artık çoğu konuda teknoloji devleri diye tabir edilen büyük şirketlerden daha iyi olan şirket. 6 dolarlık kulaklığı, iphone kulaklığından daha iyi ses verebilmektedir.
Içinde birden çok hikaye barındırır. Kitap o kadar sürükleyicidir ki "bir sayfa daha okuyayım ara vereceğim" demenize rağmen bir bakmışsınız elli sayfa bitmiş bile.
Kitabın içinde en sevdiğim bölüm, bebeğini kaybeden emily'nin yazlık bir bölgede yaşadıklarını anlatan kısımdı.
gerilim içeren kitapları sevenlere önerilir.
Köylerine pardon ülkelerine dönmeleri gereken mültecilerdir.
Linç edilmeyi göze alarak söylüyorum ki iş yerlerinin önünden geçince o koku mideyi deliyor. Sokakta yürürken her adımda kokunun değiştiğini hissediyorsunuz.
Aradan zaman geçtikçe özellikle kadınları giyim ve saç stili olarak bize benzemeye başladılar. Korkuyorum ki bundan yıllar sonra torunlarımızla evlenicekler. Torunumun bir suriyeli ile evlenmesini istemiyorum.
Suriler. Asuriler. Asurlular. Sanıldığının aksine Arap değildirler. Asur devletini kuranların torunlarıdırlar. Asur devleti tarihte zalim bir devlet olarak yerini alarak kendinden söz ettirmektedir. Beşşar Esed üzerinde de bu sıfatı görmek mümkündür.
Yahudiler kendi ırkları için, başka ırklarla evlenmek soykırımdır fetvasını çıkarıyor iken ülkemizde bugün birçok suriyeli, vatandaş olarak mevcuttur. Torunlarımız bu milletin mensuplarıyla evlenirse yahudi mantığına göre Türkler soykırıma uğramış olacak.
Namı diğer beyoğlu'nun en güzel abisi ahmet ümit'in yazmış olduğu polisiye romandır.
Karakter dizilimi o kadar başarılı ki romanı okudukça kenan acaba sergiyi ne zaman kuracak? selim ile katya arasında gerçekten bir şey olur mu? Gibi soruları merak edip uzun zamandır görmediğiniz biriyle eski dostların akıbetini konuşuyor gibi romanı merakla okuyorsunuz.
Polisiye severlere tavsiye edilir.
İçeriğini çok yararlı buluyorum. Insanların merak ettiği farklı hayatları Birinci ağızdan dinleme imkanı sağlıyor.
Bu tür konuları sevenlere tavsiye edilir.
Çekim kalitesi ve atmosferine bayılmıştım. Türk korku filmleri arasında kült denebilecek bir yere sahip, el kamerasıyla çekiliyormuş izlenimi çok hoşuma gitmişti.
Sonu diğer Türk korku filmleri gibi çok sürprizli bitmiş olsa da pekte şaşırtan bir sahne göremedim. Ayrıca filmde çok fazla saçmalık vardı. Resmen film boyunca gün yüzü göremedim. Sırf korku ve gerilimi arttırmak için ya da çok fatura gelipte yapımcıya fazla masraf olmasın diye ışıkları hiç yakmadılar. Bir de galiba ben korku filmi dahi olsa hep bir mutlu son bekliyorum o nedenle beklentimi karşılamadı.
Son zamanlarda üzerime yapışan bozukluklardan biri, kendi bakış açımla bozukluk diyorum çünkü son dönemlerde yaşadığım stres yüzünden olduğundan gayet eminim ya da değilim konumuz bu değil.
Geçen gece yataktan kalkıp dolaptan bir salkım üzüm almışım sonra o üzümü yıkayıp balkonda saldalyeye oturup ifadesiz ve aralıksız bir şekilde yemeye başlamışım. Babam yanıma gelip "ne yapıyorsun?" diye sormuş ters ters bakıp ayağa kalkıp üzümü yemeye devam etmişim. En son parkenin üzerinde yatmışım. Sabah kalktığımda yatağımda uyandım ama bu olanları asla hatırlamıyorum.