Milli Şairimiz Mehmet Akif ERSOY'un Çanakkale Bayramiç'te geçen çocukluk yıllarını da konu edinen belgeseldir.
27/12/2019 Cuma saat 19.15'te TRT Belgeselde
Güven Sözlük - Güncel Başlıklar ve Entry'ler
mehmet akif ersoy
“Allah bu millete bir daha İstiklâl Marşı yazdırmasın, o günlere döndürmesin!” diye söyleyen Türkiye cumhuriyeti devletinin milli marşını yazan şairdir. Allah rahmet eylesin.
Bir yıldız vardır kanından yadigâr, bir de hilâl. Unutma çocuk, sadece bir cadde adı değildir "istiklal"..!
Bir yıldız vardır kanından yadigâr, bir de hilâl. Unutma çocuk, sadece bir cadde adı değildir "istiklal"..!
mehmet akif ersoy
istiklal Marşımızın yazarı, Milli Mücadele ruhuna ömrünü adayan İstiklal Şairimiz Mehmet Akif Ersoy'u vefatının 83'üncü sene-i devriyesinde saygı, minnet ve rahmetle anıyorum.

mehmet akif ersoy
Bugün itibariyle vefatının sene-i devriyesi olan şair.
1936 'da uzun süren mısır sürgününün ardından döndüğü istanbul'da vefat eder şair.
Ölümü ulus gazetesinde "dün akşam telefonla istanbul'dan haber aldığımıza göre bir müddetten beri istanbul'da hasta yatmakta olan şair mehmet âkif, dün saat on dokuz buçukta vefat etmiştir. kendisi altmış üç yaşında idi" şeklinde küçücük bir haberle geçiştirilir.
Oysa mehmet akif, kimseyle siyasi mücadeleye girmemişse de bu kin naaşının bırakın devlet töreniyle, alelade bir belediye arabasına üstünde bayrak bile konmadan beyazıt meydanı'na bırakılmasıyla tezahür eder.
O sırada istanbul üniversitesinden çıkan 3-4 kişilik bir grup öğrenci, bu kimsesiz cenazeye acır ve belediye işçisine "kim bu mevta?" diye sorarlar. Belediye işçisi "şair mi neymiş, mehmet akif galiba adı" der.
O 3-4 genç birkaç saat içinde kocaman bir kalabalık toplarlar. Akif'in naaşına omuzlarda edirnekapı'ya kadar taşınmak nasip olur.
1936 'da uzun süren mısır sürgününün ardından döndüğü istanbul'da vefat eder şair.
Ölümü ulus gazetesinde "dün akşam telefonla istanbul'dan haber aldığımıza göre bir müddetten beri istanbul'da hasta yatmakta olan şair mehmet âkif, dün saat on dokuz buçukta vefat etmiştir. kendisi altmış üç yaşında idi" şeklinde küçücük bir haberle geçiştirilir.
Oysa mehmet akif, kimseyle siyasi mücadeleye girmemişse de bu kin naaşının bırakın devlet töreniyle, alelade bir belediye arabasına üstünde bayrak bile konmadan beyazıt meydanı'na bırakılmasıyla tezahür eder.
O sırada istanbul üniversitesinden çıkan 3-4 kişilik bir grup öğrenci, bu kimsesiz cenazeye acır ve belediye işçisine "kim bu mevta?" diye sorarlar. Belediye işçisi "şair mi neymiş, mehmet akif galiba adı" der.
O 3-4 genç birkaç saat içinde kocaman bir kalabalık toplarlar. Akif'in naaşına omuzlarda edirnekapı'ya kadar taşınmak nasip olur.

