Şu susamam olayı bana çok gereksiz bir atak gibi geldi. Gösteriş gibi. Ülkemiz için üzülüyoruz bir şeyler yapmak istiyoruz. Herkes çabalamıyor, herkes üzülmüyor amenna daa şu harekata katılan 'sanatçılarımız' çok mu yararlı topluma? Sanmıyorum. Rap'i seviyorum rap sanatçılarını da ama bu hiç hoşuma gitmedi. Evet yanlış giden şeyleri söylemeli susmamalı her şeye doğru dememeli onaylamamalı da bu olmamış. YILLARCA SUSUP ŞİMDİ KONUŞMALARI SAMİMİ GELMİYOR. Ergenekon davasında onlarca insan suçsuzum derken, barış sürecinde pkk güç toplarken, dağlarda dağ gibi askerlerimiz şehit olurken, Atatürk adı altında faaliyetlerine devam eden chp
hdp pisliğine batmaya başlarken, doğu'da terör zirveye çıkıp en basitinden büyük zincir marketleri tehdit edip yakıp yıkarken, onlarca çocuk sokaklarda büyürken, veya van depreminde halk yardımları yağmalarken, neredeydiniz? Neden sustunuz?
Güven Sözlük - Güncel Başlıklar ve Entry'ler
sustunuz
susamam deyip
Ömer Halisdemir,
Fırat Yılmaz Çakıroğlu,
Eren Bülbül,
şenay aybüke yalçın,
necmettin yılmaz,
mehmet selim kiraz,
yasin börü ve daha nicelerinin ölümüne suskun kalan,
diyarbakır'daki annelerin çığlıklarına kulak tıkayan,
terör örgütlerinin ve onlarla iş birliği içinde olanların faaliyetlerine seyirci kalan,
bir ülkede yaşanabilecek en kötü gecelerden birinde vatanından önce kendi gırtlağını düşünüp market kuyruklarına giren,
sonra da toplumsal sorunlara duyarlıymış gibi gözükmeye çalışanlara söylenecek tek kelime.
Ömer Halisdemir,
Fırat Yılmaz Çakıroğlu,
Eren Bülbül,
şenay aybüke yalçın,
necmettin yılmaz,
mehmet selim kiraz,
yasin börü ve daha nicelerinin ölümüne suskun kalan,
diyarbakır'daki annelerin çığlıklarına kulak tıkayan,
terör örgütlerinin ve onlarla iş birliği içinde olanların faaliyetlerine seyirci kalan,
bir ülkede yaşanabilecek en kötü gecelerden birinde vatanından önce kendi gırtlağını düşünüp market kuyruklarına giren,
sonra da toplumsal sorunlara duyarlıymış gibi gözükmeye çalışanlara söylenecek tek kelime.
çocuklarımızdan elinizi çekin
“Anneler artik yeter diyor!
-Kendi cocuklari yurt disinda okurken bizim cocuklarimizi alip daglara götürüyorlar.”

Pkk'nın; Sıcak yuvalardan, annelerin birtanesi babalarının göz nuru olan evlatların bihaber koparıldıkları yerden, artık ses alamayan ailelerin sessiz çığlıklarının kaosa dönüşeceği şu günlerde yukarıdaki cümleler dökülüverdi acılı ailelerin dilinden.

Diyarbakır'da HDP İl Başkanlığı binası önünde oturma eylemi yapan ailelerin eylemi 5'nci gününe girerken, eyleme katılan aile sayısı 13'e yükseldi.
Bugün oğulları 4 yıl önce Ağrının Eleşkirt ilçesinde kaybolan Vahit Çur'un (16) annesi Necla Çur ve babası Bedirhan Çur oturma eylemine katıldı. Anne Necla Çur, oğlunun kendisine verilmesini istedi. Anne Çur, “Ben buraya kadar geldim, oğlumu almadan bir yere gidemem. Dağa gittim oğlumu gördüm, çocuğumu vermediler. Oğlumun kafasını yıkamışlar, ilaç vermişler. Diyorlar sen gidersen, devlet annene, babana işkence eder. Kardeşine işkence eder, korkutuyorlar çocuğu. Yalan söylüyorlar. Çocukları korkutup eve gelmelerini engelliyorlar” dedi.




