Çayönemli

derdimend derdimend · 16.03.2026 03:26 · 2370 · #78729
Entry görseli


Samimiyet ölçer 'ÇAY'

Ben hemen bi çay koyayım:

Habersiz geldiğiniz ev sahibi siz eve girer girmez bu cümleyi söylüyorsa korkmayın, istediğiniz gibi yayılın çünkü seviliyorsunuz. Sizden keyif almasa uzun vadeli içecek olayına girmez. Bu tür dostlukların en az beş yıl geçmişi vardır; bu laftan sonra emin olun ki daha uzun yıllar da gideri olur.

Çay mı içersin kahve mi yapayım:

Geçerken uğradığınız evin sahibi böyle seçenekli bir ikram olayına giriyorsa aslında gönlü kısa zamanda gitmenizden yanadır. Çünkü kahve; yapılış ve içiliş bakımından kısa zaman alır, ev sahibinin de subliminal mesajı sizi kısa zamanda paketleyip yollamaktır ancak bunu nezaketle yapmaktadır. Bu seçenekten sonra tavsiyem kahve tercih etmeniz olacaktır, içmesi en fazla on dakika alır. Kahveniz bitince yavaş yavaş yola koyulun ve son olarak da size bu soruyu soran arkadaşınızla ilişkinizi maslahatgüzar seviyesine çekin.

Otur kız, çayı tazeledim:

Bir ev sahibinden duyulabilecek en güzel sözlerden biridir zira çay malum yapılışı yarım saat, bardak bardak içilişi ortalama iki saat alır. Tüm bunların üzerine bir de çayı tazelemişse demek ki sizden kopamıyor, gitmenizi istemiyor; bunun için de elinden geldiğince geciktirmeye çalışıyordur. Bu hareket de dostluk yeni ise ilerleyen yıllara uzaması bakımından umut vericidir.

Sallama çay var istersen:

Misafir gittiğiniz kişi eğer size bunu söylüyorsa ayakkabılarınızı çıkarmadan dönün; bir daha da gitmeyin derim. Zira çay gibi sizi de net bir biçimde sallamıştır. Maslahatgüzar seviyesi bile bu durumda çok fazladır, telefonunuzdan hemen ismini silin.

Semaver yapalım mı?:

İşte yılların samimiyeti, işte doyulmaz muhabbet, işte saatler akıp gitse de sanki göreli bir dakika olmuş gibi hissedilen dostluk... Çay semaverde yapılıyorsa dostluğunuz en az on yıllıktır ve "tüm günüm senin" anlamına gelir. İşin içine semaver girdiyse evde gece yatıya da kalınır zira çay ayrı, muhabbet ayrı demlenecektir...

Semerkand Aile Dergisi - Ayşenur Uslu
Upvote 3
Downvote 0
1

willem van oranje

nushirevan nushirevan · 09.08.2019 21:08 · 1154 · #68159
türkçesi ''turuncu hanedanından willem'' hollanda devletinin kurucu lideri olarak bilinen tarihi kişilik.

Devletler tarihi, üzerine demir bir perde çekilmiş basit bir aldatmacadan ibarettir. Yüzyıllar içerisinde bu demir perde o kadar kalınlaşmıştır ki, perdenin ardındaki gerçeği kabullenmek bir o kadar zordur.

Entry görseli


16.yy'da avrupanın kuzeyi, kendi kanunlarını yapan irili ufaklı bölgelerden oluşurdu. Ortak noktaları, gerçekte Habsburg kralı 5.Şarl tarafından yönetiliyor olmalarıydı. 15 yaşında (Hollanda'nın da içinde bulunduğu) Aşağı Ülkeler, İspanya ve Yeni Dünya (Amerika) nın kralı olmuştu. Katolik birliğini savunduğu için yükselen protestanlığa karşı koyamadı. Yenilikçilerin lideri konumundaki Willem van Oranje (Turuncu Hanedanından Willem) tarafından destek bulunca görevinden sükunetle ayrıldı.

