ilk kurşunu alnına sıkacağım. ikincisini karnına; sonraki kurşunlar sırasıyla omuzlarına: böylece ıstavroz çıkararak öleceksin. ne mutlu sana! bana bir kadeh şampanya ısmarlamak için ne bekliyorsun? !
ipi boynuna kravat şeklinde bağlayacağım. asılırken kibar ve efendi görüneceksin. ne mutlu sana! her yanım tereyağı içinde, bana biraz havyar sürmek için ne bekliyorsun? !
sana saplayacağım bıçakla tanışmanızı istiyorum; çok eski dostumdur. birlikte çok iş başardık, çok badireler atlattık. keskin bir dili vardır. yani bir ülkeyi bile bölebilir. öyle keskin bir dil! ne mutlu sana! bana şurdan bir kilo tecavüz tarttırmak için ne bekliyorsun? !
susadığın için boğarken seni ben, su sporlarına yeni bir branş kattığını düşün. alnına neşterle god yazacağım. gotik harflerle, yeni dalga akımının etkisi altında, biraz chaplin i taklit ederek. biraz kafası karışık bir richard brautigan ı taklit ederek. biraz enseyi omurgaya almış bir berberi taklit ederek. ne mutlu sana! aramızdaki sinir haplarını toplayıp zorla konu komşuya yutturmak için ne bekliyorsun? !
bizim senle hukukumuz var. avukatımız var. suçumuz var.bizim senle bir ömrü paylaşmaya andımız, bu andı çiğneyip içyüzümüzü ifşa eden ihanetlerimiz, birbirimizi kolayca harcamanın lüksü, bu lükse sığan baş önde boş boş oturuşlarımız var. konuşamayışlarımız, hiçbir şeyi açıklayamayışlarımız, kaçıp gitmeyi erdem sayışlarımız var. umutmuş, bir şans daha vermeklermiş, özürlermiş, lütfen unutlarmış: zaaf zaaf! bunlar evrim zaafı! ben kin tutmayı aşktan daha yüce bilirim. aşk acısı silinir, kin mezara kadar! sadece hümanist olacak kadar düşük değil ıq seviyem!
bu gece alkolle sabahla; ona de ki: ben kanıma kırmızı rengi veren kişiyi kaybettim.
bu gece hüzünle sabahla; ona de ki: ben bedendeki mıknatısın büyüsünü bozdum.
bu gece iğrenç bir korku filmiyle sabahla; ona de ki: kabuslarımın orta yerindeki tek güzel mabedin kapısına sıçtım.
bu gece imla kurallarına uyulmuş edebi bir intihar mektubu ile sabahla; ona de ki: farkındayım, ölsem, cesedimi gerçekten teşhis edebilecek tek insan odur; ceset de olsam, hainim hâlâ.ne mutlu sana!
Güven Sözlük - Güncel Başlıklar ve Entry'ler
benim helalim beni duvardan duvara vurabilir
Ben nedense bu tweeti dayak olsrak değil de başka bir şey olarak algılamıştım. İçimden \"vay be cesarete\" bak demiştim.
Dayak yemeye meraklı o kadar çok kadın var ki bu ülkede. Geçen bir yakınım anlattı. Sokak ortasında bir adam bir kadına deli gibi bağırıyor, dövüyormuş. Esnaflar olarak ayırmaya gitmişler ve kadının tek dediği \"size ne o benim kocam\" olmuş. Kısacası bazı kadınlar kocasının kendisini böyle sevdiğine inanıyor, yazık...
Dayak yemeye meraklı o kadar çok kadın var ki bu ülkede. Geçen bir yakınım anlattı. Sokak ortasında bir adam bir kadına deli gibi bağırıyor, dövüyormuş. Esnaflar olarak ayırmaya gitmişler ve kadının tek dediği \"size ne o benim kocam\" olmuş. Kısacası bazı kadınlar kocasının kendisini böyle sevdiğine inanıyor, yazık...
eğitim sisteminin eksikleri
Ezbere dayalı bir sistem olmasıdır. Eğitim görseller ve uygulamalarla yapılmalıdır.
