vii

vii

@vii
56
entry
2
takipçi
0
takip edilen
99
beğeni
41
favori
3,719
puan
Deneyimli Yazar
çevrimdışı
23 ekim 2018'dan beri üye
güven sözlük
bildirimler düzgün görünmüyor.
Entry görseli
davetiye hakkı
kendimi ezik hissetmeme neden olmuştur. profilime baktığımda gördüğüm "davetiye sayısı 0" yazan kısım hüzünlenmeme neden olmuştur. yönetimi kınıyorum...

ellere var da bize yok mi?
uzay
başlangıcı ve sonu olan, içinde türlü türlü gök cismini ve yapıyı barındıran, günden güne büyüyen devasa boşluk.
merve sanay
kendini pazarlamaya ve satmaya çalışan et parçası. nedir yani, çıplaklığını videoya alarak ve bunu yayınlayarak ne kazandın?

geçen bir başka salak kız da çıkmış bekaretimi bıraktım diye açıklama yapıyor. iyi bok yedin! hayır bize ne canım. git kimin altına giriyorsan gir, ne yapıyorsan yap. bu salak basın da bunu magazin haberi diye sunuyor. bunu hükümet yanlısı rezil gazeteler de yapıyor, sözcü gibi güya atatürkçü olan gazeteler de yapıyor, ki ben sozcu.com.tr'de gördüm bu bekaret olayıyla ilgili haberi. iyice zıvanadan çıktılar artık. yakında etek traşı olurken çekilmiş görüntülerini de atar bu tipler. ayıp bir şey yahu. popüler olmak adına bunu niye yapıyorlar? bunu sadece psikolojik rahatsızlık diye ele almak eksik olur. bu daha başka bir şey.
ismail yk
Allah belanı versin
kadınların rahat rahat osuramaması sorunu
kadınların kendilerini taparcasına -haşa- seven erkeklerin yanında yellenmeye çekinmelerinin sonucudur. yani sonuçta güzel mi güzel kızsın. şimdi seni gözünde o kadar göklere çıkarmış adamın yanında zorrrttt diye nasıl ses çıkaracaksın? ama bu samimiyetsizliktir bir yerde. yani sığır gibi ulu orta yellenen bir varlıksan öyle davran her yerde, her mekanda. yellenmekten utanıp tuvalet falan aramana gerek yok. koy ver gitsin. seni tanıyan böyle tanısın, böyle sevsin.

yalnız bu doğallık işini abartmamak lazım. hani doğal olacağım diye "e büyük tuvaleti yapmak da ihtiyaç nasılsa" deyip, büyük tuvaletini herkesin ortasında yapmayacaksın elbet, o kadar değil.

bu arada biraz kibar olun. osurmak yerine yellenme deyin. swh
adnan menderes üniversitesi
öğrencisi olduğum, adı şu zamanlarda sayıştay raporundaki yolsuzluklarla gündeme gelen üniversite.
selin sayek böke
belediye başkan adayı olmaması gerektiğini düşündüğüm iktisat hocası. kardeşim, yok mu elinizde yerel yönetimleri bilen birileri? iktisat hocasını niye belediye başkanı yapmaya çalışıyorsunuz? beceremeyeceğini düşündüğüm veya kadın olduğu için karşı çıkıyor değilim.ama yerel yönetimleri bilen birilerinin adaylığı insanlar tarafından daha kolay benimsenir.
danıştay
bağımsız olmayan üst yargı organlarından biridir. iktidara falan kafa tuttuğu yoktur. bilakis iktidar istediği için ona ters kararlar almaktadır. çünkü ortada bir tiyatro var. dünyaya, güya, "bakın bizde bağımsız yargı var" mesajı vermek isteniyor. ama elin gavuru bu numaraları yemediği için üzerinde konuşmaya değmez.

bu arada bu kurumun başındaki şahsın; partili cumhurbaşkanı'nın önünde cübbesini iliklemeye çalıştığını (ki o cübbede düğme bulunmaması güce boyun eğmemeyi temsil etmekte), kızının bir gecede yüksek yargıya atanıp en son saraya müşavir yapıldığını hatırlatayım. şimdi, bu kişinin başında bulunduğu kurum mu bağımsız? hadi canım... chp zihniyeti falan deniyor ya, bir gün tek tek hepinizin işi yargıya düşüp saç baş yolmaya başladığınızda göreceğim sizi. o zaman o chp zihniyetini mumla arayacaksınız.
şu anda dinlediğin şarkı
YouTube video
yazar ne yazar ne yazmaz
yazar; kendini yazar, düşüncelerini yazar, gerçekleri yazar ama iktidarın hoşuna gidecek olan şeyler dışında bir şey yazmaz, şeklinde genel bir çerçeve çizerek cevap vereceğim sorudur.

