1954 Kasımpaşa doğumlu olup aslen Rize Güneysuludur.
Marmara Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, İşletme bölümü mezunudur.
Aktif siyasete, Milli Selamet Partisi Beyoğlu Gençlik Kolları Başkanı olarak başlamış, yine aynı partinin İstanbul Gençlik Kolları başkanı olarak devam etmiştir.
Refah Partisi'nin kurulmasıyla birlikte, Beyoğlu İlçe Başkanlığı sonrasında Refah Partisi İstanbul İl Başkanı ve Refah Partisi Mkyk üyeliklerine devam etmiştir.
1994 Yerel seçimlerinde Mensubu olduğu partiden Büyükşehir Belediye Başkanı adayı olarak girdiği yarışta seçilerek İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olmuştur.
1997 yılında Eşi Emine Erdoğan'ın Memleketi Siirt'te, kaynakça o dönemin milli eğitim kitaplarında da yer alan Ziya Gökalp'in ''Asker Duası'' şiirini okuduğu için görevden alınmış ve bir dönem hapis yatmıştır.
2001 döneminde Bugün ki Adalet ve Kalkınma Partisi'nin temellerini atmak için yol arkadaşlarıyla bir takım çalışmalara başlar ve 3 Kasım 2002'de kısa adıyla Ak Parti Kurucu ve Genel Başkanı seçilir. Hakkındaki Mahkeme kararından dolayı milletvekili ilk önce seçilemez. Yasağın kalkmasıyla birlikte partisinin genel başkanı seçilir.
2014 yılına kadar partisinin genel başkanı ve T.C. 'nin seçilmiş Başbakanı olarak görevini devam ettirdikten sonra halkın cumhurbaşkanını ilk kez kendisi seçebilme hakkı tanınarak seçilmiş il Cumhurbaşkanı olarak tarihe geçmiştir.
En son 24 Haziran 2018 genel seçimleriyle birlikte Partili Cumhurbaşkanı ve T.C.'nin ilk başkanı olarak seçilmiş ve halen görevini idame ettirmektedir.
Evli ve 4 çocuk babasıdır.
Güven Sözlük - Güncel Başlıklar ve Entry'ler
versailles
her ne kadar saray olarak bilinse de, esasında xiv. louis'nin yaptırdığı sarayı da bünyesine alan minik bir şehirdir. paris'in merkezine biraz mesefali olmakla beraber paris ile beraber ile-de-france bölgesinde yer almaktadır.
2008 yılı nüfusu 88641'dir.
xiv. louis, 12 yaşındayken bir av partisi esnasında bölgede konaklar. esasında çok berbat bir bölgedir burası. bataklıklarla kaplıdır her taraf. ama louis kafaya koyar burayı adam etmeyi.
kardinal mazarin'in ölümüyle beraber xiv. louis fransa kralı mutlak hakimiyetini ilan eder. artık ne bir kurul ne de bir başbakan yönetimde olacaktır. sadece xiv. louis vardır devletin tepesinde.
haliyle kendisinin de propagandaya ihtiyacı vardır. bir gün 12 yaşındayken "burayı adam edeceğim" dediği versailles düzlükleri gelir aklına. "ben doğaya bile hükmederim!" deyip mimarlarını toplar ve "aha buraya devasa bir saray yapacaksınız" der. olağanüstü bir gayretle inşaat kısa sürede tamamlanır ve xiv. louis "ben doğaya bile hükmediyorum, varın gerisini siz düşünün" mesajını verir.
şantiye durumundaki versailles şöyle bir şeydir:
[url] upload.wikimedia.org/...[/url]
bitmiş hali ise şu tarz bir şey:
[url] i.pinimg.com/...[/url]
tabii yukarıda da yazdığım gibi burası küçük bir şehir. zira xiv. louis "daha da paris'e uğramam" demiştir buraya yerleştikten sonra. haliyle sarayın da ihtiyaçları olmaktadır. bu sebeple küçük bir çiftlik de kurulmuştur buraya. daha sonra bazı bürokratik işler için ek binalar yapılmıştır.
bir de bunların üstüne xiv. louis'nin soyluları gözünün önünde tutma isteğiyle bu insanlar için de yer açılmıştır.
haliyle zaman içinde giderek büyüyen bir şehir haline dönüşmüştür versailles.
günümüzde ise paris o kadar büyümüştür ki versailles'ı da yutmuştur. bu sebeple çoğu insan versailles'ı paris'de zanneder ama versailles kendi başına bir şehirdir esasında. hatta football club de versailles 78 adında bir futbol kulübü bile vardır.
