Güven Sözlük - Güncel Başlıklar ve Entry'ler

the i-land

nushirevan nushirevan · 28.11.2019 00:20 · 848 · #72490
An itibariyle bitirdigim mini dizidir. Bakın herkesin kendine göre bir seyir zevki var ama bir diziye başlamak için yine her izleyicinin kabul edebileceği minimum standartlar da var olmalı. Örneğin özgün hikaye, iyi oyunculuklar, sinematografi, en olmadı kaliteli görsel efektler.. Hah, işte bunların tamamı yok bu dizide. Zevkler ve renkler tartışılmaz derler ama öhh be kardeşim..

Bakın spoiler'sız özet geçiyorum: Bir adada uyanan bir grup insan var. lost Hafızaları silinmiş dark matter bu insanlar bir yandan kim olduklarını sorgularken bir yandan adadaki gariplikleri sorguluyorlar persons unknown Hop! Esas kız bi uyanıyor meğer hepsi simülasyon imiş the matrix

Bakın sadece hikayenin esinlenilmiş tarafları rahatsız etmiyor beni. Karakterlerin geçmişleri var ama bir derinlik kazandırılmamış.. Eskiyi gösteren her sahnede yapmacık peruklar var. Oyuncular zaten muhtemelen noname seçilmiş paradan kısmak için.. Para demişken, çoğu bölüm gerçekten adada çekilmiş ama artık ışığı mı ayarlayamadılar, netliği mi seçemediler bazı sahneleri green box'ta çekelim demiş yönetmen sanki.. Anlamsız ve gerçekten uzak diyaloglar da hikayeye dahil olmanızın önüne geçiyor. Bir sinema televizyon eserinin izleyiciye geçebilmesi için gerekli en önemli unsur, izleyicinin empati yapabiliyor olmasıdır. Matrix'i izleyen birisi "la bizim dünya da meğer matrismiş muhahaha" demiyorsa, Yüzüklerin Efendisi'nde Frodo'nun Sam'e duyduğu minnet duygusunu içinde hissetmiyorsa o film olmamıştır. Şimdi bu adamları adaya atmışlar eyvallah.. İlk olarak ada konseyini kurup sen kimsin sen kimsin yapmaları doğal.. Ama daha sonra "napak napak hah buldum denize girek" demeleri ne kadar gerçekçi? Ulan sen kim olduğunu bilmiyorsun, nerede olduğunu bilmiyorsun, kıçın başın açıkta, ilk düşündüğün okyanusta deve güreşi mi? Ne yiyecen, ne içecen? Ulan oğlum...
Entry görseli


Neyse sakinim. Başlarında bi çatı yok, ateş yok, yemek yok, yapraktan şapka yapıyorlar! Kafaya bak..

Neyse daha çok şey söylenir de, diziyi seven meven olur kızdırmayalım kimseyi.. Bana sorarsanız, izlemeyin derim. Ha illa bu kafada gizem dizisi arıyorsan persons unknown vardı bi tarihte..
Upvote 3
Downvote 0
2

kalp atışını hızlandıran durumlar

mahur mahur · 26.11.2019 23:28 · 1159 · #72487
Karşı penceredeki çocuğun sarktığının tek şahidi sen olman.
Deprem anında yüksek katlı binalarda bulunmak
Sözlü sırasının sana az kalması
Uygunsuz bir fotoğrafı veya ses kaydını yanlışlıkla uygunsuz bi kişiye yollamak
Topluluk karşında konuşma yapmak
Upvote 4
Downvote 0
3

amerika denince akla gelenler

nushirevan nushirevan · 26.11.2019 14:38 · 738 · #72477
kendi milletini koruma odaklı, pragmatist hukuk sistemi.

Dünyada ileri medeniyet seviyesini refere eden ABD, kendi anayasasını oluştururken yargı bağımsızlığını ülke menfaatleri ekseninde sağlamış. Yani yargı, ülke menfaatlerinin tersine hukuk işletemiyor. Bizde ise "hukukun üstünlüğü"nden anladığımız tam olarak bu. Diyelim ki biri, ABD'de kaçakçılık yaptı ancak kendini hukuken aklayabiliyor. Bu durumda ABD yasalarında hakimlerin "ima yollu yazılan" kanunları yorumlama hakları var. Bu şekilde hukuki bir altyapısı olmadığı halde, hakimin "abd çıkarlarını koruma" gereği ima yollu kanunları işletebiliyor. Bu net yazılmayan, yoruma bırakılan kanunlar yasada bir boşluk gibi görünse de, temelde ülke menfaatlerine zarar verenlerin hukuk zırhından çıkarabiliyor.

