Big brother is watching us.
Sonunda Bb bb bb hayrkırışları duyacağım.
Güven Sözlük - Güncel Başlıklar ve Entry'ler
6 nisan 2019 sigaraya 2 tl zam
Uzun zamandır beklenen fiat düzeltmesi.
google'ın telefonları dinlediği gerçeği
Eğer beni dinliyor olsaydı şuan 3 dünya savaşı içinde olurduk ????????????
6 nisan 2019 galatasaray yeni malatya maçı
Başarılar dilerim.
Galatasaray yeni malatya 1-0 diagne.
Galatasaray yeni malatya 2-0 emre.
Galatasaray yeni malatya 3-0 diagne maç sonucu.
Galatasaray yeni malatya 1-0 diagne.
Galatasaray yeni malatya 2-0 emre.
Galatasaray yeni malatya 3-0 diagne maç sonucu.
ffmpeg
hemen hemen her platformda kullanılma imkanı sunan açık kaynaklı yayın, video, ses, dönüştürme işlemleri yapılmasını sağlayan yazılımdır. özellikle video tabanlı web siteleri tarafından kullanılmaktadır.
plesk ve cpanel kurulumları şu şekilde yapılmaktadır:
cd /usr/local/src
wget mirror.ffmpeginstaller.com/...
tar -zxvf ffmpeginstaller.8.0.tar.gz
cd ffmpeginstaller.8.0
./install.sh
plesk ve cpanel kurulumları şu şekilde yapılmaktadır:
cd /usr/local/src
wget mirror.ffmpeginstaller.com/...
tar -zxvf ffmpeginstaller.8.0.tar.gz
cd ffmpeginstaller.8.0
./install.sh
google'ın telefonları dinlediği gerçeği
benzer bir başlık açacaktım ama hazır açılmışını bulunca buraya yazayım dedim.
tanım: akıllı telefonlarla ilgili şüphelendiğim iddia
bakın sözlük, öncelikle komplo teorilerine kıymet vermediğimi, ancak kişinin sorgulama melekelerini diri tutması açısından daima var olması gerektiğine inanan birisi olduğumu belirteyim. fala inanma falsız kalma
bir süre önce samsung telefonların bataryalarında saklı dinleme cihazları bulunduğu iddiaları dolaşmıştı.
üreticilerin bizi dinlemesi için bir sebep var mı bilmiyorum
muhittin topalak
veya dinleme için bu gereçlere ihtiyacı var mı onu da bilmiyorum.
bundan bir kaç yıl önce 11 çalışanı olan whatsapp, 1.1 milyar dolara satıldığını haberlerde okumuştum. amerikalı bir şirketin, bir başka über zengin amerikana satış yaptığı durumları normal karşılarız. ancak kimse "reklam almayan" bu uygulamanın hangi gerekçelerle milyar dolar değerinde olduğunu sorguladığını hatırlamıyorum. daha da önemlisi bu whatsapp, babasının hayrına mı çalışıyor da reklam almadan insanlara iletişim imkanı sunuyor?
şöyle bir başlık açılırsa
whatsapp'ın gelir kaynağı ne
cevabı "istihbarat" değilse nedir?
normalde bedava olup reklama boğan uygulamalardan nefret ederiz. ancak habire güncelleme yapan ama aslında neyi güncellediği pek de bilinmeyen whatsapp , google ve hatta yerli tambu klavye gibi uygulamaların reklamsız olması rahatsız ediyor beni.
akıllı telefonların, sesli komut sistemine geçmesiyle (sözde) müsaade verdiğimiz mikrofon izinlerinin ne zaman çalıştığını, daha da kötüsü kameraların ne zaman çalıştığını nereden bilebiliriz?
snowden filmi (2016)
buraya kadar herşeyi birer komplo teorisi olarak ele aldım. ancak defalarca da test ettim. size de öneririm.
web tarayıcıların kullandığı çerezlerle daha önce girmiş olduğunuz site veya aramaları kaydedip bunu facebook veya bir google reklamı olarak önünüze sürdüğüne aşinasınızdır. peki ya kendi aranızdaki konuşmaları da dinliyor dersem?