Pkk'nın Kucağındaki evlatlarından ses alabilmek adına günlerdir eylem yapan ailelere sosyal medyadan da #cocuklarımızdanelinizicekin hasthag'i ile destek geldi.
-Kendi cocuklari yurt disinda okurken bizim cocuklarimizi alip daglara götürüyorlar.”

Pkk'nın; Sıcak yuvalardan, annelerin birtanesi babalarının göz nuru olan evlatların bihaber koparıldıkları yerden, artık ses alamayan ailelerin sessiz çığlıklarının kaosa dönüşeceği şu günlerde yukarıdaki cümleler dökülüverdi acılı ailelerin dilinden.

Diyarbakır'da HDP İl Başkanlığı binası önünde oturma eylemi yapan ailelerin eylemi 5'nci gününe girerken, eyleme katılan aile sayısı 13'e yükseldi.
Bugün oğulları 4 yıl önce Ağrının Eleşkirt ilçesinde kaybolan Vahit Çur'un (16) annesi Necla Çur ve babası Bedirhan Çur oturma eylemine katıldı. Anne Necla Çur, oğlunun kendisine verilmesini istedi. Anne Çur, “Ben buraya kadar geldim, oğlumu almadan bir yere gidemem. Dağa gittim oğlumu gördüm, çocuğumu vermediler. Oğlumun kafasını yıkamışlar, ilaç vermişler. Diyorlar sen gidersen, devlet annene, babana işkence eder. Kardeşine işkence eder, korkutuyorlar çocuğu. Yalan söylüyorlar. Çocukları korkutup eve gelmelerini engelliyorlar” dedi.




Pkk'nın Kucağındaki evlatlarından ses alabilmek adına günlerdir eylem yapan ailelere sosyal medyadan da #cocuklarımızdanelinizicekin hasthag'i ile destek geldi.
susamam
[ebkz]69148[/ebkz]
tinerciler tarafından öldürülen genç
Yazık olmuş, gencecik bir can, bir hayat ne hayalleri vardı kimbilir
susamam
Son zamanların "Türkiye'nin özeti" adlı çalışması olarak nitelendirilen Türkçe rap parçası. Yasak gelmeden önce mutlaka dinlenmesi gereken şarkı.
hayat güzeldir
Tesadüfen karşıma çıkan beni derinden etkileyen film. Sonunda bir çift kırmızı göz ve bol ıslak mendil ile boşluğa düştüğüm doğrudur. Şuraya beni çok ağlatan bir kısmını bırakayım..
Eğer bu filmi beğendiyseniz schindler'in listesi filmini de öneririm..
Eğer bu filmi beğendiyseniz schindler'in listesi filmini de öneririm..
türkiye kadın milli voleybol takımı
ülkemizde pek fazla önemsenmemesine rağmen basketbol takımımız ile birlikte yüzümü güldürmeyi başaran milli takımımız. umarım finali de geçerek ülkemizi onurlandırılacaklardır. yaşattıkları sevinç için teşekkür ederiz.
türkiye kadın milli voleybol takımı
Türkiye'yi uluslararası kadın voleybol karşılaşmalarında temsil eden, bugün Polonya'yı 3-1 mağlup edip finale yükselerek hepimizi gururlandıran takımdır.
stephen king
Amerikalı korku romanı yazarı. Öyle garip bi kafası var ki adamın anlamak mümkün değil. Misal bunun karanlık hikayeler serisi ve bu hikayeleri yazarken aldığı ilhamları yazmış bir kitabında.
Bir gün bi motelde kalıyor abi. Pencereden dışarı baktığında, orta direk mahalle gençlerinin arasında bir çocuğun, diğer çocuklardan ayrı yağmur mazgalından içeri bozuk para attığını görüyor. O yaştaki çocuklar paranın nasıl kullanılacağını bilir oysa. Bu çocuğun garip hali bizimkine ilham oluyor ve bu çocuğun neden böyle bir şey yaptığı hakkında bir hikaye yazmaya başlıyor:
Efendim bir çocuk varmışmış.. Bu doğuştan gelen bir yetenekle, mandala benzeri şekiller çizmeye başlıyor. Ancak işin fantastik boyutu bu değil. Çocuğun yere veya bir kâğıda çizdiği resimlerle temas edenler, ölüveriyor veya intihar ediyor. Bu temiz ölüm şeklini tespit eden cia, çocuğu sıradan bir mahallede himayesine alarak ona zaman zaman şekiller çizdirip infazlar gerçekleştiriyor. Cia bunun karşılığında, çocuğun kendisine emekli olacağı güne kadar bir miktar para ödemeyi taahhüt ediyor. (Misal 1 milyon dolar olsun) cia, bu parayı aylara bölerek taksit taksit ödüyor. Çocuğa zarfta küsüratlı bir para geliyor (Misal 1250 dolar 75 sent) Çocuk başta güç sarhoşluğu yaşasa da zamanla yaşama amacı kalmıyor. Tam paraları bir yerde biriktirirken, küsürat olan bozuk paraları bir yağmur mazgalına bırakarak, bir gün onu bulacak mazgal temizleyicisinin sevincini hayal ederek kendisini avutuyor...
Sonrası spoiler..
Dedim ya adamın kafası bi başka.
Külliyatını bitirdim, "hangisi en iyisi?" Diye sorarsanız, en iyisini bilmem.. ama bana en çok dokunanı dreamcatcher