Ayrıca maalesef eğitimcilerin eğitimsiz olması da ayrı bir konu. Bence öğretmenler her yıl belirli performans testlerine girmeli. Genç eğitimcilerin önü açılmalı.
Eğitim olarak çok geride bir ülkeyiz. Üniversitelerimiz boş insanlarla dolu. Çok şey bilebiliriz ama uygulamada, kendimizi ifade etmede çok gerideyiz. Bunun sebebi öğrenciler değil öğrencinin aile hayatı ve hocalardır. Kendimize sürekli set çekmek zorundayız..
Ayyorlamam bu kadar.
Ayrıca maalesef eğitimcilerin eğitimsiz olması da ayrı bir konu. Bence öğretmenler her yıl belirli performans testlerine girmeli. Genç eğitimcilerin önü açılmalı.
Eğitim olarak çok geride bir ülkeyiz. Üniversitelerimiz boş insanlarla dolu. Çok şey bilebiliriz ama uygulamada, kendimizi ifade etmede çok gerideyiz. Bunun sebebi öğrenciler değil öğrencinin aile hayatı ve hocalardır. Kendimize sürekli set çekmek zorundayız..
Ayyorlamam bu kadar.
eğitim sisteminin eksikleri
Bu konuda çok dertliyim sözlük.
Bir öğretmen olarak öğrencilerime daima öğrenmenin keyifli olduğunu, bilginin çok değerli olduğunu, araştırdıkça gelişme gösterip kendimizi aşacağımızı anlatmaya çalışıyorum. Dersten önce merak etsinler, sorsunlar, tartışsınlar istiyorum. Öğrenmenin bazen bedeli vardır diyorum. Bugüne kolay gelinmedi, saygı duyalım diyorum. Ve yazılı haftasından önce öğrenci bana diyor ki hocam yazılı sorularını verecek misiniz? İdare diyor ki soruları cevap anahtarıyla verin hocam, hem okumanız kolay olur.
Ben aylarca anlatmaya çalıştığım şeyle çelişkiye düşürülüyorum. Bilgiye ulaşmaya çalışın derken, etkin öğrenme gerçekleştirin derken, eğitimin disiplin işi olduğunu göz önünde bulundururken mesleğimin etiğine yakışmayacak şeyler yapmam isteniyor.
Eğitimin bence disiplin ve sevgiden oluşan iki basamağı var. Ben sadece kendi iç motivasyonumla sevgi basamağında tepiniyorum.
Özel okullarda, temel lise dediğimiz nitelikten yoksun yerlerde çocuklar kolaya alıştırılıyor ve bu çocuklar üniversite sınavına girdiğinde inanın çok acı sonlar oluyor. Öğrenci hocam ben okulda başarılıydım diyor. Hangi başarı?
Aileler, öğrencilerin isteklerini göz ardı edip yanlış meslek yönlendirmeleri yapıyor. Çocuk eşit ağırlık seçmek isterken , anne ve baba diyor ki orada bölüm az o yüzden sayısal seç. Sonra bu çocuk neden ders çalışmıyor hocam diyorlar. O çocuk o dersleri kendisine yük görüyor, istemiyor. Neden görmüyorsunuz?
Geçenlerde bir öğrencim başarılı olursa kendini ispat etmiş olacağını söyledi. Akademik başarıdan önce kendisine ait bir karakteri, duyguları, istek ve arzuları olduğunu onları planda tutması gerektiğini, zaten kendi olmayı başardığında ispata ihtiyaç duymayacağını söyledim. Ve öğrenci dedi ki hocam onlar para etmiyor. İnsan, insan olmanın para etmediğini söylüyor farkında mısınız?
Ve bazen bir öğretmen olarak “cahillik, mutluluktur.” Diye düşünüyorum. Tehlikenin farkında mısınız?
Bizim eğitim sistemimizin herhangi bir artısı olmadığı için eksiklikleri hakkında sayfalarca yazı yazılabilir.
