Güven Sözlük - Güncel Başlıklar ve Entry'ler

ismail bayar

homicidial homicidial · 23.10.2019 21:59 · 821 · #71257
Başlığı olmadığına şaşırmadım. Zira ne intihar etti ne de tokat yedi.
25 Aralık 2003 doğumlu 16 yaşındaydı.
Geçen günlerde İstanbul'un fatih ilçesinde 8 kişilik suriyeli çetenin gasp girişimine maruz kaldı, cebindeki parayı vermeyince de kalbinden bıçaklandı. Fatih'in göbeğinde !
Ağır yaralı kaldırıldığı hastanede dün yaşamını yitirdi.
Kaçınız duydu, okudu bu haberi bilmem. Ama sesiniz çıkmadı onu biliyorum. Suriyeli olsaydı kasacağınız duyar vereceğiniz insanlık dersleri yok bu çocuğun ölümünün ardından. İkiyüzlüsünüz hepiniz. Daha ne kadar ezilebiliriz kendi ülkemizde bilemiyorum. Daha nelere maruz kalacağız düşünmek dahi istemiyorum. Bu haberi okurken içiniz sızladı mı çok merak ediyorum. Ben kendi canımdanmış kadar yaralandım. Çünkü aynı yaşlarda bir erkek kardeşe sahibim. Hoş olmasaydım da fark etmezdi. Milli şuura sahip olmak yeterli aynı acıyı paylaşmak için.
Bu insanların (!) gitmesi gerektiği ve nedenleriyle ilgili bir şey yazmıyorum çünkü az çok ne ile yaftalanacağımı kestirebiliyorum.
Ben ne kafir, müslüman düşmanıyım ne yahudiyim ne de kafatasçıyım. Ben yalnızca ülkesinin ve insanının geldiği duruma kahrolan ve artık riyakarlıktan had safhada midesi bulanan bir vatandaşım. Umarım ele acımaktan acınacak duruma düşmeyiz bile diyemiyorum çünkü o raddeyi de geçtik çoktan!
Upvote 3
Downvote 3
2

sevdiğin birinin ölmesi

obsesif obsesif · 23.10.2019 15:54 · 832 · #71255
ne yazık ki herkesin bir şekilde geçeceği travmatik süreçtir. çocuklarda ve yetişkinlerde birbirlerinden farklı duygusal tepkiler görülmektedir.

örneğin bu olay karşısında yetişkinlerin çoğunda şok (şaşkınlık) görülürken, çocuklarda ise yoğun üzüntü görülebilen ilk duygusal tepkidir. bu tepkileri takiben kaygı, suçluluk, inkâr, depresyon, yas süreci vb. de eşlik edebilir. ancak çocuklar birtakım meşgaleler (oyun vb.) ile bu duruma çare bulup üstesinden gelebilirken, aynısını bir yetişkin için söylemek oldukça güç.
Upvote 7
Downvote 0
5

nermin erbakan

secret men secret men · 23.10.2019 15:18 · 685 · #71254
Hatice Nermin Erbakan, 1943 yılında Balıkesir'de doğdu. İktisat alanında öğrenim gördü. Daha sonra Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nde uzman olarak çalışmaya başladı.

Nermin Hanım 1967 yılında Odalar Birliği'nde Başkan Sekreteri olarak görev yapıyordu. 41 yaşına kadar evliliğe fırsat bulamayan Erbakan hoca Nermin hanıma evlenme teklifinde bulundu. Nermin hanım da bu teklife hayır demedi ve çift 10 Ocak 1967'de evlendi.

10 Ocak 1967 yılında Yeşilköy Çınar Otel'de yapılan görkemli düğün töreni ile dünya evine giren Nermin-Necmettin Erbakan çiftinin dini nikahlarını da Zahit Kotku Hoca efendi kıyıyordu.

Nermin Erbakan Refahyol hükümetinin kurularak eşinin önce başbakan yardımcısı, ardından da başbakan olmasıyla sonuçlanan 1995 seçimlerinin kazanılmasında büyük rol oynadı.

Nermin hanım yaşamı boyunca medyada görünmekten de kaçındı.

Hatice Nermin Erbakan 23 Ekim 2005 tarihinde Ankara Yüksek İhtisas Hastanesi'nde yaşamını yitirdi. Cenazesi İstanbul Merkez Efendi Mezarlığı'nda toprağa verildi. Törene elli bini aşkın insan katıldı.
Allah Rahmet eylesin mekanı cennet olsun.
Entry görseli


