tokalaşma sorunsalı

mavikaranlik mavikaranlik · 30.09.2018 18:17 · 1001 · #2137
Erkekler arasında da gerginlik çıkartan problemdir. Tokalaşmakta sıkıntı yok fakat kafadan da tokalaşmak gerekecek mi sorunu devreye giriyor bizde de. Bu tokalaşma olayı keşke bizde olmamış olsa japonlar gibi karşılıklı geçip saygıyla kafa eğsek hepimiz derin bir nefes alırız dediğim sorundur.
Upvote 8
Downvote 0
7

bir şiir bırak

kisiselbakim kisiselbakim · 16.12.2018 18:34 · 1248 · #26259
Vuslat-a dair umut terk eyleyeli gönlümü, arş-ı alem olmuş ey yar, haberin var mıdır ?
Bilir misin ki sen, aşk nedir ?
Yaşamışmısındır ki, öylesine derinden ve yürekten.
Vermişmisindir ki bana yüreğini, istersin benden yüreğimi.
aaa benim aşk, eee benim sevgi nedir bilmez taş kalpli yarim.

Söyle sevdin mi beni ? seni sevdiğim gibi.
Ferhat gibi dağları delmek, mecnun gibi yıllarca çöllerde gezmek.
Uğruna şu canımı terk eylemek için an düşünmeyeceğimi.
Benim aşk-ı derydan çoook uzakta taş kalpli yarim...
Upvote 2
Downvote 0
2

bebeğini çatı katında ölüme terk eden anne sıfatlı

monica ziyagildurulay monica ziyagildurulay · 27.11.2018 22:07 · 500 · #20610
mümkün değil bazı şeyler mesela bi' insan nasıl anlamaz gebe olduğunu geciken adet hiç mi kurt düşürmez? Bunu geçiyorum semptom da mı vermedi? Yoksa işine öyle geldiği için mi? Mesela sevgilisi olacak insan müsveddesini evliliğe ikna etmek için mi böyle bir savunmaya girişti? Neyse bunu geçiyorum çocuk doğduktan sonra siktir git hastaneden illaki bakacak bir kurum bulunur değil mi? Çatı katında ölüme terk etmek nedir? Nasıl bir şeydir? İnsani duygular diye bir şey var, mümkün değil böylesi. bu başka bir şey.

Kadın “planlı” bir canilikte bulunmuş değil 15 yıl bir ömür hapis kalması gerekiyor toplumun iyiliği için, suçsuz yavrunun çektikleri için.
Upvote 2
Downvote 0
2

Sözlük yazarlarının kendi eserleri

nushirevan nushirevan · 16.07.2021 19:28 · 2177 · #75923
Vardır ama fikir ve sanat eserleri kanunu gereği eserlerimi koruma altına almadığımdan, intihal suretiyle çalınarak insanlara sunuldu. En acayibi de, Çanakkale ile ilgili bir fikrimdi. Kısaca anlatayım:

