Güven Sözlük - Güncel Başlıklar ve Entry'ler

saç dökülmesi

lalikamer lalikamer · 15.11.2018 10:46 · 967 · #16841
Stres en büyük kaynağı olsa da bunun yanısıra çinko minerali ve D vitamini ile b12 vitamini de büyük rol oynar. Kan tahlili verirken "kan değerlerime baktırmak istiyorum" dediğinizde rutin tahliler yapılır genelde. Siz o yüzden özellikle belirtin, d vitaminini ve b vitaminlerini.
Upvote 6
Downvote 0
4

iğdiş

first generation first generation · 15.11.2018 07:42 · 1408 · #16832
sözcüğü ilk kullandığım girimi yazarken mevcut bilgilerimi teyit edici nitelikte bilgiler içereceğinden emin olduğum ama bir yandan da ne olur ne olmaz düşüncesiyle göz gezdirdiğim sitelerden birisinde farklı anlamlarına ve kullanımlarına denk geldiğim sözcük.
alanis morisette'in bir şarkısında da dediği gibi: you breathe, you learn..
işte o (muhtemelen tarihle ilgili kişilerin aşina olduğu ama bana göre) ilginç bilgi:
"Sözlükte “terbiye etmek, beslemek ve yetiştirmek” anlamına gelen igitmek fiilinden türetilmiştir. İğdiş Türkistan, İran ve Anadolu'da farklı mânalarda kullanılmıştır. Yûsuf Has Hâcib, kutadgu bilig'de iğdiş kelimesine birkaç yerde “terbiye edilmiş kişi” anlamında yer vermiştir. Kelimenin “hadım edilmiş insan ve hayvan” şeklindeki bugünkü mânasının da bu eski anlamıyla bağlantılı olduğu söylenebilir. Aynı eserde şehir halkını oluşturan zümreler arasında iğdişlerin de adı geçmektedir ([trc. Reşid Rahmeti Arat], s. 321). Bunlar ordunun at ve yük hayvanı ihtiyacını da karşılardı. Han ailesine ait atları terbiye eden görevliye iğdişçi deniliyordu. Bu kayıtlardan, iğdişlerin Türkistan'ın sosyal hayatında önemli görevler üstlendiği anlaşılmaktadır. Karahanlılar'da da iğdiş devletin en önemli görevlilerine verilen unvanlar arasında yer almaktadır. Nitekim 602'de (1205-1206) Benâket'te basılan bir sikkede “Uluğ İğdiş Çağrı Han” unvanı bulunmaktadır (Baykara, LX/229 [1997], s. 689). İğdiş kelimesi İran'da yazılmış eserlerde genellikle ikdiş, bazan da yikdiş şeklinde geçmektedir. Selçuklular ve Moğollar devrinde İran'da kullanılan bu kelime Arapça'da “müvelled” ile (melez) karşılanmıştır. XIII ve XIV. yüzyıllarda Anadolu'dan büyük emîrlere ve sultanlara takdim edilmek üzere Suriye ve Mısır'a gönderilen atlara Memlük kaynaklarında “ikdiş” denilmekteydi. İkdiş atların babalarının Arap, annelerinin de Türk olduğu ve çok hızlı koştukları kaydedilmektedir (Ferheng-i Ânendırâc, I, 388)."
yine aynı kaynaktan:
"XII ve XIII. yüzyıllarda Anadolu'da şehirlerdeki vergi memurlarına iğdiş adı verilmiştir. Kelime kaynaklarda Arapça ve Farsça çokluk şekilleriyle de (egādişe, igdişân) kullanılmıştır. İğdişlerin reislerine “iğdişbaşı, emîr-i iğdişân, emîrü'l-egādişe” deniliyordu. Anadolu Selçukluları'nda şehirlerin önde gelenlerine de iğdiş denildiği, hatta şehirlerdeki ticarî hayatı iğdişbaşının kontrol ettiği bilinmektedir. Aksaray, Lârende, Ereğli ve İskilip gibi Selçuklu şehirlerinde iğdişler ve iğdişbaşılar mevcuttu. Şimdiye kadar adları tesbit edilebilen iğdişbaşılar şunlardır: Hacı İbrâhim b. Ebû Bekir (Konya), Hürremşah (Sivas), Hajuk (Hacik) oğlu Hüsam (Kayseri), Muîn (Malatya), Fahreddin (Konya), Şemseddin ve Hasbeg b. Saîd. İğdişbaşı, devlet görevlilerinin dışında şehir halkını temsil eden en yüksek görevliydi. Ticaretin ve halktan vergi toplanmasının yanı sıra bir düşman tehdidine ve muhasaraya karşı şehrin savunmasını da organize ediyordu. Babaîler isyanına karşı koyan Sivas iğdişbaşısının şehrin ileri gelenleriyle birlikte öldürüldüğü, Konya iğdişbaşısının da Anadolu Selçuklu tahtına çıkarılmaya çalışılan Cimri'ye karşı direniş hareketini örgütlediği bilinmektedir."
[url] www.islamansiklopedisi.info/...[/url]
Upvote 3
Downvote 0
2

