tahammül edilemeyen şeyler
sinestezimin bir yan ürünü olarak demirin demire sürtme sesi. çoğunlukla çatal kaşıkta yaşadığım duyu, algılarımı kör edercesine saldırgan. dilime alüminyum tadı gelmesiyle ön dişlerim kamaşıyor ve peltek olup çıkıyorum. kimisinin orlon ipliği kemirmesinden duyduğu rahatsızlık gibi
evlilik konusunun en son aileye söyleniyor olması
Bir şey bildiğimiz yok ama islamın gösterdiği yol ve bizden önce evlenen Abimizden, Ablalarımızdan edinebildiğimiz bilgiler doğrultusunda konu hakkında ki düşüncelerimizin şu şekilde olduğunu belirtebilirim:
Türk toplumu olarak elhamdülillah gelenek ve göreneklerimize bağlıyız. Bir erkek evladın ya da bir kız evladın evlilik konusunu aileye açması çok zordur. Genelde açamaz kolay kolay kimse. Bu durum erkek evlat için bayana göre daha kolaydır. Eğer kız evlat isen konuyu hiç açamazsın. Hatta ayıp bile görülebilir. Aşırıya kaçılmadığı sürece böyle olmasını bir eksiklik ya da bir hata olarak görmüyoruz. Bilakis böyle olması daha uygundur.
Utanarak aileye söyleyemediğimiz ya da söylemediğimiz bu konu daha sonrasında bizi bundan daha fazla utandıracak hatalar yapmaktan da geri bırakmıyor bu da gariptir…
Şu ahir zamanda evlilik konusu maalesef en son aileye söylenir olmuş. Oda düğün ve nikah tarihini ne zamana alalım şeklinde oluyor. Buda beraberinde birçok sıkıntıya sebebiyet verebiliyor.
Evlilik gibi sadece evlenen çiftlerin değil her iki tarafın ailelerini de etkileyen bir konu en son aileye söylenmesi ne kadar doğru olur?
Evlilik gibi önemli bir olayın temelinin sağlam atılması gerekir. Aileye söylenmez ise büyüklere danışılmazsa bu temelin sağlam olması mümkün değildir:
-İlk olarak şunu rahatça söyleyebilirim: Aile yoksa flört vardır. Bildiğiniz üzere flört etmekte dinimizce caiz değildir. Allah muhafaza buyursun.
-İşin bir ciddiyeti yoktur. Bir sorumluluk bilinci yoktur. Buda beraberinde birçok aşılmaması gereken sınır ve çizgilerin rahatça aşılmasına ve birçok günaha girilmesine zemin hazırlıyor maalesef…
-İşin en başında aile yoksa İslam'ın kızını çok rahat ulaşılabilir kılar.
Konu hakkında İhsan Şenocak Hocamızın şu ifadeleri çok anlamlıdır: Ey İslam'ın kızı! Mücrimlere, sen"hayır" dersen, öteki “hayır” derse, o zaman bütün erkekler kadınının ancak nikahla ulaşabilecek bir varlık olduğunu anlayacaklar.
-İşin başında aile yoksa büyüklere danışılmadan hareket ediliyorsa gelinin kaynanayı çok saymamasına ya da kaynananın öyle düşünmesine sebebiyet verebiliyor. Aileler arasında bir kopukluk oluyor ve beraberinde en ufak bir olayda bile baştan gelen bu kopukluk yüzünden her iki tarafın ailesi yapıcı değil de yıkıcı davranabiliyor. Bundan dolayı gelin ve kaynana anne ve kız olması gerekirken adeta rakip oluyorlar ve bir çatışma, bir karşı karşıya gelme durumu oluyor.
Size önerim ailenize kesinlikle söyleyin. Asla ailenizden habersiz ya da izinsiz, danışmadan bu işe kalkışmayın. Sizin göremediğiniz bir çok hatayı kusuru onlar görebilir. Söylemekte zorlanır iseniz bayanların yardımına Anneler, yetişir. O bir şekilde ne yapar ne eder Babaya münasip bir dille söylemeyi bilir.
Ama en başta aileye söylemek gerekir. Böyle olmazda her iş bitmiş görüşülmüş, bilmem kaç kere görüşülmüş, artık evlenme kararı alacağın zaman söylerseniz ben bir baba olsam güvenim sarsılır, ehlinden sorumlu olan birisi olarak ehlime sahip çıkamadığımı düşünürüm. Ve olaya sinirli ve olumsuz bir şekilde yaklaşırım. Buda sizin açınızdan kötü olacak kanaatindeyim…
Her şeyden önce Evlilik isteğinde bulunan hem erkeğin hem de kadının, evliliğe hazır bir birey olduğunu ailesine ve çevresine hissettirmelidir.
İşi olmayan bir erkek bir an evvel kendine iş bulmalı, askerliğini devamlı tecil ettiriyorsa ve bu durum önünde bir engel olarak duruyorsa bir an önce askere gidip gelmeli, ahlaki ve örfi olarak yaşadığı ortamda kendisinden makbul olmayan davranışlar görülüyorsa ya bunları terk etmeli ya da ortama uyumlu hale getirmeli. Artık davranışları ile üstlendiği sorumluluklar ile çocuk olmaktan çıktığı, bir duruşa, bir karaktere sahip olduğunu ailesine ve çevresine göstermesi gerekiyor.
