sanatçı.
ilginç bir öğrenim hayatı var.
Liseyi Ankara'da tamamlamış, ardından Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Fizik Bölümü ile başladığı üniversite hayatına Münih Üniversitesi Fizik Mühendisliği'nde okuyarak devam etmiştir. Müzisyen olmaya karar verdikten sonra eğitim görmek için Türkiye'ye dönmüş, İstanbul Devlet Konservatuarı Müzik Teorisi bölümünden mezun olmuştur.
kendi sözüyle bitireyim: "İnsanın, salt yaşantısı ve yapıp ettiklerinin doğayla uyumlu olduğu müddetçe başarıya erişme şansı vardır."
detaylar
şu şarkısı da az bilinir.
Güven Sözlük - Güncel Başlıklar ve Entry'ler
aniden gelen evlenme isteği
Derhal durdurulması gereken, Sağlıklı sonuç vermeyecek istek. Akabinde yaşanacak aniden gelen çocuk yapma isteğiyle hayatınızın seyri tamamen değişebilir. sakinleşmeli ve bu atağın geçmesi beklenmelidir.
en güzel film sahneleri
şuradan başlayabiliriz:
devlet bahçeli'nin ittifakı bitirmesi
Siyaseten zekice kurgulanmis yerinde bir hamle oldugunu düsünmekteyim. ideolojik bakin ya da bakmayin siyasette düzgün hamle yapamazsaniz elinizdeki herseyi kaybedersiniz. iktisattaki "kücülerek büyüme" yöntemiyle benzer bir duruma benzemektedir.
Kendi senaryoma göre: chp istanbul belediye baskan adayi muhtemelen muharrem ince olacaktir. Su halde eger mhp ittifakla birlikte secime girip aday belirlemeseydi tipki cumhurbaskanligi seciminde oldugu gibi küskünler ortaya cikip "recep Tayyip Erdoğan kazanmasinda kim kazanirsa kazansin" mantigi ile oylarini iyi parti'ye veya az da olsa chp'ye vereceklerdi. Mhp simdi her sehir ve ilcede aday koyacak ve dogal olarak "helal olsun akp'ye rest cekti" diyenlerin oylarini geri toplamaya baslayacaktir. Bu da olasi muharrem ince riskinin büyük oranda belini kiracaktir kanaatindeyim. Zira mhp her daim kilit parti konumundadir. Burada da secimin kazanani kaybedeni belirleyecek olan bence yine mhp olacaktir. Ortak girilmesi ve istanbul icin muharrem ince isminin netlesmesi halinde ozellikle papaz brunson meselesindeki algilar, olasi cumhur ittifakinin ve istanbulun kaybedilmesi anlamina gelebilirdi. Bu olay tamamen kendi komplo teorimdir. Hicbir ideolojik dusunce ile yazilmamistir. Sadece siyasi bir hamle oldugunu düsündügüm icin bana göre stratejik bir hamle oldugunu tarafsiz(yazida) olarak belirttim.
Kendi senaryoma göre: chp istanbul belediye baskan adayi muhtemelen muharrem ince olacaktir. Su halde eger mhp ittifakla birlikte secime girip aday belirlemeseydi tipki cumhurbaskanligi seciminde oldugu gibi küskünler ortaya cikip "recep Tayyip Erdoğan kazanmasinda kim kazanirsa kazansin" mantigi ile oylarini iyi parti'ye veya az da olsa chp'ye vereceklerdi. Mhp simdi her sehir ve ilcede aday koyacak ve dogal olarak "helal olsun akp'ye rest cekti" diyenlerin oylarini geri toplamaya baslayacaktir. Bu da olasi muharrem ince riskinin büyük oranda belini kiracaktir kanaatindeyim. Zira mhp her daim kilit parti konumundadir. Burada da secimin kazanani kaybedeni belirleyecek olan bence yine mhp olacaktir. Ortak girilmesi ve istanbul icin muharrem ince isminin netlesmesi halinde ozellikle papaz brunson meselesindeki algilar, olasi cumhur ittifakinin ve istanbulun kaybedilmesi anlamina gelebilirdi. Bu olay tamamen kendi komplo teorimdir. Hicbir ideolojik dusunce ile yazilmamistir. Sadece siyasi bir hamle oldugunu düsündügüm icin bana göre stratejik bir hamle oldugunu tarafsiz(yazida) olarak belirttim.