bir kaç defa konuştuğumuz şeyleri "aaa bak geçen konuşmuştuk bunu" diye spontan reklamlarda gördüğüm olmuştu. kimileri buna kaderin cilvesi gözüyle de bakıyor olabilir. bu durumun bir kaç defa tekrar etmesi canımı sıktı ve bunu sesli olarak dile getirmeden bir plan yaptım. telefonu stand by yakınımda tutarak aileme "mançurya" ile ilgili şeyler anlatmaya başladım. çünkü herhangi popüler bir destinasyon verseydim, bunun tesadüf olma olasılığı daha yüksek olacaktı. Yaklaşık 4 gün sonra facebook reklamlarında "mançurya çin turu" ilanı gördüm. Sözde reklamın işe yaradığını algoritmanın onaylaması için reklama tıklayıp ufak bir gezinti yaptım.
daha sonra olayı telefon uzağımdayken aileme anlatıp bir rol oynamalarını rica ettim. telefon yanımızda (yine bekleme modunda) iken "ben çine kadar gidemem, sümela manastırına gidelim" dedirttim. sümela aşağı sümela yukarı, yok sümelanın şifresi filan derken 4. günde girdiğim bir sitenin google reklamlarında "sümela turu" olması şaşırtmadı. sistem yaklaşık 4-5 günlük bir gecikme sağlıyordu ki bunun bir ortam dinlemesi değil, "kaderin bir cilvesi" olduğu düşünülsün.
yıllar önce yurt dışında bir tv kanalında çalışırken, farklı şehirler için farklı reklam bantları hazırlardık. bunun sebebi -atıyorum- X restorantın X şehrine daha yakın olması, Y marketin Y şehrine yakın olması diye açıklanmıştı. Yıllar sonra bunu Kurtlar Vadisi alt bantı olarak gördüm. Dizinin bir sahnesinde, bulunduğum şehrin meşhur kebapçısının bandı varken, İstanbul'daki bir başka mekanın reklamını izlemişti.
İşte google, bu müşteri odaklı reklam stratejisini buna göre şekillenriyor ve mikrofon (ve belki de kamera) aracılığı ile daha başarılı olabilecek bir reklam planlaması yapıyor.
Tabi bu iyi bir senaryo..
Küre diye bir film var, tavsiye ederim. Denizin altında gizemli bir küre bulan bir kaç bilim adamı, bir gün küreden bilgisayara bir mesaj alıyorlar. Küre, bir şeyden memnun olduğunu söylüyor. Bilim adamlarının çoğı bunun ilk dünya dışı varlıkla iletişim olduğundan dolayı seviniyorlar. Başrolümüz hariç.. "Neden?" diye sorduklarında:
- Duygusuz bir varlığı tercih ederdim, bazı şeyleri sevdiğini söyledi, diyor.
Diğer bilim adamları şaşırıyor:
+ Ne var ki bunda? Espiri yeteneği olan bir uzaylıysa ne olmuş?
- Duyguları olduğu anlamına geliyor bu.. Peki ya bir gün kızarsa?
Bu ihtimal, en korkunç senaryoyu da ortaya koyuyor. Google; tıpkı whatsapp gibi, elde ettiği gizli verileri, "güncelleme" adı altında veritabanına yüklüyor ve bunu ihtiyacı olanlara pazarlıyor olabilir. Bu ihtiyacı olanlar arasında reklam verenler de olabilir, kocasından intikam almak isteyen bir dul da..
Siz de yaptığımı deneyin, 4-5 gün içerisinde sonuç alacak mısınız bi bakın bakalım.
Not: konuştuğunuz şeyleri herhangi bir şekilde klavyenize yazmayın. Telefonun sadece dinlediğine emin olmak için
tanım: akıllı telefonlarla ilgili şüphelendiğim iddia
bakın sözlük, öncelikle komplo teorilerine kıymet vermediğimi, ancak kişinin sorgulama melekelerini diri tutması açısından daima var olması gerektiğine inanan birisi olduğumu belirteyim. fala inanma falsız kalma
bir süre önce samsung telefonların bataryalarında saklı dinleme cihazları bulunduğu iddiaları dolaşmıştı.
