sonucunda hiç bir şey çıkmayan 2 yeni sunucu duyurulan sayım.
Tüm heyecan bunun için miydi diye sorgulamaya sebebiyet verdiler.
ezmek
Üstüne basarak veya bir şey arasına sıkıştırarak yassıltmak, biçimini değiştirmek
evlilik konusunun en son aileye söyleniyor olması
Bir şey bildiğimiz yok ama islamın gösterdiği yol ve bizden önce evlenen Abimizden, Ablalarımızdan edinebildiğimiz bilgiler doğrultusunda konu hakkında ki düşüncelerimizin şu şekilde olduğunu belirtebilirim:
Türk toplumu olarak elhamdülillah gelenek ve göreneklerimize bağlıyız. Bir erkek evladın ya da bir kız evladın evlilik konusunu aileye açması çok zordur. Genelde açamaz kolay kolay kimse. Bu durum erkek evlat için bayana göre daha kolaydır. Eğer kız evlat isen konuyu hiç açamazsın. Hatta ayıp bile görülebilir. Aşırıya kaçılmadığı sürece böyle olmasını bir eksiklik ya da bir hata olarak görmüyoruz. Bilakis böyle olması daha uygundur.
Utanarak aileye söyleyemediğimiz ya da söylemediğimiz bu konu daha sonrasında bizi bundan daha fazla utandıracak hatalar yapmaktan da geri bırakmıyor bu da gariptir…
Şu ahir zamanda evlilik konusu maalesef en son aileye söylenir olmuş. Oda düğün ve nikah tarihini ne zamana alalım şeklinde oluyor. Buda beraberinde birçok sıkıntıya sebebiyet verebiliyor.
Evlilik gibi sadece evlenen çiftlerin değil her iki tarafın ailelerini de etkileyen bir konu en son aileye söylenmesi ne kadar doğru olur?
Evlilik gibi önemli bir olayın temelinin sağlam atılması gerekir. Aileye söylenmez ise büyüklere danışılmazsa bu temelin sağlam olması mümkün değildir:
-İlk olarak şunu rahatça söyleyebilirim: Aile yoksa flört vardır. Bildiğiniz üzere flört etmekte dinimizce caiz değildir. Allah muhafaza buyursun.
-İşin bir ciddiyeti yoktur. Bir sorumluluk bilinci yoktur. Buda beraberinde birçok aşılmaması gereken sınır ve çizgilerin rahatça aşılmasına ve birçok günaha girilmesine zemin hazırlıyor maalesef…
-İşin en başında aile yoksa İslam'ın kızını çok rahat ulaşılabilir kılar.
Konu hakkında İhsan Şenocak Hocamızın şu ifadeleri çok anlamlıdır: Ey İslam'ın kızı! Mücrimlere, sen"hayır" dersen, öteki “hayır” derse, o zaman bütün erkekler kadınının ancak nikahla ulaşabilecek bir varlık olduğunu anlayacaklar.
-İşin başında aile yoksa büyüklere danışılmadan hareket ediliyorsa gelinin kaynanayı çok saymamasına ya da kaynananın öyle düşünmesine sebebiyet verebiliyor. Aileler arasında bir kopukluk oluyor ve beraberinde en ufak bir olayda bile baştan gelen bu kopukluk yüzünden her iki tarafın ailesi yapıcı değil de yıkıcı davranabiliyor. Bundan dolayı gelin ve kaynana anne ve kız olması gerekirken adeta rakip oluyorlar ve bir çatışma, bir karşı karşıya gelme durumu oluyor.
Size önerim ailenize kesinlikle söyleyin. Asla ailenizden habersiz ya da izinsiz, danışmadan bu işe kalkışmayın. Sizin göremediğiniz bir çok hatayı kusuru onlar görebilir. Söylemekte zorlanır iseniz bayanların yardımına Anneler, yetişir. O bir şekilde ne yapar ne eder Babaya münasip bir dille söylemeyi bilir.
