1. derece deprem kuşağında yer alan, özellikle İstanbul gibi 15 milyon kişinin yaşadığı kozmopolit şehri ele alalım;
7 şiddeti ve üzerinde gerçekleşeceği tahmin edilen depremden bahsediyorum. Henüz 1999 depreminden sonra 19 yıl geçmesine rağmen ciddi manada önlem alınmadığı da görülmüştür. Yaşanacak facianın vahim boyutuna gelelim. Kentsel dönüşümün henüz %17'si tamamlanmış; geri kalan yorulmuş binaların tekrardan yüksek standartlarda inşası tamamlanmamış %83'ü, yüksek enerji ortaya çıkarak depreme karşı koyabilecek binaların %17'si demek oluyor. İstanbul'da bir milyon binanın, Türkiye genelinin 8 milyon binanın tekrardan yıkılacağı konusunda gırtlak yırtıldı ama boş!
Deprem sırasında 1 milyon tehlikeli bina şu demek; deprem sırasında yatay kuvvetlere karşı koyamayıp kendisini ortaya çıkan yüksek enerjiyle birlikte salınıma kaptırıp, katlı pasta gibi üst üste binip, enkaz yığınından hiç kimsenin canlı çıkamayacağını anlatır. 1 milyon binada ortalama 4 kişilik aile yaşadığı düşünüldüğünde 15 milyonluk İstanbul Nüfusunun 1/4'ünden fazlasının ölümü demek oluyor.
Daha barajların deprem kuvvetlerine karşı koyamayarak yaşanacak felaketlere ve 400.000'in üzerinde binanın doğal gaz patlamasıyla yanacak olması konusuna hiç girmedim bile.
Evet gözünüz korksun!