üreticilerin bizi dinlemesi için bir sebep var mı bilmiyorum
muhittin topalak
veya dinleme için bu gereçlere ihtiyacı var mı onu da bilmiyorum.
bundan bir kaç yıl önce 11 çalışanı olan whatsapp, 1.1 milyar dolara satıldığını haberlerde okumuştum. amerikalı bir şirketin, bir başka über zengin amerikana satış yaptığı durumları normal karşılarız. ancak kimse "reklam almayan" bu uygulamanın hangi gerekçelerle milyar dolar değerinde olduğunu sorguladığını hatırlamıyorum. daha da önemlisi bu whatsapp, babasının hayrına mı çalışıyor da reklam almadan insanlara iletişim imkanı sunuyor?
şöyle bir başlık açılırsa
whatsapp'ın gelir kaynağı ne
cevabı "istihbarat" değilse nedir?
normalde bedava olup reklama boğan uygulamalardan nefret ederiz. ancak habire güncelleme yapan ama aslında neyi güncellediği pek de bilinmeyen whatsapp , google ve hatta yerli tambu klavye gibi uygulamaların reklamsız olması rahatsız ediyor beni.
akıllı telefonların, sesli komut sistemine geçmesiyle (sözde) müsaade verdiğimiz mikrofon izinlerinin ne zaman çalıştığını, daha da kötüsü kameraların ne zaman çalıştığını nereden bilebiliriz?
snowden filmi (2016)
buraya kadar herşeyi birer komplo teorisi olarak ele aldım. ancak defalarca da test ettim. size de öneririm.
web tarayıcıların kullandığı çerezlerle daha önce girmiş olduğunuz site veya aramaları kaydedip bunu facebook veya bir google reklamı olarak önünüze sürdüğüne aşinasınızdır. peki ya kendi aranızdaki konuşmaları da dinliyor dersem?
bir kaç defa konuştuğumuz şeyleri "aaa bak geçen konuşmuştuk bunu" diye spontan reklamlarda gördüğüm olmuştu. kimileri buna kaderin cilvesi gözüyle de bakıyor olabilir. bu durumun bir kaç defa tekrar etmesi canımı sıktı ve bunu sesli olarak dile getirmeden bir plan yaptım. telefonu stand by yakınımda tutarak aileme "mançurya" ile ilgili şeyler anlatmaya başladım. çünkü herhangi popüler bir destinasyon verseydim, bunun tesadüf olma olasılığı daha yüksek olacaktı. Yaklaşık 4 gün sonra facebook reklamlarında "mançurya çin turu" ilanı gördüm. Sözde reklamın işe yaradığını algoritmanın onaylaması için reklama tıklayıp ufak bir gezinti yaptım.
daha sonra olayı telefon uzağımdayken aileme anlatıp bir rol oynamalarını rica ettim. telefon yanımızda (yine bekleme modunda) iken "ben çine kadar gidemem, sümela manastırına gidelim" dedirttim. sümela aşağı sümela yukarı, yok sümelanın şifresi filan derken 4. günde girdiğim bir sitenin google reklamlarında "sümela turu" olması şaşırtmadı. sistem yaklaşık 4-5 günlük bir gecikme sağlıyordu ki bunun bir ortam dinlemesi değil, "kaderin bir cilvesi" olduğu düşünülsün.
yıllar önce yurt dışında bir tv kanalında çalışırken, farklı şehirler için farklı reklam bantları hazırlardık. bunun sebebi -atıyorum- X restorantın X şehrine daha yakın olması, Y marketin Y şehrine yakın olması diye açıklanmıştı. Yıllar sonra bunu Kurtlar Vadisi alt bantı olarak gördüm. Dizinin bir sahnesinde, bulunduğum şehrin meşhur kebapçısının bandı varken, İstanbul'daki bir başka mekanın reklamını izlemişti.
İşte google, bu müşteri odaklı reklam stratejisini buna göre şekillenriyor ve mikrofon (ve belki de kamera) aracılığı ile daha başarılı olabilecek bir reklam planlaması yapıyor.
Tabi bu iyi bir senaryo..