Ama en başta aileye söylemek gerekir. Böyle olmazda her iş bitmiş görüşülmüş, bilmem kaç kere görüşülmüş, artık evlenme kararı alacağın zaman söylerseniz ben bir baba olsam güvenim sarsılır, ehlinden sorumlu olan birisi olarak ehlime sahip çıkamadığımı düşünürüm. Ve olaya sinirli ve olumsuz bir şekilde yaklaşırım. Buda sizin açınızdan kötü olacak kanaatindeyim…
Her şeyden önce Evlilik isteğinde bulunan hem erkeğin hem de kadının, evliliğe hazır bir birey olduğunu ailesine ve çevresine hissettirmelidir.
İşi olmayan bir erkek bir an evvel kendine iş bulmalı, askerliğini devamlı tecil ettiriyorsa ve bu durum önünde bir engel olarak duruyorsa bir an önce askere gidip gelmeli, ahlaki ve örfi olarak yaşadığı ortamda kendisinden makbul olmayan davranışlar görülüyorsa ya bunları terk etmeli ya da ortama uyumlu hale getirmeli. Artık davranışları ile üstlendiği sorumluluklar ile çocuk olmaktan çıktığı, bir duruşa, bir karaktere sahip olduğunu ailesine ve çevresine göstermesi gerekiyor.
Bu şekilde yapılırsa ve her şeyden önce Hakkın rızası gözetilerek yapılırsa bu iş Allahu Teala elbette yardımcı olacaktır. Atılan temel sağlam olacaktır.
Türk toplumu olarak elhamdülillah gelenek ve göreneklerimize bağlıyız. Bir erkek evladın ya da bir kız evladın evlilik konusunu aileye açması çok zordur. Genelde açamaz kolay kolay kimse. Bu durum erkek evlat için bayana göre daha kolaydır. Eğer kız evlat isen konuyu hiç açamazsın. Hatta ayıp bile görülebilir. Aşırıya kaçılmadığı sürece böyle olmasını bir eksiklik ya da bir hata olarak görmüyoruz. Bilakis böyle olması daha uygundur.
Utanarak aileye söyleyemediğimiz ya da söylemediğimiz bu konu daha sonrasında bizi bundan daha fazla utandıracak hatalar yapmaktan da geri bırakmıyor bu da gariptir…
Şu ahir zamanda evlilik konusu maalesef en son aileye söylenir olmuş. Oda düğün ve nikah tarihini ne zamana alalım şeklinde oluyor. Buda beraberinde birçok sıkıntıya sebebiyet verebiliyor.
Evlilik gibi sadece evlenen çiftlerin değil her iki tarafın ailelerini de etkileyen bir konu en son aileye söylenmesi ne kadar doğru olur?
Evlilik gibi önemli bir olayın temelinin sağlam atılması gerekir. Aileye söylenmez ise büyüklere danışılmazsa bu temelin sağlam olması mümkün değildir:
-İlk olarak şunu rahatça söyleyebilirim: Aile yoksa flört vardır. Bildiğiniz üzere flört etmekte dinimizce caiz değildir. Allah muhafaza buyursun.
-İşin bir ciddiyeti yoktur. Bir sorumluluk bilinci yoktur. Buda beraberinde birçok aşılmaması gereken sınır ve çizgilerin rahatça aşılmasına ve birçok günaha girilmesine zemin hazırlıyor maalesef…
-İşin en başında aile yoksa İslam'ın kızını çok rahat ulaşılabilir kılar.
Konu hakkında İhsan Şenocak Hocamızın şu ifadeleri çok anlamlıdır: Ey İslam'ın kızı! Mücrimlere, sen"hayır" dersen, öteki “hayır” derse, o zaman bütün erkekler kadınının ancak nikahla ulaşabilecek bir varlık olduğunu anlayacaklar.
-İşin başında aile yoksa büyüklere danışılmadan hareket ediliyorsa gelinin kaynanayı çok saymamasına ya da kaynananın öyle düşünmesine sebebiyet verebiliyor. Aileler arasında bir kopukluk oluyor ve beraberinde en ufak bir olayda bile baştan gelen bu kopukluk yüzünden her iki tarafın ailesi yapıcı değil de yıkıcı davranabiliyor. Bundan dolayı gelin ve kaynana anne ve kız olması gerekirken adeta rakip oluyorlar ve bir çatışma, bir karşı karşıya gelme durumu oluyor.
