Güven Sözlük - Güncel Başlıklar ve Entry'ler

siyasi analiz

nushirevan nushirevan · 26.03.2019 17:25 · 478 · #63391
şartlar ne olursa olsun; milli ve manevi çıkarların, menfaatlerin göz önünde bulundurulması gereken çözümleme tekniğidir. gerisi partizanlıktır. ister sağcı ol, istersen solcu. bir tarafta abd okyanus ötesinden gelip sınırına üsler kurmuş; teröristlere tırlarla, uçaklarla mühimmat veriyor, ''ne işimiz var o bataklıkta?'' demeye hakkın yok. söz konusu vatansa gerisi teferruattır diyip, kişisel siyasi çıkarları görmezden geleceksin. işte o zaman doğru analiz yapmış olursun. doğru bakmak, doğru görmek gerek.

Kanuni Sultan Süleyman, mimarbaşı Sinan'a Süleymaniye'yi yaptırmaya başlamıştı. Camii git gide yükselirken, uzun bir süre sonra kubbeler ve minareler de artık teslime hazırlanmıştı. Tam o sırada camiinin açılışını izleyen kalabalık arasında bir çocuk,

- Minarelerden biri eğri! diye bağırdı..

Kalabalıklar homurdanmaya başladı. Aralarında ''haklı çocuk!'' diyenler çıktı.

Mimar Sinan dönüp minarelere bir daha baktı. Eğri minare yapmak? Hele ki bir çocuğun gözünden kaçmayacak derecede bir eğrilik? Bunu kendine yakıştıramadı. Aceleyle ustalarına emretti:

- Hemen en kalın urganı getirin! Eğri olan minarenin şerefesine bağlayıp çekin!

Ustalar birbirlerine bakarak şaşkınlıklarını saklamadılar:

- Aman efendim ne diyorsunuz?

Sinan bu defa bağırdı:

- Çekin dedim size! Siz çekeceksiniz, taa ki bu çocuk düzeldi diyene kadar!

Ustalar ve işçiler söylenildiği üzere en kalın urganı eğri denilen minareye bağlayıp aşağıdan çekmeye başladılar. Çocuk bir süre sonra ''hah, yeter, eğrilik düzeldi'' dedi.

Kan ter içinde kalan ustalar Mimar Sinan'a garip garip bakmaya başladılar. Sinan gülümseyerek ustaların yanlarına kadar geldi:

- Biliyorum, şimdi siz bana deli diye bakıyorsunuz. Minarenin eğri olmadığını ben de biliyordum. Eğri bile olsa bu şekilde düzeltilemezdi, bunu da biliyordum. Sizi de yordum, kusura bakmayın ama ben bunu yapmasaydım çocuk ve o çocuğa inanan herkes önüne gelene bu eğriliği anlatacaktı. Böylece herkes, şimdi olduğu gibi bu minareyi eğri görmeye başlayacaktı. Çünkü her insanın içerisinde doğru olana bir eğri bakan vardır. Ben size minareyi değil, insanlara eğri bakan o gözleri düzelttirdim..

Doğru bakın dostlar, minareyi doğru görün.
Upvote 1
Downvote 0
0

üst komşunun dört nala koşan çocuğu

nushirevan nushirevan · 26.03.2019 17:12 · 151 · #63385
gecenin 01:00 'inde; 130 metrakare evi, topuklarını yere basa basa koşan ve anlamsız sesler çıkaran çocuktur. bir keresinde gecenin o saatlerinde yukarı çıkıp komşuya

''hayırlı geceler komşum. kusura bakmayın gecenin bu saatinde rahatsız ediyorum ama inanın aşağıda tavan boyası yere aktı. herhalde çocuk mu koşuyor ne yapıyor bilmiyorum. saat de çok geç.. yarın sabah 5'te işe gideceğim. rica etsem çocuğu durdurur musunuz?''

dedim ve şu cevabı aldım:

''ne yapam? çocuktur ha! ayagına zincir bağlayam?''

sonra farklı konuştuk, tahmin edersiniz.