16.yy 'ın ortalarında Almanya'da doğan Willem van Oranje adındaki bu genç, kısa zamanda asilzade olarak yükselmeye başladı. Şarl'ın isyanları bastırması ve birlik sağlaması için görevlendirdiği Oranje, zamanla kendisinden beklenenin aksine hamleler yapmaya başladı. Öyle ki Şarl'ın halefi Filip hakkında ferman çıkarınca, birlik için gönderildiği merkezlerde kendi kongre ve meclislerini kurdu. Böylece merkezi otoritenin daha da sarsılmasını sağladı. İsyancıların tek lideri konumuna yükseldi.

Oranje, bugün Hollanda'da resmi olarak ''Vatanın Atası'' adıyla anılmaktadır. Hollanda'nın rengi olan turuncu da Willem van Oranje'dan gelmektedir. Öyle ki Hollanda milli marşına bile ''het wilhelmus''a adı verilmiştir.

Hollanda'lılara sorsanız, Almanlara karşı tarihi bir antipati beslerler. Bunda ülkelerin dünya savaşlarındaki rolü de büyüktür. Bu yüzden hemen hemen aynı dili konuşmalarına rağmen komşusu Almanya'ya değil, İngiltere'ye kendilerini daha yakın bulurlar.

Tarih hiç de yabancı değil bize..

Hikayemizde Hollandalılar ve Almanlar var. Merkezi otoritesini kaybetmiş Hollanda'nın başına Alman asıllı biri geçiriliyor. Bu karizmatik lider, ülkenin dini yapısına, medeni kanununa ve hatta kıyafetlerine bile reformlar getiriyor. Her yere heykelleri dikiliyor ve adı her sokağa, her okula verilirken parasının üstüne resmini bastırıyor. Okul kitaplarında başarılı tek askeri zaferi (deniz isyanı) sayfalar dolusu hikayeler destanlaştırılıyor.

Ya bu hikaye tanıdık geldi sanki ama neyse..
Upvote 1
Downvote 0
0

aras kargo

3k 3k · 28.09.2018 02:45 · 1464 · #1603
Müşteri memnuniyeti sıfır olan, dünyada daha kötüsü olamayacağını düşündüğüm bir taşımacılık firması. E-ticaret sitelerinden alışveriş yaptığımda fiyattan önce aras kargo ile çalışıp çalışmadıklarını kontrol ederim. Aras kargo ile çalışan hiçbir firmadan kesinlikle alışveriş yapmam. Satın alacağım ürünün fiyatı piyasanın çok fazla altında olsa dahi. Müşteriye asla saygısı olmayan, çözüm odaklılık yerine problem odaklılık ilkesi ile hareket eden, elinizi verdiğinizde kolunuzu kaptıracağınız, kolay kolay zamanında kargonuzu alamayacağınız, müşteri hizmetleri tarafından şikayetlerinizin asla dinlenmeyeceği... bir firma. daha çok sayarım da aras kargo için daha fazla zahmete girmek istemiyorum.
Upvote 2
Downvote 0
2

varla yok arasında olmak

karambol karambol · 20.10.2018 01:09 · 271 · #7934
Zaman sadece bir kavram.
Var mı yok mu bilmiyorum.
Görmeyen ve görülmeyenin bir araya getirilmesi, bir cümlede kullanılması zor.

Yaşanmışlıklar da bir hayalden, yanılsamadan ibaret olgularsa; hafızada nasıl yer tutar?
Hafıza sadece somut şeylerle mi ilintilidir?

Yoksa o da yanılsamının girdabında savrulanlardan mı?
Uyanıp uyanmak, yemek içmek, gülmek ve ağlamak, yaşamak ve ölmek...

Bunlara "var" deyip varlığını kanıtlamak ne kadar kolaysa, "yok" deyip diretmek de bir o kadar kolay.
Upvote 3
Downvote 0
1