2016 yılında Diyarbakır Hendek olaylarında görevli özel kuvvetlerden 5 kişilik bir tim, en yeni teknolojik silahlarla hainlerin kurduğu tuzakları bozar, inlerine saklanan teröristleri birer birer avlar. Gece gündüz mücadele içindeki bu bordo bereli tim, mücadelenin son gününde büyük bir patlama ile kendilerinden geçerler. Uyandıklarında Diyarbakır Sur'da değil, oradan geçen bir çobandan öğrendiklerine göre Çanakkale Kirte sırtlarındadırlar. Mühimmat ve kumanyaları da olduğu gibi yanlarındadır. Ekip bu biliçsiz yer değişikliğinin şokunu atlatmadan bir şok daha yaşar: En yakın yerleşim birimine yaklaştıklarında bir şeylerin ters gittiğini ve 1914 yılında olduklarını anlamaları çok uzun sürmez. Tim nasıl olduğunu anlamadıkları şekilde zaman ve mekânda atlamışlardır. Tim lideri ekibini bir mağaraya götürüp olayları sindirmek için vakit ayırmaya çalışır. Bu sırada Çanakkale savaşının eşiğinde olduklarını anlamaları da çok sürmez. Operasyonlarda tek bir beyinle hareket eden, birbirlerini çok iyi tanıyan ve anlaşan ekip üyeleri bundan sonra ne yapacaklarına dair fikir ayrılığına düşerler. Kimileri zamanda yolculuğun ağırlığı ve geri dönüşün imkansızlığına dayanarak Çanakkale savaşına katılmayı savunurken, kimileri zaten kazanılmış bir savaşa dahil olup tarihi aksi yönde değiştirme riskini göze almamayı tartışır. Katılmayı düşünen taraf, bu yeni teknolojik silahlarla savaşta üstünlük sağlayacaklarını iddia ederken, reddeden taraf bunun haksız bir kazanç olduğuna inandığını söyler. Kimisi mağarada oturup zamanda yolculuğun sırlarını bulmaya çalışırken, kimisi de savaşta vefat edecek olan dedelerinin köylerine gidip atalarını görme isteği ile yanıp tutuşur. Nihayet tim lideri, kararı herkesin hür iradesine bırakır. Savaşın patlayacağı güne kadar askeri hayatta kalma prensiplerini gizlilikle uygulayan ekip, sabah uyandıklarında tim liderini bulamaz. Neden sonra bordo bereli ekibin liderinin Çanakkale savaşına yalınayak katılan askerlerin arasına karıştığı anlaşılır. Üzerinde kendi zamanına ait hiç bir şey yoktur ve oradaki gönüllü askerlerin şartlarına uymuştur. Savaş patlak verdiğinde üstün kabiliyetlerini konuşturan liderin, ne yazık ki havada mermilerin çarpışacağı kadar çetin bir savaşın içinde olduğunu anlaması çok sürmez. Karşı mevzide hedefini belirleyen lider, çıkmadan önce yanında bordo bereli askerlerini kendisi gibi dönemin şartlarında görür. Ekip silah ve mühimmatlarını gömmüş ve komutanlarının yanında şehit olmaya gelmişlerdir. Mücadele başlar ve ekip kahramanca savaşmaya başlar. Tim elemanları bir bir yaralanıp düşerken, lider hedefindeki noktayı ele geçirir. Fakat denizden gelen top atışı ile patlama ve ışık içinde kalır. Lider gözlerini bir daha açtığında ekibi ile birlikte Diyarbakır'dadırlar. Yanlarında silah ve mühimmatları yoktur ve üzerlerinde kanlı çanakkale üniformaları vardır. Yaralı ekibini yerden kaldırmaya çalışan lider için bu kez her şey farklıdır. Ne ekibinde ne kendisinde zerre kadar ölüm korkusu yoktur. Öyle ki şehitliği arzu eden bir bakışla karşılarlar liderlerini ekip üyeleri. Bir anda tekrar bir patlama olur ve ışık içinde kaybolurlar.

Televizyonlarda iki haber vardır: Diyarbakır'da bordo bereli kahraman bir timin şehit düştüğü ve Kirte'de bir mağarada bulunan 100 yıllık silah kalıntılarını incelemek üzere bilim adamlarının olay mahaline yönlendirildiği..

Evet sözlük, yukarıdaki sinopsisi bir yapımcıya gönderdim. Çok beğendiğini söyleyen bir mail aldım. Daha sonra ne oldu biliyor musunuz? Yapımcı filmi kendi yaptı. Bordo bereli ekibi bir grup çocuk yaparak hikayeyi değiştirdi ve sinemaya aktardı. Elimde "harikulade bir fikir, bunu değerlendirelim" diyen yapımcının maili var ama noter onaylı telif almadığım için eser bana ait değil.. doluyum sözlük, daha da anlatmayım.
Upvote 3
Downvote 0
3