kibar konuşmaya rağmen anlamamakta ısrarcı olan tip
Upvote 5
Downvote 0
3

binali yıldırım-ilber ortaylı

nushirevan nushirevan · 26.03.2019 17:01 · 671 · #63383
benim anlamadığım dolaşılan yerlerde izdiham olması gerekirdi ama gayet de turist gibi geziyor adamlar. binali yıldırım'ın reklam ve tanıtım departmanı, gençleri kazanmak için iyi çalışıyor bu aralar. mesela onu da biz yaptık mottosunu kullanması gayet etkili oldu. taraflı tarafsız sempati topluyor. youtube'a da girmiş kendisi, hayırlı olsun.

merhaba arkadaşlar kanalıma hoşgeldiniz
Upvote 1
Downvote 0
2

türkiye'de içkili mekanları tartışmak gericiliktir

siyahhanim siyahhanim · 26.03.2019 16:50 · 539 · #63380
Eğer sağlıklı bir sosyo-politik bir zeminde olsaydım bu lafza hak verirdim, zira islam toplumu olan Osmanlı toplumunda içki içilen mekanlar, hristiyan adetlerinin uygulandığı yerler vs vardı. Kıyafetleri bile sahip oldukları kültüre göreydi ve bunda benim için hiçbir sakınca yok.
Mesele mekana yanlış bakıp bakmamak değil, sen o mekandan o mekanın var olmasına rağmen kaç kişiyi geri çevirdin ya da kaç kişiye bu senin dinine ya da kültürüne uygun değil dedin asıl önemli olan nokta budur.

Beyefendi, sarfetmiş olduğu sözü bu bağlamda söyleseydi hiç sıkıntı yoktu. Ama millet henüz bu bakış acısına alışkın olmadığı için söz bu minvalde anlaşılmaz, zira 18. Yüzyıldan beri sistematik olarak kimyasıyla oynanmış bir toplumla karşı karşıyayız.
Upvote 9
Downvote 0
2

sosyal mobilite

nushirevan nushirevan · 26.03.2019 16:49 · 88 · #63379
sosyal hareketlilik. bir topluluğun çeşitli etkenlere bağlı veya bağlı olmaksızın bir yönelme hali. örneğin o hafta küçük bir kızın istismar edildiği haberi çıkıyor, insanlarda idam yasası isteği kabarıyor. veya milli maç yapılıyor, normalde spordan futboldan konuşmayan birisi hakan çalhanoğlu 'nun kanat mı 10 numara pozisyonunda mı oynaması gerektiğinden dem vuruyor. işte bunlar hep sosyal mobilite.

ben işin politik yönüne değineceğim. hatırlar mısınız bilmem, bundan 20 yıl önce insanlar bu kadar politik değildi. sağ görüşten birisi, apo piç yakalanınca onu yakalayan sol hükumete destek verebilecek durumdaydı. veya demirel'den beri kırata oy veren birisi, ezeli rakibi mesut'a bir sonraki seçim oy verebiliyordu. seçmen bugünkünden daha pragmatist yaklaşıyordu mevzuya. neden? çünkü dertleri vardı, geçim sıkıntısı çekiyordu. onun için önemli olan kimin daha çok zam vaat edeceği, kimin kızının yırtılan ayakkabısının yerine yenisini alma imkanı doğurabileceği idi.

zaman değişti. milli gelir arttı. refah düzeyi yükseldi. 90'ların sonunda cep telefonu alanın ferrari almış muamelesi gördüğü nedenler ortadan kalktı. o zamanların lüksleri, bugünün normalleri oluverdi. gençler bunu hiç bir zaman görmedi ve halen onları inandırmak güç. bizden sonraki nesil de bizi buna inandıramayacak belki bilemiyorum. ancak onlar hiç bir zaman sobayı yakmak için kömürlükten kömür odun toplamadı. bu yüzden doğalgazlı bir ev, onlar için normal olmuştu.

ben şuna inanıyorum: 90'lı yılların zıddı olarak, sosyal refah arttıkça politikaya olan ilgi de artıyor. gençlerin bu kadar politize olmalarının altında bu refah seviyesi saklı. düşünsenize; bir hamal'dan ''suriye politikası'' anlatması istesen ''de get işim gücüm var benim'' demesi olasıdır. ancak bunu bir bankacıya, reklamcıya sorsanız uzun uzun anlatacaktır. çünkü genel kanıya göre maddi refah seviyesi, mesaiye verdiğin ilgiyi azaltır. hamal'ın suriye politikası hakkında görüşleri elbette vardır ama buna ayıracağı zamanı çalışmaya tercih eder.

