Güven Sözlük - Güncel Başlıklar ve Entry'ler

spotify

christian rosenkreuz christian rosenkreuz · 07.12.2018 01:19 · 1251 · #24731
kendisine göre 2018'de kendisi üzerinden 512 farklı şarkı dinlediğim uygulama.

ama ilk sıradaki parça hiç şaşırtmadı.

YouTube video


3 aydır neredeyse her gün dinliyorum.
Upvote 1
Downvote 0
1

postmodernizm

bythemali bythemali · 07.12.2018 01:15 · 561 · #24729
Postmodernizm kelimesindeki "post-", İngilizcede bir ön ektir ve "bir şeyden daha sonra, sonraki, sonrası, ...den sonra gelen" ve "eklenti, ilâve, ekleme" anlamlarında kullanılır. Dilimizde "yeni, çağdaş, ilerici, yenici" anlamlarına gelen "modern" veya "modernizm" ise Lâtince "modernus" kelimesinden gelmektedir. M.S. V. yüzyıldan itibaren kullanılan kelime ilk olarak Hristiyanlık öncesi dönem ile sonrası dönemi ayırmak için kullanılmıştır. Bu kullanışa göre, Hristiyan olmak modern olmak demektir. Bundan sonraki dönemlerde de kavram, "eski" ile "yeni"yi ayırma anlamını çok büyük ölçüde korumuş ve bu doğrultuda kullanılmıştır. Yani modernizm, modernlik veya modern, her şeyden önce "eski"ye göre "yeni" olmaktır. Rönesans dönemi, Antik Çağa göre; Aydınlanma Çağı, Rönesans'a göre moderndir. Bu sebeple kavram, sürekli olarak bir karşılaştırma ve yeniyi ifade etme anlamı taşıyagelmiştir. O zaman "postmodern"e, "modernizm sonrası, moderniteden sonraki" veya "modernden itibaren" anlamları verilebilecektir.


"Postmodern", "postmodernlik" veya "postmodernizm" kelimeleri ilk defa 1934'lerde görülmeye başlamış, 1950'li yıllarda AngloAmerikan edebiyat eleştirisine girmiş, ardından mimarîde kullanılmış, 1960'lı yıllardan itibaren de yaygınlaşmıştır. Postmodernizm önceleri İkinci Dünya Savaşı sonrası ve eleştirisini tanımlamak için kullanılmış, daha sonra felsefî bir tanımlamanın ifadesi olmuş, ardından da politika, tarih, ekonomide ve mimarîde bir yöntem, edebiyat ve diğer sanat dallarında bir akımı ifade eden kavram haline gelmiştir.

Bir sanat akımı olarak postmodernizm, 1950'lerin sonlarında kendinden söz ettirmeye başlamış, 1960'lardan bu yana Batı edebiyatlarında kendini hissettirmiş, asıl yaygınlığı ve günlük hayata girişini ise 1980'lerin başında gerçekleştirmiştir. Öncülüğünü ABD'nin yapmış olduğu sanattaki postmodernizm, oradan diğer kıta ve ülkelere yayılmıştır.

Çok farklı alanlarda kullanılması ve yer yer öznel yaklaşımlar sebebiyle postmodernizmin kavram olarak tanımı bir hayli karmaşıktır. Bu karmaşıklıkta postmodernizmin bir bildirisi, programı ve çok berrak bir tarihinin olmamasının büyük rolü vardır. İşte postmodernizm tanımlamalarından birkaçı:

Postmodernizm; "modernliğin parametrelerine, bilimsel bilginin üstünlüğüne, pozitif bilimlere, doğrusal gelişmeye, ulusdevlet anlayışına, endüstriyalizme, kapitalizme, demokrasiye, lâikliğe, insan haklarına, teknolojiye, bürokrasi ve uzmanlaşmaya karşı gelen ve onları sorgulayan; buna karşın belirsizliğe, parçalılığa, farklılığa, etnikliğe, altkültürlere, kültürel çoğulculuğa, bilgiye yönelik çoğulcu bakış açısına, yerel bilgiye, yerelliğe, özgünlük ve özgürlüklere ayrıcalık tanıyan bir hareket'tir (Kızılçelik, 1996, s.28).

Postmodernizm: "İkinci Dünya Savaşı sonrası süper endüstri veya postendüstri, ileri teknoloji veya teknobilim toplumlarında ortaya çıkan bir dünya görüşü, bir gerçek anlayışı ve bu görüşler çerçevesinde gelişen yeni bir "kültür" tanımıdır" (Menteşe, 1995, s.274).

