Öyle bir şey hayal edin ki;
Sessiz sessiz o her zamanki
frida kahlo tablosunun altındaki loş ışıkların sağ göz kapağınızı mentionlarken, köşenizde kah çalışmak kah kafanızı dinlemek için americanonuzu yudumlarken; darbe mi oluyor heyecanıyla seslerin nerden geldiği belli olmayan bir takım acayipliklerle tüm hücrelerin irkildiği o an....
Neyse ki darbe değilmiş!
Huuuhh!
Tabi sesleri az önce neden tahmin edemediğini sonrasında anlıyorsun.
Mekana ten çorabı kaçmış, tepelerine krepe atılarak arşı inleten o ilginç sarılıktaki saçlarıyla, anne karnındaki 8 aylık beybileri bile uyandıracak detonelikteki sesleri ve şen kahkahalarıyla teşrif eden bir grup 40 + kadınlarının geldiğinden henüz haberiniz oluyordu.
Muhteşem girişten sonra bir süre izlemeye aldığım gruptan bazılarının her zamanki yediği minik, maydonuzu dışarı taşmış poğaçaları ellerine alıp alıp hem yerken hem nasıl mutlu oluyorlar, arada ağızlarından dökülen poğaçalardan bahsetmekten imtina ediyorum.
Kıskanmıyorum tabi ki ama bu şen grubun neşesinin hepsinde olup ta neden bir alt nesilde yer almadığını merak ediyorum.
Sır maydanozlu poğaça da galiba..