Güven Sözlük - Güncel Başlıklar ve Entry'ler

a house on the bayou

nushirevan nushirevan · 12.01.2022 02:11 · 449 · #76417
2021 yapımı amerikan korku/gerilim/gizem türündeki filmi.

Entry görseli


Bir amerikan ailesinin ıssızlığın ortasında bir eve taşınması ve orada garip olaylar yaşaması, hollywood'un vazgeçemediği klişelerden. Hani biz nasıl konaklı, töreli, ağalı diziler devşiriyorsak, adamlar da bir perili ev tutturmuş gidiyorlar. Ancak bu yapım, onlardan biraz olsun ayrılıyor. Neden mi? Çünkü ben bu yapım kadar kötü oyunculuk, kötü sanat yönetimi ve kötü reji görmedim fakat film tüm bunlara rağmen vasatın üstüne çıkacak kadar yeterli gizem unsurlarına sahip. Hani filmi izledikten sonra şunu düşünüyorsunuz: "ulen bu hikaye, iyi oyuncular ve iyi bir yönetmenin elinde negzel olurdu beee"

Evet film kalitesi oldukça düşük. Özellikle oyunculuklar ve diyaloglar flash tv'den hallice. Buna rağmen, adeta bir stephen king romanı okuyormuşcasına merak ettiriyor ve kendini izlettiriyor. Bilenler bilir, King usta Maine başta olmak üzere, neredeyse tüm hikayelerini kasabalar ve küçük yerleşim birimleri üzerine kurar. Bu hikaye de böyle bir kasabada geçiyor.

Entry görseli


Hikayemiz, boşanma aşamasına gelmiş bir çiftin evliliklerini 14 yaşındaki kızları için kurtarma çabasıyla bir taşra evine tatile gitmeleri ile başlıyor. Büyük evde çevreyi tanımak isteyen aile bireyleri kasabaya uğradıklarında yaşlı bir adam ve genç bir delikanlı ile tanışıyorlar. Eve döndükleri günün akşamında bu ikili emr-i vaki yaparak, kendilerini akşam yemeğine davet ettiriyorlar. O saatten sonra olaylar garip bir hal almaya başlıyor ve korku dolu bir yaşam mücadelesi başlıyor. Bu ikili aileden ne istiyor? Evin gizemi ne? Geri kalanı izleyip görebilirsiniz.

Yukarıda da dediğim gibi, göz kanatacak kötü oyunculuklar, berbat bir sanat ve vasat bir reji var ama bu kalitesizliğin ortasında bir Stephen king tadı aldım ben. O yüzden böylesine dandik bir filmi bugün burada tavsiye etme cesaretini de gösteriyorum affınıza sığınarak.

Puanım: 6/10
Upvote 2
Downvote 0
0

olduğu kadar

mahur mahur · 09.01.2022 16:23 · 179 · #76416
Bir düşünce yapısıdır. Eskiden asla böyle düşünmez olmak zorunda, ne yapıp etmeli ama oldurmalıydım. Zamanla anladım ki ne yaparsan yap olacak olan oluyor olmayanı da olduramıyorsunuz. Ama neyse ki “yaradan” olup olmamasına, sonuca bakmıyor. o durumda harcanan gayret, çaba ve duruşa göre bu hayattan notumuzu alıyoruz.
Upvote 3
Downvote 0
2

hayki

waftiss waftiss · 08.01.2022 17:54 · 230 · #76415
Diğer adıyla "Ragıp Aytuğ Tunal", Türk rap müziği sanatçısı ve söz yazarıdır. 14 Nisan 1983'te dünyaya gelmiştir.