Niteliksiz eğitim ve yönetici kadrosu, bilinç seviyesi düşük toplum en başlıcaları.
Aile, çocuğunun sadece başarılı olmasını istiyor. Veliye diyorum ki çocuğunuzun olumlu yönleri ile onu takdir edin, sevginizi hissettirin. Ne olumlu yönü ders mi çalışıyor ki diyor. Ya bu senin çocuğun. Kaşını gözünü de mi sevmiyorsun? anne diyişini, eve gelişini sev. Ders çalışmadığı için çocuğuna eksikmiş gibi davranma. Çocuğun hangi gün hangi kursa gideceğine sen karar verme!
Ah ki ne ah be sözlük...
Bir öğretmen olarak öğrencilerime daima öğrenmenin keyifli olduğunu, bilginin çok değerli olduğunu, araştırdıkça gelişme gösterip kendimizi aşacağımızı anlatmaya çalışıyorum. Dersten önce merak etsinler, sorsunlar, tartışsınlar istiyorum. Öğrenmenin bazen bedeli vardır diyorum. Bugüne kolay gelinmedi, saygı duyalım diyorum. Ve yazılı haftasından önce öğrenci bana diyor ki hocam yazılı sorularını verecek misiniz? İdare diyor ki soruları cevap anahtarıyla verin hocam, hem okumanız kolay olur.
Ben aylarca anlatmaya çalıştığım şeyle çelişkiye düşürülüyorum. Bilgiye ulaşmaya çalışın derken, etkin öğrenme gerçekleştirin derken, eğitimin disiplin işi olduğunu göz önünde bulundururken mesleğimin etiğine yakışmayacak şeyler yapmam isteniyor.
Eğitimin bence disiplin ve sevgiden oluşan iki basamağı var. Ben sadece kendi iç motivasyonumla sevgi basamağında tepiniyorum.
Özel okullarda, temel lise dediğimiz nitelikten yoksun yerlerde çocuklar kolaya alıştırılıyor ve bu çocuklar üniversite sınavına girdiğinde inanın çok acı sonlar oluyor. Öğrenci hocam ben okulda başarılıydım diyor. Hangi başarı?
Aileler, öğrencilerin isteklerini göz ardı edip yanlış meslek yönlendirmeleri yapıyor. Çocuk eşit ağırlık seçmek isterken , anne ve baba diyor ki orada bölüm az o yüzden sayısal seç. Sonra bu çocuk neden ders çalışmıyor hocam diyorlar. O çocuk o dersleri kendisine yük görüyor, istemiyor. Neden görmüyorsunuz?
Geçenlerde bir öğrencim başarılı olursa kendini ispat etmiş olacağını söyledi. Akademik başarıdan önce kendisine ait bir karakteri, duyguları, istek ve arzuları olduğunu onları planda tutması gerektiğini, zaten kendi olmayı başardığında ispata ihtiyaç duymayacağını söyledim. Ve öğrenci dedi ki hocam onlar para etmiyor. İnsan, insan olmanın para etmediğini söylüyor farkında mısınız?
Ve bazen bir öğretmen olarak “cahillik, mutluluktur.” Diye düşünüyorum. Tehlikenin farkında mısınız?
Bizim eğitim sistemimizin herhangi bir artısı olmadığı için eksiklikleri hakkında sayfalarca yazı yazılabilir.
Niteliksiz eğitim ve yönetici kadrosu, bilinç seviyesi düşük toplum en başlıcaları.
Aile, çocuğunun sadece başarılı olmasını istiyor. Veliye diyorum ki çocuğunuzun olumlu yönleri ile onu takdir edin, sevginizi hissettirin. Ne olumlu yönü ders mi çalışıyor ki diyor. Ya bu senin çocuğun. Kaşını gözünü de mi sevmiyorsun? anne diyişini, eve gelişini sev. Ders çalışmadığı için çocuğuna eksikmiş gibi davranma. Çocuğun hangi gün hangi kursa gideceğine sen karar verme!