Entry görseli
Upvote 3
Downvote 0
1

spor yapmak neden hep zor gelir sorunsalı

mahur mahur · 23.10.2019 12:06 · 430 · #71253
Spor yapmak isteyen ama bir türlü başaramayan veya başlayıp devam ettiremeyen insanların sorduğu sorudur. Aslında bir tek spor konusunda bu soruyu sormak yetersiz kalır. Beynimize yeni bir şeyler yapmak zor gelir. Bu hepimizin bildiği ve hergun yaşadığı bir gerçektir. Beyin yapısından dolayı hep az enerji harcamak ister. Bunuda aynı şeyleri yaparak, Her şeyi alışkanlık haline getirip, tek düzeye indirgeyerek devam ettirmeye çalışır. Yeni bir şeyler öğrenirken özellikle ilk kırk gün çok önemlidir. Bu kırk günü aşarsak işimiz oldukça kolaylaşacaktır. Kırk gün altı haftaya denk gelir. özellikle üçüncü hafta en zor olduğu dönemdir. Bu zorluğu gözümüzde canlandırabilmek için piramide benzetebiliriz. İlk hafta oldukça kolay geçer istek ve şevkle başlandığı için. ikinci hafta beynimiz bizi durdurmaya çalışır isteksizlik sarar her yanımızı. Bunun en yoğun hissedildiği hafta tam üçüncü haftadır. Üçüncü hafta aşıldı mı isteksizligimiz altıncı haftaya kadar piramitin tepesinden aşağıya inmek gibi azalacaktır. Daha da kolaylasip yoluna girer.
kendiminde uyguladığım alışkanlıkları gözle görünür bir şekilde takip etmek için kırk tane kutucuk yapıp hergun bir kutucuğu karalamak oldukça katkı sağlıyor. hatta telefonunuzdan alışkanlıklarınızı takip edebilmek için çok güzel uygulamalarda mevcut. Onlardan da indirebilirsiniz. Ama benim tavsiyem bir not kağıdıyla ve kalemle bu işi yaparsanız daha teşvik verici olur. Bu yazdıkların hepsi tavsiye niteliğindedir, heralanda uygulanabilir. Kolay gelsin.
Upvote 2
Downvote 0
2

yaşına göre olgun hissetmek

merdumgiriz merdumgiriz · 23.10.2019 03:55 · 142 · #71252
Çocukluğum dahil hayatımın hiçbir döneminde peşimi bırakmayan, artılarından çok eksilerini gördüğüm durum.

Olumsuz yanları daha çokmuş gibi geliyor çünkü hayata daha gerçekçi baktığınız için olumlu düşünmek, hayal kurmak, kurulan hayallere inanmak, dünyaya tahammül etmek zorlaşıyor. Daha olgun hissettiğiniz için hayata bakış açınız, zevkleriniz, ilgi alanlarınız tamamen farklı oluyor. Dolayısıyla çevreniz tarafından sıkıcı bulunup yalnızlığa terk edilebiliyorsunuz. yalnız bırakılmasanız bile aranızda kurulan bağ gelip geçici bir bağ oluyor.

Böyle hissetmiyor olsaydım belki daha mutlu olurdum. Geçmişe takılı kalmadan, gelecek kaygısı duymadan an'ı yaşıyor olurdum. Basit, gündelik şeylerle avunmam kolay olurdu.

Şükrü erbaş'ın da dediği gibi hani:

"yaşamı onlar gibi görebilseydim çarşılar yeterdi avutmaya beni. Bir gömlek, bir ayakkabı, bir elbise; bir yemek lokantalarda; televizyon, halı, masa ve daha nice eşya yeterdi yalnızlığı örtmeye, kendimi göstermeye, var olmaya, dar çevre yitiklerinde önem kazanmaya…"

spoiler (tıkla)
ağlamıyorum, gözüme toz kaçtı. :)
Upvote 6
Downvote 0
3

yazarların gittiği ilk konser

Mirpua Mirpua · 22.10.2019 17:40 · 0 · #71247
Daha okula bile gitmiyorum taş çatlasın 5 yaşındayım, caaanım ülkemin sağ yarısından kalkıp istanbula gittik. annemin dayısının oğlu da 25 yaşlarında akşam benimle 8 yaşındaki kuzenimi dışarıya çıkardı. Sonunda ne olduğunu anlamadan kendimi murat kekilli konserinde buldum. O kadar hoşuma gitti ki çıkışta onu görebilmek için sahnenin yanına koştuk. Doğal olarak gitmişti. Etkisinden uzun süre çıkamadığımı hatırlıyorum..
Upvote 3
Downvote 0
1

yazarların gittiği ilk konser

nushirevan nushirevan · 22.10.2019 17:15 · 0 · #71246
Yıl 1999, Keçiören Belediyesi önünde Ebru Gündeş konseri. Aynı zamanda 19 Mayıs mıydı neydi.. Normalde en başta patlaması gereken, fakat teknik bir nedenden dolayı patlayamayan havai fişekler, Ebru ablam konser verirken bir anda patlamaya başladı. Ebru şarkıyı yarıda kesti, biraz bozuldu tabi "hadi şunları izleyelim biraz" diye trip attı sahneden. Sahnenin dibindeyim ben "sen devam et abla biz seni dinleriz" diye çığırdım. Mikrofonu bıraktı, eğilip öndeki 10-20 kişilik havai fişeklere bakmayan tayfaya söylemeye devam etti. Havai fişekler iyi görünsün diye ışıkları söndürmüş belediye. Sadece fişeklerin patladığı anlar. Ebru söyledi biz dinledik.. Özel bir konser gibiydi resmen bgv
Upvote 3
Downvote 0
0

kararmış çaydanlık

mahur mahur · 22.10.2019 16:45 · 124 · #71245
içinde çay demlemekten bir süre sonra hali duruma gelmiş olan çaydanlıktır Kararmış çaydanlığın çaresi çok kolaydır. Piyasa da binbir çeşit deterjan mevcuttur. Peki kararmış kalplerin çaresi nedir? Çaydanlığı boşverin, kalpler kararmasın.
Upvote 2
Downvote 0
2