Küre diye bir film var, tavsiye ederim. Denizin altında gizemli bir küre bulan bir kaç bilim adamı, bir gün küreden bilgisayara bir mesaj alıyorlar. Küre, bir şeyden memnun olduğunu söylüyor. Bilim adamlarının çoğı bunun ilk dünya dışı varlıkla iletişim olduğundan dolayı seviniyorlar. Başrolümüz hariç.. "Neden?" diye sorduklarında:
- Duygusuz bir varlığı tercih ederdim, bazı şeyleri sevdiğini söyledi, diyor.
Diğer bilim adamları şaşırıyor:
+ Ne var ki bunda? Espiri yeteneği olan bir uzaylıysa ne olmuş?
- Duyguları olduğu anlamına geliyor bu.. Peki ya bir gün kızarsa?
Bu ihtimal, en korkunç senaryoyu da ortaya koyuyor. Google; tıpkı whatsapp gibi, elde ettiği gizli verileri, "güncelleme" adı altında veritabanına yüklüyor ve bunu ihtiyacı olanlara pazarlıyor olabilir. Bu ihtiyacı olanlar arasında reklam verenler de olabilir, kocasından intikam almak isteyen bir dul da..
Siz de yaptığımı deneyin, 4-5 gün içerisinde sonuç alacak mısınız bi bakın bakalım.
Not: konuştuğunuz şeyleri herhangi bir şekilde klavyenize yazmayın. Telefonun sadece dinlediğine emin olmak için
can alıcı şiir dizeleri
kederindenah, bağrımda pütürlü bir bıçak kadar keskin
tabutumu bekliyor ankara acıları
bu ne bir aşk masalı, ne de heyula ve kin
dumanlı bir çöküşün en kara acıları
Nurullah genç
tabutumu bekliyor ankara acıları
bu ne bir aşk masalı, ne de heyula ve kin
dumanlı bir çöküşün en kara acıları
Nurullah genç
can alıcı şiir dizeleri
atomu yumrukla parçalayamam...
allah büyüktür elbet bir kapı açar
Murat menteş
allah büyüktür elbet bir kapı açar
Murat menteş
can alıcı şiir dizeleri
Allah'ım kaderimden şikayetçi değilim
aksine bahtiyarım evrende bana da rol
verdiğin için şahsen, Allah'ım bizler senin
falsolu kullarınız, n'olur bizden razı ol.
Murat menteş
aksine bahtiyarım evrende bana da rol
verdiğin için şahsen, Allah'ım bizler senin
falsolu kullarınız, n'olur bizden razı ol.
Murat menteş
anlık mutluluk veren şeyler
Dün bitti sandığın 6'lı soda paketinde gördüğün son soda
benim oyum ile dağdaki çobanın oyu
Söyleyen kişi bunun farkında değildir ama kısmen yerinde bir laftır fakat yine söylüyorum,kısmen. Gezen,gören ve okumuş kimseler dağdaki çobanlardan daha bilgilidir, ama bu demek değildir ki dağdaki çobanın oyu gereksizdir. Belkide yurtdışına çıkma imkanı olmamış,okuma imkanı da olmamışdır bununla suçlamamak gerekir. O insanlar da hayatın zorluklarını görüp ona göre oy verir. Herkesin imkanları eşit değildir.
kazanan türkiye olacak
15 temmuz'da organize bir darbe girişimi yapıldı. Bir darbe hazırlığı olduğu, bir çok kişi tarafından önceden yazılıp çizilmişti. Elbette ki devletin ve istihbaratın da bu hazırlıklardan haberi vardı.
Belki önleyici tedbirler alınabilir, darbe hiç başlayamadan bitirilebilirdi. Ama o durumda darbeyi yapacak, destekleyecek ve sonrasında devleti ele geçirecek olan fetöcü kadrolar ortaya çıkarılamayabilir, fetö ile mücadele konusunda yeterli halk desteği ve siyasi birlik sağlanamayabilirdi. Ve o gün için darbe önlense de, önünde sonunda çok daha etkili, kanlı ve başarılı bir şekilde sonuca ulaşırdı.