Hani şu amerikanın Hulusi Kentmen gibi hakimi olan Frank Caprio yu hatırladınız mı? Alın size bir örnek! Adamın biri hız limitini aştığı ve cezaya itiraz ettiği için mahkemelik oluyor. ancak adamın yaşı ve durumu göz önüne alınıyor ve ceza iptal ediliyor.

YouTube video


türkiye'de bunu neden yapamazsınız? çünkü hakimleri kanunları yorumlama yetkisi yok. ''ne yazıyorsa o kardeşim!'' der bizim hakimler. Frank Caprio ise amerikan menfaatlerini (örnek: aile yapısı) korumaya yönelik kanunları işletip, trafik cezasını ödememesine hükmediyor.

İma yollu kanunlara bir örnek: Anayasa, eyaletlerin kağıt para basmasını kesin bir ifade ile yasaklıyor. Ancak eyaletler, ülke menfaatleri söz konusuysa yargı yoluyla borç alarak veya bozuk para basarak bu yasanın arkasından dolaşabiliyor.

Elbette bu sistemin bizde uygulanması için fetö'nün kirletmediği milli bir yargının var olması gerekiyor. Ancak vakit geç değil. Bugün bir milletvekili, suç teşkil etmeyecek şekilde terör seviciliği yapıp, milli değerlere saygısızlık yapacak şekilde twit atarken ABD 'deki bu hukuk sisteminden daha kat-i bir sistemin Türkiye 'de uygulandığının farkında.

"Sen bizim şehidimizi aşağılayamazsın" veya "terör örgütünü ima ediyorsun, onların ağzı ile konuşuyorsun" yorumuyla milli hassasiyetlerimizi koruyabilecek bir sistem geliştirmemiz lazım.

15 Temmuz'dan sonra Cumhur Başkanı "en ağır şekilde bedelini ödeyecekler" dediğinde milletçe anladığımız ile gerçekleşenler arasındaki fark, hukuk sistemimizdeki eksikliğin kanıtı.
Upvote 2
Downvote 0
1

trendyol.com

nushirevan nushirevan · 26.11.2019 14:30 · 803 · #72476
girdiğimiz gireceğimiz her siteye, yetmedi videolara, yetmedi televizyonlara, o da yetmedi billboard'lara mayın gibi her yerden çıkan reklamlar döşeyen alışveriş sitesi. hayır sen reklama ayırdığın bu devasa bütçeyi, müşteriye indirim olarak yansıtsan zaten başka mecralara kaymayacak ki müşterin.. ulen sepette %5 indirim oluyor diye ihtiyacı olmadığı halde kamyon tekeri alan milletiz neyinden çekiniyorsun?
Upvote 4
Downvote 0
3

haluk bilginer

nushirevan nushirevan · 26.11.2019 14:25 · 818 · #72475
47.uluslararası emmy ödülleri'nde şahsiyet dizisindeki rolü ile ''en iyi erkek oyuncu'' seçilerek, bu ödülü kazanan ilk türk oyuncu olmuştur.

Entry görseli


elbette akademi (oscar) gibi bu ödüllerin verilişinde arka planda çalışılan lobilerin rolü büyük ama bilginer zaten iyi bir oyuncu. onnçün öküz altında buzağı aramaya gerek yok. bu haberi duyunca emektar sinema ve tiyatro oyuncularımız geldi gözümün önüne.. ne yetenekler, siyasi kaygıları ve sanatın, mizahın protest olması gerekliliği üzerindeki hastalıklı tez yüzünden kendilerini ve itibarlarını yıprattılar. bak etliye sütlüye dokunmayan adamlar hürmet görüyor işte ibret alın. barış manço 'yu neden her kesimden insan sever? çünkü apolitik ve millidir de ondan. haluk bilginer'in kişisel siyasi görüşlerini diğerleri gibi propaganda malzemesi olarak kullanmaması halk nezdinde de artı puan olarak hatırlanıyor bence. yoksa sağcısı da solcusu da bugün haluk bilginer'in başarısını alkışlar mıydı?
Upvote 4
Downvote 0
1

