Güven Sözlük - Güncel Başlıklar ve Entry'ler

bekleyen

erbakanin adami erbakanin adami · 31.10.2018 00:04 · 498 · #12566
Sen, kaçan ürkek ceylânsın dağda,
Ben, peşine düşmüş bir canavarım!
İstersen dünyayı çağır imdada;
Sen varsın dünyada, bir de ben varım!

Seni korkutacak geçtiğin yollar,
Arkandan gelecek hep ayak sesim.
Sarıp vücudunu belirsiz kollar,
Enseni yakacak ateş nefesim.

Kimsesiz odanda kış geceleri,
İçin ürperdiği demler beni an!
De ki: Odur sarsan pencereleri,
De ki: Rüzgâr değil, odur haykıran!

Göğsümden havaya kattığım zehir,
Solduracak bir gül gibi ömrünü,
Kaçıp dolaşsan da sen, şehir şehir,
Bana kalacaksın yine son günü.

Ölürsün... Kapanır yollar geriye;
Ben mezarla sırdaş olur, beklerim.
Varılmaz hayale işaret diye,
Toprağında bir taş olur, beklerim...

Necip Fazıl Kısakürek
Upvote 4
Downvote 0
1

beklenen

erbakanin adami erbakanin adami · 31.10.2018 00:03 · 93 · #12565
Ne hasta bekler sabahı,
Ne taze ölüyü mezar.
Ne de şeytan, bir günahı,
Seni beklediğim kadar.

Geçti istemem gelmeni,
Yokluğunda buldum seni;
Bırak vehmimde gölgeni
Gelme, artık neye yarar?

Necip Fazıl Kısakürek
Upvote 2
Downvote 0
0

güzel

erbakanin adami erbakanin adami · 31.10.2018 00:01 · 528 · #12563
biçimindeki uyum ve ölçülerindeki dengeyle hoşa giderek hayranlık uyandırandır.

Ne diyor şair ben güzele güzel demem güzel benim olmadıkça
Upvote 1
Downvote 0
1

itiraf köşesi

serendipity serendipity · 30.10.2018 23:38 · 6449 · #12559
Günah çıkartma köşesine ben de ne zaman uğrayacağım diye düşünüyordum. Kısmet bugünmüş.
Evrende açıklayamadığımız milyonlarca konu varken kendimde de açıklayamadığım, kitapta yeri var mı diye çoğu kez cevap arayıp, cevaplayamadığım bir konu hakkında itirafta bulunacağım.
Bu itirafım sizi korkutmasın öncelikle!

Kalbimin etrafı zardan değil çoğunlukla çelikten olduğunu düşünüp kimsenin beni kırmasına izin vermiyorum. Daha doğrusu kırdığını görsem bile ''he he, hu hu'' ile geçiştiriyorum. Çok önemli sebeplere gerek yok, bir gün bardaktaki taşmayı bekleyen su misali son damlasına kadar bekleyip, son damla da gelince sonrasında olanlar oluyor.
Beddua etmeyi de sevmem. Herkese kendi adaleti tecelli etsin isterim. Ama yalan yok, son damla sonrası sıkı bir beddua etmeyi içimden geçirsem de; ''Sen müslümansın, sus!'' deyip yoluma koyulurum. Allah'ım yaşadığım tarifsiz acının boyutunu sen biliyorsun, sana havale ediyorum, sen ıslah et!'' derim hep. Dün yine buna benzer bir durum yaşandı. Ama benim canımı sıkan konu şu ki; ben böyle söylendikten hemen sonrasında kişiler; vefat ediyor, felç geçiriyor, evlat acısı çekiyor, iflas ediyorlar. Bu kadar tesadüfü açıklayamıyorum artık!
Edit: Bu kadar yazmışım ama ne olduğunu açıklamamışım. Uzun bir süredir canımı sıkan bir konu vardı. Yaklaşık 1.5 yıldır sabır ediyordum. Dün canımı sıktıkları yerde birinin olmayacak türden ölüm haberini aldım.
Böyle haberleri alıyorum ama Mutlu değilim!
Upvote 4
Downvote 1
4

acun ılıcalı

piri sah piri sah · 30.10.2018 23:29 · 2151 · #12558
Arkasında destek olmadan bu tip bir insanın yükselmesinin imkansız olduğunu anlayabileceğiniz insan...
Sadece imkanların ve ortamın vermiş olduğu bir gelişim.
Upvote 3
Downvote 0
2

zakkum

piri sah piri sah · 30.10.2018 23:28 · 233 · #12557
zıkkımın kökünü ye sözüne darb-ı mesel (atasözü )olmuş bir bitkidir.
Sağlık denemesi ölümle sonuçlandığı için - ki tanıdık bir felsefeci - zıkkımın kökü der annelerimiz.
Upvote 0
Downvote 0
0

özlemek

serendipity serendipity · 30.10.2018 23:14 · 1365 · #12554
Akla düşünce nedendir bilinmez; kokusunu da beraberinde getirir. Tek getirdiği kokusu olmamakla birlikte, tekrarlı mide kramplarına , kalp spazmı gelmeden keman resitalini aortta bekletip, gereksiz adrenalin salgılatıp susamaya da sebebiyet verir.
Evet! özlemek susamaktı biraz da..
Getirdiği kokusunu biraz içine çekip, biraz durduktan sonra yol alıp, tüm hücrelerine milyarlarca kez eziyet edip ''unut, unut, geçer birazdan'' baskılarıyla çileden çıkartırdı çoğu zaman.
Halbuki akışına bıraksan çözülecekti tüm düğümler..
Ana rahmine düşen ilk cenin gibi, ılık ılık büyütürken içinde, görmezden geldiğin her saniye ve dakikalarda kaçınılmaz doğum sancılarının tüm bedenini saracağından da mı haberin yoktu..
Beş duyuyla algılanabilen; Boğazda ki ''düğüm'', burundaki ''sızı'', gözündeki ''tütü'' dür.
Gururludur...
Hoş gelmiştir ama hoşçakalla uğurlamak istemezsin.
Ölüm gibi sessizdir...
Hele gelmeyecek olanı özlemekse bin kat ölümdür.
Tüm evren amin tutarken dualarına belki de hiç gelmeyecek olandır.
Upvote 3
Downvote 0
3