Güven Sözlük - Güncel Başlıklar ve Entry'ler

sözlük yazarları kendini tanıtıyor

jean baptiste de la croix jean baptiste de la croix · 14.10.2018 23:50 · 2005 · #4102
"hayalci" diyebiliriz sanırım benim için.

ilk öykü denemelerimi ilkokul ikinci sınıfta yaptım. zira artık o yaşlardaki bir çocuğun okuyacağı kitapların hepsini okumuştum neredeyse. kitap okumak yerine hikaye yazıyordum. milliyetçi-muhafazakar ailem sebebiyle de genelde "diriliş ertuğrul" tadında hikayeler oluyordu. daha sonra nihal atsız'la tanışınca şaşırmıştım zaten. "aaa adam benim gibi yazmış" demiştirm.

içimdeki edebiyat sevgisi devam etse de lisede daha çok bilime yöneldim. hayalim de iyi bir fizikçi olmaktı ama türkiye gerçekleriyle henüz tanışmamıştım.

daha sonra bir gitarist girdi hayatıma. "ben de onun gibi olmalıyım" dedim. bu sebeple gidip ucuz bir klasik gitar aldım. o gitar da 110 liralık bir gitardı ama hala kullanıyorum şerefsizi. ben bu kadar ucuz olup da bu kadar badire atlatabilen gitar görmedim. tek sıkıntısı ton zenginliği olmaması. çok tek düze bir gitar. ama hala kullanıyorum.

neyse, gerek türkiye'de düzgün bir fizikçi olamayacağımı anlamam gerek de yukarıda bahsettiğim gitarist sebebiyle ve o dönemki eski sevgilimin de telkinleriyle "ben japonca biliyorum, neden japon dili okumayayım?" deyip fizik bölümünden japon diline geçtim. japon dilindekiler de şaşırdı tabii "ne işi var olm burada?" dediler. "öyle oldu işte" dedim.

şimdi son senemdeyim bölümümde. umarım bu sene mezun olacağım. ama hayatımda çok şey de değişti elbette. rocker adamken, klasik müziğe yöneldim. telecaster'ımı emekliye ayırıp tekrar eski ucuz gitarıma geçtim.

hayalim ise bir gün versailles sarayı'nda şunu bir barok orkestrasıyla beraber çalmak:

YouTube video


orkestra şefi oldum o da olumlu tabii.

müzikle, edebiyatla, dil öğrenmeyle geçen bir ömrüm var. bu senenin sonunda 5 yabancı dilim olacak diye umuyorum.

ben de böyle biriyim işte.
Upvote 12
Downvote 0
9

n11

mavikaranlik mavikaranlik · 14.10.2018 23:40 · 643 · #4100
ismini dünya genelinde devleşen 11.11 tarihli etkinlikten alan japon-türk ortaklığı ile açılan türkiye'nin en büyük e-ticaret sitelerinden birisi. satıcı konumu itibariyle komisyonları yüksek olsa da müşteri konumunda ki insanlar için oldukça uygundur. 11.11 tarihine doğru yaklaşırken etkinlik gününe dair indirimler şimdiden duyurulmaya başlanmıştır.
Upvote 2
Downvote 0
2

jordi savall

jean baptiste de la croix jean baptiste de la croix · 14.10.2018 23:18 · 755 · #4096
1 ağustos 1941 doğumlu ispanyol orkestra şefi, viola da gamba icracısı ve besteci.

erken dönem klasik batı müziği eserlerini bizlerle buluşturarak tarafımdan çok dua almıştır bu adam.

kendisi olmasa jean-baptiste lully'yi nasıl dinleyecektim ben?

bir de şuradaki bach yorumu cidden muhteşem. kendisi adeta marin marais'nin günümüzdeki karşılığı.

YouTube video


bir lully olamaz ama, birden fazla lully çok fazla olurdu.
Upvote 0
Downvote 0
0

douglas macarthur

jean baptiste de la croix jean baptiste de la croix · 14.10.2018 23:14 · 143 · #4095
26 haziran 1880 - 5 nisan 1964 tarihleri arasında yaşamış olan amerikalı 5 yıldızlı general, filipin ordusu mareşali ve geçici japon imparatoru (bunu japonlara söylemeyin ama, kızıyorlar).

kendisinin yıldızı birinci dünya savaşı'nda parlamıştır. bu savaş sonunda şeref madalyası alarak generalliğe terfi etmiştir.

1930'larda filipinler'e askeri danışman olarak gitmiş ve 1941'de japon saldırısı başlayınca abd'nin uzak doğu orduları komutanı olarak atanmış.

1945'te japonya'da düzeni sağlamakla görevlendirilmiş ve bu süre zarfında krizantem taht'a oturmuştur. tabii daha sonra üstleri kızınca "tamam la tamam hirohito otursun" demiştir. kendisi de hirohito'yu uzaktan yönetmiştir.

ayrıca kendisi imparatorun japonya için gerekli olduğunu fark etmiş ve abd'ye de "imparatora ilişmeyin, o olmadan japonya'da düzen olmaz" demiştir. böylece savaşın suçu hideki tojo'ya atılmış, imparator "general tojo beni kandırdı" demiştir.

kendisi japonya'da "gaijin shogun" (yabancı beylerbeyi) olarak anılır. yine de japonlar çok da sevmezler kendisini. özellikle nagasakililer.

