Güven Sözlük - Güncel Başlıklar ve Entry'ler

eylül

medikalninnici medikalninnici · 03.12.2018 02:27 · 2258 · #22464
Mehmet rauf'un yazdığı ,Aynı zamanda 'ilk psikolojik roman' olma özelliğini taşıyan roman.
bana sonbaharın başlangıcını ,binbir pastel rengi hatırlatan kendimi bulduran,yılın dokuzuncu ayı.
Upvote 3
Downvote 0
1

duygu

martilara simit atan kadin martilara simit atan kadin · 03.12.2018 02:26 · 1443 · #22462
ışıl parlakyıldız'ın bir türk masalı serisinin ilk kitabı

"bekir candı, ali kandı, sedat aşkı. iyiyim... iyiyiz... biz hep iyi oluruz."

bazı yerlerde kitabı bir kenara atıp hıçkıra hıçkıra, söve söve ağlamak istiyorsunuz ama bu mümkün olmuyor. içinizdeki uçsuz bucaksız merak engel oluyor ağlamanıza. sinirinizi bozuyor, sivilceler çıkarıyorsunuz, boğazınıza bir yumru oturuyor ama ağlayamıyorsunuz. bazı yerlerde duygu ''çok utanıyorum'', ''yüzüm kırmızıdan mora dönerken...'' gibi utandığını belli eden cümleler kuruyor. lütfen gidip tam o an yüzünüzün rengine bakın. sarıdan siyaha kadar her rengi bulabiliyorsunuz yüzünüzde. bu nedenle rahatlıkla kitabın yarısını mosmor bir suratla okudum diyebilirim. *

kitap kapattığınızda öylece kalmıyor. siz günlük yaşamınıza devam edip işlerinizi yaparken kafanızın bir köşesi ''duygu ne yaptı, sedat nasıl, ali'm iyi mi, bekir ne yapıyor, o iş çözüldü mü, bu böyle oldu mu, şu olduktan sonra ne olacak'' diye dönüp duruyor.

kitap bir takım şeyleri meşrulaştırma algısı da oluşturuyor. zamanla insanların değiştiğini, değişebileceğini, aslında bu değişimin bir tür zorunluluk olduğunu gösteriyor. bir takım şeylerdeki önyargıyı yıkıyor ve bu yıkım huzurla huzursuzluk arası bir duygu uyandırıyor. kitaptan önce ''kesinlikle bunu normal göremezdim ben'' dediğiniz bir şeye kitaptan sonra ''aman canım neler neler yapıyor millet'' demeye başlıyorsunuz.

karakterler gerçekten yanınızda varmış gibi hissediyorsunuz. mesela bir şey oluyor ali'ye doya doya ''ali'm'' diye sarılmak istiyorsunuz ama sarılabileceğiniz hiç kimse yok. ''az önce buradaydın be ali'm...'' dediğinizi sesinizi duyduktan sonra insanlar size tuhaf tuhaf baktıklarında anlıyorsunuz. şizofrenik, sanrısal bir dünyanın içinde kaybolmuş gibi hissediyorsunuz.

bu serinin ilk kitabı. sonrasında sırasıyla ali'm, bekir ve sedat var.
Upvote 0
Downvote 0
0

maoizm

espwa espwa · 03.12.2018 02:20 · 198 · #22456
maoculuk ya da maoizm, adını mao zedong'dan alan, kapitalizm'in avrupa'daki gibi bir gelişme seyri izlemediği uzak doğu toplumlarına özgü marksizm'in pratiği olarak ifade edilebilir.Ayrıca meşhur doktirini.
ıktidar namlunun ucundadır felsefesidir. leninizm gibi maoizm de marxism'in bir başka varyasyonudur, yeniden yorumlanmasıdır.
Upvote 3
Downvote 0
1

bir türk masalı serisi

martilara simit atan kadin martilara simit atan kadin · 03.12.2018 02:18 · 1197 · #22454
ışıl parlakyıldız'ın duygu, ali'm, bekir ve sedat isimli dört kitabından oluşan kitap serisi

öncelikle söylemeliyim ki kitaplar tamamen yetişkin odaklı, tutup da liseli birinin eline tutuşturmayın. neden bunu diyorum? +18 var, işkence var, şiddet var, sadistlik var, cinsellik var... bunlarla da bitmiyor, hikaye insanı içine alıyor ve eğer birazcık 'şiddet' konusunda duyarlı biriyseniz alt üst oluyorsunuz. nasıllar, nedenler kafada dönüp duruyor.