Devlet bekledi, önleyici değil, karşılayıcı tedbirler aldı. Elbette bu tedbirler yüzde yüz başarılı olamazdı. Elbette darbe girişiminde istemediğimiz bir çok sonucu oldu. Ama sonuçta 15 Temmuz ve sonrasındaki süreçte büyük bir ihanet şebekesi, en azından bir daha bu çapta bir kalkışmaya asla yeltenemeyecek hale getirildi.
Darbe girişimi, devletin risk aldığı, aldığı risk karşılığında ise FETÖ'yü büyük bir tuzağa çekip, sonunda da kazandığı bir destana dönüştü.
15 temmuz ve sonrasındaki süreç tek başına, fetö'yü devletin ve ülkenin etkili alanlarından tamamen söküp atmaya yetemezdi, yetmedi. Hala kripto kalabilen ya da tespit edilen ama konjonktürel sıkıntılar sebebiyle müdahale edilemeyen Fetöcüler, bugüne kadar varlıklarını ve çalışmalarını bir şekilde sürdürdü.
Asker, polis ve yargı içindeki fetöcülere büyük oranda dokunulsa da devlet hala tam manasıyla temizlenememiş, özellikle siyasi ayağa yeterince dokunulamamış ve teşkilat içindeki fetöcüler kripto kalmayı başarmıştı.
31 mart'ta yapılan seçim çok önemliydi. Bu seçim belki de fetö'nün son şansıydı ve bu sebeple devlet, fetö'nün seçimlere mutlaka müdahale edeceğini, bunu da özellikle siyasi partiler içindeki hala kripto kalabilen elemanlarıyla yapacağını çok iyi biliyordu.
Tıpkı 15 temmuzdaki gibi, yapılacak bu kalkışmayı, seçim darbesini de engelleyebilirdi. Ama o zaman yine fetöyle istediği şekilde mücadele edebilmiş olamayacak, temizliği gerektiği şekilde yapamayacaktı.
Önleyici değil, karşılayıcı tedbirler alındı. Oyları istedikleri yönde manipüle etmeleri engellenmedi ama bunu yapanlar tek tek fişlendi, etiketlendi.
Yakında itirazlar sonucu yapılan tekrar sayımlar tamamlanacak ve İstanbul seçimleri sonuçlanacak.
Seçimi inşAllah AK Parti kazanmış olacak. Ama bu olmasa bile, asıl kazanan devlet, asıl zafer fetö'ye ve kalan kripto fetöcülere 15 temmuz'dan sonraki vurulmuş en büyük bu darbe olacak.
Seçimlere müdahale etmek için kullanılan fetö kırıntıları tespit edilip temizlendiğinde, Türkiye daha güvenli ve daha bağımsız bir ülke olacak. Yeni dönemde planlanan büyük adımlar, bu son seçim operasyonu sayesinde çok daha emin, çok daha sağlam atılacak.
Saygı ve Adalet le
#horasan
Belki önleyici tedbirler alınabilir, darbe hiç başlayamadan bitirilebilirdi. Ama o durumda darbeyi yapacak, destekleyecek ve sonrasında devleti ele geçirecek olan fetöcü kadrolar ortaya çıkarılamayabilir, fetö ile mücadele konusunda yeterli halk desteği ve siyasi birlik sağlanamayabilirdi. Ve o gün için darbe önlense de, önünde sonunda çok daha etkili, kanlı ve başarılı bir şekilde sonuca ulaşırdı.
Devlet bekledi, önleyici değil, karşılayıcı tedbirler aldı. Elbette bu tedbirler yüzde yüz başarılı olamazdı. Elbette darbe girişiminde istemediğimiz bir çok sonucu oldu. Ama sonuçta 15 Temmuz ve sonrasındaki süreçte büyük bir ihanet şebekesi, en azından bir daha bu çapta bir kalkışmaya asla yeltenemeyecek hale getirildi.
Darbe girişimi, devletin risk aldığı, aldığı risk karşılığında ise FETÖ'yü büyük bir tuzağa çekip, sonunda da kazandığı bir destana dönüştü.
