kadının beyanı esastır

nushirevan nushirevan · 02.09.2019 17:15 · 3090 · #68963
Cinsel suçlarda, delil yetersizliği söz konusu ise kadının veya çocuğun ifadesinin kovuşturma açmaya yeterli olması ilkesidir. Yani etrafta kamera veya şahit yokken, bir kadın sizin için durup dururken "beni taciz etti sapık!" Diye bağırır ve yaygarayı koparırsa kaleminiz kırıldı demektir. Muhtemelen önce çevredeki bilinçsiz asabi güruh tarafından linç girişimine uğrayacaksınız. Kurtulsanız bile kadının beyanı ilkesi iki yakanızdan tutup gözaltına alınmanız için yeterli. Aksi yönde ifade verseniz bile sizin ifadenizin bir delil niteliği yok. Ancak kadının var. Savcı pekala tarafların anlaşmazlığının devam etmesi durumunda dava açabilir, en kötüsü uğradığınız iftira yüzünden aylarca, hatta yıllarca hapishanede yatar, aileniz akrabalarınız tarafından "sapık" gözüyle bakilabilirsiniz. Cezanızı yatıp çıksanız bile bu damga ne kayıtlardan ne de hafızanızdan silinmeyecektir.

Çok mu uçuk bir teori? Aslında hayır. Çünkü bu Gaziantep'te gecenlerde zaten yaşandı.

Entry görseli


[url] https://twitter.com/Albayimm/status/1168125814229086209?s=19[/url]

“bu iş o kadar basit olmamalı. geçenlerde 10 yaşındaki yeğenini taciz etti diye linç edilen bu adamın hikaeiyesini biliyor musunuz? önceden ortak iken sonra ayrılıp kendi işini kurup işleri iyi gidince bunu çekemeyen yengesi gaziantep'in en işlek caddesinde kendisine randevu verip görüşmek istediğini iletmiş. adam daha karşıdan görüldüğü an yengesi çığlık atıp milletin dikkatini çekip kızımı taciz etti diye bağırıyor. ve herşeye balıklama atlamayı seven, sormayan, araştırmayan milletimiz adamı linç ediyor. en kötüsüde mahkeme yanlış anlaşılma oldu diyerek adamı serbest bırakıyor, şirret yengede elini kolunu sallayıp geziyor. ha gerçi ne demişlerdi; "kadının beyanı esastır “
Upvote 4
Downvote 0
1

çocukken cevabı merak edilen sorular

mahur mahur · 27.05.2020 12:38 · 1352 · #74676
Çocukluğumuzda kafamızı kurcalayan sorulardır. Eminimki milyonlarca soru düşünüzüzdür ama bir kaçı aklımda yer etmiş;
Allah nerede, nasıl birşey?
Dünyayı bile bilmezken, şimdi dümdüz gitsek ne olur nereye varırız?
Bebekler nereden gelir, nasil olur ?
Ölünce ne olur, nereye gideriz ? ( hala merak ediyorum galiba)
Upvote 2
Downvote 0
1

mutlak seveceksin

mavikaranlik mavikaranlik · 28.11.2018 19:53 · 1637 · #20959
bir hüseyin nihal atsız şiiridir. grup volkan tarafından çok başarılı bir şekilde bestelenmiş ve söylenmiştir.

YouTube video


Sevda gibi bir gizli emel ruhuna sinmiş;
Bir haz ki hayalden bile üstün ve derinmiş.
Gökten gelerek gönlüne rüzgar gibi inmiş,
Bir sır ki bu,ölsen bile açamazsın...

Anlatması imkansız olan öyle bir an ki,
Hülyadaki ses varlığının gayesi sanki...
Bak emrediyor:Daldığın alemden uyan ki,
Mutlak seveceksin beni, bundan kaçamazsın...

Kalbin benim olsun diyorum,çünkü mukadder...
Cismin sana yetmez mi? Çabuk kalbini sök,ver!
Yoktur öte alemde de kurtulmaya bir yer!
Mutlak seveceksin beni,bundan kaçamazsın...

Ram ol bana,ruhun yeni bir aleme girsin...
Yazmış kaderin:Aşkıma ömrünce esirsin!
Aklınla,şuurunla,hayalinle bilirsin.
Mutlak seveceksin beni,bundan kaçamazsın...
Upvote 1
Downvote 0
0

derdi nimet bilmek

cetinkrc cetinkrc · 19.10.2018 01:04 · 1557 · #6969
Dinlerin ortak özelliklerinden biridir. Derde değil derdi verene şükretmek ile doğru orantılı olan, sonucunda ise sabredenin ödüllendirileyeceğine inanmaktır.
Upvote 4
Downvote 0
2

DünyaylaGururlanmak

derdimend derdimend · 13.03.2026 01:07 · 2836 · #78714
Bazıları dünyaya aldanıp yanlış bir mantıkla yoldan çıkarlar.

Derler ki: “Allah bize dünya nimetleri verdi. Demek ki bizi seviyor.” Fakat bu düşünce şekli doğru değildir. Çünkü Allah Teâlâ ihsan eder fakat sevmeyebilir. Hatta bu ihsan, muhatabın helâkine sebep olabilir. Bu durum, sahip olunan dünya nimetleriyle gururlanıp kendini güvende hissetmeye sebep olan bir yanılgıdır.

Âyet-i kerimelerden anlaşılmaktadır ki Allah Teâlâ onlara mallar ve oğullar vermekle iyilik etmemektedir. Aksine onlar hiç farkında olamadan bir helâke doğru yaklaşmaktadırlar. Onlara mühlet verilir. Bu mühletin sonunda da çetin bir tuzağa düşerler.

Müminlere gelince, Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur: “Sizden biri sevdiği için hastasını nasıl ki bazı yiyecek ve içeceklerden uzak tutuyorsa, Allah da mümin kulunu aynı şekilde dünyaya karşı muhafaza eder.”
Bunun için basiret sahipleri, dünya kendilerine yöneldiğinde bir güven hissine kapılmazlar. Sıkıntılardan da şikâyet etmez, kendileri için hayır olduğunu düşünürler.
Upvote 4
Downvote 0
0

istanbul

piri sah piri sah · 24.09.2018 02:50 · 4877 · #173
Sabahattin Ali' nin "içimizdeki şeytan " eserinde ifade ettiği gibi amaçsız yaşamayı seviyoruz kalabalıklar arasında. ..
O yüzden bu şehir bize güzel geliyor.
Upvote 3
Downvote 0
2