Bilinç altında karşısındakini sindirme şeklinde icra etsede, bazen adab-ı muhaşerat dan haberi olmayan kişilerin yaptığı durumdur.
Hepinize rast gelmiştir. Toplu taşımada konuşan kişiler.
+Evet evet geldim.
*&+;₺;₺(₺))₺))₺?₺!:#:
+ Haaaa tamam tamam
Sesli düşünmenin nirvanası mı : )
Güven Sözlük - Güncel Başlıklar ve Entry'ler
kadın erkek eşitliği
Tartışıldığına göre birtakım farklı görüşler olduğu gerçek.
Kadın ve erkeğin eşitliğini tartışmak her zaman yersiz gelmiştir bana.
Neye göre eşitlik?
İnsan; hangisi daha insan mı?
Sosyal hayatta dayatılan roller üzerine mi konuşacağız?
Fiziksel gücü mü tartışacağız?
Nerden baksan manasız ve sonuca ulaşılamayacak bir tartışma konusu.
Kadın ve erkeğin eşitliğini tartışmak her zaman yersiz gelmiştir bana.
Neye göre eşitlik?
İnsan; hangisi daha insan mı?
Sosyal hayatta dayatılan roller üzerine mi konuşacağız?
Fiziksel gücü mü tartışacağız?
Nerden baksan manasız ve sonuca ulaşılamayacak bir tartışma konusu.
hayatın gerçekleri
Silah satışları sayesinde para kazanmak ve akabinde silah tüccarlarının savaş çıkarmaları... dış güçler
dünyanın üçte birinin savaş halinde olması aynı konu içerisinde milyonlarca çocuğun, insanoğlunun gözü önünde ölmesi...
Birde acı biberlerin salata içerisine doğranması çok rahatsız edici bir eylem...
dünyanın üçte birinin savaş halinde olması aynı konu içerisinde milyonlarca çocuğun, insanoğlunun gözü önünde ölmesi...
Birde acı biberlerin salata içerisine doğranması çok rahatsız edici bir eylem...
başlık parası
Bazı yörelerde kız tarafının süt parası başlık parası veya değişik isimlerle istediği para veya hediye.

dilinizin dönmediği kelimeler
Türkçe'nin 70 harflik en uzun kelimesi olan;
muvaffakiyetsizleştiricileştiriveremeyebileceklerimizdenmişsinizcesine.
muvaffakiyetsizleştiricileştiriveremeyebileceklerimizdenmişsinizcesine.
kraldan çok kralcı olmak
Hangisi anlatsam, bazen anlatmak yeterli değil yaşamak lazım.
vefa
Bozacı
kadın erkek eşitliği
Eşit değiliz, yok öyle bir şey! Rollerimiz, görevlerimiz, her şeyimiz farklı.
dilinizin dönmediği kelimeler
Profiterol
kadın erkek eşitliği
Buyrun savaşa!
kadın ve erkek eşittir demek bence yanlış, kadın doğurgan üreten hammadde, erkek toplayan gücü kullanan güçlü olan, eşitlik neye kime göre .
kadın ve erkek eşittir demek bence yanlış, kadın doğurgan üreten hammadde, erkek toplayan gücü kullanan güçlü olan, eşitlik neye kime göre .

kraldan çok kralcı olmak
Hemen her ortamda rastlayabileceginiz beles avukatlardir. Sorunlu tiplerdir paranoid artrit, basmanegillerin gereksiz hasmanesi tiplerdir. Sorunu olan kisilerin sorunlarini sorunu yasayandan daha cok yasayip daha buyuk sorun haline getiren yalako familyasinin 33.dereceden malosonic ustadlaridir. Örnekleyecek olursak;
Ceo kralsa, müdür kralcidir
Müdür kralsa, yardimcisi kralcidir (olanlar icin orneklenmistir)
Atasözü ile nokta koyalim.
Aganin mali gider cakalin!!! cani gider.
Ceo kralsa, müdür kralcidir
Müdür kralsa, yardimcisi kralcidir (olanlar icin orneklenmistir)
Atasözü ile nokta koyalim.
Aganin mali gider cakalin!!! cani gider.
tramvay
En sevdiğim yanı Aksaray sirkeci arasında bol tarih kokan istikamette gitmektir.
İstanbul trafiğinin yükünü çekerler.
İşletme Bilgileri
Hat Uzunluğu: 18,2 Km.
İstasyon Sayısı: 31
Vagon Sayısı: 92
Sefer Süresi: 65 Dk. tek yönde
İşletme Saatleri: 06.00 - 00.00
Günlük Yolcu Sayısı: 320.000 Yolcu
Günlük Sefer Sayısı: 295 Sefer / Tek Yön
Sefer Sıklığı: 2 Dk. (Pik Saatte)
İstanbul trafiğinin yükünü çekerler.
İşletme Bilgileri
Hat Uzunluğu: 18,2 Km.
İstasyon Sayısı: 31
Vagon Sayısı: 92
Sefer Süresi: 65 Dk. tek yönde
İşletme Saatleri: 06.00 - 00.00
Günlük Yolcu Sayısı: 320.000 Yolcu
Günlük Sefer Sayısı: 295 Sefer / Tek Yön
Sefer Sıklığı: 2 Dk. (Pik Saatte)