Da Poet ve Patron gibi rapçilerle PMC kolektifini kurdu. 2017'de Türkiye'deki tüm şehirler hakkında bilgiler içeren B1R adında bir rap şarkısı yayımladı. Patron ile aralarında yaşanan birtakım olumsuz olaylar sonrası PMC'den ayrılmıştır. "Unique Fabric" adında yeni bir plak şirketi kurmuştur.
Upvote 3
Downvote 0
0

evrenin sesi

Nurse Nurse · 08.01.2022 12:51 · 88 · #76414
Aklıma nietzsche'nin bir sözü geldi "Müziğin sesini duymayanlar,dans edenleri deli sanırlar " şimdi bu başlığa ne yazarsak yazalım herkes duyduğu kadar inanır. Yapılan bir araştırma sonucu 'yoğun yaşanılan her duygu gen oluşturur' kanısına varılmış. O zaman neden daha çok güzel şeyleri duymaya çalışmıyoruz? Belki duyduklarımıza olan inancımız gen oluşturur ve torunlarımızla aynı sesi duyarız.
Upvote 3
Downvote 0
2

el paramo

nushirevan nushirevan · 06.01.2022 23:41 · 135 · #76413
2021 yapımı, korku/gerilim/gizem türünde, ispanyol netflix filmi.

Entry görseli


Filmi az önce bitirdim. Kafamda bazı sorular vardı ve interneti taramaya başladım. Türkçe olarak hiç bir yorum bulamadım. Sanıyorum bu ilk olacak.

Öncelikle bambaşka bir filmle karşı karşıyayız arkadaşlar. Çünkü filmi sonuna kadar merak ve gerilimle izlememe rağmen, bir yanım "ne izledim ben şimdi?" sorusunu sordu durdu. Filmden sonra arkadaşlarıma tavsiye edip etmeme arasında kaldım. Bu duyguyu en son 2017 yapımı "Mother!" Filminde yaşamıştım. Daha sonra filmin metaforik anlamları olduğunu keşfettiğimde, filmin esasen neredeyse bir şaheser olduğunu fark ettim. Bu filmde de, bunun gibi bir olay var mı tam çözemedim. O yüzden "bir izleme tavsiyesi değildir" diye not düşmeliyim bgv

Gelelim filme: Film dünya savaşlarının sıkıntılı zamanlarında, savaşın kötülüğünden kaçmak ve huzurlu bir hayat yaşamak için ıssız bir yerde yaşayan bir aileyi anlatıyor.

Entry görseli


Melankolik, garip bir hayat yaşayan ailemizin hayatı, nehirden gelen bir sandalla değişir. Sandalda yaralı bir adam vardır. Adamın kısa sürede ölmesi sonucu verilen kararlar, yapılan yanlışlar ardı ardına gelir ve ev ahalisinin aklî dengeleri bozulmaya başlar. Hiçliğin ortasındaki bir kulübede, korkuyla beslenen bir yaratık kapıyı zorlamaktadır.

Entry görseli


Film merak unsurunu daima diri tutuyor. "Aile bireylerine neler oluyor, dışarıdaki tehlike nedir, aile bireyleri hayatta kalabilecekler mi" diye düşünürken, filmin ortasına kadar geliveriyorsunuz. Ha, korku konusunda çok başarılı olduğu söylenemez. Gerilimi de aile bireylerini kaybetme korkusu üzerinden veriyor. Ancak o da vasat kalıyor. Yaratık konusunda ümitleniyorsunuz ama o da karanlıklar arasında seçmeniz zor (gece izleyin bu yüzden) Hikaye garip, diyaloglar alışılmış olmayınca, filmi izlettiren tek şey merak kalıyor. Korktum mu? Hayır. Gerildim mi? Eeeh.. Gizemli mi? Ha, o var işte..

Puanım: 6.5/10
Upvote 4
Downvote 0
0

kaval kemiğindeki geçmeyen acı

Nurse Nurse · 06.01.2022 03:36 · 362 · #76412
Tam 2 ay önceydi..
Sabah uyanır uyanmaz aradığım 20 arkadaştan akşamki nöbetimi alabilmelerini rica ettim. Herkesten ıfff,puff,bi bakayım cevapları aldıktan sonra sorumlumu aradım. "Ne olursa olsun beni yerli yersiz 24 nöbetlerine tutuyorsanız bu akşam ki nöbetimi boşaltacaksınız" diye cıngar çıkarttım. Eni sonu nöbetim silindi. Çok mutluyum. Uzun zamandır beklediğim kitap ve plak mezatına gidecektim. Güle oynaya gittiğim o mezattan sedyeyle çıkarıldım. Merdivenden düşmüştüm. Bir kırılma sesi gelmişti, ağrının şokuyla beynim vücudumu terk etti. Sonrası alçılar, halk dilinde kaval kemiği olarak bilinen tibia kemiğimi kırmıştım. İşten çıkmama vesile oldu falan. Herşeyin hayırlısını istemem gerektiğinide öğrenmiş oldum. Hala yürüyemiyor olmam da cabası. Bu soğuklarda ağrı 2 katına çıkıyor.
Upvote 5
Downvote 0
1

