Güven Sözlük - Güncel Başlıklar ve Entry'ler

astrofizik

normal adam normal adam · 18.11.2018 23:18 · 269 · #17387
astrofizik kabaca, gökyüzünde gördüğümüz cisimlerin fiziğini inceler. bazen astronomi ile aynı anlamı taşırken bazı yerlerde de astronomiden ayrı olarak görebilirsiniz. bu konuda bir fikir birliği bulunmamaktadır. genel olarak astrofizik; yıldızlar, gezegenler, göktaşları gibi cisimlerin oluşumlarını ve bunların fiziksel doğalarını inceler. örneğin yıldızların oluşumu, iç yapıları ve evrimleri astrofiziğin birer konusudur. daha detaylı olarak ilgilendiği birkaç başlık: iç yapıda gerçekleşen nükleer reaksiyonlar, gerçekleşen olayların termodinamik açıdan incelenmesi, yıldıza dair bilgilerin astrosismoloji kullanılarak belirlenlenmesi, evrimlerin hangi mekanizmalar tarafından tetiklendiği, yıldızları birbirinden ayıran parametrelerin neler olduğu ve bunların dağılımları, gezegenlerin iç yapıları, manyetosferler, atmosferler, radyatif süreçler astrofizik kapsamında değerlendirilen konulardır.
Upvote 4
Downvote 0
2

pubg mobile

overlokmakinesi overlokmakinesi · 18.11.2018 23:17 · 966 · #17385
tencent games firmasinin yapiminda bulundugu mobil platform icin gelistirilen pc versiyonu da bulunan bagimlilik yapici
ve bir suru bug ve luglarla dolu olmasina ragmen guzel bir oyun sahsen oynamayi cok seviyorum
oynamak isteyenler gelsin buyursun
nick:overlokmaknesi
Upvote 2
Downvote 0
1

evrim

normal adam normal adam · 18.11.2018 23:17 · 1298 · #17383
evrim teorisi (bildiklerimi yazacağım yanlisim varsa düzeltin )

temeli suya dayanir.
dinci kesim tarafindan evrim nedense allaha şirk olarak görülüyor neredeyse .
neyse bunu yazının sonuna doğru tartisicaz.
simdi ilk enerji üreten canlinin oluşması ile olur evrimin başlangıcı.
bu canlı ise mitokondri olduğu savunulur .
çünkü mitokondrinin kendi rna ve dnasi bulunmaktadir.
mitokondriden sonra çok yavaş bir şekilde insana doğru gider evrilme süreci.
peki mitokondri nasıl oluştu ilk başta.
bugün doğal şartlar altında sadece basit bir amino asitin oluşma ihtimali 1/2^500 .
cok cok cok düşük bir ihtimal ama var mi ? var.
denk gelen var mı ? var.
nasil denk gelen ?
bilim adaminin ismini hatirlamiyorum ama biyoloji
hocamiz anlatmıştı .
bir tane bilim adami evrimin olabileceği koşulları sağlamış ve beklemiş . ( dünyanın tahmini eski halini yorumlayarak denemiş. )
uzun bir süre sonra sadece 1 kere amino asit olusumuna şahit olmuş bir daha hiç olmamış ömrü boyunca.
bu duruma hurafe diyenler de var .
belki şehir efsanesidir.
fakat en başa gelirsek dünyanın ilk oluştuğu vakitlerin biraz ilerisine .
atmosfer basıncı farklı ortamdaki gaz miktarları farklı bir çok cevresel etmen farklı .
bugün güneş cekirdeginde füzyon tepkimesi ile hidrojenler helyuma dönüşebiliyorsa o gün dünyanın atm basinci gaz oranları vs bir çok etmen amino asit oluşumuna el vermiş olabilir.
evrim mümkün olabilir lakin bu evrim teorisidir.
belki bu yanlıştır kesin bir bilgiye sahip değilim, değiliz .
buna karşı gelen müslümanları anlayışla karsilarim.
çünkü hz adem ilk insan olarak yaratilip dünyaya gönderilmiş.
benim inancimda bu .
lakin evrim bundan ibaret değildir.
evrim ayni zamanda doğal seleksiyon içerir.
burada dine aykırı bir kısım yoktur.
hatta doğanın kanunudur.
güçlü olan hayatta kalır demek doğal seleksiyon.