pal sokağı çocukları

mahur mahur · 26.11.2019 13:15 · 304 · #72474
Ferenc molnar 'in 1907 de yazdığı romandır. Pâl sokağı çocukları bir devrin yaşadığı çocukların simgesi haline gelmiş kitap. Bu çocuklar oyunu oyun değil adeta yaşayarak oynayan bir nesil. O devrin etkisiyle general, asker komutan olmak ciddiyetle yapılması gereken bir oyun değil bir yasam tarzıdır. Heleki macun dernegi kitaptaki harika bir ayrıntı. Sonuna kadar sevgi dolu, dürüst, adil bir oyun karşı çetedeki çocuklara karşı bile. Böyle kitapları çok seviyorum çünkü çocukluğumda ki o dilediğini yapabilirsin duygusunu hatırlamama sebeb oluyorlar. Hiç bir sorumluluğun veya kaygının olmadığı o birdaha asla yasayamacagimiz zamanları yad etmek çok güzel. Okurken adeta yaşıyorum. Pal sokagi çocuklarıyla bende sevindim, heyecanlandım, üzüldüm, ama hiç ümitsizliğe düşmedim.
Çocukluğunu dolu dolu yaşamış ve hala icindeki cocugu öldürmemiş bir yazarın anılarını andırıyor.
Upvote 2
Downvote 0
0

ferenc molnar

mahur mahur · 26.11.2019 13:11 · 122 · #72473
Macar yazar ve öykücü. 12 ocak 1878'de budapeşte'de dogmus ve 1 nisan 1952 yilinda new york'da vefat etmiştir. Hukuk ogrenimi gormus ama gazetecilige gecerek birinci dunya savaşında savas muhabirligi yapmistir. Yazarın ilk öyküleri 19 yaşında yayımlanmıştır. Molnar yoksulların sorunlarını anlatan birçok değişik başyapıt niteliğinde öyküler yazmıştır. Ama bu eserlerinden en çok "pál uthai fíuk" pál sokağı çocukları sevilmiştir. Molnár'ı bütün dünya bu romanı vesilesiyle tanımıştır.
Upvote 2
Downvote 0
0

7. koğuştaki mucize

secret men secret men · 25.11.2019 15:18 · 379 · #72472
1983 yılında bir Ege kasabasında sıkıyönetim komutanının kızının ölümü üzerine küçük kızı ve babaannesiyle yaşayan Memo idam cezasına çarptırılır. Herkes adalet peşindeyken Memo ve kızı Ova'nın tek isteği birbirlerine kavuşmaktır. Adaletin gerçekleşmesi için ise bir mucize gerekmektedir.
Entry görseli
Upvote 3
Downvote 0
1

1. Kosova Savaşı

merdumgiriz merdumgiriz · 25.11.2019 01:43 · 507 · #72469
1389'da Osmanlı Devleti ve birkaç Türk beyliği ile Sırbistan komutasındaki Balkan ittifakı arasında yapılan, Osmanlı Devleti'nin zaferi ile sonuçlanan savaştır. 1. Murat bu savaşta şehit düşmüştür. Ayrıca bayrağımızın şeklinin bu savaş sonrası yerdeki kan birikintileri üzerine yansıyan ay ve yıldızdan ilham alınarak oluşturulduğu söylenir.
Upvote 4
Downvote 0
2

24 kasım öğretmenler günü

mahur mahur · 24.11.2019 12:41 · 982 · #71469
24 Kasım 1928, Türkiye Cumhuriyeti devletininin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün "Millet Mektepleri'nin Başöğretmenliği"ni kabul ettiği gündür. Bakanlar Kurulu, Mustafa Kemal Atatürk'e "Millet Mektepleri Başöğretmenliği" unvanını 11 Kasım 1928'de yaptığı toplantıda vermiş ve bu unvan, 24 Kasım'da Millet Mektepleri Talimatnamesi'nin yayımlanması ile resmileşmişti.

Türkiye'de her yıl 24 Kasım, Öğretmenler Günü olarak kutlanır. Bu, 1981 yılında başlamış bir uygulamadır.

Atatürk'ün 100. doğum yıl dönümü olan 1981 yılında onun "başöğretmen" oluşunun yıldönümlerinde ülke çapında Öğretmenler Günü kutlanmasına karar verildi. Öğretmenler Günü ile ilgili kutlamalar, 26 Kasım 1992'de Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Öğretmenler Günü Kutlama Yönetmeliği çerçevesinde gerçekleşir

Tüm öğretmenlerin öğretmenler gününü samimiyetle kutlarım. Allah yardımcıları olsun.
Upvote 4
Downvote 0
2