Bu şekilde yapılırsa ve her şeyden önce Hakkın rızası gözetilerek yapılırsa bu iş Allahu Teala elbette yardımcı olacaktır. Atılan temel sağlam olacaktır.
Türk toplumu olarak elhamdülillah gelenek ve göreneklerimize bağlıyız. Bir erkek evladın ya da bir kız evladın evlilik konusunu aileye açması çok zordur. Genelde açamaz kolay kolay kimse. Bu durum erkek evlat için bayana göre daha kolaydır. Eğer kız evlat isen konuyu hiç açamazsın. Hatta ayıp bile görülebilir. Aşırıya kaçılmadığı sürece böyle olmasını bir eksiklik ya da bir hata olarak görmüyoruz. Bilakis böyle olması daha uygundur.
Utanarak aileye söyleyemediğimiz ya da söylemediğimiz bu konu daha sonrasında bizi bundan daha fazla utandıracak hatalar yapmaktan da geri bırakmıyor bu da gariptir…
Şu ahir zamanda evlilik konusu maalesef en son aileye söylenir olmuş. Oda düğün ve nikah tarihini ne zamana alalım şeklinde oluyor. Buda beraberinde birçok sıkıntıya sebebiyet verebiliyor.
Evlilik gibi sadece evlenen çiftlerin değil her iki tarafın ailelerini de etkileyen bir konu en son aileye söylenmesi ne kadar doğru olur?
Evlilik gibi önemli bir olayın temelinin sağlam atılması gerekir. Aileye söylenmez ise büyüklere danışılmazsa bu temelin sağlam olması mümkün değildir:
-İlk olarak şunu rahatça söyleyebilirim: Aile yoksa flört vardır. Bildiğiniz üzere flört etmekte dinimizce caiz değildir. Allah muhafaza buyursun.
-İşin bir ciddiyeti yoktur. Bir sorumluluk bilinci yoktur. Buda beraberinde birçok aşılmaması gereken sınır ve çizgilerin rahatça aşılmasına ve birçok günaha girilmesine zemin hazırlıyor maalesef…
-İşin en başında aile yoksa İslam'ın kızını çok rahat ulaşılabilir kılar.
Konu hakkında İhsan Şenocak Hocamızın şu ifadeleri çok anlamlıdır: Ey İslam'ın kızı! Mücrimlere, sen"hayır" dersen, öteki “hayır” derse, o zaman bütün erkekler kadınının ancak nikahla ulaşabilecek bir varlık olduğunu anlayacaklar.
-İşin başında aile yoksa büyüklere danışılmadan hareket ediliyorsa gelinin kaynanayı çok saymamasına ya da kaynananın öyle düşünmesine sebebiyet verebiliyor. Aileler arasında bir kopukluk oluyor ve beraberinde en ufak bir olayda bile baştan gelen bu kopukluk yüzünden her iki tarafın ailesi yapıcı değil de yıkıcı davranabiliyor. Bundan dolayı gelin ve kaynana anne ve kız olması gerekirken adeta rakip oluyorlar ve bir çatışma, bir karşı karşıya gelme durumu oluyor.
Size önerim ailenize kesinlikle söyleyin. Asla ailenizden habersiz ya da izinsiz, danışmadan bu işe kalkışmayın. Sizin göremediğiniz bir çok hatayı kusuru onlar görebilir. Söylemekte zorlanır iseniz bayanların yardımına Anneler, yetişir. O bir şekilde ne yapar ne eder Babaya münasip bir dille söylemeyi bilir.
Ama en başta aileye söylemek gerekir. Böyle olmazda her iş bitmiş görüşülmüş, bilmem kaç kere görüşülmüş, artık evlenme kararı alacağın zaman söylerseniz ben bir baba olsam güvenim sarsılır, ehlinden sorumlu olan birisi olarak ehlime sahip çıkamadığımı düşünürüm. Ve olaya sinirli ve olumsuz bir şekilde yaklaşırım. Buda sizin açınızdan kötü olacak kanaatindeyim…
Her şeyden önce Evlilik isteğinde bulunan hem erkeğin hem de kadının, evliliğe hazır bir birey olduğunu ailesine ve çevresine hissettirmelidir.
İşi olmayan bir erkek bir an evvel kendine iş bulmalı, askerliğini devamlı tecil ettiriyorsa ve bu durum önünde bir engel olarak duruyorsa bir an önce askere gidip gelmeli, ahlaki ve örfi olarak yaşadığı ortamda kendisinden makbul olmayan davranışlar görülüyorsa ya bunları terk etmeli ya da ortama uyumlu hale getirmeli. Artık davranışları ile üstlendiği sorumluluklar ile çocuk olmaktan çıktığı, bir duruşa, bir karaktere sahip olduğunu ailesine ve çevresine göstermesi gerekiyor.
