Güven Sözlük - Güncel Başlıklar ve Entry'ler
geceye bir şarkı bırak
Swerzie- give up (ft. Kamiyada)
mondros ateşkes antlaşması
Mondros ateşkesi, osmanlının 1. Dünya savaşı sonunda imzaladığı antlaşmadır.
Ateşkes olmasına karşın şartları çok ağırdır. Mondros ile osmanlı fiilen sona ermiştir.
En önemli maddeleri;
7. Madde/ itilaf devletleri, güvenliklerini tehdit eden bir durumda herhangi bir stratejik noktayı işgal edebilir.
24. Madde/ Şark-ı vilayette bir sorun çıkarsa buralar işgal edilebilir. (Amaç: ermeni devleti kurmak)
Ateşkes olmasına karşın şartları çok ağırdır. Mondros ile osmanlı fiilen sona ermiştir.
En önemli maddeleri;
7. Madde/ itilaf devletleri, güvenliklerini tehdit eden bir durumda herhangi bir stratejik noktayı işgal edebilir.
24. Madde/ Şark-ı vilayette bir sorun çıkarsa buralar işgal edilebilir. (Amaç: ermeni devleti kurmak)
kanal cephesi
Almanya tarafından açtırılmıştır. Mısır ve süveyş kanallarını ele geçirerek ingilterenin sömürgeleriyle olan bağlantısı kesilmek istenmiştir. Fakat başarısız olunmuştur.
nutuk
Atatürk'ün kaleminden çıkan bu eser, Cumhuriyet Halk Fırkasının 15-20 ekim 1927 tarihleri arasında yaklaşık 36 saat süren ve 6 günde okunan bir hitabeye dayandığından ötürü 'nutuk' denilmiştir. Tbmm'nin kuruluşundan cumhuriyetin ilanına kadar olan başarılı bir tarihi akışı anlatır.
türkiye ittifakı
cumhur başkanı erdoğan'ın 31 mart 2019 seçimleri sonrası yaptığı "seçim gerginliğinin sona erdirilmesi" bağlamında kullandığı birlik ve beraberlik çağrısıdır.
her ne kadar ütopik bir ideal gibi dursa da, politize olan uç seçmeni merkeze daha yakın tutma amacı gütmekte olduğu aşikâr. nitekim iktidarın ankara ve istanbul'da yerel seçim mağlubiyetlerinin de müspet etkisiyle bu kısmen gerçekleşmiş görünüyor.
ancak ne türkiye'de ne de dünyada böyle bir birlik ve beraberliğin tecrübe edildiği "normal şartlarda" görülmez. öyle ki farazi konuşuyorum; bugün izmir muhalif seçmenine sorsanız, şehrin türkiye'den ayrılması fikri bile cazip geliyor. daha kötüsü onu "gavur" diye damgalayan sağ seçmenin de bu olası kayıpta gözü yok. türkiye'de topyekûn ittifakın iki şartı vardır:
1- işgal girişimi: -allah saklasın- herhangi bir devletin, türkiye topraklarına göz dikmesi, asker, mühimmat çıkarması ihtimali, içerideki ideolojik ayrışmayı geçici bir süre durduracaktır. öyle ya, milli mücadele döneminde de bunu tecrübe etmişliğimiz de var aslında.
2- doğal felâket: deprem, göçük, terör saldırısı, can kaybına sebep olan kazalar; toplumları birleştirecektir.
hilafet sancağının asıldığı ilk millet meclisinin "devletin dini islamdır" diye tescillediği bilinç, zaman içerisinde laik, demokratik devlete evrilince, kadim bir bilinç karmaşası yaşandı. 180 derecelik bu sert istiklal mahkemeleri dönüşte oluşan travma bugün bile atlatılmış değil. onlarca millet birlikte yüzyıllar boyu yaşamış devlet, yerini kendi içinde ayrışan genç bir cumhuriyete bırakıyor. yıllarca vatana millete düşman odaklarca onlarca yıldır kaşındı, kaşınıyor. alevi/sünni, türk/kürt, sağcı/solcu, islamcı/kemalist derken ayrışıyoruz, ayrışmaya da oğul oğul devam ediyoruz.
erdoğan'ın "türkiye ittifakı" vurgusu belli ki boşa değil. "ülke derin sınavların eşiğinde, gün birlikte olma günü" demeye getiriyor bence. -allah korusun- bir savaşın sesi duyuluyor, kanın kokusu alınmaya başlıyorsa herkes bilmeli ki "bu gemi hepimizin"dir.
her ne kadar ütopik bir ideal gibi dursa da, politize olan uç seçmeni merkeze daha yakın tutma amacı gütmekte olduğu aşikâr. nitekim iktidarın ankara ve istanbul'da yerel seçim mağlubiyetlerinin de müspet etkisiyle bu kısmen gerçekleşmiş görünüyor.
ancak ne türkiye'de ne de dünyada böyle bir birlik ve beraberliğin tecrübe edildiği "normal şartlarda" görülmez. öyle ki farazi konuşuyorum; bugün izmir muhalif seçmenine sorsanız, şehrin türkiye'den ayrılması fikri bile cazip geliyor. daha kötüsü onu "gavur" diye damgalayan sağ seçmenin de bu olası kayıpta gözü yok. türkiye'de topyekûn ittifakın iki şartı vardır:
1- işgal girişimi: -allah saklasın- herhangi bir devletin, türkiye topraklarına göz dikmesi, asker, mühimmat çıkarması ihtimali, içerideki ideolojik ayrışmayı geçici bir süre durduracaktır. öyle ya, milli mücadele döneminde de bunu tecrübe etmişliğimiz de var aslında.
