otomobil kullanmak
ustalık, maharet, beceri isteyen bir iş.
kendini "şoför" olarak niteleyen lakin şoförlükle alakası olmayan kişiler yüzünden sonu kaza ile de sonuçlanabilir. iyi bir eğitim aldıktan sonra gerçekleştirilmeli diye düşünüyorum ben.
can ve mal güvenliği açısından.
kendini "şoför" olarak niteleyen lakin şoförlükle alakası olmayan kişiler yüzünden sonu kaza ile de sonuçlanabilir. iyi bir eğitim aldıktan sonra gerçekleştirilmeli diye düşünüyorum ben.
can ve mal güvenliği açısından.
saadet partisi
20 Temmuz 2001 yılında Necmettin Erbakan tarafından kurulan, Milli Görüş hareketinin Fazilet partisinden sonraki devamı olan fundamentalist aşırı sağcı Tük partisi.
disiplinsizlik
çağın vebası, sözlüğe düşenlerin belası, hepimizin hastalığı, derdimizin sebebi, çoğu mutsuzlukların vesilesi, insanın hayattan soğuma sebebi. anlatsın mı yaprak bacınız? dinle ulan, sarı saçları permalı oğlan! "yazıp silmek" konulu metninden esinlendim. gerçi felsefesine kafam bassa yazacağım edeceğim diye uğraşmam da, beni modern zaman müslümanı gibi düşünün: anca ezber anca laf.
şimdi, ne mi mesele?? haylidir aklımda olan şu ki, inatla kullandığım "sözlüğe düşmek" tümleci, pavyona düşmek, kötü yola düşmek gibi tabirlerden esinlenmiş olduğum bir söz öbeği. bu mecralarla ilgili en basit meselemi anlatacak olursam buralar hayli reel tinder, hatta sürreal dostlar kıraathanesinden bozma döngel keranesi, yahut anne babaların yasak ilişkilerinden sonra kenara atılmış çocuklar bahçesi, en iyi ihtimalle cemaatle iktidar arayı bozmadan önceki dönem yardım kermesi. ne leş olduğunu anladınız diye umuyorum.
futbol nasılsa ki bir toplumun ezilmişliklerini, sömürülmüşlüklerini fark etmemeleri için afyon niyetine kullanılmışsa; sözlük de daha azı değildir. bir güruh ki bahsettiğimiz dert tasa aynı bi yerde: "afrika'da çocuklar aç evet, bu çok kötü. yemek resmini ınstagram'a atan ayıdır! kutup ayıları ölüyor, yer küre ısınıyor. eşitlik ve adalet herkes için var olmalı. düşünce özgürlüğü kısıtlanamaz. iktidar ah iktidar!.." üç aşağı beş yukarı çoğu noktası ortak olan bu insanlar sokağa çıkmıyor, bi şeyleri değiştirmek için bi şey yapmıyor; papaz sözlük efendiye günah çıkartıyor ve cennetten arsa alıyor. klavye üzerinden ülke kurtaran, insanlığı kurtarmak için twitter nöbetleri tutan bir topluluk peydah oluyor sonra.
hele edebiyata yeteneği olan, sanat yapacak olan nice kalemler trol oluyor sözlüklerde. iddia ediyorum ki harcanıyoruz azizim. işgüzarlığımızdan, pervasızlığımızdan, kafasızlığımızdan. ha sen sözlük seversin, bi şey diyemem; hem arada gırgır şamata da lazım, hakkındır... ama ben sözlüğe düşecek insan mıydım, işte bu da benim kafa yapım. düzen nizam kalmıyor, farazi yazılıyor; tanımadığın etmediğin insanlarla kavga gırla... yahu benim ne işim var burda??
edebiyat anlayışım çok ayrıydı benim, bakmayın yeterince okuma yapsaydım zamanında iyi olurdu lügatım ve üslubum da.. hadi ben ebemi tersten gördüm, ulan hepinizi mi vurdu hayat? biriniz başa çıkamadınız mı bunca adam içinden?
silkelen ve kendine gel, siktiret siktiğimin sözlüğünü. yazmak istiyorsun işte. sorun disiplinsizlik ve sen bunu sözlüklerde kamufle ediyorsun. "haa, oğlum hiç yazamıyor değilim lan; kassam yazarım" diyorsun. o halde maharetlerini görelim kardeşim.