türkiye'de habercilik

nushirevan nushirevan · 05.01.2022 15:30 · 131 · #76410
Bugün fox'un sabah haberlerini izledim de bu başlık aklıma geldi. algı operasyonu diye bir başlık olsaydı oraya yazacaktım ama buraya kısmetmiş. Anlatacağım ama önce biraz geçmişe gidelim:

Rte, bir otobüsün üstündeydi ve halka hitap ediyordu. Gelen şehit haberleri vardı. Muhalefet terör örgütünden önce, hükümet partisini suçlamakla meşguldü. Teröre lanet okumaksızın, erdoğan hunharca eleştiriliyordu. Canına tak etmiş olmalı ki prompter dışına çıkıp "bu bir savaş! Elbette mücadele edilecek, şehit de gelecek, gazi de gelecek. Şehitlik büyük bir mertebedir, asker ocağı peygamber ocağıdır" minvalinde bir savunma yaptı. Ardından "Herhalde askerlik yan gelip yatma yeri değildir." Deyiverdi. Normal algıya sahip herkes, "elbette değildir" demesi gerekirken, bir anda infial oldu. Muhalefet televizyonlarda erdoğan'ın "askerlik yan gelip yatma yeridir" dediğini iddia etti. Bakın abartmıyorum, gerçekten söylediler bunu. İnanılır gibi değil, değil mi? Bugün bu cümleyi kurduğumuz zaman, erdoğan'ın sanki yanlış bir cümle kurduğu algısına sahibiz.

Yine abd'nin iran ambargosunu delerek, ülkeye döviz ve altının el altından kazandırıldığı bir operasyon yapıldı. Siz bunu 17-25 Aralık veya "ayakkabı kutuları" diye hatırlıyorsunuz. O paraların orada ne işi vardı? Kimin parasıydı? Nereden gelmişti ve kim kutulara yerleştirmişti? Soruları sorulmuyordu. Heryerde aynı muhabbet vardı: "ayakkabı kutuları!" Gerçekten işin özünü bilen dahi yoktu. Bugün bile bu muhabbeti açanlara yukarıdaki soruları sorun, cevap veremiyorlar. Çok ilginç değil mi?

İşte bu ve bunun gibi algı operasyonlarını yapabilmek için, türkiye'deki habercilik anlayışını iyi irdelemek gerekir. Eğer bir olay, karşıt tarafa saldırmak için gerekiyorsa, olay basitleştirilir ve sembollere dönüştürülür. 17-25 Aralık, ayakkabı kutuları gibi.. Kısa ve öz. "128 milyar dolar" gibi mesela. Konunun iç yüzünün saldırgan taraf için bilinmesine gerek yoktur. Sadece sembolleri kullanması yeterlidir.

- Ayakkabı kutuları!
+ İran ambargosunu delerek..
- Hayır! Bunlar hırsız! Haramzade!
+ Birader İran iç pazarındaki amerikan şirketleri...
- Hayır! Ayakkabı kutularını anlat sen!
+ Tamam, bak; ülkeye giren gayrı resmi nakit akışından alınacak verginin..
- Baaak işte hırsızsınız! Ayakkabı kutularıııı!
+ Anlatıyorum bak dinle..
- Ayakkabıııı kutularıııı!
+....
- Bişey diyemezsin tabi troll seni! Aktrol! Ak-it!

Ne acı değil mi? Karşılıklı münazara edemeyen münakaşa manyaklığıyla, politize olmuş şuursuz bir muhalefet..