yazarların başına gelen ilginç olaylar
Liseden kaçıp türkü barlarda kız düşürmeye çalıştığımız, libidonun zekaya sadaka verdiği dönemler. Pek bilmem de böyle ortamları, çoğacayip yerler hakkaten. Misal bi bakıyosun uzun havada efkâr dağıtan abi, 2 dakika sonra halayda masalar arasında tepiniyor felan. Kız düşürmek filan diyorum da, hani yokluk zamanı arada sakallı tipler felan da var. Neyse efendim ben tabi böyle ortamlara alışkın değilim, efendime söyleyim arizona kertenkelesi usulü kız tavlamadan felan anlamam arkadaşlar yardımcı olacak sözde. Ortam leş, gelen ikramlar bayat, ışık yetersiz, sigara dumanı oturduğun zaman göz hizasında bir bulut oluşturmuş kimsenin yüzü seçilmiyor. Usülen masaya önce araba anahtarları, çakmak ve sigara paketi bırakıyorsun. Bu bi nevi kertenkele dünyasının kabul formu gibi bişey. Ben sigara kullanmıyorum arada arkadaşların paketleri toplayıp transformers denemeleri yapıyorum can sıkkınlığından. Aksi gibi bizim arkaaşlar acayip eğleniyorlar oturdukları yerde. İlk 10 dakikada pişman oldum geldiğime ama adisyonu koydu masaya reyiz kalkamayız öyle hemen.. ben tabi somurttukça angaralı abiler işgillendi "hayırdır bilader naaayaksın?" Filan diyorlar, bizim arkadaşlar giriyor araya mevzu büyümesin diye. Alkol geliyor, kullanmıyorum niye diye soruyorlar. Günah diyorum, biz müzlüman değil miyik la? diyip dayağa hazırlanıyorlar yine arkadaşlar giriyor araya. Belli dayak geliyor takmışlar kafaya bi kere. sahnede canlı saz çalan bi abi var, "ne söylüyüm?" Diye sorup çığırıyor. Arada şimdiki kareoke kafeler gibi acemiler kalkıyor saz eşliğinde türkü okumaya çalışıyor. O zamanlar benim kulağım var ya, bet sesime rağmen zorladılar beni sahneye. Sahne dedim de bir basamak. Hani çıkınca göz hizasındaki sigara bulutunun tepe noktalarına hakimsin. Dedim bu dayak meraklısı abilerin de gözüne girerim. Sahneye doğru çıkarken bağırıyorlar "müzlümanık değilik ya ilahi okuma bize" diye dalga geçiyorlar. Sahneye çıkınca sazcı sordu ne "ne söylüyün?" dedi aklıma da bir şey gelmedi "ben başlarım sen eşlik et" dedim var olmayan özgüvenimle. Orada zaten yanlış anlamaya müsait, dayağa meyilli kitle için eski bir türkü okudum:
"Kadir mevlam senden bir dileğim var
Beni muhannete muhtaç eyleme.."
Sen misin bunu okuyan "la ne demek muhammede muhtaç eyleme lan değişik!" filan diye üstüme bir kitle yürümeye başladı. 5 kişiler ama aynı bedende mutasyon geçiren tek bir organizma gibi yürüdüler masaların arasından "abi muhannet muhannet!" diye açıklamaya çalışırken bunlar bana kafa göz bi daldılar, gördüğüm en son şey dandik ses sisteminin hoparlörü oldu. Bi uyandım adamlar pişman olmuşlar bir köşede oturuyorlar ama ben pişmaniye kıvamındayım. Baktım sazcı abi yanımda "abi niye müdahale etmiyosun muhanneti muhammed sandı adamlar" dedim. Öyle ya "höt!" desen susacak adamlar. "Gardaş ben de o türküyü muhammed diye biliyodum o yüzden okumam hiç. Valla sen okuyunca kavana şu mikrovonun sapıylan bi geçirüyüm dedim ama arkaaşlar hızlı çıktı ehehehe" dedi. Arkadaşlarım bana pansuman yaparken dayakçı abiler özür diliyorlar. "Abi" dedim "muhannet nankörler için söylenir muhammed demedim" dedim. Bi kertenkele uzattı kafayı diyo ki "ne bilek gardaş ibo madem unutacaktın beni neden yarattın diyo ya onun gibi isyan ediyon zannettik" dedi. "Ya bunun için adam mı dövülür?" dedim, "bi de tipin gıcıh.." dediler..
"Kadir mevlam senden bir dileğim var
Beni muhannete muhtaç eyleme.."
Sen misin bunu okuyan "la ne demek muhammede muhtaç eyleme lan değişik!" filan diye üstüme bir kitle yürümeye başladı. 5 kişiler ama aynı bedende mutasyon geçiren tek bir organizma gibi yürüdüler masaların arasından "abi muhannet muhannet!" diye açıklamaya çalışırken bunlar bana kafa göz bi daldılar, gördüğüm en son şey dandik ses sisteminin hoparlörü oldu. Bi uyandım adamlar pişman olmuşlar bir köşede oturuyorlar ama ben pişmaniye kıvamındayım. Baktım sazcı abi yanımda "abi niye müdahale etmiyosun muhanneti muhammed sandı adamlar" dedim. Öyle ya "höt!" desen susacak adamlar. "Gardaş ben de o türküyü muhammed diye biliyodum o yüzden okumam hiç. Valla sen okuyunca kavana şu mikrovonun sapıylan bi geçirüyüm dedim ama arkaaşlar hızlı çıktı ehehehe" dedi. Arkadaşlarım bana pansuman yaparken dayakçı abiler özür diliyorlar. "Abi" dedim "muhannet nankörler için söylenir muhammed demedim" dedim. Bi kertenkele uzattı kafayı diyo ki "ne bilek gardaş ibo madem unutacaktın beni neden yarattın diyo ya onun gibi isyan ediyon zannettik" dedi. "Ya bunun için adam mı dövülür?" dedim, "bi de tipin gıcıh.." dediler..
asgari ücret
sosyal hizmetler ve aile bakanı sn. zehra zümrüt selçuk'a teşekkür ederiz. işçiye-işverene ve vatana millete hayırlı olsun.
yerli otomobil
Tanıtımında Bütün teknik özellikleri açıklandıktan sonra "veee vatandaşlarımız için ötvsiz olarak piyasaya sunulacaktır" diye bir açıklama yapılmasını hayal ettiğim yerli ve milli atılım. Hayal işte...
asgari ücret
Bugün itibariyle 2324 tl olduğu açıklanmıştır. Allah tüm çalışanların yardımcısı olsun.
yerli otomobil
27 Aralık 2019 tarihinde görücüye çıkacak olup, ilk sürüşünü Recep Tayyip Erdoğan'ın gerçekleştireceği ve ülkemizin hayalini kurup en nihayetinde kavuşacağı otomobildir.
Türkiye'nin Otomobili" çalışmalarında sona gelen TOGG tarafından 27 Aralık'ta Gebze'deki Bilişim Vadisi'nde düzenlenecek tanıtım toplantısına, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yanı sıra bakanlar, üst düzey yöneticiler ve iş dünyasından önemli isimler katılacak.
Türkiye'nin Otomobili" çalışmalarında sona gelen TOGG tarafından 27 Aralık'ta Gebze'deki Bilişim Vadisi'nde düzenlenecek tanıtım toplantısına, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yanı sıra bakanlar, üst düzey yöneticiler ve iş dünyasından önemli isimler katılacak.
marriage story
film yapımcısı olan Noah Baumbach'in yazıp yönettiği filmdir. Oscarada aday gösterilmiştir. Film "evlilik hikâyesi" anlamına gelirken konusu tamamen bir boşanma hikâyesidir. Film Sorunları olan çifttin birbirileri hakkında yazdıklarını okurken başlar ve böyle biter. ( bu kisimlari filmin en güzel yeriydi) Ama neden boşandılar ben pek anlayamadım. Heleki bir kavga sahneleri var, asla takip edemedim. incir cekirdegini doldurmayacak sorunlar taraflarin araya girmesiyle büyüdü ve anlamsız bir ayrılık. Evlilik fedakarlık ve özveri demek olduğunu daha amerikan toplumu kavrayamadigi için film küçük sorunları çok büyütülmüş gibi geldi bana. Yada bizim turk toplumundaki evlilik ve kadin sorunlarini dusununce cok yuzeysel, basit geldi. Birseyler anlatilmaya calismis ama bence başarısız.
spoiler (tıkla)
kadın beni aldattın der (bence asıl sorun budur) adamda sen asıl bizim gulusmelerimizi kıskanmalıydın diye cevap verir.
Tabiki aldatmayı asla onaylamıyorum ama sen adamı bir yıl kanepe yatırırsan sonrada beni aldattın diyede ağlanmaya hakkın yoktur diye düşünüyorum.
Tabiki aldatmayı asla onaylamıyorum ama sen adamı bir yıl kanepe yatırırsan sonrada beni aldattın diyede ağlanmaya hakkın yoktur diye düşünüyorum.
şahsiyet
Başrol oyuncularından haluk bilginer'in ödül almasıyla merak edip izlediğim dizidir. 12 bölümlük Polisiye dram türündedir. Macera dolu sonuna kadar merakınız bitmiyor, içine alıp sürüklüyor. Aslinda kadın hakları ve sorunları altyapisinda işlenmiştir. Her acıdan kaliteli bir yapım.
anadolu ajansı 2019 fotoğraf oylaması
favori seçeneğimin aşağıdaki fotoğraf şeklinde geliştiği yarışma.
gerçekten her biri birbirinden başarılı.
gerçekten her biri birbirinden başarılı.