örnek olarak aslan ve ceylanları verelim. ceylanların güçsüz ve yavaşlarını aslanlar yiyecektir. bu yüzden sadece hızlı ceylanlar çiftleşme mevsimine kadar yaşayabilir. ama aslanlarda da durum aynıdır. hızlı koşamayan aslan aç kalır ve ölür böylece hızlılar çiftleşebilir artık yeni nesil daha hızlıdır. ama aslanlar hızlandığı için artık hızlı olan ceylanlardan bazıları yavaş sayılmaya başlar. bu şekilde her iki tür de hızlanır.
Upvote 1
Downvote 0
1

higgs bozonu

normal adam normal adam · 18.11.2018 23:12 · 684 · #17382
namı diğer tanrı parçacığı.
tam olarak parçacıktan ziyade mekanizmadır.
cernde yapılan deneylerde varlığı kanıtlanmıştır.
higgs bozonu enerjiyi kütleye çeviren mekanizma olarak geçer.
bir anda boşlukta cisim belirmesi gibi bir durum söz konusu .
buna ise higgs bozonu demişler peki neden bu kadar önemli keşfedilmesi.
bir yerde dolaşırken okumuştum.
şöyle ki ;

----evrenin başlangıç koşullarında bir 'süper simetri' olduğuna inanılıyor. bu simetri bir biçimde ve higgs'in de katkısıyla bozuldu, o sayede evren ve bizler var olabildik. higgs bozonu olmasaydı, o zaman bizim evrendeki varlığımızı açıklayacak, parçacıkların neden ve nasıl kütle sahibi olduğuna herkesi ikna edip kanıtlanabilecek yeni bir teoriye ihtiyacımız olacaktı.----

yani varlığımızı higgs bozonuna borçuluyuz desek yeridir.
Upvote 1
Downvote 0
1

17 ağustos 1999 depremi

normal adam normal adam · 18.11.2018 23:11 · 412 · #17381
allah burada veya olmayan aile veya erbabından herhangi birini kaybeden kişilere allah sabır ve rahmet etsin.
lakin bu bu depremle ilgili komplo teorileri var.
bu teorilerden birisi ise teslanın haarp(high frequency active auroral research program) teknolojisi adı altında yapay deprem oluşturma durumudur.

bir iki yazı paylaşıcak olursam ;

---haarp teknolojisi elf adı verilen çok düşük frekanslı ama çok yüksek güce sahip elektromanyetik dalgalardır. nikola tesla atmosferin iyonosfer tabakasının bir ayna gibi kullanılabileceğini ve üretilen elektriğin bu tabakadan tüm dünyaya bedava dağıtılabileceğini söylemiştir. elektriği bedava dağıtma fikrinden hoşlanmayan girişimciler nikola tesla'ya parasal desteklerini tümüyle kesmişlerdir. parasal destek kesilmese bugün muhtemelen tüm dünya'da ücretsiz elektrik kullanılıyor olacaktı. haarp deprem makinesi aslında dev bir osilatör görevi gören bir cihazdır. çok büyük akımları, iyonosfer ve uygular aracılığıyla istenilen bölgede odaklayarak kırılması beklenen enerji birikimi bulunan bir fay hattının erken ve şiddetli şekilde kırılmasına dayanır. tabi sadece bu görevi görmez. haarp makinesiyle iyonosferi kullanarak atmosferin herhangi bir bölgesi ısıtılarak ve çeşitli güçlerde elektromanyetik titreşimler uygulanarak meteorolojik değişimler elde edilebilir. hortum, kasırga, şiddetli yağış meydana getirilebilir.---

ve neden doğal olmadığını ise şu yazı biraz ipucu veriyor.

---1999 depreminin haarp makinesinin ilk deneyi olduğu düşünülmektedir. bu düşünceye neden olan dönemin başbakanı bülent ecevit'in “depremi amerika mı yaptı? araştırılsın…” sözüdür. bununla birlikte dönemin kandilli rasathane müdür prof. dr. mete ışıkara'ya telefon açarak “bu yapay bir deprem olabilir mi?” sorusunu sorması ayrı bir noktadır. depremin tam başladığı nokta 1999 marmara depreminde haber kanalarında gösterilmiştir. bu depremin tam olarak başladığı bir nokta vardır, bölge değil!!!

normalde depremler daha geniş bir bölgede başlarlar. başlangıç etki alanları 5 metre genişliğinde 3 metre derinliğinde bir çukur olamaz. üstelik bu çukurun tam olarak gölcük donanmasında bulunuyor olması haarp projesi 1999 depremi arasında güçlü bir bağlantıya neden olmuştur. o gece gölcük donanmasında üst düzey abd'li ve israilli komutanların olması artı bir şüphe nedeni olmuştur. bununla birlikte 1999 marmara depreminin hemen sonrasında gölcük bölgesinin dalışa yasaklanması da şüpheleri haarp deprem silahı kullanıldı mı? sorusuna odaklamıştır. aynı dönemde yardım bahanesiyle rusya'nın bölgeye askeri bir gemi göndermesi bir başka ipucu sunmaktadır.---
Upvote 2
Downvote 0
2