noktürnal

first generation first generation · 15.11.2018 06:55 · 1981 · #16826
gececil.
gece aktif olan, gece yaşayan hayvanları ve insanları tanımlayan sözcük.
ingilizce'deki karşılığı nocturnal.
zıt anlamlı sözcük ise diurnal.
bazı müzik eserlerinin adındaki nocturne/noktürn gece müziğini ifade etmektedir.
bu vesileyle chopin'in meşhur eserini de paylaşayım:
hauser-lola
YouTube video
Upvote 5
Downvote 0
1

sylvia plath

serendipity serendipity · 15.11.2018 06:54 · 1637 · #16824
1932 yılında Alman bir baba (Otto) ve Abd'li Bir anneden Massachusetts'te doğdu. Profesör olan babası 1940 yılında öldü. Yani Plath 8 yaşında idi. Babasının ölümüyle ilk manik depresiflikleri başlamış olup, vefatından Sonra babasına müthiş nefret duymaya başlamıştı, hatta öyle ki şiirini de yine 8 yaşında yayımladı. Plath, hayatı boyunca ileri derecede manik-depresif bozuklukla boğuştu. 1950 yılında bursla girdiği Smith College'deki ikinci yılında ilk intihar girişimini gerçekleştirdi ve bir akıl hastanesine yatırıldı. Kazandığı Fulbright bursuyla Cambridge Üniversitesi'ne giderek çalışmalarını burada sürdürdü. Plath burada 1956 yılında evleneceği İngiliz şair Ted Hughes'la tanıştı. Çiftin 2 çocuğu oldu lakin boşandılar. Plath hiçbir zaman babasına öfkesini dindirmemiş olup, intihar meyilliği her zaman ailesinde sorunlarını bir üst noktaya taşımıştır. Daha öncede denediği intihar girişimleri sonuçsuz kalmış, en son uyumakta olan çocuklarının yanına süt ve kurabiye bıraktıktan sonra, odalarının kapısını da içeri gaz girmeyeceğinden emin olmak üzere bantlayarak kapattı ve kafasını fırının içine sokarak intihar etti. Plath intihar ettiğinde 30 yaşındaydı.

İntiharla mücadele edip, hayatta kalıp kalmama arasındaki ince çizgide imtihan edilen yazarın cümlelerinin arasındaki duyguyu yansıtması, ruh halinin acı çekmesinin en temsili örneklerindendir.

Şu dizeleriyle aklımızda kalacaktır;

ölmek bir sanattır
her şey gibi eşsiz bir ustalıkla yapıyorum bu işi,
öyle ustaca ki insana korkunç geliyor
öyle ustaca ki gerçeklik duygusu veriyor
bu konuda iddialıyım sanırım.
Upvote 7
Downvote 0
5

stigmata

first generation first generation · 15.11.2018 06:33 · 404 · #16819
yapım yılı 1999 olan bir amerikan korku filmi.
başrollerde Patricia Arquette, Gabriel Byrne, Jonathan Pryce oynamış.
yönetmeni Rupert Wainwright.
senaristi tom lazarus.
imdb puanı 6.2
Upvote 4
Downvote 0
3

stigma

first generation first generation · 15.11.2018 06:28 · 751 · #16818
*yaftalama-stereotip oluşumu-hizipleşme (biz vs. onlar)-sosyal statü kaybı (toplum nezdinde itibarsızlaşma)-ayrımcılık aşamalarının sonucunda doğan nurtopu gibi (anti)sosyal olgu.
sosyal stigmalar genellikle kültür, ırk, cinsiyet ve sağlıkla (özellikle de akıl ve ruh sağlığıyla) ilgilidir.
*hristiyanlıkta isa'nın çarmıha gerilmesi nedeniyle vücudunda oluşan yaralara da stigma deniliyor. daha sonra, bir kişinin vücudunda bu yaraların olduğu yerlere denk gelen yerlerde görülen izlere/lekelere, yaralara, yara izlerine ve hatta ağrılara da stigma denmiş.
*keza, anatomide bu türden izler/lekeler için kullanılan terim.
çoğulu stigmata.
*star trek: enterprise (2003 2. sezon) bölümlerinden birisinin adı
Upvote 3
Downvote 0
3

kaşıkçı elması

gel tanisalim once ben kisaca mg gel tanisalim once ben kisaca mg · 15.11.2018 06:26 · 1095 · #16817
1699 yılında İstanbul'da Eğrikapı çöplüğünde dolaşan bir adam, yuvarlak bir taş bulur. Bir kaşıkçıya giderek üç tahta kaşığa değişir. Kaşıkçı, bu taşı bir kuyumcuya 10 akçeye satar. Kuyumcu, taşı arkadaşlarından birine gösterir. Kıymetli bir taş olduğu anlaşılınca arkadaşı sus payı ister. Ve böylece aralarında kavga çıkar. Mesele kuyumcubaşının kulağına gider. Kuyumcubaşı, bu iki arkadaşa birer kese altın verir ve elması alır.
Bu sefer de olayı sadrazam Köprülüzade Fazıl Ahmet paşa duyar. Taşı kendisi için almaya hazırlanırken olay bu sefer de padişahın kulağına gider. 4.Mehmet, elması saray-ı hümayun'a getirtir ve yılan hikayesine dönen süreci sonlandırır. Taş işlenince 48 karatlık bir elmas çıkar meydana.
Bu nadide elmas, ismini buradan alır.
Upvote 6
Downvote 0
4