Ah ki ne ah be sözlük...
herkesin birbirine benzediği bir dünya
yüzyıllardır yapılmaya çalışılan ve başarılı olan hede.
düşünün ki insanlar diğer insanlardan farklı düşündüğü için psikoloğa gidiyor ve düzeliyor...
diğer insanlardan farklı düşünmek, gerçekten uzaklaşıp hayaller kurmanın ve sisteme ayak uydurmamanın adı delilik olmuş...
düşünün ki insanlar diğer insanlardan farklı düşündüğü için psikoloğa gidiyor ve düzeliyor...
diğer insanlardan farklı düşünmek, gerçekten uzaklaşıp hayaller kurmanın ve sisteme ayak uydurmamanın adı delilik olmuş...
kraliçe elizabeth
95 yaşına geldiğinde regency act ile (kraliçe yaşıyor olmasına rağmen en büyük oğlunun kral olmasını sağlamak için yürürlüğe konulacak yasa) 1952 den beri ilk kez ülkeyi krallık , prens charles ı ise tahta çıkan en yaşlı kral yapacaktır.
avanos
Bir gün gidip bizzat yerinde şaraplarını tatmak istediğim yer.
bir kız için salya sümük ağlayan erkek
Ağlamak kalbin taşlaşmadığını gösterir diye okumuştum bir yerde. Bunun da bir sınırı vardır tabi.
bir kız için salya sümük ağlayan erkek
En asil duyguların erkeğidir.
cemal enginyurt
abd malı telefonu satıp yerine hangi telefonu aldığını merak ettiğim kişi.
kaan ünsal alphan
kanalından yeni haberdar olduğum kişi, anladığım kadarıyla pek çok konuda anlatımlar yapan birisi. sesi yorucu değil ve görüntüleri de özenle hazırlanmış.
epey de takipçisi var, kaliteli görünüyor yaptıkları. umarım takipçisi daha da artar.
epey de takipçisi var, kaliteli görünüyor yaptıkları. umarım takipçisi daha da artar.
dört mevsim
Cemal Süreyya nın bir şiiri. Bu şiir (gizli:Fazıl say) tarafından İlk Şarkılar albümünde (gizli:seranad Bağcan) tarafından seslendirildi.
tosun paşa
1976 yılı kartal tibet yapımı komedi filmi.
Film tellioğulları ve seferoğulları arasındaki yeşil vadi gerilimiyle başlayıp leyla hanım gerilimi ile devam ediyor ve bunun sonucunda sahte bir tosun paşa doğuyor.
Sahte tosun paşa rahat bir tip. Hizmet görevini yaptığı evdeki masayı örtüsünü bohça yapıp toplamasıyla hem cüretkar hem de umursamaz.
Filmin unululmaz ve en güzel sahnesi: ( https://youtu.be/h7Ln-STvrns) bence.
Ayrıca filmde tellioğullarının babası akil İN, hatırlarsanız hababam sınıfında da akil hocaydı, yani akil öztuna nın filmin çekimlerinde deveden düşerek hastaneye kaldırıldığı ve hastanede yaşamını yitirdiği söylenmekte. Bu olayı yalanlayanlar da var tabi.
Film tellioğulları ve seferoğulları arasındaki yeşil vadi gerilimiyle başlayıp leyla hanım gerilimi ile devam ediyor ve bunun sonucunda sahte bir tosun paşa doğuyor.
Sahte tosun paşa rahat bir tip. Hizmet görevini yaptığı evdeki masayı örtüsünü bohça yapıp toplamasıyla hem cüretkar hem de umursamaz.
Filmin unululmaz ve en güzel sahnesi: ( https://youtu.be/h7Ln-STvrns) bence.
Ayrıca filmde tellioğullarının babası akil İN, hatırlarsanız hababam sınıfında da akil hocaydı, yani akil öztuna nın filmin çekimlerinde deveden düşerek hastaneye kaldırıldığı ve hastanede yaşamını yitirdiği söylenmekte. Bu olayı yalanlayanlar da var tabi.