peki sosyal mobilite sadece politikada mı etkili? elbette hayır. sosyal refah arttıkça mobilite sanata, spora, bilime de yöneliyor. çünkü her tırmandığı basamakta yeni farkındalıklar edinecek, bu onu daha da geliştirecek ve içinde bulunduğu noktayı çok daha yukarıya taşıyacaktır.
Upvote 2
Downvote 0
0

cumhurbaşkanı erdoğan'ın kütüphane haftası klibi

siyahhanim siyahhanim · 26.03.2019 16:46 · 1194 · #63377
Klibi izlediğimde duygusallıktan mütevellit yine bende bir ağlama. Ama emeği geçenlerin ellerine sağlık klip muazzam olmuş.
Arkadaşlar, ülkemizde birçok öğrenci hala istediği kitaplara istediği şekilde ulaşamıyorlar. Bu yüzden bir çocuğa istediği bir kitabı alıp hediye etmek gerçekten çok yüce bir iş olsa gerek.
Aynı zamanda köy okulu ve kütüphanelerine beğenmediğimiz ya da tek okumalık romanlarımızdan ziyade gerçekten değer verdiğimiz fikir kitaplarını da yollayarak gerçekten o çocuklara ve gençlere umut olabiliriz.
Upvote 2
Downvote 1
1

cumhurbaşkanı erdoğan'ın kütüphane haftası klibi

Tolgg Tolgg · 26.03.2019 16:40 · 1194 · #63376
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kendi sesinden ve hikayesinden alıntı yapılarak 55. kütüphaneler haftasına atıfta bulunan video klibidir.
Oldukça etkileyici nüanslar işleyen klipte Sn Erdoğan'ın ağzından şu cümleler dökülmüştür;
Bu benim hikayem. Çocukluğumun ilk hayali, almak için haftalarca uğraştığım o 8 ciltli kitabın hikayesi bu. Ne zaman o kitaplara baksam, kütüphane hayali kuran o çocuğu hatırlıyorum. Şimdiki kütüphanemde, o kitaplar hala baş köşede durur. Sayfalarını açınca çocukluğum kokar, annem kokar. Dedim ki kendi kendime, 'İnsan hayal ettiği müddetçe insan.' Çocuklar, sizin de kitaplarınız ve bu ülke için büyük hayalleriniz olsun.''

''ilkkitabım'' hasthag ile twitter'da trend topic olan başlık için benim de ilk kitabım; küçük prens idi.
Ne diyordu kitapta;
''Acaba diyorum ki, yıldızlar herkes bir gün kendininkini bulsun diye mi parlıyor?''

Bu vesile ile Kütüphaneler haftamız kutlu olsun.
Upvote 2
Downvote 0
2

türkiye'de içkili mekanları tartışmak gericiliktir

caksoy58 caksoy58 · 26.03.2019 16:36 · 539 · #63375
başlığın tam hali, " 21. yüzyılın türkiye'sinde içkili mekanları tartışmak gericilik ve yobazlıktır" şeklindedir.

nihat zeybekçi beyanı.

uzatmayacağım, merak ediyorum; camilerin, okulların hemen diplerindeki içkili mekanları konuşursak, tartışırsak bu mekanların bu mekanların toplum ve aile açısından çıkardığı sıkıntıları gündeme getirirsek gerici ve yobaz mı olacağız sayın zeybekçi?

ya da bu tarz mekanlara inancımız gereği sıcak bakmamak da aynı şekilde yobazlık ve gericilik olarak mı sayılacak?

biliyorum, bu şekildeki söylemlerinizin tek nedeni seçimler. bu tür söylemlerde bulunarak seçim sonuçları üzerinde etkisi olmasını sağlamaya çalışıyorsunuz ama hata ediyorsunuz.

zira bu tür çıkışlarınızın karşı taraf üzerinde hiçbir etkisi olmaz, olmayacak. muharrem ince'nin kıldığı namazlar kaç kişiyi etkiledi ki sizin bu tür söylemleriniz karşılık bulsun?

[url] www.ensonhaber.com/...[/url]
Upvote 2
Downvote 3
2