-128 milyar dolar nerede?
+ Sayıyorum, Bist'te gerçekleşen...
-128 milyar dolar!
+ Evet, bak şimdi, finans şirketleri borsadaki dolar yükünü..
- 128 dolar milyarı!
+ Ne? Dur, anlatıyorum..
- 120 dolar 8'inin milyarı..
+ Anlamıyorum, dinlersen bak..
- 100 dolar 28 milyar!
+... İyi misin? Bi doktora gidelim mi?
- Dolar! Milyar, sen bu doları naaptın? Muş!
+.. Peki..

Bugün fox sabah haberlerinde ismail küçükkaya chp'nin soruşturma önergesini haber yapıyor. Chp grubu, cumhurbaşkanı'nın yaptığı konuşma ile doların bir anda düşmesinin ardının araştırılmasını talep ediyor, cumhurbaşkanlığı "kur korumalı" sistem sayesinde olduğu şeklinde cevap veriyor. muhalefet tatmin olmadığı gibi, bu arada birilerinin zenginleştiği iddiasını ortaya atıyor. Fakat bu haber dile getirilirken, "20 aralık operasyonu" alt başlığı ile "20 aralık" söz öbeğini defalarca ama defalarca kullanıyorlar. Bir kaç kez tekrar ettikten sonra saymaya başladım, 2 dakikalık videoda 6 defa ttelaffuz ettiler. Eminim başından izlesem 10'u bulur. İmkanı olanlar, bu sabah yayınlanan fox haberini tekrar izlesin. Nasıl da olayı sembolleştirme çabasına giriyor, nasıl da fetö taktikleri kullanılıyor, siz de görün..

Yazık, yazık.. adam gibi muhalefet edin. Kötünün iyisi muharrem ince, bari fox onu kollasa diyeceğim ama fox'un bütün ipleri ip'te, meral akşener'de anlaşılan..
Upvote 2
Downvote 1
0

kaval kemiğindeki geçmeyen acı

nushirevan nushirevan · 05.01.2022 14:29 · 362 · #76409
Yıllarca çekilebilecek acıdır. Yıllar önce kaval kemiğinizi kazara bir yerlere vurmuşsunuzdur. O günlerde üzeri çürümüş, daha sonra hiç bir müdahaleye gerek duymadan zamanla geçmiştir. Yıllar geçtikçe fark edersiniz ki, kaval kemiğinde bozuk para kadar renk değişimi yaratan bu çürüğün acısı aslında hiç geçmemiştir. Birazcık baskı uyguladığınızda ilk günkü gibi acı verir. Travmatik bir darbe değil, adeta cadı kralın frodo'ya sapladığı morgul kılıcı yarasıdır. Yıllar geçse de, dokunulduğunda halen acıyan bir yaranın neden iyileşmediğini merak eder durursunuz sonra. Bir bende sanıyordum, eşimde de varmış. Bir dostuma söyledim, aynı semptomları o da gösteriyormuş. "Yok artık" dedim 1-2 kişiye daha sordum, 1'inde daha çıktı. Anladım ki bu oldukça yaygın, hani neredeyse 10 kişinin 4'ünde görülebilen bir rahatsızlıkmış. Tıbbi bir adı var mı bilmiyorum, yoksa da benim keşfim olabileceğinden adını "morgul darbesi" koyulmasını rica ediyorum bgv
Upvote 3
Downvote 0
3

paragraf

Nurse Nurse · 05.01.2022 10:57 · 109 · #76408
Türkçe dersinin bir soru çeşididir. Ben paragraf çözmekten çok zevk alıyorum sanki soduku çözüyor gibi hissediyorum Ve bazı paragrafların metinlerine bayılıyorum.
Upvote 2
Downvote 0
1

genetik danışma

waftiss waftiss · 04.01.2022 13:57 · 440 · #76407
Kalıtsal bir hastalık taşıyan veya taşıma riski bulunan kişilere ve bu kişilerin akrabalarına, diğer aile bireylerine hastalığın seyri, tekrarlama riskleri, varsa tedavisi ile beraber hangi dönemlerde hangi testlerin yapılması gerektiği ve bunların sonuçlarıyla ilgili bilgi verilmesi işlemidir.

