Güven Sözlük - Güncel Başlıklar ve Entry'ler

internet fenomenlerin kafayı yemesi

semper solus semper solus · 18.12.2018 13:29 · 586 · #26549
İnternet fenomenleri kafayı falan yemedi zaten aptalın tekiydiler (tüm fenomenleri kastetmiyorum kafayı yedi denilenleri kastediyorum) olan tek şey ülkemizde bu tip sakatları fenomen hale getiren boş bir kitle var. Son örneği de murat özdemir oldu. Masterchef programında yaptıgı sakat sakat hareketleri yine bu kitle "eğlenceli" olarak nitelendirip tanınmasını sağladılar. Bu kitle akıllanmadığı sürece bunun gibi gelecek yeni sakatlar da medyada tanınmaya devam edecektir.
Upvote 5
Downvote 0
2

gecenin şiiri

christian rosenkreuz christian rosenkreuz · 18.12.2018 06:46 · 2053 · #26546
mağarada yas tutan mecdelli gibi,
ne zaman sevebileceğim seni?
ne zaman bitecek sürgünüm?
ne zaman girebileceğim evine?

seni aradığım zamanlarda,
göstermişti nereye gideceğimi,
orleans'ın bakiresi, puslu yolda,
yanında keruvlar'la.
Upvote 2
Downvote 0
1

murat özdemir'in papağana işkence etmesi

mavikaranlik mavikaranlik · 18.12.2018 05:08 · 1560 · #26541
ne denli aşağılık bir yaratık olduğunu herkese gösteren durumdur. büyüyen tepkiler neticesinde çok geçmeden gözaltına alınmıştır. gözaltına alındığı görüntülerde de halen "acun" diye anırıyor olması bir ayrı ironi. acun ılıcalı da bu videolardan sonra resmi twitter hesabından "Hayvanlara yapılan zulmü lanetliyorum, yüce yargının bu insan müsveddesi için gerekeni yapacağına inanıyorum." şeklinde açıklama yapmıştır.

zaten daha önceden de suç defteri epey kabarık olan bu ruh hastası bu sefer umarım ya tımarhaneye ya hapishaneye kapatılır.

Entry görseli
Upvote 6
Downvote 0
3

gecenin şiiri

erbakanin adami erbakanin adami · 18.12.2018 04:18 · 2053 · #26532
Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında;
Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum.
Yolumun karanlığa saplanan noktasında,
Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.

Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık;
Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar.
İn cin uykuda, yalnız iki yoldaş uyanık;
Biri benim, biri de serseri kaldırımlar.

İçimde damla damla bir korku birikiyor;
Sanıyorum, her sokak başını kesmiş devler...
Üstüme camlarını, hep simsiyah, dikiyor;
Gözüne mil çekilmiş bir âmâ gibi evler.

Kaldırımlar, çilekeş yalnızların annesi;
Kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır.
Kaldırımlar, duyulur, ses kesilince sesi;
Kaldırımlar, içimde kıvrılan bir lisandır.

Bana düşmez can vermek, yumuşak bir kucakta;
Ben bu kaldırımların emzirdiği çocuğum!
Aman, sabah olmasın, bu karanlık sokakta;
Bu karanlık sokakta bitmesin yolculuğum!

Ben gideyim, yol gitsin, ben gideyim, yol gitsin;
İki yanımdan aksın, bir sel gibi fenerler.
Tak, tak, ayak sesimi aç köpekler işitsin;
Yolumun zafer tâkı, gölgeden taş kemerler.

Ne sabahı göreyim, ne sabah görüneyim;
Gündüzler size kalsın, verin karanlıkları!
Islak bir yorgan gibi, sımsıkı bürüneyim;
Örtün, üstüme örtün, serin karanlıkları.

Uzanıverse gövdem, taşlara boydan boya;
Alsa buz gibi taşlar alnımdan bu ateşi.
Dalıp, sokaklar kadar esrarlı bir uykuya,
Ölse, kaldırımların kara sevdalı eşi...
Upvote 0
Downvote 0
0

tezgaha bağlanan güvercinin bilet satışlarını arttırması

serendipity serendipity · 18.12.2018 04:05 · 136 · #26529
Adana'da Ali Münir Caddesi üzerinde seyyar Milli Piyango bileti satıcılığı yapan Halit Akdeniz, daha fazla bilet satabilmek için adını “Talih Kuşu” verdiği güverciniyle birlikte satış yapıyor. Yaklaşık 5 yıldır bu işi yapan satıcı tezgahına bağladığı güvercinden önce 100-150 arası (günlük) bilet satabiliyorken şimdilerde 2 katına çıktığını belirten satıcının dediklerine göre özellikle güvercinin üzerine pislediği piyango biletlerinin vatandaş tarafından tercih edildiğini haliyle satışlardan oldukça memnun olduğunu belirtti.

İkramiye kazanmak isteyenlerin dikkatini çekmek için böyle bir yola başvurduğunu ifade eden bilet satıcısının başvurduğu yöntemle oldukça vatandaş nezdinde dikkat çektiği kesin!

