yazarların büyüdüklerini anladıkları an

serendipity serendipity · 21.10.2018 17:31 · 1206 · #9157
''Üniversitedeki ilk günüm ve ilk dersim ve 1.dakikası''
Nedendir bilinmez (halbuki çok şanslıyımdır) onca kişi arasından üniversite hocamın beni ayağa kaldırıp, en son annemin kızlık soy adına kadar sorup, sonrasında babama küfür ettiğini hatırlıyorum. Yanımda hiç tanımadığım arkadaşlar elimi sıkarak ''sakın cevap verme!'' diye ikaz ettiler.
Dersin ardında eve gitmeyip, şehrin en ünlü caddelerinin birinde kendi halimde etrafa bakınırken; önümde zor bela yürüyen ortalama 8 aylık diyelim karnı burnunda hamile kadını taciz ettiler. Gördüğü halde kimse tepki gösteremedi, kadıncağız yere yığıldı.
Akşam olmuştu saat: 20.00 sularıydı, yine işlek bir caddesinde öylece etrafa bakınıyorum, bakınıyorum ama aklım hep babamda idi. Babamla vedalaşırken, hayatında babasını ilk kez ağlarken görmüş biri olarak oldukça kafam leyla idi o an. O esnada kolumdaki çantamı, 3 adet siyah takım elbiseli öküzün alıp götürdüğünü gördüm.
Büyümemiştim direk yaşlanmıştım aslında o gün!
Upvote 13
Downvote 0
10

ruhsal travma

obsesif obsesif · 20.11.2019 15:30 · 544 · #71447
ruhsal sistemimizin stabilizasyonunun bozulması ve beynin büyük çaplı olayları (örneğin bir felaket veya doğal afet) veya son derece basit olayları (örneğin kişisel ve değerli bir eşyanın kaybı) rutin dışı olarak algılaması, bunu işleyememesi ve beyinde donma şeklinde bırakması durumudur.

travma kavramını tanıyabilmek için öncelikle bedensel travmalardan bahsetmek gerekiyor. örneğin bedenimize aldığımız bir sıyrık veya çok düşük düzeydeki bir yara (örneğin bıçağın hafif bir şekilde bedenimizdeki bir yeri kesmesi) bedensel sistemimizin stabilizasyonunu yani dengesini bozar ve bedensel sistemimiz buna tamirat yanıtıyla cevap vererek iyileştirmeye çalışır. aynısı ruhsal sistemimiz ve yapımız için de geçerli olup ruhsal yapımızda ise daha önceki örneklerden biri olan kişisel ve değerli eşya kaybını ele alırsak, ruhsal sistemin geçici ve kısa süreliğine düzeni bozuluyor ve kişiyi küçük çaplı olarak etki altına alıp belirli düzeyde stres ve üzüntü yaratıyor. burada devreye ruhsal sistem girer ve bu küçük çaplı örselenmeyi tamir etmeye çalışır. eğer bunun telafisi varsa bu etkilenme ortadan kalkacak ve kişi travmatize olmayacaktır. travmatize olmak ise bedensel sistemden bir örnek verirsek, vücudun büyük ve ciddi veya ufak tefek kazalardan dolayı yaralanmaya maruz kalması ve bunun bedenimizde kalıcı olması durumudur. aynı şey ruhsal sistemde de görülür.

yukarıda verdiğim ruhsal travma örneği çok daha basit ve küçük çaplı travma örneğidir. literatürde bunlar "mikro travma" adıyla anılırlar. bir diğer örnek olarak beklenmedik bir şekilde bir sevdiğimizi kaybetmek ruhsal sistemi ağır ve büyük çaplı örselenmeye, etkilenmeye maruz bırakır ve tekrardan sistem tamirat yanıtıyla devreye girer. bu kaybın yarattığı yoğun acı çok daha uzun vadede ancak geçebilir. zira buradaki kayıp hayati önem teşkil eden bir kayıp olduğu için bunun etkisi çok daha ağırdır. bunu da ruhsal sistemimiz daha uzun vadede tamir etmeye çalışır. bunun geçmemesi ise travmatize olduğumuzun göstergesidir ve bunun için çeşitli psikoterapi ya da ilaç yöntemlerine başvurmak gerekir.
Upvote 5
Downvote 0
3