gs
Dünyanın en güzel ve en güçlü takımı
Merkezi İstanbul'da olan, özellikle Galatasaray Futbol Takımı ile tanınan spor kulübü. 1905 yılında Ali Sami Yen ve arkadaşları tarafından, öğrenci oldukları Galatasaray Lisesi'nde kurulan kulüp, futbol branşında 22 kez Lig şampiyonu olmuş, 18 kez Türkiye Kupası ve 16 kez de Türkiye Süper Kupası kazanmış; 2000 yılında da UEFA Kupası'nı ve UEFA Süper Kupası'nı kazanmıştır.
Merkezi İstanbul'da olan, özellikle Galatasaray Futbol Takımı ile tanınan spor kulübü. 1905 yılında Ali Sami Yen ve arkadaşları tarafından, öğrenci oldukları Galatasaray Lisesi'nde kurulan kulüp, futbol branşında 22 kez Lig şampiyonu olmuş, 18 kez Türkiye Kupası ve 16 kez de Türkiye Süper Kupası kazanmış; 2000 yılında da UEFA Kupası'nı ve UEFA Süper Kupası'nı kazanmıştır.

anadolu ajansı 2019 fotoğraf oylaması
Benimki de bu

anadolu ajansı 2019 fotoğraf oylaması
Anadolu Ajansı'nın her yıl düzenlediği fotoğraf oylamasıdır. Bu yıl da oylama devam etmektedir.
Oy kullanmak için;
[url] https://photovideorate.aa.com.tr/[/url]
Benim oyum bu fotoğraftan yana
Oy kullanmak için;
[url] https://photovideorate.aa.com.tr/[/url]
Benim oyum bu fotoğraftan yana