Bu şekilde yapılırsa ve her şeyden önce Hakkın rızası gözetilerek yapılırsa bu iş Allahu Teala elbette yardımcı olacaktır. Atılan temel sağlam olacaktır.
burçlara inanmamak
Burçlara neden inanılsın ki? Yıldıza bakarak insanın kişiliğini tahmin etmek, geleceği hakkında bir şeyler söylemek ne kadar mantıklı olabilir? Bu ancak insanlara duymak istediklerini söylemenin bir yolu olabilir.
Nâzım Hikmet
İyi günlerimde çok eller uzanır ellerime,
Resmimi, suratımı baş köşeye asarlar...
Fakat demir kapıların her kapanışında üzerime,
Ardında taş duvarların her kaldığım zaman,
Ne arayan beni, ne soran...
Eeeehh, daha iyi be, bunun böyle olduğu...
Minnetim ve borçluluğum yalnız sana kalsın.
İyi günlerimde benim unuttuğum insan eli
Nasılsın?...
Resmimi, suratımı baş köşeye asarlar...
Fakat demir kapıların her kapanışında üzerime,
Ardında taş duvarların her kaldığım zaman,
Ne arayan beni, ne soran...
Eeeehh, daha iyi be, bunun böyle olduğu...
Minnetim ve borçluluğum yalnız sana kalsın.
İyi günlerimde benim unuttuğum insan eli
Nasılsın?...
fitre
Ramazan ayı içinde verilmesi dince buyrulan, miktarı belirli sadaka.
ehli sünnet
Bu kavramı burada irdelemek istemezdim ama çok görmeye başladığım için ne olduğunu anlama ihtiyacı hissettiğim bir sözcük öbeği.
Sözlük manası Haber cemiyeti olan Ehli Sünnet, Terim olarak peygamberin ve ashabın yolundan giden insanların dini bağlamda tuttuğu yolu ifade eder.
Bu kadar basit bir tanım iken neden ihtilaf konusu olmuştur ?
-Çünkü insanların sünnete bakışı mezhepsel ve tarihsel bağlamda farklıdır. Bir mezhebe göre sen ehli sünnet iken, diğer mezhebe göre olmayabilirsin.
Ehli sünnet şemsiye bir kavram olduğu için, genel itibariyle La ilahe illallah Muhammed Rasulullah diyen herkesi kapsayabilecek niteliktedir.
Sözlük manası Haber cemiyeti olan Ehli Sünnet, Terim olarak peygamberin ve ashabın yolundan giden insanların dini bağlamda tuttuğu yolu ifade eder.
Bu kadar basit bir tanım iken neden ihtilaf konusu olmuştur ?
-Çünkü insanların sünnete bakışı mezhepsel ve tarihsel bağlamda farklıdır. Bir mezhebe göre sen ehli sünnet iken, diğer mezhebe göre olmayabilirsin.
Ehli sünnet şemsiye bir kavram olduğu için, genel itibariyle La ilahe illallah Muhammed Rasulullah diyen herkesi kapsayabilecek niteliktedir.
ekrem imamoğlu'nun 250 bin liralık saati
fotoğraftan saatin marka modeline kadar tahlil yapabilen arkadaştan ricamdır gömleğine de aynı şekilde bir tahlil istiyorum dedirten haberdir. siyasete bulaşıp da bozulmamış olmak mümkün değildir. ki bu bir "bozulmuşluk" da değildir; bırakın adam ister 250 bin liralık saat taksın isterse 25 liralık. tüyü bitmemiş yetimin hakkını kullanmadıysa benim için sıkıntı yok. hesap verebiliyorsa bizi ilgilendirmez ama hesap veremeyen birçok siyâsî var ki hâlâ meydanlarda.
soğuma
Mecazen soğuma: İlgisini, istek ve sevgisini yitirmek anlamına gelir.
islam bilim ve teknoloji üniversitesi
Yeni mi açıldı bu yunivörsitiy dediğim başlık. wtf? . İslam? Bilim? Teknoloji? Aynı başlık altında toplanınca bir şaşırıyor insan. Şimdi islam savunucuları başlıcaklar islam bilimseldir bik bik vik vik. Onu biliyoruz. Bizim ülkemizde değil ama . Tübitak'ın kuran okutulan fasülyeleri,mavi yeşil renk gözlerin nazarlı oluşu,kanseri duayla yenme gibi projelerden sonra islam-bilim ayrımını yapamaz olduk. Bu yunivörsitiy de bunu diplomali yaptiricak galiba.
Mezunlar ağlıyordu ama ne ağlamak. hocam diyorlardı hocam (bir damla yaş süzülüyordu o yalvaran gözlerden)yukarda allah var sen görmezsen o gördü ondan da mı utanmazsın? 3 5 seneye dışarlarda ağlamaklı iş arayanlar görürseniz nerden mezun olduklarını biliyorsunuz swh
Mezunlar ağlıyordu ama ne ağlamak. hocam diyorlardı hocam (bir damla yaş süzülüyordu o yalvaran gözlerden)yukarda allah var sen görmezsen o gördü ondan da mı utanmazsın? 3 5 seneye dışarlarda ağlamaklı iş arayanlar görürseniz nerden mezun olduklarını biliyorsunuz swh