Genetik hastalıkların varlığı ve riskleri hakkında başvuran bireylerin karar vermelerini ve doğru yorum yapmalarını sağlamayı hedefler. Genetik danışmanlık bu konularda özelleşmiş bireylerce verilir. Bu hizmet için uygun bir yer ve yeterli zaman gerekir. Danışma veren kişi bir genetik uzmanı hekim olabileceği gibi bu konuda eğitim almış kişiler de olabilir. Genetik danışman olarak adlandırılan bu kişilerin öncelikli görevi aileye üzerinde tartışılan genetik durum ya da genetik hastalıkla ilgili bilgileri aktarmak ve çözüm yolları sunmaktır.

Genetik danışma hiçbir zaman aileyi ya da bireyi yönlendirici olmamalıdır; tüm bilgiler kişi veya kişilerin anlayabileceği şekilde anlatılmalıdır. Mevcut durum ile ilgili verilecek bir karar varsa bunun bireyin ya da ailenin bizzat kendisi tarafından verilmesi gerekir. Siz olsanız ne yapardınız? sorusunun cevabını, ailelerin aldıkları bilgiler çerçevesinde mutlak kendileri vermelidir. Genetik danışma sırasında genetik uzmanı tarafından ayrıntılı aile öyküsü alınmalı ve mutlaka aile ağacı çizilmelidir. Bu yolla diğer aile bireyleri de olası riskler bakımından gözden geçirilmiş olur. Varsa hastalığı gösteren kişiler ve diğer aile bireyleri muayene edilmelidir. Hastalığın tanımlanabilmesi amacıyla bu kişilerden kromozom analizi, DNA analizi hatta genetik dışı enzim testleri gibi birçok tetkike ihtiyaç duyulabilir.
Upvote 4
Downvote 0
1

fuat sezgin

waftiss waftiss · 04.01.2022 13:56 · 150 · #76406
Türk akademisyen. İslam tarihi, bilim ve Teknoloji Tarihi alanında çalışmalarıyla tanınmaktadır.
24 Ekim 1924 tarihinde, Bitlis'te dünyaya gelmiş; 30 Haziran 2018 tarihinde, İstanbul'da vefat etmiştir.
Upvote 4
Downvote 0
0

paragraf

mahur mahur · 04.01.2022 13:36 · 109 · #76405
Türkçe dersinde bir soru çeşididir. Bazıları öyle uzundur ki sonunda başını unutursun. Ayrıca paragraf sorularında ilk baş soruyu okursun ki ne aradığı başlayarak okumak fayda sağlar yoksa çıkamazsın işin içinden.
Upvote 5
Downvote 0
2

reply 1988

mahur mahur · 04.01.2022 13:25 · 92 · #76404
2015- 2016 yıllarında yayınlanmış aile komedi tarzında bir Kore dizisidir. 1988 Ağustos ayındaki Kore olimpiyatlarıyla başlayan dizi parça parça yayın tarihine kadar devam eder. Bugüne kadar izlediğim en samimi ve özenle çalışılmış en iyi Kore yapımı. Kore dizilerinin geneli biraz Yeşilçam gibi ne olacağını bilmenize rağmen kendini izlettirebilen, basit ama içten medya ürünleri.

Entry görseli


Dizinin içeriği ise Seul'deki küçük bir mahallede yaşayan beş ailenin ve onların beş ergen çocuğunun yaşamlarını konu alır. Gençlik heyecanları eğlenceleri yetişkinlerin samimi dostluk ilişkileri komşulukları güzel bir şekilde işlenmiş. Belki de sadece o zamanların seksenlerin güzelliğinden bu dizide bu kadar güzel olmuştur. Seksenlere ait Kıyafetler, dekor, ince ayrıntılar güzel çalışılmış ve hakkını vermişler. Ayrıca borsa hakkında gelecek hakkında atıp tutmaları en eğlenceli bölümlerinden biriydi.
Upvote 4
Downvote 0
2