2- doğal felâket: deprem, göçük, terör saldırısı, can kaybına sebep olan kazalar; toplumları birleştirecektir.
hilafet sancağının asıldığı ilk millet meclisinin "devletin dini islamdır" diye tescillediği bilinç, zaman içerisinde laik, demokratik devlete evrilince, kadim bir bilinç karmaşası yaşandı. 180 derecelik bu sert istiklal mahkemeleri dönüşte oluşan travma bugün bile atlatılmış değil. onlarca millet birlikte yüzyıllar boyu yaşamış devlet, yerini kendi içinde ayrışan genç bir cumhuriyete bırakıyor. yıllarca vatana millete düşman odaklarca onlarca yıldır kaşındı, kaşınıyor. alevi/sünni, türk/kürt, sağcı/solcu, islamcı/kemalist derken ayrışıyoruz, ayrışmaya da oğul oğul devam ediyoruz.
erdoğan'ın "türkiye ittifakı" vurgusu belli ki boşa değil. "ülke derin sınavların eşiğinde, gün birlikte olma günü" demeye getiriyor bence. -allah korusun- bir savaşın sesi duyuluyor, kanın kokusu alınmaya başlıyorsa herkes bilmeli ki "bu gemi hepimizin"dir.
ağlamayı durduramamak
saatin bilmem kaçı, günlerden de ne bilmiyorum. tek hatırladığım güneşli bir gündü.
her zamanki gibi kalorifere yaslanmıştım. masamın üzerinde telefonum vardı.
birden ışığı yandı. evet mesaj bekliyordum sonunda geldi diye sevinmiştim.
mesaj ondandı ve şöyle yazıyordu " bitti"...
hayatımda hiç bu kadar ağlamamıştım hiç bu kadar acımamıştı sanırım canım.
gözlerime kızıyordum göz yaşlarım durmuyordu kendi göz yaşlarına hakim olamaz mı insan durmuyordu abi dursana lan diye bağırıyordum.
ona bu kadar bağlanmış olamazdım. belkide beni bu kadar üzen şey kendimi kaptırmış olmamdı.
sonra döndüm ve ona dedim ki "tamam". kişilikten ödün verilmemeliydi bu da geçerdi.
bu inanılmaz bir şeydi hayatımda ilk defa böyle bir şey yaşamıştım o günden sonra-tam bir yıl oldu- hiç ağlamadım.
her zamanki gibi kalorifere yaslanmıştım. masamın üzerinde telefonum vardı.
birden ışığı yandı. evet mesaj bekliyordum sonunda geldi diye sevinmiştim.
mesaj ondandı ve şöyle yazıyordu " bitti"...
hayatımda hiç bu kadar ağlamamıştım hiç bu kadar acımamıştı sanırım canım.
gözlerime kızıyordum göz yaşlarım durmuyordu kendi göz yaşlarına hakim olamaz mı insan durmuyordu abi dursana lan diye bağırıyordum.
ona bu kadar bağlanmış olamazdım. belkide beni bu kadar üzen şey kendimi kaptırmış olmamdı.
sonra döndüm ve ona dedim ki "tamam". kişilikten ödün verilmemeliydi bu da geçerdi.
bu inanılmaz bir şeydi hayatımda ilk defa böyle bir şey yaşamıştım o günden sonra-tam bir yıl oldu- hiç ağlamadım.
mafya
"1282 Yılında Fransızlar, İtalya'nın Sicilya bölgesini işgal eder. Halk, bağımsızlık için gizlice örgütlenir."
"Sloganları şöyledir: İtalya, Fransa'ya ölüm diye bağırıyor"
"Bunun İtalyancası ise 'Morte Alla Francia Italia Anela".
"Ve böylece MAFIA doğar (Sloganın ilk harfleri)"
kaynak: @lagaribey
"Sloganları şöyledir: İtalya, Fransa'ya ölüm diye bağırıyor"
"Bunun İtalyancası ise 'Morte Alla Francia Italia Anela".
"Ve böylece MAFIA doğar (Sloganın ilk harfleri)"
kaynak: @lagaribey
şu an okunan kitap
James dashner- hayat oyunu.
güne bir şarkı bırak
Alex sierra- little do you know.
günlüğünden bir alıntı yap
10-11 yaşlarındayım tabi o zamanlar;
"Sevgili günlük,
Bugün o kızın saçını başını yoldum..."
Kız kimdi acaba diye düşünmeden edemiyorum.
"Sevgili günlük,
Bugün o kızın saçını başını yoldum..."
Kız kimdi acaba diye düşünmeden edemiyorum.
sakinleşme yöntemleri
Sizi kim sinirlendirdiyse ağız burun dalın. İçinizin yağları eriyecek. Tabi bunu yapmak pek de mümkün değil, bu yüzden çikolata yiyin.
lütfen robot olmadığınızı kanıtlayın
İnternette bir robotun bunu geçtiğini görmüştüm videoda. Muhtemelen gelecekte işe yaramayacak olandır.