ve from a buick 8'dir.

Her ne kadar dreamcatcher 'ın filmini berbat ettilerse de, buick 8 için inancım halen devam ediyor.
Bir gün bi motelde kalıyor abi. Pencereden dışarı baktığında, orta direk mahalle gençlerinin arasında bir çocuğun, diğer çocuklardan ayrı yağmur mazgalından içeri bozuk para attığını görüyor. O yaştaki çocuklar paranın nasıl kullanılacağını bilir oysa. Bu çocuğun garip hali bizimkine ilham oluyor ve bu çocuğun neden böyle bir şey yaptığı hakkında bir hikaye yazmaya başlıyor:
Efendim bir çocuk varmışmış.. Bu doğuştan gelen bir yetenekle, mandala benzeri şekiller çizmeye başlıyor. Ancak işin fantastik boyutu bu değil. Çocuğun yere veya bir kâğıda çizdiği resimlerle temas edenler, ölüveriyor veya intihar ediyor. Bu temiz ölüm şeklini tespit eden cia, çocuğu sıradan bir mahallede himayesine alarak ona zaman zaman şekiller çizdirip infazlar gerçekleştiriyor. Cia bunun karşılığında, çocuğun kendisine emekli olacağı güne kadar bir miktar para ödemeyi taahhüt ediyor. (Misal 1 milyon dolar olsun) cia, bu parayı aylara bölerek taksit taksit ödüyor. Çocuğa zarfta küsüratlı bir para geliyor (Misal 1250 dolar 75 sent) Çocuk başta güç sarhoşluğu yaşasa da zamanla yaşama amacı kalmıyor. Tam paraları bir yerde biriktirirken, küsürat olan bozuk paraları bir yağmur mazgalına bırakarak, bir gün onu bulacak mazgal temizleyicisinin sevincini hayal ederek kendisini avutuyor...
Sonrası spoiler..
Dedim ya adamın kafası bi başka.
Külliyatını bitirdim, "hangisi en iyisi?" Diye sorarsanız, en iyisini bilmem.. ama bana en çok dokunanı dreamcatcher

ve from a buick 8'dir.

Her ne kadar dreamcatcher 'ın filmini berbat ettilerse de, buick 8 için inancım halen devam ediyor.
hayat güzeldir
2. Dünya Savaşı zamanında karısı ve oğlu ile birlikte Yahudi kampına düşmüş bir babanın çocuğunu korumak için ortaya koyduğu mücadeleyi anlatan italyan yapımı dram filmidir.