tanım 2: sözlük yazarıdır.
türk polisi
siyasilerin oyuncağı olduğu için hiçbir zaman hak ettiği gerçek değere, hak ettiği haklara ve saygınlığa ulaşamamış olan güvenlik örgütüdür.
jitem
sadece bir söylentiden ibarettir. geçmişte siyasilerin yediği haltların; mesela faili meçhuller, uyuşturucu kaçakçılığı gibi bir dizi kanunsuz işin örtbas edilmesi amacıyla uydurulmuş yapıdır. evet, devletin resmi kurumları varlığını hep inkar etmiştir. ki gerçek böyledir. yani birileri bu ülkede malı götürürken bizlere cambazı göstermektedir. o cambazın adı kimi zaman jitem olur, kimi zaman yeşil, kimi zaman susurluk, kimi zaman ergenekon veya balyoz... ama esas olarak malı götüren alttan götürmüştür ve konu kapanmıştır. ölenler de maalesef öldükleriyle kalmışlardır.
soyut matematik
genelde matematik ve matematik mühendisliği bölümlerinin 1.sınıflarında okutulan ve matematiğin temeli olarak görülen ana bölüm dersidir. ilk olarak sembolik mantıkla başlar. sonra kümeler, kümeler cebiri, bağıntı ve fonksiyon diye gider. 1.sınıfın 2.dönemindeki soyut matematik dersinde ise genelde matematik yapılar; grup, halka, cisim, cebir ve sayı kümelerinin inşası gibi konular işlenir.

düzenleme: ders gösterilmez, okutulur.
sembolik mantık
soyut matematik 1 dersinin genelde ilk ana konusudur. önermeler üzerine tanımlardan, teoremlerden bahseder.
önerme
doğru veya yanlıştan yalnız ve sadece bir tanesi ile nitelenebilen ifadelere denir. örneğin gözlüklü insanlar zekidirler cümlesi bir önermedir. çünkü doğru veya yanlış olarak adlandırılabilirler. ama hava kapalı mı cümlesi önerme değildir. önermeleri p,q,r gibi küçük harflerle gösteririz.

sembolik mantık
soyut matematik
doğruluk değeri
bir önermenin sahip olduğu "doğru" veya "yanlış" olarak karşılığıdır. matematikte, sembolik mantıkta doğru 1, yanlış 0 ile; mantıkta ise doğru d, yanlış y ile temsil edilir. buna göre her önerme doğru veya yanlış olarak adlandırılabilir. önermenin bu şekilde değer alması, onun doğruluk değerini ortaya koyar.
göte giren şemsiye açılmaz
çözemediğim konudur. bu sözü bir insana söyleten şey nedir? tecrübe mi? gerçekler mi? yoka sadece bir tespit mi yapılmıştır? mantık ilmi açısından şu yazıldığı haliyle değerlendirilince doğruluk değerine sahip bir önerme gibi duruyor.
yerel seçimlerde sandığa gitmiyoruz hareketi
anlamsız bir oluşumdur. sen sandığa gitmeyince ülke daha iyi bir yer olmayacak. ha, gittiğin zaman da bütün terslikler ve yanlışlar bir anda düzelmeyecek. ama sandığa gidip, oyunu kullanınca en azından iradeni ortaya koymuş olacaksın. 1 oydan ne olur diye bir şey yok. senin vereceğin o oy, belki ülkenin düzelmesinde rol oynayacak. kullanmadığın o oy belki ülkenin daha kötüye gitmesine vesile olacak. bunu bilemezsin. o yüzden herkesin, mümkün mertebe her seçimde oyunu kullanması, bir şekilde bu ülkenin kaderinde söz sahibi olması şart. evet, aptal polemikler, saçma tercihler, boş beleş adamlar önümüze konuyor, bize saç baş yoldurtuyor ve bizi bunlara mecbur ediyorlar. ama bize düşen, her şeyden önce hakkımız olan oyu kullanmak.

o yüzden sandığa gidin arkadaşlar. birilerine olan kızgınlığınız, hakkınızdan vazgeçmenize neden olmasın. oylarınıza sahip çıktığınız gibi, size verilen oy hakkından bu şekilde vazgeçmeyin.
sözlük yazarlarının ruh hâli
böyleyim...
Entry görseli