Ah o gün gitsin gelmesin,takvimlerden silinsin. Gaziantebe taşınalı henüz 1 ay olmuştu ve taşındığımız eve ailemizden birilerinin gelme fırsatı hiç olmadığından nerde oturduğumuzu hiç kimse bilmiyordu.. o gün kızımın doğum gününü kutlamış,çıkıp karda saatlerce oynamış eğlenceli bir pazar günü geçirmiştik. Gün sonunda Uyumaya geçerken kızım uyanıp ağlamaya başladı. "Anne korkuyorum,içimde kötü birşey olacak hissi var sanki"dedi. Biraz konuştum,dualar okuduk,kıkırdadık, sarıldık mutlu mutlu uyudu. Kısa süreli bir tayin durumu olduğundan 1+1 ev tutmuştuk ve kızımı gardırobun önünde yatırmak zorunda kalıyordum. Odamızda minik birde kitaplığımız vardı ihtiyacımız olan her türlü eşyayı koyduğum... uykum çok hafiftir benim. Belki anneliğin kazandırdığı bir durumdur bilmiyorum. Eşimin yatağı salladığını sanarak uyandım. Hiçkimsede hareket yok herkes uyuyor. Minik bir sarsıntı. Eşimi uyandırdım hemen. "DEPREM OLUYOR!" YATAKTA DURUYORUZ BİRAZDAN DURACAK EMİNİM. DURMUYOR, DURMUYOR DAHADA ŞİDDETLENDİ İÇERİDEKİ ODADAN BİRŞEYLER DÜŞTÜ, PENCERE AÇILDI VE GÖKYÜZÜNDE YILDIRIM GİBİ BİR IŞIK GÖZÜME ÇARPTI.DERKEN HEMEN HANZADEYİ YATAĞIMIZIN KENARINA ÇEKİP,üstüne kapandım. Kelime-i şehadet getirip cenazemizi ailemin nasıl bulacağını düşündüm. Dur artık yeteeeer diye bağırdığımı hatırlıyorum. Sonra korkma kızım biz buradayız diyip kızıma sarılışım. Kitaplığın sırtıma devrilişi.. hala durmuyor çıldırıcam,merkez üssü bu mahallemi acaba diyorum. 2.kez yıldırım çakıyor. Ve yavaşlıyor. Eşim "durdu! Çabuk aşağı iniyoruz hemen " dedi. Işıkları açtık ev korkunç halde. Bardaklar,çanaklar,bavullar... yüksekte ne varsa yerde.. eşim kedimiz elsayı bulmaya çalışırkenn ben elime geçen kılık kıyafet,çubuk kraker ve su alıp kapıya yöneldim. Kızım feryat figan "elsayı bırakmayalım, elsa ölürr" "annecim o kendini korur bak bulamıyoruz çok iyi saklanmış. " diyerek sakinleştirmeye çalışsamda çığlık çığlığa ağlayarak aşağı indik. Merdivenlerde tekrar sarsıntı başladı ve nihayet bina kapısına yetiştik. Binadaki en son inen biz olduk. Arabaya bebekli anneleri aldık ve şimdi ne yapacaktık. Gerçekten kurtuldukmu. Sanki ayağım yere basmıyor boşlukta yürüyorum gibi günlerce ayağım boşluğa düşüyor gibi oluyordu.Mahşerin fragmanını yaşadık. Arabada otururken utanıyor yanına bir çöp alamayan ailelerden çekiniyordum.. market yok,fırın yok sabah dağıtılan o 1 adet simiti yiyemedim. Ya sonra bir şey bulamazsak? Ben bu çocuğu nasıl doyururum? ÖĞLEN OLMUŞTU BİLE.. EŞİM KIZILAY ÇALIŞANI HEMEN SAHAYA ÇIKTILAR BATTANİYE DAĞITMAYA. BİZDE İŞ YERİNDE BEKLİYORUZ. KURUM AMİRİ KURUMU BOŞALTMA KARARI ALDI. CAMLAR ÇOK BÜYÜK TEKRAR Bİ DEPREM OLURSA ÇOK RİSKLİ OLACAĞINDAN. HANZADEYİ TUVALET İHTİYACINI GİDERMESİ İÇİN 2.KATA ÇIKARDIM. ÇIKARKEN BEYNİM VE KALBİM ARASINDA BİR SAVAŞ.. SAKİN OL BİR DAHA DEPREM OLMAYACAK, BİTTİ... KIZIM ELLERİNİ YIKARKEN ÖĞLEN SAATLERİNDEKİ yaşanam 2. sarsıntı başladı. Ve ben aklımı yitirdim, çok hatırlayamıyorum wcdeki iki çocuğu aşağıya indirdim. Birileri elimden tutup benide çekti. Kendime geldiğimde kaldırımda oturuyordum. Ve ben 1 yıl binaya giremedim, tek başıma mutfağa bile gidemedim, ölen akrabalarımız,vatandaşlarımız, ölmeyip sözde hayatta kalan insanlar bu gecenin en acılı şahitleri... ben her gece uyurken deprem olurmu diye düşünmek istemiyorum artık,çocuğumu yatağa uzatırken üstüne düşme ihtimali olan birşey var mı diye bakmaktan yoruldum.. kesinlikle çok daha büyük acılar yaşayan insanlar var. Ben her yıl 5 şubatta telefon televizyon tüm haber kaynaklarını kapatıyor, yaşadıklarımızı tekrar izlemekten çok korkuyorum. Rabbim bir daha yaşatmasın Ve artık konutlarımız bu afete dayanıklı inşa edilsin..