neyse kafam çok dolu, yazı da sona doğru bok oldu. ama metni kafanızda toplasanız boş konuşmadım. herkesin bi stili vardır. sözlükle mi, amcanızdan destek alarak mı nasıl olur bilmiyorum; ama oldurun.
haa modern zaman şımarıkları da fazla yavlan ve ocak dışı
şimdi, ne mi mesele?? haylidir aklımda olan şu ki, inatla kullandığım "sözlüğe düşmek" tümleci, pavyona düşmek, kötü yola düşmek gibi tabirlerden esinlenmiş olduğum bir söz öbeği. bu mecralarla ilgili en basit meselemi anlatacak olursam buralar hayli reel tinder, hatta sürreal dostlar kıraathanesinden bozma döngel keranesi, yahut anne babaların yasak ilişkilerinden sonra kenara atılmış çocuklar bahçesi, en iyi ihtimalle cemaatle iktidar arayı bozmadan önceki dönem yardım kermesi. ne leş olduğunu anladınız diye umuyorum.
futbol nasılsa ki bir toplumun ezilmişliklerini, sömürülmüşlüklerini fark etmemeleri için afyon niyetine kullanılmışsa; sözlük de daha azı değildir. bir güruh ki bahsettiğimiz dert tasa aynı bi yerde: "afrika'da çocuklar aç evet, bu çok kötü. yemek resmini ınstagram'a atan ayıdır! kutup ayıları ölüyor, yer küre ısınıyor. eşitlik ve adalet herkes için var olmalı. düşünce özgürlüğü kısıtlanamaz. iktidar ah iktidar!.." üç aşağı beş yukarı çoğu noktası ortak olan bu insanlar sokağa çıkmıyor, bi şeyleri değiştirmek için bi şey yapmıyor; papaz sözlük efendiye günah çıkartıyor ve cennetten arsa alıyor. klavye üzerinden ülke kurtaran, insanlığı kurtarmak için twitter nöbetleri tutan bir topluluk peydah oluyor sonra.
hele edebiyata yeteneği olan, sanat yapacak olan nice kalemler trol oluyor sözlüklerde. iddia ediyorum ki harcanıyoruz azizim. işgüzarlığımızdan, pervasızlığımızdan, kafasızlığımızdan. ha sen sözlük seversin, bi şey diyemem; hem arada gırgır şamata da lazım, hakkındır... ama ben sözlüğe düşecek insan mıydım, işte bu da benim kafa yapım. düzen nizam kalmıyor, farazi yazılıyor; tanımadığın etmediğin insanlarla kavga gırla... yahu benim ne işim var burda??
edebiyat anlayışım çok ayrıydı benim, bakmayın yeterince okuma yapsaydım zamanında iyi olurdu lügatım ve üslubum da.. hadi ben ebemi tersten gördüm, ulan hepinizi mi vurdu hayat? biriniz başa çıkamadınız mı bunca adam içinden?
silkelen ve kendine gel, siktiret siktiğimin sözlüğünü. yazmak istiyorsun işte. sorun disiplinsizlik ve sen bunu sözlüklerde kamufle ediyorsun. "haa, oğlum hiç yazamıyor değilim lan; kassam yazarım" diyorsun. o halde maharetlerini görelim kardeşim.
neyse kafam çok dolu, yazı da sona doğru bok oldu. ama metni kafanızda toplasanız boş konuşmadım. herkesin bi stili vardır. sözlükle mi, amcanızdan destek alarak mı nasıl olur bilmiyorum; ama oldurun.
haa modern zaman şımarıkları da fazla yavlan ve ocak dışı
bugünün işini yarına bırakma
Çok korkuyorum bu atasözünden. Ne zaman işimi ertelesem ve biri bana "bugünün işini yarına bırakmasaydın" dese başıma bişey geliyor. Yani her zaman ertelerim ama bu cümle söylendiğinde bişey oluyor. Sıkıntılı bir cümle. Beddua gibi.
demokrasi
İnsan doğasının çıkarcılığı ve bencilliğinin göz ardı edildiği sistem. Baskı araçları ile haklar da elde edilebiliniyor ama cehaletle demokrasi bir arada olunca ne kadar beter olduğunu görüyoruz.
bugünün işini yarına bırakma
Tembel insanların sigortası.
azim
azim istenen bir şey için sabırlı ve kararlı olma durumudur.
kıçın açıkta kalmış
Garip deyimler furyası..
westworld
hayvan gibi bir kadroya sahip olsa da, senaryoyu daha gizemli hale getireyim derken ilk sezonu batırmış dizidir.