ölü ozanlar derneği
Dead Poets Society (Ölü Ozanlar Derneği), Peter Weir yönetiminde 1989 yılında çekilmiş bir filmdir. En İyi Özgün Senaryo Akademi Ödülü'nü almıştır.
1959 yılında geçen film, John Keating (Robin Williams) adlı çok başarılı ve bir o kadar da farklı olan edebiyat öğretmeninin çok disiplinli bir erkek okulu olan Welton Academy'de (takma adı Hell-ton) öğretmenlik yapmaya geldiğinde başlar. Bay Keating, çoğu baskı altında olan öğrencileri edebiyat ve şiirin bambaşka dünyasıyla tanıştırır. Onlara özgürlüğü, hayatı yeniden anlamayı, dünyaya farklı açılardan bakmayı öğretir. Ancak Welton Akademisinin felsefesine tam örtüşmeyen bu ders anlatımı akademi yönetimi tarafından da gözden kaçmayacaktır. Okul müdürü Bay Nolan, yeni edebiyat öğretmenini, öğrencilerinden birinin intiharı üzerine, sorumlu görmüştür. Bunu bahane ederek edebiyat öğretmeni Bay Keating'i okuldan ayrılmaya zorlamıştır, fakat bu ayrılığa onu anlayan öğrencilerinin verdiği tepki Bay Nolan'ı hayatı boyunca yaşadığı belki de en utanç duyacağı anına sürükler.
film
1959 yılında geçen film, John Keating (Robin Williams) adlı çok başarılı ve bir o kadar da farklı olan edebiyat öğretmeninin çok disiplinli bir erkek okulu olan Welton Academy'de (takma adı Hell-ton) öğretmenlik yapmaya geldiğinde başlar. Bay Keating, çoğu baskı altında olan öğrencileri edebiyat ve şiirin bambaşka dünyasıyla tanıştırır. Onlara özgürlüğü, hayatı yeniden anlamayı, dünyaya farklı açılardan bakmayı öğretir. Ancak Welton Akademisinin felsefesine tam örtüşmeyen bu ders anlatımı akademi yönetimi tarafından da gözden kaçmayacaktır. Okul müdürü Bay Nolan, yeni edebiyat öğretmenini, öğrencilerinden birinin intiharı üzerine, sorumlu görmüştür. Bunu bahane ederek edebiyat öğretmeni Bay Keating'i okuldan ayrılmaya zorlamıştır, fakat bu ayrılığa onu anlayan öğrencilerinin verdiği tepki Bay Nolan'ı hayatı boyunca yaşadığı belki de en utanç duyacağı anına sürükler.
film
bir kitap okudum hayatım değişti
yaşanmış bir vaka var mı acaba?
canın sağolsun
kötü bir haber/durum karşısında veya içerisinde bulunan kişiye söylenen ve varlığın daha önemli olduğunu gösteren kelimeler...
aniden gelen evlenme isteği
bi düğün, nişan, kına olsa da kurtlarımızı döküp pistin tozunu attırsak diye düşündürür. ağız tadıyla a'dan z'ye alışveriş yapmakta reddedilecek şey değil.
tabi sonrasında nereye neyle kimle evleniyorsun diyettegibiyim otur oturduğun yerde deyip ağlayarak icra iflas çalışmaya devam ediyorum.
tabi sonrasında nereye neyle kimle evleniyorsun diyettegibiyim otur oturduğun yerde deyip ağlayarak icra iflas çalışmaya devam ediyorum.
güzelliğin on par'etmez
Doğrusu "güzelliğin on par'etmez" olması sebebiyle düzeltilmesi gereken başlık.
ismail kara
İsmail Kara, (d. 1955, Güneyce, İkizdere, Rize), Türk ilahiyatçı.