Postmodernizm:"1970'lerden başlayarak bugüne kadar Batı modernizminin ve onunla ilgili Aydınlanma ve hümanizm projelerinin politik güç ve çıkar amacına hizmet eden normlarını sorgulayan, onun düşünce yapısını çözen, çelişkilerine, çarpık ve kendine dönük norm ve yaklaşımlarına ışık tutan en önemli eleştiri yöntemidir." (Doltaş, 2003, s.190)

Postmodernizm: "İleri kapitalist kültürdeki bir harekete, özellikle sanatlarda (edebiyat, grafik ve plastik sanatlar, müzik vb.) dönüşümselliği, ironiyi, oyunculuğu, keyfiliği, anarşiyi, parçalanmayı, pastiche'i vurgulayan bir harekete verilen addır." (Ryan, 1994, s.298)

Postmodernizm: "Kapitalist kültürde ya da daha genel olarak Batı dünyasında, yirminci yüzyılın son çeyreğinde, resim, edebiyat, mimarî, vb. güzel sanatlar alanında ve bu arada özellikle de felsefe ve sosyolojide belirgin hâle gelen hareket, akım, durum veya yaklaşım "dır.

*
Upvote 7
Downvote 0
3

yazar ne yazar ne yazmaz

vii vii · 07.12.2018 01:00 · 2491 · #24723
yazar; kendini yazar, düşüncelerini yazar, gerçekleri yazar ama iktidarın hoşuna gidecek olan şeyler dışında bir şey yazmaz, şeklinde genel bir çerçeve çizerek cevap vereceğim sorudur.

tanım 2: sözlük yazarıdır.
Upvote 0
Downvote 0
0

türk polisi

vii vii · 07.12.2018 00:55 · 1034 · #24721
siyasilerin oyuncağı olduğu için hiçbir zaman hak ettiği gerçek değere, hak ettiği haklara ve saygınlığa ulaşamamış olan güvenlik örgütüdür.
Upvote 1
Downvote 0
0

jitem

vii vii · 07.12.2018 00:53 · 2129 · #24720
sadece bir söylentiden ibarettir. geçmişte siyasilerin yediği haltların; mesela faili meçhuller, uyuşturucu kaçakçılığı gibi bir dizi kanunsuz işin örtbas edilmesi amacıyla uydurulmuş yapıdır. evet, devletin resmi kurumları varlığını hep inkar etmiştir. ki gerçek böyledir. yani birileri bu ülkede malı götürürken bizlere cambazı göstermektedir. o cambazın adı kimi zaman jitem olur, kimi zaman yeşil, kimi zaman susurluk, kimi zaman ergenekon veya balyoz... ama esas olarak malı götüren alttan götürmüştür ve konu kapanmıştır. ölenler de maalesef öldükleriyle kalmışlardır.
Upvote 1
Downvote 0
1

bakire olmayan kızla evlenen erkek

dilemma dilemma · 07.12.2018 00:50 · 4379 · #24718
Saçma konu. Böyle bir şeyin açık açık konuşulması dahi yanlış. Evet dinimizde çok büyük bir günahtır zina. Fakat bunun tövbe kısmı da var. Hayatından, yaşantısından bi haber olup, karşısındaki insanı yargılamak daha büyük bir günah. Bir günah işlediyseniz bu Allah ile sizin aranızdadır. Hiç kimseyi ilgilendirmez. Ve hiç kimseye hesap vermek zorunda da değilsiniz. Özellikle de "bakire olmayan kişiyle evlenmek" diye sosyal mecralarda kendisine yanıt arayanlara. Evlenmek istemeyen zaten evlenmez. Bunun başkaları tarafından onanacak bir yanı yok. Ama kimseye de yargılama hakkı vermez. Keşke kadınlar kendi değerlerini daha fazla bilse diyorum ve noktalıyorum.
Upvote 11
Downvote 0
4

sinüzit

mehmetyildirim mehmetyildirim · 07.12.2018 00:49 · 2673 · #24716
Yüzümüzü cevreleyen kemiklerdeki bosluklarin iltihabik mukoza ile dolmasindan kaynaklanan sinir bozucu hastaliktir. Bas ve yüz agrisi, burun tikanikligi, sarimsi veya yesilimsi burun akintisi, geniz akintisi veya koku almada güclük seklinde kendini belli edebilir.
Akut, kronik, Subakut, Rekürren (tekrar eden) sinüzit ve Kronik sinüzitin akut alevlenmesi seklinde genel olarak 5 cesit olarak görünmektedir. Yasattigi bas agrisi nedeniyle hayata küstürmektedir. Hekiminiz size sinüzit teshisi koymus ise, Tuzlu suyuda burnunuza cekebilecek kadar saglam bir yapiniz var ise oohh misss gibi siril siril akar burnunuzda kötülükler sonra da bir huzur gelir rahatlarsiniz. Bölgenize göre denize ya da okyanusa dalip burnunuzdan suyu gargara yaparsanizda ayni huzura erersiniz.
Upvote 2
Downvote 0
1

soyut matematik

vii vii · 07.12.2018 00:48 · 631 · #24715
genelde matematik ve matematik mühendisliği bölümlerinin 1.sınıflarında okutulan ve matematiğin temeli olarak görülen ana bölüm dersidir. ilk olarak sembolik mantıkla başlar. sonra kümeler, kümeler cebiri, bağıntı ve fonksiyon diye gider. 1.sınıfın 2.dönemindeki soyut matematik dersinde ise genelde matematik yapılar; grup, halka, cisim, cebir ve sayı kümelerinin inşası gibi konular işlenir.

düzenleme: ders gösterilmez, okutulur.
Upvote 2
Downvote 0
1