yerli otomobil

nushirevan nushirevan · 18.03.2019 00:55 · 1004 · #50926
İlk haberi çıktığında fotoğrafına bakıp "taklit" denilen otomobil prototipidir.

Entry görseli


Güney Koreli Hyundai ve Kia: Ford lisansıyla montaj yapmaya başladı. 1974'ten bu yana kendi markasını üretiyor. Hatta 1991'de motor dahi üretti. Şimdi Mitsubishi'ye motor satıyor.

İranlı Samand: Peugeot, Rus Lada, Fiat firmaların lisansıyla üretip, sonra kendi markasıyla yola devam etti.

Malezyalı Proton: Teknolojisini Japon Mitsubishi'den bire bir kopyaladı.

Japon Toyota: Üretimine Ford'u taklit ederek başladı, zamanla özgünleşti.

Çinli LandWind: Jaguar Land Rover 'ın tepeden tırnağa aynısını kendi üreterek piyasaya sundu.

Alman Volkswagen: Polo adında bir araba üretirken, Çekler Skoda Fabia ve İspanyollar Seat Ibiza 'yı aynı model ve komponentte piyasaya sürdü.

Alman Opel: Corsa'yı ürettiğinde, benzeri Ford Fiesta ortaya çıktı. Opel, Meriva modelini ortaya koyduğunda, Ford Fusion aynadaki yansıması gibiydi. Kopyalanmaktan bıkmış olmalı ki bu defa Opel (yeni) Astra modelinde, Peugeot 307'den ilham almışa benziyordu.

ne Korelilerde, Japonlarda, Çinlilerde,
ne İranlılarda, Malezyalılarda,
ne Amerikalılarda,
Ne Alman ne de Fransızında, rakiplerinden önce kendi halkından ''taklit!'' sesleri duyulmadı..

Bu gurur(!) sadece bizlere mahsus.
Upvote 3
Downvote 0
1

can

aiska aiska · 29.12.2020 02:17 · 1054 · #75466
güven sözlük emektarı

Güven sözlüğün hatta daha evveliyatı olduğunu öğrendiğim, hikayesi olan bu değerli sözlüğün en emektar yazarlarındandır.
İyi günde kişnemeye adam çok, önemli olan kötü gün dostu olup, baki kalabilmektedir sorun.
Kendisini her fırsatta sözlükte gördüğüm ve hiç bırakmadığını bildiğim için madalyaya şayan olduğunu da itiraf edeyim.
Sevgili büyüğümüz iyi ki bizimle!
Upvote 3
Downvote 0
3

gereksiz antibiyotik kullanımı

Nurse Nurse · 24.06.2020 11:27 · 340 · #74990
Antibiyotikler Bakteriyel rahatsızlıklarda Sağlığın geri kazanılması açısından büyük önem taşır. Genelde 3 gün içinde hastalık belirtilerini ortadan kaldırmaya başlar. Yanısıra böbreklere ve bağışıklığa verdiği zararın haddi hesabı yoktur. Tab verdiğimiz hasarı birebir görmeyince inanmıyoruz. Acaba böbrekde göz gibi dışarıdan bakıldığında görünen bişey olsaydı ilaç kullanımı bu kadar yaygın olur muydu? Yada insanoğlu 50li 60lı yaşlara gelince diyalize bağlanacağını bilseydi bu kadar ilaç tüketmeyi alışkanlık haline getirirmiydi?

Eşimin dedesi ilaç kullanımında tavan yapmış bir insandı. Diyalize başlanmış olmasına ragmen günde 2-3 ağrı kesici atardı. Bizde çözümü bir ilaç şişesini boşaltıp içine bonibon şekerler koyarak bulmuştuk. Bu ilaç artık fayda etmiyor dediğinde bir başka şeker türüne geçerdik.


Ben kesinlikle antibiyotik kullanılmaması taraftarı değilim. Ama kesinlikle kan tahlili yaptırmadan, doktora muayene olmadan antibiyotik kullanılmaması taraftarıyım. Geçenlerde kızıma1 hafta antibiyotik kullandık ateşi düşmedi. 7. Günün sonunda vücudunda kırmızı lekeler döküldü ve anladıkki çocuk 6.hastalık geçiriyor yani viral bir enfeksiyon, yani antibiyotiğin hiç bir etkisi olmaz. Bazen gribal enfeksiyon geçiriyoruz ve antibiyotiğe rağmen iyileşmiyoruz çünkü geçirdiğimiz enfeksiyon bakteriyel değil viral. Bulaşıcılığı daha hızlı fakat tedavisi daha zor. Böyle durumlarda semptomlara yönelik tedavi uygulanır.
Upvote 5
Downvote 0
2

26 eylül 1932

merdumgiriz merdumgiriz · 26.09.2021 21:46 · 1353 · #76161
İstanbul'da Dolmabahçe Sarayı'nda düzenlenen Birinci Türk Dili Kurultayı'nın açılış günüdür.

Dilimizi doğru ve güzel bir şekilde kullanmak, evrensel ve çağdaş bir kültür dili hâline getirmek en önemli hedeflerimizden biridir.

Türk Dil Bayramı'mızın 89. yıl dönümü kutlu olsun.
Upvote 5
Downvote 0
3

osman pamukoğlu

mavikaranlik mavikaranlik · 16.10.2018 02:09 · 919 · #4646
bir konuşmasında söylediği "o namluyu senin ağzına sokarım." cümlesiyle aklıma kazınmış asker, siyasetçi. oldukça cesur bir insandır. hepar onursal başkanıdır. genel başkanlığını bırakmıştır.
Upvote 0
Downvote 0
1