
Güven Sözlük - Güncel Başlıklar ve Entry'ler
peak
Zirve, doruk.
portakal
Ülke ismi olan Portugal kelimesinden gelmektedir. Meyveye portakal ismini tahsis edince haliyle ülkeye de portekiz demişizdir. Oysaki Portuguese demek portugal ülkesinin vatandaşları demektir. Yani millet ismini ülke ismi ülke ismini de meyve ismi olarak kullanmaktayız.
bilal sonses
internet video platformlarında kiminle feat yapsa hit olan, garip bakışlarını yumuşacık sesiyle süsleyen müzisyen/şarkıcı.
soğukkanlı
Psikomotor yetileri dış etkenlerden zor etkilenen kimse.
savunma sanayi
Harp sanayii. Şirinleştirme adına savunma denilmiştir.
doğu perinçek
Karanlık bir batının kapitülasyonu
Doğu'dan güneş doğdu: Çin'in imitasyonu
"Komşuyu kırmayalım" diyordu camekancı
Katil Esed'i över anti amerikancı
Türk'e selam durarak askeri övüyordu
Fırsatı bir verilse hayali "kızıl ordu"
Atatürk'ün çizgisi Mao'daysa silinsin!
Bu millet müslümandır! bu da böyle bilinsin!
Doğu'dan güneş doğdu: Çin'in imitasyonu
"Komşuyu kırmayalım" diyordu camekancı
Katil Esed'i över anti amerikancı
Türk'e selam durarak askeri övüyordu
Fırsatı bir verilse hayali "kızıl ordu"
Atatürk'ün çizgisi Mao'daysa silinsin!
Bu millet müslümandır! bu da böyle bilinsin!
dürüstlük ve nezaket
Sergilenildiğinde ülkemizde ahmaklık sanılan, sergileyenin tepesine çıkılmaya çalışılan ahlaki değerler.
hızlanmak
İvmenin sıfırdan büyük olma durumu.
özümsemek
Benimsemek. Kendinden görmek.
olanaksız
Olma ihtimali %0 olan.
2677 yılı gazete manşetleri
Muhtemelen rüyalara müdahale yoluyla uyurken göreceğimiz manşetlerdir. Uyandığımızda ilaveten haber okumamış olacağız. Mars ekspresi'ne göktaşı isabet etti. Yolcuların hayati tehlikesi bulunmuyor.
willem van oranje
türkçesi ''turuncu hanedanından willem'' hollanda devletinin kurucu lideri olarak bilinen tarihi kişilik.
Devletler tarihi, üzerine demir bir perde çekilmiş basit bir aldatmacadan ibarettir. Yüzyıllar içerisinde bu demir perde o kadar kalınlaşmıştır ki, perdenin ardındaki gerçeği kabullenmek bir o kadar zordur.

16.yy'da avrupanın kuzeyi, kendi kanunlarını yapan irili ufaklı bölgelerden oluşurdu. Ortak noktaları, gerçekte Habsburg kralı 5.Şarl tarafından yönetiliyor olmalarıydı. 15 yaşında (Hollanda'nın da içinde bulunduğu) Aşağı Ülkeler, İspanya ve Yeni Dünya (Amerika) nın kralı olmuştu. Katolik birliğini savunduğu için yükselen protestanlığa karşı koyamadı. Yenilikçilerin lideri konumundaki Willem van Oranje (Turuncu Hanedanından Willem) tarafından destek bulunca görevinden sükunetle ayrıldı.
16.yy 'ın ortalarında Almanya'da doğan Willem van Oranje adındaki bu genç, kısa zamanda asilzade olarak yükselmeye başladı. Şarl'ın isyanları bastırması ve birlik sağlaması için görevlendirdiği Oranje, zamanla kendisinden beklenenin aksine hamleler yapmaya başladı. Öyle ki Şarl'ın halefi Filip hakkında ferman çıkarınca, birlik için gönderildiği merkezlerde kendi kongre ve meclislerini kurdu. Böylece merkezi otoritenin daha da sarsılmasını sağladı. İsyancıların tek lideri konumuna yükseldi.
Oranje, bugün Hollanda'da resmi olarak ''Vatanın Atası'' adıyla anılmaktadır. Hollanda'nın rengi olan turuncu da Willem van Oranje'dan gelmektedir. Öyle ki Hollanda milli marşına bile ''het wilhelmus''a adı verilmiştir.