zamanda yolculuk

normal adam normal adam · 18.11.2018 23:09 · 197 · #17380
zamanda yolculuk hakkında çok yazı okumuşumdur.
herkesin ortak teorisi ise ışıktan hızlı bir roket ile uzaklara gidip muhteşem bir teleskopla dünyaya baktığımız zaman geçmişi görürüz lakin sadece görürüz , gitmek mümkün değildir.
zaman bir nehirdir sadece ileri kulaç atabiliriz.
yani geçmişe değil geleceğe gidebiliriz.
zaten bulunduğumuz zamanda şimdiki zaman diye bir durumun olması çok saçmadır.
çünkü şimdiki zaman her zaman geçmiş zamandır.
şöyle düşünelim zaman uzunlamasına bir çizgi olsun biz tam ortada olalım .
tam ortadan kendimizi soyutladığımız zaman ( bazı fiziki araçlarla ) gelecek ve geçmişi zamanı görebiliriz,
ama dahil olamayız çünkü dahil olursak çıkmaza düşeriz .
-bunla ilgili bir film ,predestination, vardı. izlenemisini tavsiye ederim.-
çünkü dedemi öldürürsem babam olmaz babam olmazsa ben olmam gibi bir paradoksa düşüyoruz.
ama geleceğe gitmekte bir sıkıntı yok çünkü zaten bilmiyoruz.
zaten geleceği biz şekillendiriyoruz ama şöyle bir durum olması da lazım zaman ile bizim hareketimiz aynı anda oluyorsa geleceğe gidemeyiz çünkü gelecek bir diye bir şey olamazç
çünkü daha zaman ileri gitmedi, aynı yer deyiz.
aslında zaman= ışık olduğu için ışığın oraya çoktan varması lazım durumların yaşanması lazım bizim ekstradan müdahil olmamız lazım böyle bir durumda söz konusu olabilecek gibi değil çünkü ışığında daha geleceğe gitmediğini düşünürsek .
zamanda yolculuğun olmadığını düşünürüz.
fakat benim inancıma göre eğer hayal edebiliyorsak yapabiliriz diye düşünüyorum .
benim dar bakış açımdan daha farklı işliyorsa işler yani biz aslında yavaş olanız ve zaman bizden önce akmış gitmiş ve ışık bizi gelecekte bekliyorsa geleceğe gitmek mümkün olur.
fakat şuandan eminim ki ilk geleceğe giden insanlar muhakkak delirecektir.
Upvote 2
Downvote 0
1

sayılar

normal adam normal adam · 18.11.2018 23:08 · 1082 · #17379
bugün kullanılan sayılar 8. yüzyıla dayanan bir tarihçesi vardır.
hayatımıza bu kolaylığı sokan şahsiyet ise ibni harezmidir.
şunu da söylemek lazım bu hayatta olan bütün bilimler neredeyse geometri sayesinde keşfedilmiştir, bunlara sayılar da dahil olmaktadır.

şöyle bir görsel kafamızda daha iyi yer eder.

Entry görseli
Upvote 1
Downvote 0
1

osmancık

normal adam normal adam · 18.11.2018 23:05 · 280 · #17378
tarık bugranin beni ağlatan kitabıdır.
salt tarih icermez biraz kurgu biraz dram barındırır.
osmanlının kuruluşunu anlatan ve osman beyin hayatina odaklanan bir kitaptır.
hakiki aşkın parçacıkları görünür.
bursanin fethinden bahseder azıcık.
kaliteli bir kitaptır .
ınsanda milliyetçilik duygusunu kabartabilir.
okunmasını kesinlikle tavsiye ederim.
Upvote 3
Downvote 0
2

cantor paradoksu

normal adam normal adam · 18.11.2018 23:03 · 792 · #17377
cantor paradoksu anlaması oldukça basit, çözümsüz (gerçek) bir paradoks. adını alman matematikçi georg cantor'dan alan paradoks “sonsuzluk” kavramını yeniden sorgulatıyor. iki sonsuz kümemiz var. bunlara a ve b kümeleri diyelim. şimdi size “hangi küme daha büyüktür?” diye sorarsam tahminimce ikisinin de aynı büyüklükte olduğunu söylersiniz. peki tam sayılar {0,1,2,3,4…} ve çift sayılar {0,2,4,6,8…} kümelerini karşılaştırırsak ne olur? iki küme de aynı büyüklükte midir? yoksa tam sayılar kümesi mi daha büyüktür?