İstanbul İmam-Hatip Lisesi'ni (1973), İstanbul Yüksek İslâm Enstitüsü'nü (1977) ve İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü'nü bitirdi (1986). Yüksek İslâm Enstitüsü'nde eğitim gördükten sonra Dergâh Yayınları'nda çalışmaya başladı, bu müessese içinde Fikir ve Sanatta Hareket dergisi, Türk Dili ve Edebiyatı Ansiklopedisi, İslamî Bilgiler Ansiklopedisi ve ''Dergâh'' dergisinin yayın heyetinde yer aldı, Yayın Müdürlüğü yaptı. 1980'den itibaren öğretmenlik de yapan Kara, “İslâmcılara göre meşrutiyet idaresi 1908-1914” başlıklı teziyle siyaset bilimi doktoru oldu (1993). Osmanlı-Türk düşünce tarihi, din-modernleşme ve din-siyaset ilişkileri üzerindeki araştırmaları Hareket, Dergâh, Tarih ve Toplum, Toplum ve Bilim dergilerinde yayınlandı. Halen Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde öğretim üyesidir. Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi hocalarından Prof.Dr. Mustafa Kara'nın kardeşidir.
bknz
İstanbul İmam-Hatip Lisesi'ni (1973), İstanbul Yüksek İslâm Enstitüsü'nü (1977) ve İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü'nü bitirdi (1986). Yüksek İslâm Enstitüsü'nde eğitim gördükten sonra Dergâh Yayınları'nda çalışmaya başladı, bu müessese içinde Fikir ve Sanatta Hareket dergisi, Türk Dili ve Edebiyatı Ansiklopedisi, İslamî Bilgiler Ansiklopedisi ve ''Dergâh'' dergisinin yayın heyetinde yer aldı, Yayın Müdürlüğü yaptı. 1980'den itibaren öğretmenlik de yapan Kara, “İslâmcılara göre meşrutiyet idaresi 1908-1914” başlıklı teziyle siyaset bilimi doktoru oldu (1993). Osmanlı-Türk düşünce tarihi, din-modernleşme ve din-siyaset ilişkileri üzerindeki araştırmaları Hareket, Dergâh, Tarih ve Toplum, Toplum ve Bilim dergilerinde yayınlandı. Halen Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde öğretim üyesidir. Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi hocalarından Prof.Dr. Mustafa Kara'nın kardeşidir.
bknz
necmettin erbakan
Bugün erdoğan'ın kurduğu "Ben de türküm ama Türkçü değilim sizin Türkçülük yapma hakkınız varsa kürt kardeşimin de Kürtçülük yapmaya hakkı olur" cümlesinin sahibi.
Ben böyle bir görüşle hareket edilmesine asla karşı değilim bence içerideki sorunlarla başa çıkmak için en doğru yöntem ama bunun değişken parti politikası olmasından çok devlet politikası olması lazım.
Pek tabii bu yapılırken Türkçü kimliğinin bir kenara atılması şartı ile.
Ben böyle bir görüşle hareket edilmesine asla karşı değilim bence içerideki sorunlarla başa çıkmak için en doğru yöntem ama bunun değişken parti politikası olmasından çok devlet politikası olması lazım.
Pek tabii bu yapılırken Türkçü kimliğinin bir kenara atılması şartı ile.
hidroelektrik enerji santrali
su kaynaklarının belirli eğimle kazandığı potansiyeli enerjiye çeviren yapılar.(bu nasıl tanım)
barajlar arasındaki en belirgin farkı; barajlarda rezerv olarak su biriktirilirken heslerin böyle bir özelliği yoktur.
günümüzde akılcı enerji yöntemleri varken sularımıza böylesine zarar vermek akıl karı değildir.
geleceğin şimdiden görülen en büyük stratejik savaşları su için olacaktır.
büyük ortadoğu projesi
barajlar arasındaki en belirgin farkı; barajlarda rezerv olarak su biriktirilirken heslerin böyle bir özelliği yoktur.
günümüzde akılcı enerji yöntemleri varken sularımıza böylesine zarar vermek akıl karı değildir.
geleceğin şimdiden görülen en büyük stratejik savaşları su için olacaktır.
büyük ortadoğu projesi
hemofagositik lenfohistiyositoz
bağışıklık sisteminin aşırı baskılanması sonucu önemli hücrelerin hasar görmesiyle birlikte( örneğin t hücreleri) vücudun kendi hücrelerine ve dokularına saldırma olayıdır.
kemik iliği nakili bu hastalar için önemlidir.
kemik iliği nakili bu hastalar için önemlidir.