15 temmuz ve sonrasındaki süreç tek başına, fetö'yü devletin ve ülkenin etkili alanlarından tamamen söküp atmaya yetemezdi, yetmedi. Hala kripto kalabilen ya da tespit edilen ama konjonktürel sıkıntılar sebebiyle müdahale edilemeyen Fetöcüler, bugüne kadar varlıklarını ve çalışmalarını bir şekilde sürdürdü.
Asker, polis ve yargı içindeki fetöcülere büyük oranda dokunulsa da devlet hala tam manasıyla temizlenememiş, özellikle siyasi ayağa yeterince dokunulamamış ve teşkilat içindeki fetöcüler kripto kalmayı başarmıştı.
31 mart'ta yapılan seçim çok önemliydi. Bu seçim belki de fetö'nün son şansıydı ve bu sebeple devlet, fetö'nün seçimlere mutlaka müdahale edeceğini, bunu da özellikle siyasi partiler içindeki hala kripto kalabilen elemanlarıyla yapacağını çok iyi biliyordu.
Tıpkı 15 temmuzdaki gibi, yapılacak bu kalkışmayı, seçim darbesini de engelleyebilirdi. Ama o zaman yine fetöyle istediği şekilde mücadele edebilmiş olamayacak, temizliği gerektiği şekilde yapamayacaktı.
Önleyici değil, karşılayıcı tedbirler alındı. Oyları istedikleri yönde manipüle etmeleri engellenmedi ama bunu yapanlar tek tek fişlendi, etiketlendi.
Yakında itirazlar sonucu yapılan tekrar sayımlar tamamlanacak ve İstanbul seçimleri sonuçlanacak.
Seçimi inşAllah AK Parti kazanmış olacak. Ama bu olmasa bile, asıl kazanan devlet, asıl zafer fetö'ye ve kalan kripto fetöcülere 15 temmuz'dan sonraki vurulmuş en büyük bu darbe olacak.
Seçimlere müdahale etmek için kullanılan fetö kırıntıları tespit edilip temizlendiğinde, Türkiye daha güvenli ve daha bağımsız bir ülke olacak. Yeni dönemde planlanan büyük adımlar, bu son seçim operasyonu sayesinde çok daha emin, çok daha sağlam atılacak.
Saygı ve Adalet le
#horasan
hikaye tamamlama
rüyanın kurguyla karıştığı sahneler, piksel piksel belirginleşmeye başladı. tüm bunları bir bilgisayar ekranından izleyen Kamil, oturduğu çalışma koltuğuna sırtını dayayıp "hadi len!" dedi. "Müşkülpesent Mert ve Sado Sedat" kısaca "MM & SS" adlı yeni çıkan bir bkm filmini izliyordu. Online film izleme sitesine düşünce çok heyecanlanmıştı. Mert rolünde Mert Fırat oynuyordu. Sado Sedat da Çılgın Sedat'tı. Yönetmen Onur Ünlü, dram ile absürd komediyi birleştiren bir film denemesi yapmıştı. Kamil fragmanını görünce çok heyecanlanmıştı ama filmin 10 dakikasına ancak dayanabilmişti. "Silinmeden izle" diyen film sitesinin adminine küfür edip yorum kısmına "Vakit kaybı. Normalde yorum yapmayan birisiyim, sırf bunu yazmak için siteye üye oldum. Çok kötü film" yazdı.
O sırada Kamil'in annesi Naciye hanım genç çocuğun odasına bir anda daldı. Sanki odaya girmiyordu da, ahlak masası ekipleri şafak operasyonu yapıyordu. Uyuyamayan kadın, saçı başı dağınık oğluna sinirle baktı:
- Yat lan! Daha sen uyumadın mı? Eşek sıpasının doğurduğu!.. dedi
Kamil ağzının kenarıyla konuştu:
- Tamam yeaa kapatıca...
Cümlesini tamamlayamadı. Ense kökünde bir şamar patladı. Kafasındaki çınlama sesininin arasında bir kaç kelime duyabildi:
- a... şam yatmı..sunuz.. sabah kalkmak.. bilm...yorsunuz!
