıma doldurmuşum gibi geliyor bgv

Neyse konumuza dönelim, lise yıllarımdan tanıdığım bir arkadaşım var. 2'si bilgisayar ve bilişim teknolojileri üzerine 4 üniversite bitirmiş bir yarı dahi.. temiz, düzgün de bi çocuk. Geçen akşam bana facebook messenger'dan ulaştı. Ptt'nin yıldönümü müymüş neymiş, bedava çekiliş bileti varmış elinde, sevdiği bir arkadaşı olduğum için de birini benim için düşünmüş. Iphone 11'den koltuk takımına kadar envai ödülden bahsetti. Açıkçası hiç şüphelenmedim. Hatta canhıraş teşekkür filan ediyorum bu lütufa.. Neyse telefon numaramı istedi (aslında telefonum onda vardı ama hızlı bir işlem yapacağını filan düşündüm) Verdim, bana gelen mesajı "evet" yazarak cevaplamamı istedi. Yazdım kek gibi.. 120 TL Pubg hesabınıza aktarıldı diye mesaj geldi cevaben. Ben pubg oynamadığım için işkillendim (hele şükür dediğinizi duyar gibiyim) ama hemen efendim "120 tl diye bi mesaj gelir merak etme o reklam metni" dedi. Devamında "kontrol bende" dediği anda jeton düştü. Çünkü dolandırıcılığa maruz kalanların ortak ifadesidir suçlunun "kontrol bende" telkini..

Hemen sordum "kaç mezunusun?" Öyle ya benim devremdi, bilmesi lazımdı. Cevaben diyor ki "ben la ben niye soruyon" filan.. Bir anda iletişimi kesti. Orada dolandırıldığımı farkettim. Telefonla kendisini aradığımda facebook, instagram ve twitter hesaplarının ele geçirildiğini söyledi. İq'su 3 haneli olduğu için saygı duyduğumuz teknokrat adam 3 platformun şifresini aynı yapacak kadar amatör davranmış. Üstüne whatsapp durumuna bu durumu yazmayınca bi sürü insan dolandırılmış benim gibi. Köydeki amcasından 5000 tl gitmiş..

Demem o ki, en yakınınız bile olsa sizden bir mesaj göndermenizi istediğinde bunu sesli olarak teyit edin. Ben yandım siz yanmayın canlar.

spoiler (tıkla)
Entry görseli

Entry görseli

Entry görseli

Entry görseli
Upvote 5
Downvote 0
5

murphy kanunları

nushirevan nushirevan · 27.09.2021 22:05 · 173 · #76162
Oynadığım oyunda eğer rekor bir skor elde ettiysem ya birazdan banka reklamı için telefonum çalar ya da yemek vaktidir. Kötü oynadığımda toz oynamıyor yerinden.
Upvote 6
Downvote 0
2

26 eylül 1932

merdumgiriz merdumgiriz · 26.09.2021 21:46 · 422 · #76161
İstanbul'da Dolmabahçe Sarayı'nda düzenlenen Birinci Türk Dili Kurultayı'nın açılış günüdür.

Dilimizi doğru ve güzel bir şekilde kullanmak, evrensel ve çağdaş bir kültür dili hâline getirmek en önemli hedeflerimizden biridir.

Türk Dil Bayramı'mızın 89. yıl dönümü kutlu olsun.
Upvote 5
Downvote 0
3

gönül dağı

nushirevan nushirevan · 26.09.2021 18:10 · 386 · #76160
Her pazar trt 1 ekranlarında, saat 21:20'de başlayan underrated yerli dizidir. Gayri ahlakî televizyon izleme alışkanlığı edinmiş bizler için antibiyotik kıvamında hikayelerle süslüdür. Misal bu dizide hiç kimse birbirinin namusuna göz dikmez, dedikodu yapmaz, yalan söyler belki zaman zaman ama iyi niyettendir, pişman da olur hatta. İzleyicinin kalıplaşmış düşüncelerinin aksine, doğruyu öne alır ve izleyiciye sunar. Misal kadınla erkek boşanır, erkek boşanan karısına beklendiği gibi eziyet etmek yerine "allah yolunu açık etsin" der. Dedikoducu zannedilen kahvecinin kulağına bir sır fısıldanır gece, sabaha kadar uyuyamazlar ama sabah bakarlar ki kahvecinin ağzı kilit. Kız kaçırılır mesela ama gönül rızasıyla. Peki kız ne yapar? Babasına kıyamayıp geri döner mesela. Birbirlerinin hayatlarına dokunan insanlarla doludur gönül dağı. Hani neşet babanın "kalpten kalbe bir yol vardır görünmez" dediği istikameti gösterir. Bilim ve teknolojiyi kovaladığı halde, cep telefonunu nadiren de olsa sadece iletişim için kullanır karakterler. Velhasıl, örnek bir dizidir. Muhtemelen yapıma sızmış kriptolar var ama yine de İzleyin, izlettirin.
Upvote 5
Downvote 0
1

ey melal

mavikaranlik mavikaranlik · 26.09.2021 05:51 · 359 · #76159
nurullah genç'in kaleminden güzel bir şiir.