2008 yılı nüfusu 88641'dir.
xiv. louis, 12 yaşındayken bir av partisi esnasında bölgede konaklar. esasında çok berbat bir bölgedir burası. bataklıklarla kaplıdır her taraf. ama louis kafaya koyar burayı adam etmeyi.
kardinal mazarin'in ölümüyle beraber xiv. louis fransa kralı mutlak hakimiyetini ilan eder. artık ne bir kurul ne de bir başbakan yönetimde olacaktır. sadece xiv. louis vardır devletin tepesinde.
haliyle kendisinin de propagandaya ihtiyacı vardır. bir gün 12 yaşındayken "burayı adam edeceğim" dediği versailles düzlükleri gelir aklına. "ben doğaya bile hükmederim!" deyip mimarlarını toplar ve "aha buraya devasa bir saray yapacaksınız" der. olağanüstü bir gayretle inşaat kısa sürede tamamlanır ve xiv. louis "ben doğaya bile hükmediyorum, varın gerisini siz düşünün" mesajını verir.
şantiye durumundaki versailles şöyle bir şeydir:
[url] upload.wikimedia.org/...[/url]
bitmiş hali ise şu tarz bir şey:
[url] i.pinimg.com/...[/url]
tabii yukarıda da yazdığım gibi burası küçük bir şehir. zira xiv. louis "daha da paris'e uğramam" demiştir buraya yerleştikten sonra. haliyle sarayın da ihtiyaçları olmaktadır. bu sebeple küçük bir çiftlik de kurulmuştur buraya. daha sonra bazı bürokratik işler için ek binalar yapılmıştır.
bir de bunların üstüne xiv. louis'nin soyluları gözünün önünde tutma isteğiyle bu insanlar için de yer açılmıştır.
haliyle zaman içinde giderek büyüyen bir şehir haline dönüşmüştür versailles.
günümüzde ise paris o kadar büyümüştür ki versailles'ı da yutmuştur. bu sebeple çoğu insan versailles'ı paris'de zanneder ama versailles kendi başına bir şehirdir esasında. hatta football club de versailles 78 adında bir futbol kulübü bile vardır.
bir şiir bırak
kararsız bir hava
beklentiler içinde deniz
içimdeki bu boşluk,
senle benim arama giren rüzgar
yalnızlığıma ortak aç martılar
bir kaosun habercisi sessizlik
denetimsiz duygular içindeyim
yüreğimdeki devinim
sanki benim için
restore edilmiş bulutlar
kararsız bakışlar üzerimde
bir resmin ortasında anlamsız sevmeler
yalnızlığıma ortak martılar
sen ve ben
artık yalnızız
hatırlanacak bir anı kadar.....
beklentiler içinde deniz
içimdeki bu boşluk,
senle benim arama giren rüzgar
yalnızlığıma ortak aç martılar
bir kaosun habercisi sessizlik
denetimsiz duygular içindeyim
yüreğimdeki devinim
sanki benim için
restore edilmiş bulutlar
kararsız bakışlar üzerimde
bir resmin ortasında anlamsız sevmeler
yalnızlığıma ortak martılar
sen ve ben
artık yalnızız
hatırlanacak bir anı kadar.....
gezi parkı
agaca kadar çok konu varken park bahanesi boş eylem
şu anda dinlediğin şarkı
barış manço gülpenbe
bir kadını güzel yapan detaylar
edeb ya hü!
o da sonradan oluşmaz. hamurdan geliyor yani.
o da sonradan oluşmaz. hamurdan geliyor yani.
barok
17. yüzyıl başı - 18. yüzyıl ortası avrupa'da ortaya çıkan rönesanstan evrilip rokokoya ve neoklasik stile doğru yol alan sanat akımı.
aslında ben bunu 17. yüzyılda başlatıp 1800 yılında bitirmeyi daha uygun görüyorum. neden derseniz, bence barok stil tam anlamıyla aristokrasi gücünü yitirince terk edildi ki "barok"un son kalesi isveç'te iii. gustav 1792'de öldürüldü ve böylece aristokrasi gücünü epey yitirdi avrupa'da. 1800'ler ile beraber artık burjuvaların çağı başladı. haliyle modernizme doğru yol alındı.
bu sebeple ben mozart'ı barok ile romantik dönem arası geçiş formu olarak görüyorum mesela. zira mozart'ın müziği bence epey barok unsurlar içeriyor.
fransa'da xiv. louis zamanında zirveye ulaşmıştır bence. jean-baptiste lully'nin fransız operasını ortaya çıkartması (kendisi aslında italyan olsa da sonradan fransız olmuştur), moliere'in tiyatroları bence fransa'da barok üslubun en tepe noktalarıdır. ayrıca marin marais de müzik alanında epey uç noktalara taşımıştır barok akımını.
barok edebiyatın en önemli eserleri ispanya'ya aittir.
eserlere karamsarlık, hayal kırıklığı, rönesans ideallerinin terk edilişi, kaçış, taşlama ve ahlaksızlığın eleştirisi hakimdir.
en ünlü yazarlarından birisi de miguel de cervantes olmuştur.