Kamil bu işin böyle gitmeyeceğini anladığında, durdurduğu filmin yanındaki 1XBet reklamındaki kıza bakıyordu. Annesi odadan çıkarken odadaki tüm enerjiyi de sömürmüş, delikanlılık gururunu rapid video'dan sanal diske indirmişti. Normalde başlat'tan kapatırdı bilgisayarı ama bu defa sağ ayak parmağının ucunu güç düğmesine dayadı. Pc kapandığında fan seslerinin aslında odada ne kadar ses çıkardığını farketti. Yavaşça kalkıp kendini ter kokan birbiriyle uyumsuz nevresim takımlı yatağına bıraktı. Hiç hayatının böyle gideceğini umut etmiyordu. Yatağın içine girip soluna kıvrıldı. Gözlerini kapatmadan önce tuvalete gitmesi gerekiyordu ama üşendi. Karnındaki gazı yorganın altına bırakabileceğini düşündü. Hem komik bile olabilirdi belki küçük bir "pırt".. Sadece bir "pırt" yaşadığı tüm hayal kırıklıklarının üzerine mutluluk serpiştirebilecekti. Gerindi gerindi ve gazı dışarı bıraktı. Ancak beklediği ufak "pırt" pek de beklediği gibi olmadı. Gecenin 1'inde komşular; "fısbum puaaart dıdı pompom" diye bi ses duydu. Bir anda tekrar kapısı açıldı. Kapının önünde duran gölge fısıldayarak konuştu:
- Çabuk ol, vaktimiz tükeniyor. Son işaret bu osuruk sesiydi. Katmanlar değişiyor! Solucan deliği kapanmak üzere! Beni takip et!
Gözleri karanlığa henüz alışmıştı ama gördüklerine inanamadı. Kapıda duran gölge, kendisinden başka birisi değildi.
O sırada Kamil'in annesi Naciye hanım genç çocuğun odasına bir anda daldı. Sanki odaya girmiyordu da, ahlak masası ekipleri şafak operasyonu yapıyordu. Uyuyamayan kadın, saçı başı dağınık oğluna sinirle baktı:
- Yat lan! Daha sen uyumadın mı? Eşek sıpasının doğurduğu!.. dedi
Kamil ağzının kenarıyla konuştu:
- Tamam yeaa kapatıca...
Cümlesini tamamlayamadı. Ense kökünde bir şamar patladı. Kafasındaki çınlama sesininin arasında bir kaç kelime duyabildi:
- a... şam yatmı..sunuz.. sabah kalkmak.. bilm...yorsunuz!
Kamil bu işin böyle gitmeyeceğini anladığında, durdurduğu filmin yanındaki 1XBet reklamındaki kıza bakıyordu. Annesi odadan çıkarken odadaki tüm enerjiyi de sömürmüş, delikanlılık gururunu rapid video'dan sanal diske indirmişti. Normalde başlat'tan kapatırdı bilgisayarı ama bu defa sağ ayak parmağının ucunu güç düğmesine dayadı. Pc kapandığında fan seslerinin aslında odada ne kadar ses çıkardığını farketti. Yavaşça kalkıp kendini ter kokan birbiriyle uyumsuz nevresim takımlı yatağına bıraktı. Hiç hayatının böyle gideceğini umut etmiyordu. Yatağın içine girip soluna kıvrıldı. Gözlerini kapatmadan önce tuvalete gitmesi gerekiyordu ama üşendi. Karnındaki gazı yorganın altına bırakabileceğini düşündü. Hem komik bile olabilirdi belki küçük bir "pırt".. Sadece bir "pırt" yaşadığı tüm hayal kırıklıklarının üzerine mutluluk serpiştirebilecekti. Gerindi gerindi ve gazı dışarı bıraktı. Ancak beklediği ufak "pırt" pek de beklediği gibi olmadı. Gecenin 1'inde komşular; "fısbum puaaart dıdı pompom" diye bi ses duydu. Bir anda tekrar kapısı açıldı. Kapının önünde duran gölge fısıldayarak konuştu:
- Çabuk ol, vaktimiz tükeniyor. Son işaret bu osuruk sesiydi. Katmanlar değişiyor! Solucan deliği kapanmak üzere! Beni takip et!
Gözleri karanlığa henüz alışmıştı ama gördüklerine inanamadı. Kapıda duran gölge, kendisinden başka birisi değildi.