üstün körü bakınca evet çok güzel bir hikaye, ki bende buna inanıp aldım seriyi ama içine girince hiç öyle değil; deli çıktım. günlerce kendimi toparlayamayıp kurgu üzerinden planlar kurdu zihnim. hala aklıma geldikçe iyi hissetmiyorum. çünkü biliyorum ki bu hikaye bir yerlerde bu kadar iyi sonlanmadı.

konuyu da üstün körü anlatayım. bir hanım kızımız var *. babası savcı, anne ev hanımı. çok seviyorlar duygu'yu. fakat bir gün anne-babası çok kötü bir şekilde öldürülüyor. kız işkence görüyor aylarca, sonra bir gün sedat ve arkadaşları gelip kurtarıyorlar. sedat'a gelince çocukken ıslahevine giriyor ve yıllar sonra güç bela duygu'nun babası tarafından özgürlüğüne kavuşuyor. ancak o yıllar içinde ıslahevinde ali ile tanışıyor. cılız bir çocuk olan ali'yi koruyup kollamaya başlıyor. grubun en * sempatik kişisi ali'm. bekir ise sedat'ın asker arkadaşı ve aslında grubun en masum adamı. sessiz, sakin, ağır, içine kapanık bir adam. olaylar bu 4 kişi üzerinden onların bakış açısıyla anlatılıyor. bu nedenle kimi yerlerde tekrara düşmüş yazar. bu da okuyucuyu sıkabiliyor. kimi yerlerde ise bazı noktaların aydınlanmasını sağlıyor. bu açıdan güzel de gerek olmayan yerlerde de çok fazla tekrar var. neyse...

aylar oldu okuyalı... hala hatırlıyorum. çok işlemiş içime.
Upvote 1
Downvote 0
0

basso continuo

christian rosenkreuz christian rosenkreuz · 03.12.2018 02:13 · 149 · #22449
barok müziğin özelliklerinden bir tanesi.

bir parçanın bas notaları yazılırken altına rakamlarla bas notasının içinde bulunduğu akorun sesleri numaralandırılarak yazılır. böylece bas notalarını çalan kişiler bas partisyonunu oluşturan akor konusunda biraz daha serbest kalırlar. hatta mümkün olursa bir akoru 3 enstrümana paylaştırabilirler.

yıllar geçtikçe müzik yazısı daha da açık bir hal almış, her enstrümanın yapacağı işler kesinleşmiş ve böylece tarihin tozlu sayfalarında yerini almıştır bu bas partisyonu yazım tekniği de.
Upvote 1
Downvote 0
0

Sözlük yazarlarının sevdiği politikacılar

muskulpesent muskulpesent · 03.12.2018 02:13 · 314 · #22447
alışılagelmişin dışına çıkarak ülkemizden örnek vermeyeceğim. ülkemizde akla ilk gelen ismi siz değerli yazar ve okuyucular zaten biliyorsunuz.

nelson mandela güney afrika'nın ilk siyahi cumhurbaşkanıdır. sömürgeciliğe karşı çıkmış bu uğurda hapis yatmıştır. özellikle ırkçılık ve uluslararası barış için büyük çabalar harcamıştır.
Upvote 2
Downvote 0
1

aşk

erbakanin adami erbakanin adami · 03.12.2018 02:08 · 3153 · #22442
Andolsun bütün örtülere, andolsun bütün örtünenlere ki,
Kar altında terleyerek uyanmaktır aşk.

Yanmış iki cesedin kına gibi külleri arasından
Fışkın sürerce dirilip yeniden yanmaktır aşk.

Cümle ağaç kapıları, cümle demir kapıları aşıp,
Bir gönül kapısına dayanmaktır aşk.

Sevgilinin otağını gökkusağına boyayıp gece-gündüz,
Hüznün safran sarısıyla boyanmaktır aşk.

Yaratmaktır ya da sevgilinin toprağından yaratılmak,
Her nefes alıp verişte yanmaktır aşk.

İsmaili bir gönülle teslim olmaktır bıçağa,
Birini kandırmak değil, bilerek kanmaktır aşk.

Diline arılar konar, koynunda karıncalar gezer,
Sevgilinin ölçeğiyle her zaman sınanmaktır aşk.

İsrafil'in Sûr'unu ruhunda duymaktır aşk,
Suyu suyla yumak gibi aşka inanmaktır aşk.

Bahattin Karakoç
Upvote 2
Downvote 0
0