Sınıfımıztaki bir erkek arkadaşımız testislerindeki bir simetri bozukluğundan dolayı ameliyat olmuştu. Sınıf ahalisi de çocukla kesin kısırdır diye dalga geçmişti. Adı bir aralar kısırdı.
Ben en çok mp3 e takıldım.. gerçekten de m ve p harflerini ingilizce telafüz edip sayıyı türkçe söylemek nedir ya..
Em pi three yerine em pi üç diye kullandığımız bu kelime sevgili türkiyemin ingilizce severliğinide kanıtlıyor. bgv
artık çok çalıştığım için midir (bir dili öğrenmeye başlayınca günümün çoğunu ona ayırırım) yoksa biraz da yeteneğim mi var bilemedim ama ocak ayına kadar 5 yabancı dilli bir insan olmaya çalışıyorum.
hali hazırda ingilizce ve japonca olarak okuyup yazabiliyorum. bir de okulun seçmeli derslerinden romence'yi seçtim. ek olarak fransa tarihine ilgimden ötürü de fransızca öğreniyorum.
geçen mesela moliere'in oyunlarından birisini youtube'dan fransızca olarak izledim. aslında pek bir şey anlamam diye düşünsem de ilk başta az çok anladım olayın gidişatını. arada kaçırdığım yerler oldu elbette.
yabancı dil öğrenmek için çok yöntem var aslında ama benim en çok uyguladığım yeni öğrendiğim bir kelimeyi en az 50 defa yazmak.
bunun haricinde öğrendim dille yapılmış filmleri izlemek, müzikleri dinlemek de iyi oluyor.
bir de öğrendiğiniz dilin tarihini incelemek de ilginç olabiliyor. mesela eskiden "apple" kelimesi "meyve" anlamına geliyormuş. sonradan elma ingiltere'ye girince "elma" olmuş.
İp üstünde, yere çakılmayı da göze alıp yürümek gibi bir şey. Ya her şeyi tamamen kaybediyosun ya da böyle ufak tefek şeyler eksiliyor. Eh tabii bu risk aldığın duruma bağlı.