Ey hüznün ötesinden içime bakan melâl
Ahuların seni kıskandığını
Kalbime fısıldarken rüzgârın dudakları
Düşlerine tutunmak istiyorum sessizce
Esrik bakışlarını ayırma gözlerimden

Şafak hatıraların kanadında gizlidir
Tanyeri bir çocuğun avuçlarında
Ey ömrümü bir bahtın ucunda yakan melâl
Ruhumu bir gül gibi ellerine bırakıp
Zambakların sırrına yürüyorum sessizce
Esrik bakışlarını ayırma gözlerimden

Ey damar damar öfke, pıhtı pıhtı kan melâl
Nerede karanlığa hükümran düşlerimiz
Neden böyle vurgunuz ateş dilberlerine
Erdem çiçek özüdür, yıldızlardan süzülür
Mahmur bir yanılgıdır canda efsun ve hayal
Dikenli doruklara uzatma ellerini
Esrik bakışlarını ayırma gözlerimden

Ey gönlünü bir damla suya bırakan melâl
Yenilgiler kuşatmış diye evlerimizi
Prangaya vurmalı mıydık geçmişimizi
Zamanın yılgınlığı gömülmeden toprağa
Ruhumu bir sır gibi mehtabına gizleyip
Eski umutlarıma dönüyorum sessizce
Esrik bakışlarını ayırma gözlerimden

Terk ediyorum uykuda gülümseyen kuşları
Şehrâyin siliniyor ufkumdan; gün dönüyor
Ey dünyama ırmaklar misali akan melâl
Yakındır gökyüzünde açması çiçeklerin
Tohumların bahara erişmesi yakındır
Ayırma gözerimden sevda denizlerini
Esrik bakışlarını ayırma gözlerimden

Ey hüznün ötesinden içime bakan melâl
Ey ömrümü bir bahtın ucunda yakan melâl
Ey damar damar öfke, pıhtı pıhtı kan melâl
Ey gönlünü bir damla suya bırakan melâl
Esrik bakışlarını ayırma gözlerimden
Upvote 8
Downvote 0
5

yazarların başına gelen ilginç olaylar

nushirevan nushirevan · 26.09.2021 01:18 · 106 · #76158
Yatılı lisede yatakhane nöbetçiliği vardır. Nöbetçi kişi, yatakhanede kimsenin kalmadığından emin olduktan sonra girişi kilitler çıkar ki kimsenin seher marka donu, aiwa kulaklıkları veya adiduiqs spor ayakkabıları çalınmasın.

