Bimde satılanı bilmem ama benim tavsiyem migrosta, metroda sadece noodle satılıyor, sossuz falan. Alın onlardan mantar, tavuk ne ise neyi yakıştırırsanız ekleyin. O zaman cidden efsane oluyor. Aynı zamanda da asya yemeği.
Bilen vardır belki bu MUN (Birleşmiş milletler modellemesi) denen şeyi. Türkçesini daha önce gördüyseniz emin olun chairlarınız hep bunu yapar. \"Iaaağğğhh abi neydi o yağğğ, unmoderated. Üf abiiğğ ismi aklıma gelmiyor yıaağğğ\". Emin olun bir gün orada bulunursanız sadece içinizden MODERE EDİLMEMİŞ ULAN CAHİL CHAİR diyesiniz geliyor
Tezer özlü- yaşamın ucuna yolculuk
Kendisi Türk edebiyatının gamlı prensesi. Bahsettiğim bu kitabı almanya da bir intiharın izinde adıyla basılmış.
(bkz: Auf den Spuren eines Selbstmords)
Portekizli karaktersiz diye tanımladığım bir yazar var: Fernando pessoa
Karaktersiz diye tanımlıyorum çünkü çıkardığı Kitaplar, farklı kimliklerle olup hepsi de birbirinin aynısı mı neymiş. Madem tek tip/düze yazacaksın farklı isim neden? Bu adamı sevmememin bir başka sebebi çünkü o arkadaşım, bu adalım kitapları sayesinde bunalımda idi ve bir müddet sonra vefat etti....
itiraf gibi oldu ama karaktetsizliğini tanımlamış oldum.
Çok da güzel bir eylem olduğunu düşünüyorum. Çünkü bizler de, Ukrayna’ya gidip paramızın değerli olduğu yerlerde tatil yapıyoruz. Ekonomi bunu gerektirir çünkü.
Türk Edebiyatında da çok tartışılmış olan bir konudur. Sanat sanat için midir? Yoksa toplum için mi? Şahsi fikrimi sorarsanız sanat sanat için gösterilmelidir lâkin alttan topluma da mesajı çakmalıdır. Ne yani çıkıp güneşler parlar gönlümde temalı bir sanat eseri mi çıkaracağım? Açlığa, insanın kötülüğüne değinirim, alttan da çakarım topluma mesajı hadi bakayım. Kısacası sanat toplum içindir arkadaşlar