hayata dair
Hızla çıkarken ömrün basamaklarından yukarı,
“Nasıl?”, “Ne zaman?” geçti farkında değiliz.
Geriye dönüp baktığımızda her şeyin ne kadar da az ve ne kadar da fazla olduğunu düşünüyoruz.
Ömür, bir rüya gibi.
Geldik ve işte gidiyoruz.
Tüm yaşanmışlıkların,
tüm sevmelerin,
geride bırakmaların ve bağrına basmışlıkların arasında;
varılacak nokta aslında hiç de uzakta değil..
Bugün mü, yarın mı bilmemek en güzeli.
El öpmelerin,
kemiğe uzanan köpek misali çaresizliklerin şahitliğindeyiz.
Ve eğilmeyenlerin safında;
emeğin kutsallığında,
mazlumun gözyaşının akmamasından yanayız.
Zalimin, zayıf da kalsak karşısında dikilmenin vicdani rahatlığını arıyoruz zaman zaman.
Hele hele bir de maddiyata secdeden uzak duruyoruz.
Sonucunda aç kalmasak bile esasen tam da doymuyoruz.
Varla yok arasındayız.
Bunun farkındaysak daha bir özenli oluyoruz.
“İyilik eden iyilik bulur”dan değil ha...
Manasını tam kavrayamasak da iyilik dürtümüzü hamurumuza yoruyoruz.
Ne de kendini beğenmişlik!
Ruhun gizlerindeki kir ve pasın zaman zaman gün yüzüne çıkması, tüm iyi düşünceleri süpürmesi ise pamuk ipliğine bağlı;
Koptu ha kopacak...
Yapacaklarından korkarak iyiliğe sığınmak ve onu tercih etmek de bir nevi menfaat peşinde koşmak değil mi?
Kimi kandıracaksın ki?
İyi davranınca iyi olman mümkün mü?
İyilik ve kötülüğü,
doğru ve yanlışı,
samimiyetle samimiyetsizliği ayırmaya çalışırken hiçbirinin cevabını bulamadan gidecek bir beşersin.
Ve senden sonrakiler de senin gibi olacak.
Gürül gürül devam eden bir hikayenin hiç de beklenildiği gibi bir son bulmamasına benzeyen bir hal içinde olacaksın.
Ağlayacaklar ve sevinecekler de olacak.
İşte hep ikilem üzerine kurulu ömrün.
Şimdilik verilmiş bir süre daha yaşa doyasıya; tatlı ve acı.
“Nasıl?”, “Ne zaman?” geçti farkında değiliz.
Geriye dönüp baktığımızda her şeyin ne kadar da az ve ne kadar da fazla olduğunu düşünüyoruz.
Ömür, bir rüya gibi.
Geldik ve işte gidiyoruz.
Tüm yaşanmışlıkların,
tüm sevmelerin,
geride bırakmaların ve bağrına basmışlıkların arasında;
varılacak nokta aslında hiç de uzakta değil..
Bugün mü, yarın mı bilmemek en güzeli.
El öpmelerin,
kemiğe uzanan köpek misali çaresizliklerin şahitliğindeyiz.
Ve eğilmeyenlerin safında;
emeğin kutsallığında,
mazlumun gözyaşının akmamasından yanayız.
Zalimin, zayıf da kalsak karşısında dikilmenin vicdani rahatlığını arıyoruz zaman zaman.
Hele hele bir de maddiyata secdeden uzak duruyoruz.
Sonucunda aç kalmasak bile esasen tam da doymuyoruz.
Varla yok arasındayız.
Bunun farkındaysak daha bir özenli oluyoruz.
“İyilik eden iyilik bulur”dan değil ha...
Manasını tam kavrayamasak da iyilik dürtümüzü hamurumuza yoruyoruz.
Ne de kendini beğenmişlik!
Ruhun gizlerindeki kir ve pasın zaman zaman gün yüzüne çıkması, tüm iyi düşünceleri süpürmesi ise pamuk ipliğine bağlı;
Koptu ha kopacak...
Yapacaklarından korkarak iyiliğe sığınmak ve onu tercih etmek de bir nevi menfaat peşinde koşmak değil mi?
Kimi kandıracaksın ki?
İyi davranınca iyi olman mümkün mü?
İyilik ve kötülüğü,
doğru ve yanlışı,
samimiyetle samimiyetsizliği ayırmaya çalışırken hiçbirinin cevabını bulamadan gidecek bir beşersin.
Ve senden sonrakiler de senin gibi olacak.
Gürül gürül devam eden bir hikayenin hiç de beklenildiği gibi bir son bulmamasına benzeyen bir hal içinde olacaksın.
Ağlayacaklar ve sevinecekler de olacak.
İşte hep ikilem üzerine kurulu ömrün.
Şimdilik verilmiş bir süre daha yaşa doyasıya; tatlı ve acı.
istanbul trafiği
İstanbul'da yaşayanların günlük sorunu.
