Birlikte yaşadığı sevgilisinden hamile kalan kadın, kendi iddası üzerine kürtajın yasal süresini geçirerek hamileliğini sonlandıramamıştır.
Tüm çevresinden saklı tuttuğu durumunu bebek doğduktan sonra da saklamaya devam etmiştir.
Bebeğini boş bir çatı katında bakımını(?) üstlenen anne ( anne dedim özür diliyorum ) nedendir bilinmez (!) bebeğinin bakımsızlık üzerine vefat ettiğini görüyor evde çürüyüp kokmaya başlayınca mezarlıkta sığ derinlikte gömülü olarak bırakıp kaçıyor.
Derin mezar olmamasından dolayı, köpekler bebeğin cesedini bularak bazı uzuvlarını parçalıyorlar. Mezarlık yetkilileri durumu ihbar ediyorlar. Vicdansız kadın vicdana gelip, kendi kendini ihbar ediyor. Ölüm zamanı, bebeğin vücudundan parçalanmalar ve daha evveliyatındaki çürümeden dolayı ölümünün anneden dolayı olup olmadığı kesinleşmediğinden anne tutuklanmıyor.
Savcılıkça yürütülen soruşturma sonunda, genç kadının doğumunu yaptığı bebeği yaklaşık 20 günlük olduğu sırada boş bir daireye bırakarak kısıtlı olarak bakımını gerçekleştirmeyerek ölüme terk ettiği gerekçesiyle dava açıldı. Hazırlanan iddianameye göre,kadının; hem doğal olarak hem kanuni olarak yükümlü olduğu bebeğinin bakım, gözetim, beslenme ve diğer tüm ihtiyaçlarını gidermediği kaydedildi. Anne ile ilgili olarak "İhmali Davranışla Ölüme Sebebiyet Verme" suçundan 15 yıla kadar hapsi istendi. Dava, ilerleyen günlerde Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek. alıntı
bir zevk uğruna ne bebekler ölüyor yarabbim
haberin kaynağı
23 haziran 2019 istanbul yerel seçimi
zerre umrumda olmayan seçimdir, diğer seçimler gibi.
siyaset konuşmaktan nefret ediyorum. siyaset konuşan kişilerden inanılmaz soğuyorum. şuan o kadar sinirliyim ki sözlük, sinirimden çatlayabilirim.
tatil dönüşü nüfus cüzdanımı kaybettim. yenisini çıkartmak üzere nüfus müdürlüğüne gidecektim ama böylesine cehennem sıcaklarının olduğu bir gün değil elbette. sevgili babacığım maalesef ki x partisinin fedaisi. ben oy atmazsam kaybedeceklerini düşünüyor. sırf o beni darlamasın diye oy atıyorum zaten, bir de üzerine kimliğimi kaybettim diye çıldırdı. başımın etini yiye yiye nüfus müdürlüğüne gittik. orada bir ton sıkıntı çıktı. tesettürlüyüm yanıyorum zaten. sinirimden çatlayacaktım.
şimdi onun biricik partisine oy vermesem mi diye düşünüyorum. kendimi hiç ama hiç özgür hissetmiyorum.
siyaset konuşmaktan nefret ediyorum. siyaset konuşan kişilerden inanılmaz soğuyorum. şuan o kadar sinirliyim ki sözlük, sinirimden çatlayabilirim.
tatil dönüşü nüfus cüzdanımı kaybettim. yenisini çıkartmak üzere nüfus müdürlüğüne gidecektim ama böylesine cehennem sıcaklarının olduğu bir gün değil elbette. sevgili babacığım maalesef ki x partisinin fedaisi. ben oy atmazsam kaybedeceklerini düşünüyor. sırf o beni darlamasın diye oy atıyorum zaten, bir de üzerine kimliğimi kaybettim diye çıldırdı. başımın etini yiye yiye nüfus müdürlüğüne gittik. orada bir ton sıkıntı çıktı. tesettürlüyüm yanıyorum zaten. sinirimden çatlayacaktım.
