"Resul eliyle âzâd” o sahabî sultanı
Anlatmadan geçemem size ondan bir anı
Adaletin cihanı ışıttığı bir günde
Diz çökerdi Kisralar kölelerin önünde
Acımasız ateşe tapar yanar yürekler
Çatlardı saraylarda gurur yüklü direkler
Ayakların zemine ulaştığı bir yerde
Kurtuluş muştulanan o kutlu seherlerde
Çınladı ezanlarla aydınlanan şafaklar
Ilgıt ılgıt şenlendi çarşı, pazar, sokaklar
Melce buldu yetimler Halife-i Cihân'da
Karar kıldı adâlet ateşperet İran'da
İşte günlerden bir gün o Selman-i Farisi,
Ömer emriyle oldu Medayin'in valisi
Vali iken o sultan, halka huzur saçardı
Bir garip mütevazı insan gibi yaşardı
Oldu sevgi bayrağı, sonsuz şefkatin eri
Görmedi böyle vali Medayin çoktan beri
Bir haksızlık olmasın diye dikkat nazarı
Günboyu dolaşırdı gezer çarşı pazarı
Adamın biri bir gün almış biraz zahire
Hamal bulup taşıtmak maksadı ki, habire
Sağa sola bakarak bir hamal aramakta
Bakar ki dikiliyor bir adam ortalıkta
"Bakar mısın a canım, şu yüke dalmaz mısın?
Eve kadar götürüp paranı almaz mısın?"
Dedi baktı yüzüne sevgi denizi sandı
Gönlünde anlaşılmaz bir garip ateş yandı
"Nedir bu halim?" deyip daldı biraz hüzüne
Ansazın bakakaldı o hamalın yüzüne!
Ağır yükün altında kesik kesik nefesler
Yürekten kopup gelen zikre benzeyen sesler
Ne görsün adamcağız? "Bu Selman-ı Farisi!"
Yük taşıyan hamalmış, meğer şehrin valisi!
Beyninden vurulmuşa döndü çuval sahibi
Yalvarıp durdu nâçar "aman sultanım!" dedi
"Fark etmedim zatını binlerce özür sana!
Bağışlayın sultanım, yükümü verin bana!"
“Israr etme kardeşim” dedi sahabi Selman
“Bir vali ki devlettir, devlet de her derde derman.”
"Göster bana evini bırakayım kapına
Bir taş da ben koyayım senin hayat yapına"
"Hem vazife bilip de sırtlandığım bir yükü
Hedefine vardırır, bırakırım ben çünkü"
Yalvarsa da çaresiz, Selman vermez çuvalı
Adam mahçup, perişan, yüreğinden yaralı.
Varıp Selman kapıya yükü koyunca yere
Adamcağız davrandı cebinden ücret vere
Zenginliğin verdiği nefsanî taşkınlıktı
Para vermesi onun, temelli şaşkınlıktı
Selman dedi: "Ey kişi! Var ekmeğim ve aşım,
Ben ücreti neylerim, bana yeter maaşım"
kötü çocuk
berbat bir film.
blow up
Cinayeti Gördüm, Michelangelo Antonioni'nin yönettiği İngiliz-İtalyan ortak yapımı sanat filmidir. Ayrıca İtalyan yönetmenin ilk İngilizce filmi ve ikinci renkli filmi olma özelliğini taşır. Film bir fotoğrafçının meçhul bir cinayetle olan ilişkisini anlatır.

unutulmaz sega ve atari oyunları
goal 3. hayatımın oyunu hiç unutmam, 2d 8bit renk teknolojisiyle yaşadığım zevki şuan vr gözlüklerle 3d oynayarak alamıyorum.

en yakınınızdaki kitabın 69. sayfasının son cümlesi
Ve bir kez kendi içindeki insanı anlamış olan bütün insanları anlar.
Aynı zamanda kendisini günün sözü ilan ediyorum.
Aynı zamanda kendisini günün sözü ilan ediyorum.
gözünden yaş gelene kadar gülmek
Yanında dostların, ortada sıkı hoş bir muhabbet sonra bir bakmışsın kahkaha kahkaha üstüne. Ne güzeldir ve ihtiyaçtır.
hdp ve pkk'ya seçim hediyesi
MİT ve TSK ortak operasyonunda PKK elebaşı Bayık'ın en yakın adamlarından Rıza Altun ve beraberindekiler, Kandil'e yapılan hava harekatıyla vuruldu.
Operasyonda Altun ağır yaralandı, Mikail Özdemir, Emrullah Dursun ve Ali Aktaş'ın arasında olduğu tepe kadrodaki teröristler etkisiz hale getirildi.
Operasyonda Altun ağır yaralandı, Mikail Özdemir, Emrullah Dursun ve Ali Aktaş'ın arasında olduğu tepe kadrodaki teröristler etkisiz hale getirildi.
akşam
Gündüzün son ve gecenin ilk saatleri
yaşamak için en ideal ülke
kanada, isviçre veya yeni zelanda bunlarin basinda gelmektedir. Favorimi soracak olursaniz, (bkz: isvicre)
ekrem imamoğlu'nun yasin okuması
Sağ cenahın adayı olsaydı gündeme olumlu yansıyacak belki hakkında methiyeler düzülecek belki de alıştığımızdan mütevellit hiç konuşulmayacaktı fakat biz herşeyi parti çatısı altında açıklama gibi bir gaflet içerisinde olduğumuzdan eleştirilerin, şakaların olmasını normal karşılıyorum.