Üste pisleyen kuştan medet uman toplum haline geldiğimiz için gülsem ağlasam mı dediğim haberi en iyisi gülerek sizlerle paylaşayım dedim.
YouTube video
Upvote 5
Downvote 0
3

aaahh belinda

society society · 18.12.2018 04:00 · 200 · #26528
atıf yılmaz'ın yönettiği, barış pirhasan'ın muhteşem senaryosu ile can bulan 1986 yapımı türk filmi. müjde ar ve macit koper ile renklenen bu film sinema tarihimizin ilk fantastik filmlerinden biri olarak gösterilebilir. filmi izlerken "noluyo amk" moduna girilmesi çok hoş oluyor. müziklerini yapan rahmetli onno tunç'a sormak lazım, neden bu kadar temaya uygun değil diye, fakat yapılmış artık yapacak bir şey yok.

türk kadını o zamanlar ikiye ayrılmış. birinin adı naciye birinin adı ise serap.
Upvote 2
Downvote 0
0

çocukken isyan ettiren olaylar

society society · 18.12.2018 03:54 · 314 · #26527
2005 senesi, pardon filmi yeni çıkmış. dvd satın alınmış evde cümbür cemaat oturuyoruz. 11 yaşındayım ve hayatın gerçeklerinden o kadar haberdar değilim. evde sülalecek -cidden sülalecek bu arada dayıdan amcaya tüm çift taraflı aile var neredeyse- film izleniyor. meşhur şişme bebek sahnesine kadar ben dahil filmi herkes evde izliyor, kahkahalar atılıyor ve üstüne tartışılıyor. sahneyi görünce bizimkiler benim sansür yememe sebep oldu. yine de izleyip dayım ve anneme dönüp "benim şişme bebeğim neden yok? bana da alın." deyince okkalı bir dayak yemiştim. sonra akıllanmayıp haftada 3 kere şişme bebek muhabbetini açtım bilmeden, sonrası malum. her dayak yediğimde biraz daha isyan edip olaydan 3 sene sonra şişme bebeğin ne olduğunu kavrayınca bir süre ailede dalga konusu olmuştum.

dayak yenildi, şişme bebek öğrenildi.
Upvote 5
Downvote 0
1

criticker

society society · 18.12.2018 03:33 · 508 · #26524
[url]www.criticker.com[/url] adresinden ulaşılabilen film tavsiye sitesi. filmlere 100 puan üzerinden puan verebildiğiniz ve bunun doğrultusunda zevkinizle ortak kullanıcıları bulan site. daha sonrasında bol oylamalarınız neticesinde sevebileceğiniz filmleri ve sohbet edebileceğiniz cinegeek'leri bulmanızı sağlıyor. başarılı bir yapım. imdb ile birleştirip incelerseniz gerçek bir sinema bağımlısı olabilirsiniz.
Upvote 1
Downvote 0
1

haluk bilginer

society society · 18.12.2018 03:29 · 916 · #26523
türk sinemasının yüz aklarından biridir. çalıştığı yapımların kalitesi dışında ülkemizden çıkıp hollywood sinemasına dahil olabilen nadir oyunculardan biridir. oyunculuğu ve estetiği tartışılmaz. bu eleştirilemez demek değil ama ülkede oyuncuların kalitesi ve seviyesine baktığımızda eleştirecek fazla olumsuz yanı bulunmamaktadır.
Upvote 5
Downvote 0
2

huysuz ve tatlı kadın

normal adam normal adam · 18.12.2018 02:59 · 516 · #26522
vaktiyle bir sözlükte görmüştüm kendisini .
empati duyduğum yazarlardandı. astronomi hakkında çok güzel girdileri bulunmaktaydı .
lakin sonra ismini değiştirmiş , sonra ise pek bir şey hissetmediğim bir yazar.
Upvote 3
Downvote 0
0

tapduk emre

normal adam normal adam · 18.12.2018 02:58 · 154 · #26521
bektaşi cemaatinden büyük bir zat
peygamberimiz(sav) ölen bağlılığını şu sözlerinden anlayabiliriz.
- tapduk emre kördür. yaşlılık dönemlerinde söylemiştir.-
" peygamberimiz 63 yaşından sonra dünyayı görmedi . benim görmeme luzum yoktur.
Upvote 2
Downvote 0
1

fps

christian rosenkreuz christian rosenkreuz · 18.12.2018 02:33 · 190 · #26518
frames per second

bir saniyedeki kare sayısıdır.

bu ne kadar yüksek olursa sinemada o kadar yavaş görüntü elde edilir. bu sebeple çok yavaş görüntü elde edebilen kameralara "yüksek hızlı" kamera denir. bu tür kameralarla saniyede 24 kare yerine belki 1000 kare çekersiniz.

sessiz film döneminde ise filmin yanında ses kanalı olmadığı için 16 kareyle de film çekilebiliyormuş. ama bu da çekilen filmle projektör arasında uyumsuzluğa sebep olabiliyormuş. örneğin çektiğiniz film 20 fps, projektör de 24 fps olunca haliyle filminiz daha hızlı oynuyor.

eğer bir sessiz filmin çok hızlı oynatıldığına şahit oluyorsanız sebebi kameranın fps'i ile oynatıcının fps'i arasındaki uyumsuzluktur. aynı uyumsuzluğa eski plaklarda da rastlanabiliyor.

thomas edison manyağı da "46 fps standart olsun" diye çok uğraşmış ayrıca.
Upvote 2
Downvote 0
0