aslında her iki küme de eşit sayıda eleman içeriyor! “bir küme diğerini içeriyorsa nasıl eşit sayıda elemana sahip olabilirler?!” dediğinizi duyar gibiyiz. ancak burada söz konusu olan kümeler sonsuz elemanlı olduğundan, bu mümkün olabiliyor.

aslında bu hikayenin sadece bir kısmı. cantor ve onun izinden giden matematikçiler, farklı tür sonsuzluklar olduğunu belirlediler. (matematikte bunlara kardinalite deniyor.) kardinalite sonsuz kümelerin büyüklüğünün bir ölçüsüdür. en küçük kardinalite (sembol var ) (alef sıfır) olarak adlandırılır ve bir sonraki kardinalite (sembol)(alef bir), ondan sonraki (sembol)(alef iki) vs. şeklinde devam eder. alef sifir'a sayılabilir sonsuzluk dendiği de olur. doğal sayılar, çift sayılar, tek sayılar kümelerinin kardinalitesi hep alef sıfırdır. yani bu kümeler eşit sayıda sonsuz eleman içerirler. (birbirlerini kapsasalar bile…)

alef bir sayılamayan bir sonsuzluk tipidir ve gerçek sayıların sayısı kadardır. işin tuhafı, alef bir tipi sonsuzluğun alef sıfır tipi sonsuzluktan büyük olması… bu ikisi arasında başka tip bir sonsuzluk (kardinalite) olup olmadığı bilinmiyor.
Upvote 3
Downvote 0
3

kuiper kuşağı

normal adam normal adam · 18.11.2018 23:02 · 199 · #17375
-alıntı- -kozmikanafor----

kuiper kuşağı, neptün gezegeninin ötesinde, yaklaşık 30 ile 55 astronomik birim (1 astronomik birim = dünya ile güneş arasındaki uzaklık yani 150 milyon km'dir) arasında bir uzaklıktan başlamaktadır. yani 4.5 ile 8.5 milyar km gibi bir uzaklıktan söz ediyoruz. buradan başladığı düşünülen kuşağın tümü ise 100 milyar km'den daha öteye kadar uzanır.

güneş sistemi'nin oluşmasının ardından geriye kalan “döküntü” cisimlerinin toplandığı kuiper kuşağı, genel olarak mars ile jüpiter'in yörüngeleri arasında yer alan asteroit kuşağı ile benzerlik göstermektedir ve simit şeklindedir. asteroit kuşağı'ndan bir farkla ki, kuiper kuşağı'nda yer alan cisimler daha çok buzla kaplıdır.

çok küçük milyonlarca parçanın yanı sıra çok daha büyük çapta “cüce gezegen“ler de bu kuşakta yer alır. yapılan gözlemler neticesinde kuiper kuşağı'nda, 100 km çapından büyük 100 bin civarı cisim olduğu tahmin edilmektedir. daha küçük boyutlarda ise 1 milyonun üzerinde cisim olduğu düşünülüyor.
Upvote 2
Downvote 0
2

asteroid kuşağı

normal adam normal adam · 18.11.2018 23:02 · 666 · #17374
---alıntı ---###---kozmikanafor--

bu kuşakta herhangi iki asteroid arasındaki ortalama mesafe dünya ve ay arasındaki mesafe ile hemen hemen aynı sayılır. yani ortalama 400.000 km civarı… o kadar ki asteroid kuşağının mars'a en yakın kenarında yer alan bir asteroid, güneş çevresindeki bir tur dönüşünü 3 yılda tamamlarken kuşağın en dış kenarındaki bir asterodin bir tur dönüşü 6 yılı bulabiliyor. bu durum aslında asteroid kuşağının sanılanın aksine ne kadar boş bir alan olduğu gerçeğini ortaya koyuyor.

tabii ki bu durum kuşağın her yerinde mesafeler bu şekildedir gibi bir kesin olgu da yaratmıyor. bazılarının güneş çevresindeki yörüngelerinde dönüşleri sırasında yolları kesişebiliyor ve çarpışmalar meydana gelebiliyor. böyle durumlarda asteroidler daha küçük parçalara ayrılarak yörüngelerde dönüşlerini sürdürüyorlar.
Upvote 2
Downvote 0
2

oort bulutu

normal adam normal adam · 18.11.2018 22:59 · 143 · #17372
oort bulutu veya öpik-oort bulutu, güneş'in etrafında dönen kuyruklu yıldız kümesi. bu kuyruklu yıldızların enberi ölçeği 5-50 ab (astronomi birimi) ve enöte ölçeği ise 30.000-100.000 ab'dir (bu uzaklıkların hepsi güneş merkezlidir).
Upvote 1
Downvote 0
1