bu arada yanılmıyorsam alatriste isimli filmde de francisco de quevedo'yu görmekteyiz. döneme ilgisi olanlar o filme de göz atsın derim. bazı sahneler tablo gibi.
not: evet yanılmıyormuşum. ta kendisiymiş.
aslında ben bunu 17. yüzyılda başlatıp 1800 yılında bitirmeyi daha uygun görüyorum. neden derseniz, bence barok stil tam anlamıyla aristokrasi gücünü yitirince terk edildi ki "barok"un son kalesi isveç'te iii. gustav 1792'de öldürüldü ve böylece aristokrasi gücünü epey yitirdi avrupa'da. 1800'ler ile beraber artık burjuvaların çağı başladı. haliyle modernizme doğru yol alındı.
bu sebeple ben mozart'ı barok ile romantik dönem arası geçiş formu olarak görüyorum mesela. zira mozart'ın müziği bence epey barok unsurlar içeriyor.
fransa'da xiv. louis zamanında zirveye ulaşmıştır bence. jean-baptiste lully'nin fransız operasını ortaya çıkartması (kendisi aslında italyan olsa da sonradan fransız olmuştur), moliere'in tiyatroları bence fransa'da barok üslubun en tepe noktalarıdır. ayrıca marin marais de müzik alanında epey uç noktalara taşımıştır barok akımını.
barok edebiyatın en önemli eserleri ispanya'ya aittir.
eserlere karamsarlık, hayal kırıklığı, rönesans ideallerinin terk edilişi, kaçış, taşlama ve ahlaksızlığın eleştirisi hakimdir.
en ünlü yazarlarından birisi de miguel de cervantes olmuştur.
bu arada yanılmıyorsam alatriste isimli filmde de francisco de quevedo'yu görmekteyiz. döneme ilgisi olanlar o filme de göz atsın derim. bazı sahneler tablo gibi.
not: evet yanılmıyormuşum. ta kendisiymiş.

gözü kapalı gitar çalmak
galina vale kişisinin çok güzel yaptığı bir eylem.
ben de bu aralar alıştırmalarımı öyle yapmaya başladım. sanırım ilerleyen çalışmalarımda da gözü kapalı çalışacağım artık.
[url] https://streamable.com/4stsk[/url]
ben de bu aralar alıştırmalarımı öyle yapmaya başladım. sanırım ilerleyen çalışmalarımda da gözü kapalı çalışacağım artık.
[url] https://streamable.com/4stsk[/url]
cnn türk
Demirören Holding bünyesinde yayın yapan penguen belgeseli kanalıdır.
redhack
RedHacker, 1997 yılında kurulan, kendilerini Marksist ve Sosyalist olarak tanımlayan hacker grubu olmakla birlikte, Türkiye'de bir çok emniyet kuruluşlarına ve devlet kuruluşlarına yaptıkları ataklar ile nam salmış hacker grubu.
gezi parkı
Başlangıç tarihi: 28 Mayıs 2013
Dünya ansiklopedisine girmiş türkiye'deki en büyük halk kalkışması, özgürlük için 480 saat direnmiş 1 milyon insanın gerçekleştirdiği eylem.
Dünya ansiklopedisine girmiş türkiye'deki en büyük halk kalkışması, özgürlük için 480 saat direnmiş 1 milyon insanın gerçekleştirdiği eylem.
güven sözlük satranç turnuvası
sırf zevkine katılacağım turnuva.
bugüne kadar katıldığım tüm satranç turnuvalarında ilk turda elenmemle ünlüyümdür.
bugüne kadar katıldığım tüm satranç turnuvalarında ilk turda elenmemle ünlüyümdür.
blog yazarı olmak
türkiye'de modası geçmiş olan bir eylem. ne yazık ki youtube blogları öldürdü.
yabancı ülkelerde ise eğer çok spesifik bir konu üzerine yazıyorsanız okunuyor genelde. yoksa "bugün şunu yaptım, şu şöyle oldu" tarzı blogların modası geçeli çok oluyor.
barok müzik üzerine açmıştım bir ara, günlük 20 kişi falan okuyordu. ama sonra sıkıldım kapattım. epeydir yazmıyorum.
yabancı ülkelerde ise eğer çok spesifik bir konu üzerine yazıyorsanız okunuyor genelde. yoksa "bugün şunu yaptım, şu şöyle oldu" tarzı blogların modası geçeli çok oluyor.
barok müzik üzerine açmıştım bir ara, günlük 20 kişi falan okuyordu. ama sonra sıkıldım kapattım. epeydir yazmıyorum.
blog yazarı olmak
2012 yılından beri gerçekleştirdiğim eylem. Son 4 yıldır blog sayfama 2 3 tane'den fazla giriş yapmamam nedeniyle bir dönem yakalamış olduğum kitleyi de haliyle kaybettim. sosyal medyaya ağırlık verilmesiyle blog yazarlığı olayı da bitmiş durumda.