O gün nöbetçi benim. Bi arkadaş da bana eşlik ediyor. Yatakhaneleri kontrol ettiğimizde Mehmet isimli arkadaşımızın haricinde herkesin yatağının boş olduğunu gördük. Bu mehmet, hastalanmış, müdürden izin almış, öğlen yemeğine kadar uyuyacakmış. Hatta gittik kontrol ettik, pijamayla yatıyor, ateşi de baya yüksekti. "Bişey ister misin öğlene kadar sıkıntı olmasın?" Dedik. "Yok kanka siz gidin ben uyuyacam öğlen gelir açarsınız kapıyı" dedi. "Peki madem" deyip ayrıldık. Demir kapıyı kilitledik, merdivenlerden aşağı iniyoruz. Bir iki merdiven indik ki aşağıdan bir öğrenci yukarı doğru geliyor. Ana! Bi baktık bizim Mehmet! Okul kıyafeti var üzerinde, saçları taralı.. Biz nöbetçi arkadaşımla birbirimize baktık bir an. "La mehmet sen ne ara giyindin de, nereden aşağı indin?" Diye şaşırdık. Çünkü başka merdiven yoktu. Demir kapıyı üstüne kilitledik bi de onu hiç düşünmüyoruz o an. Mehmet aramızda 4-5 merdiven kala durdu "kanka anahtarı ver de bişey unuttum yatakhanede" dedi. O sırada yanımdaki arkadaş "lan 1 dakika olmadı seni yatakhaneye kilitledik biz" dedi. Gülümseyen mehmet'in yüzü düştü. Somurttu manasında demiyorum, yüzü bildiğin aşağı doğru yağ gibi kaymaya başladı. "Lan tansiyonum mu düştü gözüm bozuldu" filan diyorum kendime, bi an yanımdaki nöbetçiye baktım yüzü bembeyaz oldu ağzı açık bayıldı kaldı merdivende. O bayılınca merdivenden aşağı doğru yuvarlanmaya başladı. Mehmetin yanından geçerken mehmetin hafif aralık ağzından, alt dudağından itibaren merdivenlere kadar uzadığını gördüm. Suratında donuk bir ifade vardı. Düşen arkadaştaki netlikle karşımdaki görüntüyü kıyaslayan beynim, bunun bir göz aldatmacası olmadığını farkettiğinde etraf karardı. Meğer ben de bayılmışım. Okul kantininde uyandığımda, nöbetçi arkadaş ağlıyordu. Bizi arkadaşlar bulmuş, kantine taşımışlar. Bana "noldu?" Diye sordular, ben de "biz mehmeti yatakhaneye kilitledik hasta diye, sonra merdivenlerde okul üniformasıyla karşılaştık" diyebildim ama karşımdaki kalabalığın arasında terden sırılsıklam olmuş, okul futbol takımının formasıyla mehmet duruyordu. Bütün arkadaşlar dönüp mehmete baktı. Mehmet "s**tir lan biz sabahtan beri antremandayız" dedi. Diğerleri de onay verdi. Üstelik kaleci olduğu için kaytarma şansı da yoktu. "Peki biz kimin üstüne kapıyı kilitledik a*** k***?" Dedim. Bütün sınıf yavaş adımlarla merdivenleri çıktık, yatakhanenin kapısını açtık. Mehmetin yatağı haricinde tüm yataklar jilet gibi. Sadece mehmetin yatağı kırışık, nemli.. Mehmet dedi ki "la benim yatağıma naaptınız dümdüz yapmıştım çıkarken". Mehmet kırışık yatağın battaniyesini bi kaldırdı, hepimiz yerimizden hopladık. Bir insan avucuna sığmayacak büyüklükte bir hamam böceği antenlerini oynatıyordu. 1-2 saniye bakıştık. Mehmet'in "ananns***" tepkisiyle yerden süpürgeyi kapması bir oldu. Ani verilen tepkiyle böcek (ya da hayvan mı diyelim artık) hızlı bir hamleyle aşağı atladı. 10-12 kişi ayakkabı, sopa, demir ne bulduysak kovalıyoruz. Böcek gitti tuvaletlere doğru. Peşinden koşan arkadaş devamını şöyle anlattı: "gardaş ben bunu govalıyom gitti 101'e (wc'ye 100 numara dendiği için sıralı tuvaletlerden birine verilen isim) girdi. Goştu goştu tuvaletin deliğine zıpladı girdi. Nası girdi pofff diye duman çıktı depeye!"

O gün ne yaşanıldı kimse anlam veremiyor. Nöbetçi arkadaş ve benim mehmetin yatağına böcek koyup böyle bir hikaye uydurduğumuza inananlar çoğunlukta. Ama bazılarımız o gün o okulda başka türden şeyler yaşandığının farkında. "Her şeyin bir açıklaması vardır" diyen gruba, tuvaletten çıkan duman bulutunu sorduğumuzda bile "la birisi kurumuş bokun üstüne yanan sigara atmıştır, o da tutuşmuştur tezek gibi, böcek atlayınca yandı duman ondan" dediler.

Hikâyenin en acayip kısmı ise şu: haftasonu beden eğitimi hocası turnuvaya gidecek takımı açıklarken mehmet'i listede okumadı. Nedenini sorduğumuzda bize o gün antremana hiç katılmadığı için böyle bir karar aldığını söyledi. Ona göre mehmet, olay günü bizim iddia ettiğimiz gibi hasta ve müdürden izinli olduğunu beyan etmiş ve antremana katılmamış. Bu tavır yüzünden hoca bunu takımdan kovmuş kafasında o gün.

Şimdi soru şu: yatakta, merdivende ve antremanda 3 mehmeti gören var ama aslında orada olmadığını iddia edenler de var. Bizim birlikte okuduğumuz mehmet, o gün hasta olduğunu zannettiği için müdürden izin almayı düşündüğünü ama asla izin istemediğini, herkesle birlikte yemekhaneye inip (yemekhanede gören yok ama ona ait yemek fişi kullanılmış) antreman affı için beden hocasını beklediğini ama gelmeyince sınıfa çıktığını iddia ediyor. (Etti mi 4 mehmet?) Yani çoğunluğun antremanda gördüğü kaleci mehmet, hakkımızdaki tüm iddiaları çürütüyor. Antremana çıkmadığını Hatta yatağında bulduğumuz böcek hikayesini de hatırlamadığını söylüyor. "Ben yoktum kanka yanlış hatırlıyorsunuz" diyor. Asıl mehmet o gün nerede, mehmet bile bilmiyor yıllar sonra. "Ne bileyim a*** k*** geçmiş zaman..." diyor.
Upvote 6
Downvote 0
2