şimdi onun biricik partisine oy vermesem mi diye düşünüyorum. kendimi hiç ama hiç özgür hissetmiyorum.
izmir
Altyapı sorunlarına, göçlere ve kutuplaşmaya senelerce direnen şehir. O kadar kozmopolit bir yer haline geldi ki inanılacak gibi değil. Biz izmirliler olarak artık "nerelisin" sorusuna izmir cevabı vermeye korkar olduk. 5 sene izmirde yaşamış daha ciğerleri izmir havası ile dolmamış insanlar dahi biz izmirliyiz der olmuş. Kutuplaşmayı etkileyen en önemli unsurlardan birisi de bu göçler işte. Peki ya körfezin kokması ve aylarca nedensizce delik deşik edilen yollara ne demeli. Tam bir rezalet.
Benim cennet memleketim elbet bunları atlatacaktır bundan hiç şüphem yoktur. İzmir'in güzel görünmesi demek Türkiye'nin güzel görünmesi demektir, izmir türkiye'nin bir imajıdır.
Benim cennet memleketim elbet bunları atlatacaktır bundan hiç şüphem yoktur. İzmir'in güzel görünmesi demek Türkiye'nin güzel görünmesi demektir, izmir türkiye'nin bir imajıdır.
zararına sohbetler
Sürekli severek izlediğim, kaliteli youtube kanalıdır.
tarihte bugün
Başbuğ Alparslan Türkeşin vefatının sene-i devriyesinde rahmet ve büyük bir saygı ile anıyoruz
akran
Eskilerde kullanılan bir kelime.
Şimdiler de ise yaşıt...
Şimdiler de ise yaşıt...
sen de başını alıp gitme
Cem Karaca'ya ait olan favori şarkım
Ben suyumu kazandım da içtim.
Ekmeğimi böldüm de yedim.
Alkışı duydum, ihaneti gördüm.
Sesim de oldu, sessizliğimde.
Seviştiğimde oldu benim.
Sende başını alıp gitme ne olur. ne olur tut ellerimi.
Hayatta hiçbir şeyim az olmadı senin kadar,
Hiçbir şeyi istemedim seni istediğim kadar.
Sende başını alıp gitme ne olur. ne olur tut ellerimi.
Ne olur...
Ben suyumu kazandım da içtim.
Ekmeğimi böldüm de yedim.
Alkışı duydum, ihaneti gördüm.
Sesim de oldu, sessizliğimde.
Seviştiğimde oldu benim.
Sende başını alıp gitme ne olur. ne olur tut ellerimi.
Hayatta hiçbir şeyim az olmadı senin kadar,
Hiçbir şeyi istemedim seni istediğim kadar.
Sende başını alıp gitme ne olur. ne olur tut ellerimi.
Ne olur...
insan psikolojisi üzerine hipotezler
Bu başlık aslında çıkartmak istediğim bir kitap ama rehavetin verdiği tembellik beni hayatımda bir çok şeyden geri bıraktığı gibi bundan da geri bıraktı.
Insanin davranışları psikolojisinin yansımasıdır.
Insanin genel psikolojik durumları vardır bunlar ; depresyon ,tatmin duygusu , doyumsuzluk vs..
benim aklıma bu saatte neden bu konu geldi bilmiyorum ama bir örnekle bir psikolojik durumu anlatmak isterim.
Ben öğrenci evinde yaşadığım için olay öğrenci mutfağının buzdolabinda geçen bir durumdur.
Bir arkadasim,canı çok yogurt yemek istedi. Dolaptaki yogurda baktığında tarihi geçmişti ama bana gelip sordu.
-normal adam bu yogurdun tarihi 3 gün geçmiş yesem ne olur ?
Aslında bu durum bir gariptir. Çünkü her insanin bildiği gibi son kullanma tarihi geçmiş yiyeceklerin tüketilmesi genel görüş itibariyle yanlıştır.