Size önerim ailenize kesinlikle söyleyin. Asla ailenizden habersiz ya da izinsiz, danışmadan bu işe kalkışmayın. Sizin göremediğiniz bir çok hatayı kusuru onlar görebilir. Söylemekte zorlanır iseniz bayanların yardımına Anneler, yetişir. O bir şekilde ne yapar ne eder Babaya münasip bir dille söylemeyi bilir.
Ama en başta aileye söylemek gerekir. Böyle olmazda her iş bitmiş görüşülmüş, bilmem kaç kere görüşülmüş, artık evlenme kararı alacağın zaman söylerseniz ben bir baba olsam güvenim sarsılır, ehlinden sorumlu olan birisi olarak ehlime sahip çıkamadığımı düşünürüm. Ve olaya sinirli ve olumsuz bir şekilde yaklaşırım. Buda sizin açınızdan kötü olacak kanaatindeyim…
Her şeyden önce Evlilik isteğinde bulunan hem erkeğin hem de kadının, evliliğe hazır bir birey olduğunu ailesine ve çevresine hissettirmelidir.
İşi olmayan bir erkek bir an evvel kendine iş bulmalı, askerliğini devamlı tecil ettiriyorsa ve bu durum önünde bir engel olarak duruyorsa bir an önce askere gidip gelmeli, ahlaki ve örfi olarak yaşadığı ortamda kendisinden makbul olmayan davranışlar görülüyorsa ya bunları terk etmeli ya da ortama uyumlu hale getirmeli. Artık davranışları ile üstlendiği sorumluluklar ile çocuk olmaktan çıktığı, bir duruşa, bir karaktere sahip olduğunu ailesine ve çevresine göstermesi gerekiyor.
Bu şekilde yapılırsa ve her şeyden önce Hakkın rızası gözetilerek yapılırsa bu iş Allahu Teala elbette yardımcı olacaktır. Atılan temel sağlam olacaktır.
pazarcıların istenilen kiloda ürün vermemesi
Özellikle İstanbul'da istisnasiz her pazar alışverişi yaptığımda bütün pazarcılarda yaşadığım durumdur. Kilosu 3 tl olan şeyden 1 kilo istiyosun 5 liralık yapalım mı diyorlar kilosu 5 lira olandan 1 kilo istiyosun 1 kilodan fazla koyup 6-7 tl oldu diyolar. Hayır kardeşim senden ne kadar istiyorsam o kadar ver diyosun suratları sanki öpmüşsün de parasını vermemişsin suratına dönüyor. Buna kendimce şöyle bi çözüm ürettim, pazara gittiğim zaman kaç tl'lik istiyorsam tl bazında söylüyorum istediğimi. Örneğin 4 tl'lik üzüm gibi. Bu şekilde yaptığımda genelde çok sıkıntı çekmiyorum.
çocukken sevilen abur cuburlar
bonibon. annem, boyalı olduğu için pek almak istemezdi bana. ben de nazım kime geçiyorsa ona aldırmaya çalışırdım. * günümüzde çeşitli firmalar tarafından üretilmeye devam ediyor ama hiçbiri aslı kadar lezzetli değil.

5 haziran dünya çevre günü
yassıada'nın yeni durumuyla ne kadar duyarlı oldugumuzu gösterdiğimiz özel gün ([bkz]demokrasi ve özgürlük adası). aksini iddia eden olursa dikilen ağaç sayısını söyleriz :)
ronaldinho
bugün itibariyle 39 yaşına basmıştır
gelincik
Yazın kırlarda, özellikle ekin tarlalarında yetişen, kırmızı ve otsu bitki (Papaver rhoeas).
güven sözlük
Az önce hakkımda konuşulduğu iddiasıyla mail atan sözlük. Bir de 'neredesin' diyor. Ben buradayım da hakkımda konuşanlar nerede ey sözlük?