Hollanda'lılara sorsanız, Almanlara karşı tarihi bir antipati beslerler. Bunda ülkelerin dünya savaşlarındaki rolü de büyüktür. Bu yüzden hemen hemen aynı dili konuşmalarına rağmen komşusu Almanya'ya değil, İngiltere'ye kendilerini daha yakın bulurlar.
Tarih hiç de yabancı değil bize..
Hikayemizde Hollandalılar ve Almanlar var. Merkezi otoritesini kaybetmiş Hollanda'nın başına Alman asıllı biri geçiriliyor. Bu karizmatik lider, ülkenin dini yapısına, medeni kanununa ve hatta kıyafetlerine bile reformlar getiriyor. Her yere heykelleri dikiliyor ve adı her sokağa, her okula verilirken parasının üstüne resmini bastırıyor. Okul kitaplarında başarılı tek askeri zaferi (deniz isyanı) sayfalar dolusu hikayeler destanlaştırılıyor.
Ya bu hikaye tanıdık geldi sanki ama neyse..
Devletler tarihi, üzerine demir bir perde çekilmiş basit bir aldatmacadan ibarettir. Yüzyıllar içerisinde bu demir perde o kadar kalınlaşmıştır ki, perdenin ardındaki gerçeği kabullenmek bir o kadar zordur.

16.yy'da avrupanın kuzeyi, kendi kanunlarını yapan irili ufaklı bölgelerden oluşurdu. Ortak noktaları, gerçekte Habsburg kralı 5.Şarl tarafından yönetiliyor olmalarıydı. 15 yaşında (Hollanda'nın da içinde bulunduğu) Aşağı Ülkeler, İspanya ve Yeni Dünya (Amerika) nın kralı olmuştu. Katolik birliğini savunduğu için yükselen protestanlığa karşı koyamadı. Yenilikçilerin lideri konumundaki Willem van Oranje (Turuncu Hanedanından Willem) tarafından destek bulunca görevinden sükunetle ayrıldı.
16.yy 'ın ortalarında Almanya'da doğan Willem van Oranje adındaki bu genç, kısa zamanda asilzade olarak yükselmeye başladı. Şarl'ın isyanları bastırması ve birlik sağlaması için görevlendirdiği Oranje, zamanla kendisinden beklenenin aksine hamleler yapmaya başladı. Öyle ki Şarl'ın halefi Filip hakkında ferman çıkarınca, birlik için gönderildiği merkezlerde kendi kongre ve meclislerini kurdu. Böylece merkezi otoritenin daha da sarsılmasını sağladı. İsyancıların tek lideri konumuna yükseldi.
Oranje, bugün Hollanda'da resmi olarak ''Vatanın Atası'' adıyla anılmaktadır. Hollanda'nın rengi olan turuncu da Willem van Oranje'dan gelmektedir. Öyle ki Hollanda milli marşına bile ''het wilhelmus''a adı verilmiştir.
Hollanda'lılara sorsanız, Almanlara karşı tarihi bir antipati beslerler. Bunda ülkelerin dünya savaşlarındaki rolü de büyüktür. Bu yüzden hemen hemen aynı dili konuşmalarına rağmen komşusu Almanya'ya değil, İngiltere'ye kendilerini daha yakın bulurlar.
Tarih hiç de yabancı değil bize..
Hikayemizde Hollandalılar ve Almanlar var. Merkezi otoritesini kaybetmiş Hollanda'nın başına Alman asıllı biri geçiriliyor. Bu karizmatik lider, ülkenin dini yapısına, medeni kanununa ve hatta kıyafetlerine bile reformlar getiriyor. Her yere heykelleri dikiliyor ve adı her sokağa, her okula verilirken parasının üstüne resmini bastırıyor. Okul kitaplarında başarılı tek askeri zaferi (deniz isyanı) sayfalar dolusu hikayeler destanlaştırılıyor.
Ya bu hikaye tanıdık geldi sanki ama neyse..
hep aynı berberde tıraş olmak
İşin özünde başka berberlere güvenememek vardır. İstenilen model anlatılsa bile birçok berber kendi bildiğini okuduğu için sonuç hüsran olabilmektedir.
kurcalamak
Bızıklamak.