1951 yılında japonya'dan ayrılıp kore'ye geçer. kore savaşı'nda kore barış gücü'nün başında bulunur (bir diğer ikinci dünya savaşı efsanesi omar bradley de kendisiyle birliktedir).

yine aynı yıl mançurya ve shantung'a atom bombası atılması için başkan truman'a baskı yapmaya başlar. truman da "iyi madem" deyip nükleer bomba hazırlama çalışmalarını başlatır. ama abd atom enerjisi kurumu başkanı gordon dean, "ya başkanım siz uymayın bu manyağa. atom bombası atmak kolay da sonrası sıkıntı." deyip başkanı vazgeçirmeye çalışır. macarthur da "başkanım nükleer vardı bizim?" diye başkanı arada bir sıkıştırmaya devam eder. truman da çeşitli bahanelerle macarthur'u oyalar.

seul düşünce macarthur "ahanda şimdi sıçtık" deyip kore'den kaçar. truman'a da "atom bombası ataydık bunlar olmazdı" demeye devam eder. başkan da "eeh yeter lan, kolay mı zannediyorsun bu işleri!" deyip kendisine fırça atar. ama "siz de haklısınız başkanım ama işte nükleer..." diye hala üste çıkmaya çalışınca "bak hala nükleer diyor... emekli ol da kurtulalım artık senden!" der başkan. o da 19 nisan 1951'de istifayı basar ve ordu kariyeri biter. istifa konuşmasında da "ben nükleer bomba ile savaşı hemen bitirecektim ama truman öyle istemiyor" der.

bu sebeple bazı çevreler "başkan adayı olsana" diye baskı yapar ama bakar ki siyaset askeriye gibi değil, başkan olmaktan vazgeçer. kendisinin yerine ikinci dünya savaşı kahramanı dwight eisenhower başkan adayı olur. haliyle truman'dan sonra başkan eisenhower olur.

artık yapacak işi olmayan macarthur, emeklilik günlerini eşiyle beraber bir dönem nikola tesla'nın da yaşadığı waldorf-astoria hotel'de geçirir. arada da konuşmalarla, danışmanlık hizmetleriyle falan ek gelir elde eder. 1964 yılında sirozdan ölür.
Upvote 0
Downvote 0
0

kore savaşı

jean baptiste de la croix jean baptiste de la croix · 14.10.2018 23:13 · 249 · #4094
1950-1953 yıllarında kuzey kore ve müttefikleri ile güney kore ve müttefikleri arasında gerçekleşmiş olan savaş.

ikinci dünya savaşı öncesinde japonya'nın bir eyaleti olan kore, ikinci dünya savaşı'ndan sonra sovyetler ve abd tarafından 38. paralel ile ikiye ayrılmış ve paylaşılmıştır. daha sonra kuzey kore'de kim il sung, güneyde de syngman rhee yönetiminde iki ayrı ülke kurulmuştur. lakin hem kuzey hem de güney rahat duramamış birbirlerine savaş açmışlardır.

kim il sung'ın kuzeyden yardıra yardıra pusan'a kadar ilerlemesi üzerine abd "ne oluyor lan?!" deyip birleşmiş milletleri olaya dahil etmiştir. ama sovyetler birliği, ikinci dünya savaşı ertesindeki sınırları çok da beğenmediği için (bu sınır tartışmaları günümüzde de devam etmektedir. özellikle rusya-japonya sınırı hala tam olarak belirlenememiştir ve zaman zaman rusya ile japonya bu sebepten ötürü birbirlerine nota gönderip durmaktadır) bm görüşmelerini protesto etmiştir.

bm görüşmeleri sonucu aralarında türkiye'nin de bulunduğu bir barış gücü ikinci dünya savaşı'nın efsane amirali douglas macarthur komutasında kore'ye gönderilir. macarthur ve barış gücü ortama girince güney kore, kuzey kore'yi pyongyang'ın ötesine iteler ki bu sefer de çin "yaptığınız işi s****" diyerek kuzey kore'ye yardım etmeye başlar. çin'in savaşa girdiğini gören sovyetler ise pilotlarına çin üniforması giydirip "hacı biz de yardım edelim, zaten şu amerikalıları hiç sevmiyoruz" deyip çin'e pilot gücü sağlar. çin'in artık sarışın mavi gözlü pilotları vardır.

haliyle çin'in ve sovyetlerin ortama girmesiyle bu sefer de kuzey kore güçlenir ve güney kore ordusunu tekrar güneye sürmeye başlar. macarthur ise içinden "şimdi sıçtık işte" der ve "başkanım atom bombası falan yok mu sallayalım şu kuzeye 2-3 tane" der.

1953 yılında başkan eisenhower "beyler saçmalamayı bırakalım artık" der ve kuzey ve güney kore arasında günümüze kadar gelen bir barış dönemi yaşanmaya başlar.

not: kore savaşı sırasında kuzey kore'ye atom bombası atılması düşünülüyormuş gerçekten de. neyse ki eisenhower mantıklı adammış.
Upvote 1
Downvote 0
0