Arkadaşımın bunu bilmesine rağmen bana bunu sormasi aslinda istediği şeyi destekleyip ona cesaret verecek bir ânım bir mazimdir.
Çünkü bu soruda istenen doğru cevaptan ziyade onu destekleme onu cesaretlendirilme sorusudur.
Mesela ben ona, ya arkadaşım işte ben falanca yaşımda falanca yiyeceğin son kullanma tarihi 1 hafta geçtiği halde tuketmistim. Bak hala karsindayim. Bir şey olmaz ye, demem gerekir.yani doğru cevabı yüzüne carpmamam lazım. Peki hayır tüketme dersek ; yüzünde bir miktar buruklukla isteğinin giderilmemis olmasi onu uzecektir.
O sebeple burdan genel bir yargıya vardım. Her durum için geçerli değil ama genel mahiyette insanlarin sorularindaki amaç onlara onun istediği şeyde onun fikirlerine inandırmak , cesaretlendirmek ve desteklemektir. Sorulardaki asıl amaç budur.
Doğruluğu yanlışlığı önemsizdir. O sebepten ki realist insanlar toplum içinde realist diye bir kategoriye ayrılmıştır. Çünkü normal insanlardan farklı olduğu için mantık realist insanlara hükmettiği için .
Böyle sorulara hayır dediği için bir kategoriye ayrılmıştır.
-sonunu cok garip bağladım bende fark ettim.-
-kesinlikle bilimsel bir veri yer almıyor. Tamamen kendi düşüncelerim, yanlış olabilir.-
Insanin davranışları psikolojisinin yansımasıdır.
Insanin genel psikolojik durumları vardır bunlar ; depresyon ,tatmin duygusu , doyumsuzluk vs..
benim aklıma bu saatte neden bu konu geldi bilmiyorum ama bir örnekle bir psikolojik durumu anlatmak isterim.
Ben öğrenci evinde yaşadığım için olay öğrenci mutfağının buzdolabinda geçen bir durumdur.
Bir arkadasim,canı çok yogurt yemek istedi. Dolaptaki yogurda baktığında tarihi geçmişti ama bana gelip sordu.
-normal adam bu yogurdun tarihi 3 gün geçmiş yesem ne olur ?
Aslında bu durum bir gariptir. Çünkü her insanin bildiği gibi son kullanma tarihi geçmiş yiyeceklerin tüketilmesi genel görüş itibariyle yanlıştır.
Arkadaşımın bunu bilmesine rağmen bana bunu sormasi aslinda istediği şeyi destekleyip ona cesaret verecek bir ânım bir mazimdir.
Çünkü bu soruda istenen doğru cevaptan ziyade onu destekleme onu cesaretlendirilme sorusudur.
Mesela ben ona, ya arkadaşım işte ben falanca yaşımda falanca yiyeceğin son kullanma tarihi 1 hafta geçtiği halde tuketmistim. Bak hala karsindayim. Bir şey olmaz ye, demem gerekir.yani doğru cevabı yüzüne carpmamam lazım. Peki hayır tüketme dersek ; yüzünde bir miktar buruklukla isteğinin giderilmemis olmasi onu uzecektir.
O sebeple burdan genel bir yargıya vardım. Her durum için geçerli değil ama genel mahiyette insanlarin sorularindaki amaç onlara onun istediği şeyde onun fikirlerine inandırmak , cesaretlendirmek ve desteklemektir. Sorulardaki asıl amaç budur.
Doğruluğu yanlışlığı önemsizdir. O sebepten ki realist insanlar toplum içinde realist diye bir kategoriye ayrılmıştır. Çünkü normal insanlardan farklı olduğu için mantık realist insanlara hükmettiği için .
Böyle sorulara hayır dediği için bir kategoriye ayrılmıştır.
-sonunu cok garip bağladım bende fark ettim.-
-kesinlikle bilimsel bir veri yer almıyor. Tamamen kendi düşüncelerim, yanlış olabilir.-
güne başlarken söylenen ilk şey
Yine ölmemişim farkındalığı ile başlıyorum.
